Sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinden kaynaklanan, davalı kurum tarafından yapılan kesintilerin iptali ve iadesi davasında, bilirkişi raporlarındaki çelişkilerin giderilmesi talebiyle istinaf kararına karşı yapılan temyiz başvurusu incelemesi.
Özet: Bu dava, bir sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinden kaynaklanan ve davacı hastane tarafından davalı kurumun 53 hastaya ilişkin sağlık hizmet bedellerinden haksız yere yaptığı 836.660,41 TLlik kesintilerin iadesi talebiyle açılmış olup, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, önceki çelişkileri giderdiği belirtilen bilirkişi raporuna dayanarak sadece 1.939,14 TLlik kesintinin yersiz olduğuna hükmetmiş, davacı ise temyiz dilekçesinde hükme esas alınan raporun eksik incelemeye dayandığını ve tüm hastalar yerine sadece bir kısım hastayı kapsadığını iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 13. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin imzaladığı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi kapsamında kabul ettiği hastalara ilişkin faturaların tahsili için davalı Kuruma müracaat ettiğini, ancak davalı tarafından 2013 yılında farklı tarihlerde işlem gören 53 hastaya verilen sağlık hizmetlerinin bir kısmının haksız ve hukuka aykırı gerekçelerle ödenmediğini, davalı Kurum tarafından yayınlanmış olan 12.09.2011 tarihli Genelge kapsamında yapılan örnekleme usulü ile 53 hasta için yapılan kesinti tutarının faiz hariç 598.241,31 TL olduğunu, yersiz ödeme söz konusu olmadığı için davalının talep ettiği alacağa avans faizi talebinin hukuki dayanağının olmadığını, temerrüdün söz konusu olmadığını ileri sürerek; davalı Kurumun kestiği toplam 836.660,41 TL’nin kesinti tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; müvekkili Kurum tarafından, davacı hastanede 2013 yılında farklı tarihlerde işlem gören 53 hastaya ilişkin olarak sağlık hizmet bedellerinin bir kısmı haksız ve hukuka aykırı olduğu için hak edişinden toplam 836.660,41 TL kesildiğini, Kurum tarafından yerine getirilen işlemlerin mevzuata dayanaklı işlemler olduğunu, davacının hiçbir kesinti için usulüne uygun itirazda bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu edilen tüm hastaların hastalıklarıyla ilgili branşlar dikkate alınarak oluşturulan üçüncü bilirkişi heyetinden alınan raporda, davaya konu edilen hastaların kayıtlarının incelendiği, yapılan muayene işlemleri yönünden davalı tarafından yapılan kesintilerin usulüne uygun olup olmadığı hususunun hastalar yönünden ayrı ayrı değerlendirildiği, bilirkişilerin kök raporda iki heyetin de ayrı ayrı hastaların kayıtlarını değerlendirerek; rapor sunduğu, sunulan ek raporda da hastaların kayıtları değerlendirilerek kesintinin usulüne uygun olup olmadığının incelendiği, her ne kadar üçüncü bilirkişi heyetinin kök raporu ile ek raporu arasında çelişki oluştuğu anlaşılmış ise de, bilirkişi ek raporunda bu çelişkinin sebebi açıklanarak yeniden hesaplama ve değerlendirme yapıldığından bilirkişi ek raporunda belirtilen miktara itibar edilmesi gerektiğinden bahisle; davanın kısmen kabulü ile 1.939,14 TL'nin 09.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; aldırılan denetime elverişli bilirkişi raporunda daha önceki raporlardaki çelişkilerin giderildiği, tarafların itirazlarının karşılandığı, yapılan işlemlerin gerek SUT hükümleri gerekse diğer mevzuat hükümlerine göre ayrı ayrı değerlendirildiği, sadece 1.939,14 TL'lik kısmın yersiz olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesince verilen karar davalı yönünden miktar itibariyle kesin olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; hükme esas alınan raporun eksik incelemeye dayandığını, 53 hastaya ilişkin kesintinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmelerine rağmen son raporda sadece iç hastalıkları alanındaki 26 hasta yönünden inceleme yapıldığını, Mahkemece ilk iki heyet raporu arasındaki çelişki için üçüncü heyet raporu alınarak çelişkinin giderildiği beyan edilmişse de, söz konusu heyet raporunda da aynı şekilde eksik inceleme yapıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinden kaynaklanan kesintinin iptali ve iadesi istemine ilişkindir.1. İlk Derece Mahkemesince dava konusu cezai işlemin yerinde olup olmadığının tespiti için dosyada bulunan iki rapordaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla, kesintiye konu branşlara ilişkin dört ayrı hekimin ve 1 Sayıştay denetçisinin yer alacağı heyet oluşturularak rapor alınmasına karar verildiği, ortopedi ve travmatoloji uzmanı, beyin cerrahisi uzmanı ve genel cerrahi uzmanının 09.12.2021 tarihli raporu sundukları, iç hastalıklar uzmanı bilirkişisi ve Sayıştay denetçisi bilirkişisinin ise 04.03.2022 tarihli raporu sundukları, ancak bu raporlarda hekimlerin her birinin kendi branşları dahilinde inceleme yaparak görüş bildirdikleri, itirazlar üzerine alınan ve hükme dayanak yapılan 14.09.2022 tarihli ek raporda ise; dört hekim ve bir Sayıştay denetçisinin birlikte rapor sundukları ve yalnızca beyin ve sinir cerrahisinde tedavi edilen sigortalı ... yönünden bir önceki raporda sehven kesintinin uygun olduğu belirtilmişse de, yapılan kesintinin uygun olmadığı yönünde görüşlerinde değişiklik yaptıkları, kesinti uygulanan 53 hastanın faturası ve yapılan işlemler yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapıldığı, yapılan bu değerlendirmeler yönünden raporun denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.2. Hükme esas alınan raporun sonuç kısmında, hastalardan ... için düzenlenen 16,74 TL ve D.İ. için düzenlenen 1.922,40 TL olmak üzere toplam 1.939,14 TL bedelli faturadan kaynaklı yapılan kesintinin yerinde olmadığı belirtilmiştir. Raporda her bir hasta için yapılan kesintinin uygun olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmeler yerinde olmakla birlikte, davacının davalıdan talep edebileceği yersiz ödeme tutarının 1.939,14 TL olacağı yönündeki değerlendirme yerinde değildir. Zira davalı Kurum, davacıdan yalnızca fatura bedelleri üzerinden kesinti yapmamış, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca örnekleme yöntemi ile yapılacak kesinti tutarını ve uygulanması gereken faizi tespit etmiştir.Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; bilirkişi raporunda kesinti yapılması uygun bulunan fatura bedelleri üzerinden örnekleme yöntemi ile hesaplama yapılarak uygulanması gereken kesinti miktarı ve bu miktara uygulanması gereken faiz oranının tespiti için ek rapor alınması, kalan kısım yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken yalnızca iki adet fatura bedeli olan 1.939,14 TL yönünden borçlu olunmadığının tespitine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi Kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,3. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.