7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararını, etkin pişmanlık uyarısına rağmen ödeme iradesi göstermeyen sanığın yanıltılmadığı gerekçesiyle tebliğnameye aykırı olarak oybirliğiyle onadı.
Özet: Yargıtay, kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet suçundan verilen mahkumiyet ve kaçak eşya müsaderesi kararını, sanığın bozma sonrası etkin pişmanlık ihtarına rağmen ödeme imkanı ve iradesi olmadığını belirtmesi nedeniyle yanıltılmış sayılamayacağını ve yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun olduğunu tespit ederek, tebliğnamenin bozma görüşüne katılmayarak oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşya müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''31.10.2013'' yerine ''2013'' olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; bozma sonrası İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ Değişik İş sayılı dosyasında etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.Mahkemece neticeten hükmedilen sonuç ceza sanık lehine olduğundan Tebliğname'de görüşüne iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 11.09.2025 tarihinde karar verildi.