3. Hukuk Dairesi, ameliyat sonrası tıbbi ihmal ve kusur iddiasıyla açılan davada ilk derece mahkemesince davacıya hükmedilen maddi-manevi tazminat kararına ilişkin temyiz incelemesini içermektedir.
Özet: İş kazası sonucu ayak bileği kırılan davacının, ameliyatı yapan doktor ile hastaneyi tıbbi hata ve ihmalle suçlayarak maddi ve manevi tazminat talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi bilirkişi raporuna dayanarak cerrahi uygulama, takip ve onam süreçlerindeki kusurlar nedeniyle davalıları müştereken ve müteselsilen kusurlu bularak 434.000 TL maddi ve 13.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiş olup, bu kararın davalılarca temyiz edilmesi üzerine dosyanın yüksek mahkemece duruşmasız olarak incelenmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 15. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. ( ... A.Ş.) vekili tarafından duruşmasız, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,Dosya içeriğine göre reddedilen ve davacı vekili tarafından temyize konu edilen toplam miktar 12.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.Dosya içeriğine göre davalı ... vekili tarafından temyize konu edilen kararda mahkemece kabulüne karar verilen kısmın duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı Kanun'un 369/2 maddesi uyarınca davalı ... vekilinin duruşma isteğinin reddine, davalıların temyiz dilekçelerinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin 19.07.2012 tarihinde iş yerinde geçirdiği kaza sonucu sol ayak bileğinde kırık oluştuğunu, davalı hastanede diğer davalı ortopedi doktoru tarafından ameliyat edildiğini, ameliyat sonrası tedavi sürecinde doktorun ilgisiz ve ihmalkar davrandığını, müvekkilinin şiddetli ağrılar çektiğini, iş göremezlik raporunun süresinin uzatılmadığını ve bu nedenle maddi kayba uğradığını, doktorla iletişim kurmakta zorlandığını, alçısını başka bir hastanede çıkartmak zorunda kaldığını, yeni doktorun ameliyatın hatalı yapıldığını ve sakat kalma riskinin yüksek olduğunu belirttiğini, müvekkilinin tedavi sürecinin uzaması ve iyileşememesi sebebiyle işini kaybedip maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile; şimdilik 1,000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 28.12.2022 tarihli talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 434.000,00 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAP1. Davalı şirket vekili; hastanede yapılan ameliyatın tıbbi gerekliliklere ve güncel tıp standartlarına uygun olduğunu, doktor ve hastanenin iddia edilen maluliyet ve zararların oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ameliyat öncesi hastaya gerekli tüm bilgilendirmelerin yapıldığını, garanti bir tedavi taahhüdünde bulunulmadığını, ayak bileğini ilgilendiren kırıkların yüksek enerjili travmalar sonucu oluştuğu ve çevrede yumuşak doku hasarlarının da olabileceğinin ifade edildiğini, hastanın ameliyata zamanında alındığını, komplikasyon yaşanmadığını, ameliyat sonrası ilk kontrollerde patoloji görülmediğini, hastaya alçı çıkarma ve yük verme konularında gerekli açıklamaların yapıldığını, tedavi sürecinin hastanın durumuna göre uzatıldığını ve sonrasında yapılacak işlemler hakkında bilgi verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... vekili; müvekkilinin gerçekleştirdiği operasyonun tıbbi standartlara uygun olduğunu, hastaya ameliyat öncesi gerekli tüm bilgilendirmelerin yapılıp onamının alındığını, ameliyat sonrası düzenli kontrollerin yapıldığını, hastanın şikayetlerinin dinlendiğini ve tedavisinin eksiksiz sürdürüldüğünü, alçı nedeniyle oluşan rahatsızlıkların geçici olduğunu ve yapılan kontrollerde herhangi bir patoloji tespit edilmediğini, alçı çıkarma sürecinin hastanın iyileşme süreci ve endişeleri dikkate alınarak tedbir amaçlı uzatıldığını, hastanın tedavi sürecine uygun olmayan taleplerinin karşılanmadığını, psikolojik destek önerildiğini, hastanın kendi isteğiyle başka hekimlere başvurduğunu, müvekkilinin ameliyat sonrası oluşabilecek diğer zararlar ve tedavilerden sorumlu olmadığını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; üniversiteden seçilen ve konu ile ilgili uzman akademik unvanlı bilirkişi heyetinden alınan rapor kapsamına göre; cerrahi uygulamada ve sonrası takiplerde, hasta onamının alınmasında, mevcut hata ve eksiklikler sebebiyle ilk ameliyatı yapan hekim ve hastanenin kusurlu oldukları gerekçesiyle; davanın maddi zarar talebi yönünden kabulü ile, 434.000,00 TL maddi tazminat ile takdiren 13.000,00 TL manevi tazminatın 19.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurunsa bulunmuşlardır.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı ... vekili; onam formunun uygun şekilde imza altına alındığını, hükme esas alınan rapora yapılan itirazların dikkate alınmadığını, davacı hastanın kendi isteğiyle ameliyattan 20 gün sonra müvekkilinin takibinden çıktığını, karara dayanak edilen bilirkişi raporundaki heyet üyelerinden biri olan öğretim üyesinin "raporun eksik incelemeyle yapıldığına, davalı doktorun kusuru olmadığı"na dair 25.09.2023 tarihli raporunun istinaf tarafından görmezden gelindiğini, davacının refakatçi, ilaç, pansuman, fizik tedavi ve yol masraflarına ilişkin dosyada harcama belgesi bulunmadığını, belgeye dayalı olmayan bu tutarların hesaba dahil edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.2. Davalı şirket vekili; davacıda oluşan maluliyette müvekkili hastanenin kusurunun bulunmadığını, dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu raporlarında yapılan cerrahi müdahalede eksik uygulama olmadığının sabit olduğunu, davacı hastaya yapılacak tıbbi müdahalenin tüm sonuçlarının bildirildiğini, yaralanmanın acı ve şiddeti ile açık rıza onam formunun davacı hastanın kardeşi tarafından imzalandığını, uygulanan tedavi yönteminin maluliyete sebep olmadığını, illiyet bağının kesildiğini, hesap bilirkişisi raporuna itirazlarının karşılanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, vekilin özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, hükme esas alınan raporların taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olmasına, her ne kadar İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde aydınlatılmış onam alınmadığı belirtilmişse de davacıya uygulanan ameliyat öncesi aydınlatılmış onamın davacının kardeşi tarafından imzalandığının ancak davanın kabulünün yalnızca aydınlatılmış onam alınmaması gerekçesine değil seçilen cerrahi yöntemin doğru olmasına rağmen, uygulanan teknikte eksiklikler bulunması nedeniyle davalı doktorun kusurlu olduğu kabulüne dayandığının anlaşılmasına göre davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz eden davalılara yükletilmesine,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.