Sözleşmeden kaynaklı cezai şartların haksızlığı iddiasıyla açılan davada, Yargıtay bozma ve bilirkişi incelemeleri sonrası 125.000 TLlik kısmın yerinde olmadığına hükmedilmesi.
Özet: Bir sağlık hizmeti sağlayıcısı şirketin, sözleşme ihlalleri iddiasıyla davalı kurum tarafından uygulanan toplam 245.000 TLlik cezai şartların haksız olduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti talebiyle açtığı davada, mahkeme kararlarının bilirkişi raporlarındaki eksiklikler ve çelişkiler nedeniyle birden fazla kez Yargıtayca bozulmasının ardından, nihayetinde alınan kapsamlı bilirkişi raporu doğrultusunda, uygulanan cezai şartların 125.000 TLlik kısmının yerinde olmadığı tespit edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı Kurumun sözleşme ilişkisinin devam ettiği süre zarfında çeşitli sözleşme hükümlerine dayanarak müvekkili şirket aleyhine cezai şart uyguladığını, müvekkili şirketin ilgili mevzuatına aykırı bir faaliyetinin olmadığını, yasal prosedürler çerçevesinde sağlık hizmeti sunan müvekkili aleyhine uygulanan cezai şartın haksız olduğunu ileri sürerek; dava konusu cezai şartların müvekkilinin kesinleşmiş alacaklarından kesinti yapılmasının önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, müvekkilinin davalıya çeşitli tarihlerde uygulanan toplam 245.000,00 TL cezai işlemden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının müvekkili Kurumla imzalamış olduğu Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin çeşitli hükümlerini ihlal nedeniyle hakkında cezai şart uygulandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 13.03.2013 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 29.01.2014 tarihli ilamıyla; hükme esas alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gerekçesi ile karar bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin 19.03.2015 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 13.03.2018 tarihli ilamıyla; bozma ilamına uyuldukdan sonra yapılan yargılamada Mahkemece önceki bilirkişi kurulundan ek rapor alındığı, ek raporun hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı gerekçesiyle yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınmış ise de; dosya içerisinde yer alan raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmediği, ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporuna aykırı olarak karar verilmiş olduğu, Mahkemece, açıklayıcı ve gerekçeli, taraf ve yargıtay denetime tabi, çelişkiyi giderici nitelikte aralarında Sayıştay denetçisi de olan yeni bilirkişi raporu alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi için, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozmaya uyan Mahkemenin 02.10.2018 tarihli kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekillerinin temyiz isteminde bulunması üzerine Dairece verilen 18.06.2020 tarihli ilamla; hükümde davanın kabulüne dendiği halde bazı taleplerin reddedilerek çelişki yaratıldığı, ayrıca hükme esas alınan raporda cezai şartların tek tek değerlendirilmediği, bu cezai şart işlemlerinden ilave ücrete dair olanlar yönünden ilave ücretin nelerden kaynaklandığına dair hastane kayıtları incelenmeden, SGK tarafından karşılanmayan hizmetlere ilişkin hastaların ödeme yapıp yapmadığı belirlenmeden, alınan ilave ücretlerin her hasta açısından ayrı ayrı yerinde olup olmadığı değerlendirilmeden görüş bildirilmesinin yerinde olmadığı, ayrıca Prof.Dr....’in davacı hastanede personel çalışma izin belgesi olmadan çalışması ile Kuruma hizmet akdinin ve personel çalışma belgesinin sunulmamasına dair uygulanan cezai işlemlere ilişkin inceleme yapılabilmesi için raporda dosyada bulunmadığı bildirilen poliklinik defteri, hasta kayıt protokol defteri ve ... sistemi kayıtlarının da dosya arasına aldırılarak, ... Hizmet Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi, SUT hükümleri ve ilgili mevzuat hakkında uzman üç kişilik bir bilirkişi heyetinden denetimine elverişli rapor alınması ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Kurumca davacıya uygulanan cezai şartlara ilişkin Yargıtay bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporlarında, cezai işlem uygulanan işlemlerin tek tek irdelendiği, 29.09.2023 tarihli ek raporda uygulanan cezai işlemlerin yerinde olup olmadığına ilişkin açıklamalarda bulunulduğu ve tablo halinde cezai işlemlerin yerinde olan ve olmayan miktarlarının gösterildiği, raporun sonuç kısmında sehven 120.000,00 TL'lik cezai işlemin yerinde olmadığının belirtildiği ancak rapor içeriğinden125.000,00 TL'lik cezai işlemin yerinde olmadığının anlaşıldığı 29.09.2023 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan hükme esas alındığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından davacıya uygulanan cezai işlemin 125.000,00 TL'lik miktarının yerinde olmadığının tespitine 125.000,00 TL yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; hükme esas alınan raporun çelişkileri giderici nitelikte olmadığını, ilave ücret alındığı belirtilen hastalara ait tüm evrakların ve faturaların dosyaya sunulduğunu, bunlar incelendiğinde ilave ücret alınmadığının görüleceğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından uygulanan cezai işlemlerin yerinde bulunduğunu, davacı hastanenin almaması gerektiği halde ilave ücret aldığı hususunun sabit olduğunu, ilgili kişiler dinlenmeden karar verilemeyeceğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından çeşitli tarihlerde uygulanan cezai şartlardan borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
1. Hükme esas alınan raporun bozma ilamına uygun olduğu, her bir cezai işlem yönünden tek tek inceleme yapıldığı, raporun denetime elverişli olduğu anlaşılmakla davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Hükme esas alınan raporda, davalı Kurum tarafından uygulanan her bir cezai işlemin yerinde olup olmadığı hususu taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuat hükümleri ile bozmanın kapsamına göre tek tek değerlendirilmiş ve hangi cezai işlemlerin yerinde, hangilerinin yerinde olmadığı ayrı ayrı başlıklar altında belirtilmiştir.
Ancak hükme esas alınan 02.01.20 23... .09.2023 tarihli raporların birlikte değerlendirilmesinde; ... Üniversitesinde çalışan bir doktorun hastayı davacı hastaneye yönlendirdiği gerekçesiyle uygulanan 10.000,00 TL cezai işlemin yerinde olduğu, davacı hastanede 6 adet röntgen cihazı bulunduğu halde 5 röntgen teknisyeninin görev yaptığı ve davacı hastanenin hizmet alımı yaptığı ... firmasının çalışanlarının hastanede çalışma izin belgeleri olmadan ve bildirimsiz olarak çalıştırıldıkları iddiası ile 30.12.2010 tarihli yazı ile uygulanan toplam 20.000.00 TL cezai işlemin yerinde olmadığı, Prof. Dr. ... ile ilgili çalışma belgesi olmadan çalıştırılması konusunda ispat bulunmadığından ayrı ayrı denetimlerde uygulanan 20.000,00 TL cezai işlemin yerinde olmadığının tespit edildiği, hastalardan alınan ilave ücretlere ilişkin olarak ise 105.000,00 TL cezai işlemin yerinde olmadığı, 90.000,00 TL cezai işlemin yerinde olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda Mahkemece; hükme esas alınan rapor içeriği doğrultusunda, hüküm fıkrasında her bir cezai işlem ayrı ayrı belirtilmek suretiyle sonuç olarak davalı Kurum tarafından uygulanan toplam 145.000,00 TL cezai işlemin yerinde olmadığı, 100.000,00 TL cezai işlemin ise yerinde olduğuna hükmedilmesi gerekirken, raporların birlikte değerlendirilmeden ve ek raporda tabloda yapılan yanlışlıklar ile hesaplama hatalarının dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!