Avukatlık ücreti alacağı davasında boşanma ferisi taleplerdeki maktu vekalet ücreti hesaplamasına itirazın, kesinleşen yönler nedeniyle karar düzeltme talebinin reddi.
Özet: Uyuşmazlık, bir avukatın eski müvekkilinden boşanma davası ve feri talepleri (maddi-manevi tazminat) için talep ettiği vekalet ücretinin hesaplanma şekli (nispi mi maktu mu olacağı) ve haksız azil iddiasıyla ilgili alacak davasında; temyiz ve bozma kararlarıyla şekillenen yargılama sürecinin ardından, yerel mahkemenin bozmaya uyarak yaptığı hesaplama ve onama kararını takiben, davacı vekilinin vekalet ücretinin ayrı ayrı tespit edilmesi gerektiği yönündeki karar düzeltme talebi, bozmaya uyulmakla oluşan kazanılmış hak ve bozma kapsamı dışındaki kesinleşmiş yönler gerekçesiyle reddedilerek, davanın belirli bir alacak miktarıyla sonuçlanan hali kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2019/2 E., ████████ K.Mahkeme kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 20.09.2023 tarihli ilamla Mahkeme kararının onanmasına dair verilen kararın davacı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin davalının avukatı olarak boşanma ve farklı türde bir çok davasını takip ettiğini, davalının ücret ödemesi yapmadığı gibi 05.11.2007 tarihinde müvekkilini haksız olarak azlettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesiyle talebini 1.558.126,12 TL olarak artırmıştır.II. CEVAPDavalı vekili; davacı ile yapılan sözlü avukatlık anlaşması uyarınca ücretinin ödediğini, davacının azlinin haklı sebebe dayandığını savunarak davanın reddini istemiş karar tarihinden sonra davalının vefat etmesi üzerine, mirasçıları adına düzenlenen vekaletnamede dosyaya ibraz edilmiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 17.12.2013 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 1.292.535,37 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 17.10.2016 tarihli ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.2.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 17.10.2018 tarihli kararıyla; davalının sair karar düzeltme talepleri reddedilerek, boşanma talebine bağlı fer'i nitelikteki manevi tazminat talebi ile ilgili vekalet ücretinin nisbi oranlara göre hesaplamasının hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.3.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyulan bozma ilamı doğrultusunda hesaplama yapılarak davacının alacağının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 294.585,37 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZ
:Dairece verilen 20.09.2023 tarihli ilamla; temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, bozma gerekleri yerine getirilmek suretiyle yeniden değerlendirme yapılarak karar verildiği, boşanma ile birlikte talep edilen maddi, manevi tazminat ve nafaka istemlerinin boşanma talebine bağlı, feri nitelikte talepler olduğu ve maktu vekalet ücreti hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca bozma kararlarının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin taraflarca ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı gerekçesiyle kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.VI. KARAR DÜZELTMEA. Karar Düzeltme SebepleriDavacı vekili; taraflar arasında boşanma davası ve fer’ileri ile ilgili sözlü avukatlık sözleşmesi bulunduğunu, sözlü anlaşmanın şartlarının tespiti bakımından müvekkilin delillerinin gereği gibi toplanmadığını, alacak talebinin boşanma yanında, esasen değeri para ile ölçülebilir nitelikte bulunan maddi -manevi tazminat taleplerini de içerdiğini, bu taleplerinin maktu harç ile açılmış olmasının maddi değer taşımadığı anlamında değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, boşanma kararından farklı olarak davalıya değeri para ile ölçülebilen nitelikte ciddi bir hak ve menfaat kazandırıldığını, müvekkili lehine ayrı ayrı vekalet ücreti tespitine karar verilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, vekalet sözleşmesine dayanan alacak istemine ilişkindir.Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Dairece verilen 20.09.2023 tarihli ilamda da belirtildiği üzere bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin taraflarca ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.VII.KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde bulunmayan karar düzeltme isteminin REDDİNE,Aşağıda yazılı para cezası ile bakiye harcın karar düzeltme isteyene yükletilmesine,30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.