İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin kaçak elektrik tespiti ve haksız faturalandırma iddiasıyla enerji kesintisi yaşayan şirketin açtığı itirazın iptali ve menfi tespit davasında istinaf kararı.
Özet: Bir gıda inşaat turizm şirketi, enerji sağlayıcısı tarafından abonelik sözleşmesine rağmen tesisatında kaçak elektrik kullanımı tespit edildiği iddiasıyla düzenlenen 19.599,08 TL ve 49.036,80 TL tutarındaki faturalara itiraz ederek elektriğinin kesilmesinin durdurulmasını ve davalı kurumun EPDK yönetmeliklerine aykırı, hatalı hesaplama ile haksız tahakkuk ettirdiği bu borçlardan sorumlu olmadığının tespitini talep ederken, davalı kurum kaçak kullanımın tespit tutanağıyla sabit olduğunu ve faturaların mevzuata uygun düzenlendiğini savunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ E - █████████ K
DAVA
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
ASIL DAVADA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Gıda İnşaat Turizm San ve Tic Ltd Şti'nin davalı kurum ile yaptığı abonelik sözleşmesi neticesi adına kayıtlı olan ... no’lu hizmet noktasında uzun süredir enerji kullanmakta olduğunu, müvekkilinin bu güne kadar faturalarını düzenli olarak ödediğini ve davalı kurum ile herhangi bir sorun yaşamadığını, müvekkilinin bulunduğu yerde tekstil atölyesi işi yaptığını, müvekkili şirkete gelen davalı kurum çalışanlarının müvekkilinin tesisatında kaçak kullanım olduğu gerekçesiyle müvekkiline 19.599,08-TL ve 49.036,80-TL kaçak elektrik faturası yazdığı ve hiçbir fatura taraflarına tebliğ edilmeden müvekkilinin enerjisini kestiklerini, şirketin iki gündür çalışamaz durumda olduğunu, davalı kurumun hazırladıkları güç tespit tutanağının gerçeğe aykırı olduğunu, Eylül 2022 dönemine ait iki kez ayrı ayrı kaçak fatura tahakkuk ettirmiş olduklarını, günlük sekiz saat çalışan iş yerini yönetmelik dışına çıkarak 21 saat çalışıyor gibi hesaplama yapmış olduklarını, son okuma tarihinden itibaren 10 günlük süre geçmesine rağmen yine yönetmelik dışına çıkarak belge bulgu yokmuş gibi 365 gün geriye gitmiş olduklarını, 0.6 kulanım faktörü çarpan olarak alınmadan hesaplama yapmış olduklarını, bu sayılan hususların tümünün 30 Mayıs 2018 Tarihli ... sayılı EPDK yönetmeliğinde açıkça yazılmış olduğunu, müvekkilinin, davalı kurumun mevzuat hükümlerine aykırı olarak hesaplama yapması nedeniyle haksız ve mesnetsiz olarak fazla tahakkuk ettirilen ve bir kısmı fazla tahsil edilen borcu ödeme yükümü altında olduğunu, müvekkilinin enerjisinin kesilmiş olduğunu, enerjinin davalı kurumun tekelinde olduğunu, müvekkilinin başka bir yerden enerji alabilmesi ve bu fahiş miktarlı faturayı ödemesinin de mümkün olmadığını, şu anda iş yerindeki faaliyetlerinin durmuş olduğunu, telafisi mümkün olmayacak zararlarla karşı karşıya olduğunu, davalı kurum enerji dağıtımını tekelinde bulundurduğundan bu hususu kendisine cebri bir yaptırım olarak kullanmakta olduğunu, dava konusu alacağa dayalı olarak yapılacak elektrik kesme işleminin HMK 389. maddede yer alan şartların bulunması nedeniyle dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasını talep ettiklerini beyanla; müvekkilinin abonesi olduğu ... hizmet no’lu tesisatla ilgili olarak HMK 389. maddede yer alan şartların bulunması nedeniyle dava konusu alacağa dayalı olarak yapılacak elektrik kesme işleminin 19.599,08-TL ve 49.036,80-TL kaçak elektrik faturaları nedeniyle menfi tespit davası sonuçlanıncaya kadar durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava konusu faturalar nedeniyle davalı kuruma borçlarının olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili asıl davada ıslah dilekçesi ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; 68.635,88 TL - 6.123,03 TL = 62.512,85 TL kadar borçlu olmadıkları (menfi tespit) sübut bulmuş olup, talepleri doğrultusunda taleplerinin 52.512,85 TL arttırdıklarını belirterek buna göre karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava açılmadan ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk yolu işletilmemiş olup işbu davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olup; müvekkili Kurumun işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, davacının kullanımında olan "Güneşli Mah. Balıkçı Sok. ... Bağcılar/İstanbul" adresinde kurulu bulunan ... hizmet numaralı tüketim noktasına ait tesisat mahallinde saha ekipleri tarafından 19.03.2022 tarihinde yapılan kontrollerde sayaç haricinde sayacın öncesinden alınan harici hat ile birtakım cihazların beslendiğinin tespit edilmiş olduğunu, tespite istinaden H/564034 nolu kaçak tespit tutanağı tanzim edilmiş ve söz konusu tutanağa istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri doğrultusunda, 10368 kWh tüketim karşılığı 49.036,80-TL tutarında kaçak elektrik kullanım faturası ve 10656 kWh karşılığı 19.599,08-TL tutarında kaçak ek tüketim faturası düzenlenmiş olduğunu, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketilmesinin zabıt tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği kaçak elektrik kullanımı olarak tanımlanmakta olup, mevzuata uymadan kullanılan elektriğin, yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği kaçak elektrik tarifesinden tahakkuklandırılmakta olduğunu, tüm bu açıklama ve mevcut bilgiler ışığında müvekkili kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde, kaçak enerji kullanımından dolayı tanzim edilen itiraza konu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı ve bu tutanağa istinaden düzenlenen kaçak elektrik kullanım faturasında herhangi bir hesaplama hatası bulunmadığını, kaçak tespiti için tespit anında mahalde fiili kullanıcının varlığının yeterli olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinde gösterilen haller içerisinde elektrik tüketimi yapan herkesin, kaçak tespiti ve tahakkukunun muhatabı olabileceğini, nitekim söz konusu mahalde EPTHY gereği kaçak elektrik kullanımının tespiti için fiili kullanıcının varlığının yeterli olduğunu, söz konusu tespit neticesinde tutulan tutanağa istinaden 28994 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve işbu kanuna müstenit Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği kaçak kullanım faturası tahakkuk ettirilmiş olduğunu, davacı hakkında hesaplanan kaçak elektrik tutanağı ve tahakkukunun usulüne uygun şekilde hazırlanmış olduğunu, her ne kadar davacı tarafından tespit tutanağının gerçeğe aykırı olduğu belirtilmişse de müvekkili kurum tarafından tanzim edilmiş olan H/564034 seri numaralı tutanağın davacının tarafından imzalanmış olmasının; davacının söz konusu tutanak içeriğini kabul ettiğini, tespiti anında mahalde olduğunu, fiilen kullanımın davacı tarafından gerçekleştirildiğini açıkça göstermekte olduğunu, davacı her ne kadar kaçak elektrik kullanmadığını iddia etmiş olsa da; dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunamamış olduğunu, davacı tarafından eğer ki kaçak tespit tutanağında tespiti yapılan maddi olgunun aksi ve bu nedenle kaçak kullanım bedelinden sorumlu olunmadığı iddia ediliyorsa buna dair somut argümanlarını sunarak davasını ispatlaması gerekirken dosya kapsamına böylesine somut bir delilin sunulamamış olması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin 30.09.2022 tarihli tensip kararında "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin teminat karşılığı kabulü ile - HMK 391/1 md. uyarınca davacının dilekçesinde belirttiği dava konusu fatura bedellerinin toplam tutarı olan 68.635,88 TL üzerinden %20 teminat (13.727,18 TL) karşılığında ... hizmet nolu tesisatla ilgili olarak 19.599,08 TL ve 49.036,80 TL bedelli elektrik faturaları ile sınırlı olmak üzere dava sonuna dek elektriğin kesilmemesi için ihtiyati tedbir konulmasına,..." karar verilmiş olduğunu, işbu karara karşı 10.10.2022 tarihli dilekçeleri ile itiraz edilmişse de söz konusu itirazlarını tekrar ediyor olduklarını, ihtiyati tedbirin, bir tür hukuki koruma olduğunu, uyuşmazlık öncesinde veya uyuşmazlık sürecince talep sahibinin talep ettiği hakkını ileride açacağı veya devam eden bir davanın sonunda elde etmesinin sağlanması amacıyla geliştirilmiş olan bir hukuki güvence sistemi olduğunu, bu hukuki güvence/koruma karşı tarafın tasarruf hakkını sınırlandıran bir koruma olduğundan alelade bir talep üzerine yerine getirilecek bir koruma sistemi olmaması gerektiğini, 6100 sayılı HMK ’nın 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbirin talep edilebilmesinin kanunda belirtilen şartların varlığına bağlı olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilmesinin şartlarının HMK m.389'da açıkça düzenlenmiş olduğunu, kanundaki haliyle: "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." kanunun lafzında “verilebilir’’ hükmü yer aldığından bu şartların varlığının başlı başına ihtiyati tedbir kararı sonucunu doğurmayacak olduğunu, zira bu hususun mahkemenizin takdirine bırakılmış, ancak dava konusu olayda hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya imkansız hale gelme ihtimali söz konusu olmadığını, ayrıca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için bulunması gereken yaklaşık ispat koşulunun da somut olayda gerçekleşmemiş olduunu, HMK 390/3 maddesinde tedbir isteyenin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin de haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunun belirtilmiş olduğunu, iş bu davada da davacının iddialarını doğrular yönde yaklaşık bir ispat olmadığı gibi müvekkili şirketin işbu davada haklı olduğunun delillerden anlaşılmakta olduğunu, bilindiği ve Yargıtay kararları ile de kabul edildiği üzere, kamu hizmeti yürüten müvekkili şirketçe tutulan kaçak elektrik tespit tutanaklarının, aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgeler olduğunu, nitekim kaçak elektriğin kullanıldığına dair fotoğraf ve video kayıtları da mevcut olup kaçak elektrik kullanımı ispat olunmuş olduğunu, kaldı ki müvekkili kurum tarafından tanzim edilen tutanağın davacı tarafından imza altına alınarak doğruluğunun teyit edilmiş olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilirken kamunun, müvekkili şirketin ve dolaylı yollardan diğer elektrik abonelerinin uğradığı ve uğramaya devam edeceği zararlar gözetilmeden karar verilmiş olduğunu, ancak davacı tarafın ticari işletme faaliyetlerine devam ettiği ya da davacı tarafın tedbir uygulanırken şirketinin iflasını istemesi, ticari faaliyetini kapatması ihtimalleri düşünülmemiş olduğunu, yine kaçak elektrik kullanımı nedeniyle mevcut regülasyon ve enerji tedarik sistemi gereği hesaplanan kaçak elektrik tahakkuklarının miktarı müvekkili şirket tarafından peşinen ödendiğinden bu kadar yüksek bedellerin müvekkili şirketin finansal yapısını etkileyeceğinin de mahkemece göz önünde bulundurulmamış olduğunu, bu sebeplere dayanarak adil yargılanma ilkesi ışığında ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, aksi halde %100 oranında teminata hükmedilmesini talep ediyor olduklarını, mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırılığına ilişkin tüm itirazları saklı kalmak üzere, tedbir kararı verilecekse dahi, bu kararın yalnızca dava konusunu kapsayabileceğini, ancak mahkememizce kurulan tedbir hükmünün, sadece davaya konu edilen borç tahakkukları ile sınırlı olması gerekirken, davacının hiçbir suretle elektriğinin kesilmemesi şeklinde verilmekle, davacının müvekkili şirkete dava konusu dışında da mevcut veya doğacak borçlarını kapsayacak ve hatta aylık dönem faturalarını dahi kapsayacak şekilde ucu açık olarak verilmiş olup bu durumun müvekkili şirketin haklarının açıkça ihlali anlamına gelmekte olduğunu, bu nedenle de tedbir kararının öncelikle ve önemle ihtiyati tedbir reddine, aksi kanaat halinde uyuşmazlık konusu dışında kalan doğacak alacakları da kapsayan ihtiyati tedbir kararının değiştirilerek dava konusu alacakla sınırlanması ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili kurum tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100'ün teminat olarak depo edilmesini ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını beyanla; HMK’NIN 393' üncü maddesi doğrultusunda ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalktığı yönünde hüküm tesisini, aksi halde ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, bu taleplerinin reddi halinde tedbirin devamına karar verilmesi halinde, müvekkili şirket tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100'ünün teminat olarak depo edilmesine aksi halde her iki tedbir kararı için ayrı ayrı teminata hükmedilmesine karar verilmesini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlunun kullanımında olan ... hizmet numaralı tesisatta müvekkili şirket ekiplerince 13.09.2022 tarihinde yapılan kontrolde; "sözleşmeli sayaçta giriş barajından harici hat çekerek kaçak enerji kullanıldığı' hususunun tespit edilmesi üzerine zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği H/564034 seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edilmiş olduğunu, dava konusu kaçak elektrik tespit tutanağının tanzim edildiği tarihte yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca hesaplama yapılarak 10368 kWh karşılığı 49.036,80-TL tutarında kaçak tahakkuku, 20656 kWh karşılığında 19.599,08-TL tutarında kaçak ek tüketim faturası tahakkuk ettirilmiş olduğunu, davalı borçlu aleyhine tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek toplam 69.175,81 -TL nin tahsili amacıyla İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderilmiş olduğunu, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durmuş olduğunu, davalı borçlu tarafından taraflarına ikame edilen ve Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas numaralı dosyası ile görülmekte olan Menfi Tespit davasında da tarafların ve dava konusu borcun ortak olması sebebiyle HMK m.166 uyarınca iş bu davaları ile söz konusu menfi tespit davasının birleştirilmesine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, taraflar arasındaki ilişkinin kaçak elektrik kullanımından doğması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6502 sayılı Kanun kapsamında olmadığından davanın "haksız fiil" hükümlerine göre Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, buna ilişkin ticari dava şartı arabuluculuk son tutanağının dilekçe ekinde sunulmuş olduğunu, kaçak elektrik kullanımı eyleminin niteliği itibariyle "haksız fiil" teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda "zarar görenin yerleşim yeri" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkili şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri de İİK 50. maddesinin atfı ile HMK'nın 16. maddesi gereği yetkili olduğunu, müvekkili şirket ekiplerince EPTHY hükümlerine uygun olarak düzenlenen ve dilekçe ekinde sunulan Kaçak Elektrik Tespit Tutanaklarının, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca "aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge" niteliğinde olduğunu, kaldı ki dava konusu kaçak tespit tutanağının yeterince incelenmesi halinde davalı tarafça bizzat imzalanarak kaçak elektrik kullanımı ikrar edilmiş olduğunu, müvekkili şirket görevlileri tarafından kaçak elektrik kullanımın tespit edildiği esnada davalının fiili kullanımında olan iş yerinde kaçak elektrik tüketimini gösterir görüntülerin fotoğraflanmış, kaçak kullanıma ilişkin video kayıt altına alınmış olduğunu, kaçak kullanıma ilişkin video kaydının, mahkemeye bilahare sunulacak olduğunu, ayrıca davalının dava konusu kaçak elektrik tutanağını da imzalayarak kaçak elektrik kullandığını ikrar etmiş olduğunu, bu bakımdan da davalının kaçak elektrik kullandığının kabulü ile birlikte davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, kaçak elektrik kullanımı tutanaklar ile sabit olduğundan, davalı borçlu mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olup; söz konusu borca itirazının yerinde olmadığını, yerleşik Yargıtay kararlarında da tanımlandığı üzere; alacağın gerçek miktarı belli ve sabitse veyhaut borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit olduğunu, mevzuat hükümleri uyarınca hesaplanan ve aksi ispat edilemeyen Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı ve müvekkili şirket tarafından İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile gönderilen ödeme emrinde Kaçak Elektrik Tüketim Bedeli'nin açıkça belirtilmiş olmasının alacaklarının likit olduğunu ve icra inkar tazminatı istemelerinin hukuka uygun olduğunu açıkça göstermekte olduğunu beyanla; iş bu dilekçe ile açmış oldukları itirazın iptali davasının, tarafların ve dava konusu borcun ortak olması sebebiyle Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında görülmekte olan ve davalı borçlu tarafından müvekkili şirkete ikame edilen menfi tespit davası ile birleştirilmesine, davalının İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır.Mahkeme; "A)Esas dava yönünden açılan davanın davacı tarafın ıslahı uyarınca kabulü ile; 1-Davacının hakkında düzenlenen 18.09.2021 tarihli 19.599,08 TL bedelli ve 17.03.2022 tarihli 49.036,80 TL bedelli faturalar nedeni ile toplam 62.512,85 TL borçlu olmadığının tespitine, B)Birleşen istanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ e. sayılı dosyası yönünden açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 1-Davalı tarafın İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 6.123,03 TL asıl alacak, 40,82 TL gecikmiş gün faizi ve 7,35 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 6.171,20 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın % 20'sine tekabül eden 1.224,60 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine," karar vermiştir.Söz konusu karar asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf dilekçesinde; davacı-birleşen davalının 12 aydan uzun süredir kaçak elektrik kullandığı somut bir şekilde ortada olup işbu somut delillere rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda 39 günlük kaçak elektrik kullanımının hesaplanması ve kaçak ek tahakkuk hesabı yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaçak elektrik kullanım başlangıç süresinin 05.08.2022 olarak kabul edilmesi hatalı olup, hatalı tespit ile düzenlenen bilirkişi raporunu hükme dayanak alan mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, hükme dayanak alınan ek raporda, tutanak sonrasındaki ocak 2023 verisinin 4,72 ve aralık 2023 verisinin 5,40 değerde olduğu belirtilerek, kaçak elektrik kullanımı tespitinden sonra da demand değerlerinin düştüğü ayların mevcut olduğu, bu sebeple itirazlarının yerinde olmadığı yönünde kanaat bildirilmesi kabul edilemez olduğunu beyan ederek kararın kaldırılarak asıl davanın reddine, birleşen haklı davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Kararın istinaf incelemesi sırasında Dairemizin ████████ E. ████████ K.sayılı █████/2025 tarihli ilamı ile;"Dosya içeriğinden; davacı ... Gıda İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi gerekçeli kararda Tasfiye halinde gözüktüğü, şirketin tasfiyesine ne zaman karar verildiği, karar tebliğinin ilk vekil olan ...'a yapıldığı, mahkemece iflas idaresi ile yazışma yapılmadığı,tasfiye evraklarının celp edilerek( tasfiye) -iflas idare memurlarının isim ve adresleri celp edilip karar tebliğinin ( tasfiye) -iflas idare memurlarına yapılması gerektiği" gerekçesi ile;"Davada verilen kararın tebliği, davacı şirketin ilk vekiline yapılmıştır.Buna göre tasfiye halindeki davacı şirkete karar tebliği usule uygun tamamlanmadan dosya dairemize gönderilmekle, davacı şirketin, iflas müdürlüğünden iflas idare memurları sorulup, usulünce, bu kişilere gerekçeli kararın tebliği sağlanıp, yasal istinaf süresi beklenerek, istinaf edilirse karşı tarafa tebliği sağlanıp onun cevap süresi de beklenerek, dosyanın tekrar dairemize gönderilmesi ve bu usuli eksikliğin tamamlanmasının temini için HMK 321, 345 ve 355. maddeleri uyarınca dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine" karar verilmiştir.Mahkemesince yazılan müzekkere gereği İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün █████/2025 cevabi müzekkeresinde ticaret sicil kayıtlarında asıl davada davacı ... Gıda İnşaat Turizm San ve Tic Ltd Şti'nin tasfiye halinde olduğu,şirket ortağının ... olup yine ...'nın münferiden temsile yetkili tasfiye memuru olarak belirtildiği,ancak kayıtta şirketin tasfiyesinin sona erdiği █████/2024 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydı terkin olmuştur şeklinde açıklama bulunduğu ,mahkeme kararı,ek karar ve istinaf dilekçesinin asıl dosya davacı şirket tasfiye memuru ... adresine usulüne uygun olarak █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği,buna rağmen tasfiye memuru tarafından istinaf dilekçesi sunulmadığı ayrıca asıl dosya davacısı tasfiye halindeki şirketin tasfiye halindeki durumuna ilişkin davacı vekili olarak vekaletnamenin de sunulmadığı görülmüştür.Asıl davada davacı,birleşen davada davalı tasfiye halinde ... Gıda İnşaat Turizm San ve Tic Ltd Şti'nin sicil kaydının █████/2024 tarihinde terkin edildiği anlaşılmıştır.Bu kez Dairemizin ████████ E. █████████ K.sayılı █████/2025 tarihli ilamı ile ;İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün █████/2025 tarihli kaydında belirtilen Tasfiye halinde ... Gıda İnşaat Turizm San ve Tic Ltd Şti'nin sicil kaydının █████/2024 tarihinde terkin edildiği anlaşılmakla,birleşen dosya davacı vekili ...'a Tasfiye halinde ... Gıda İnşaat Turizm San ve Tic Ltd Şti'nin █████/2024 tarihinde terkin edilen sicil kaydının ihya edilerek buna dair kararın ibrazının sağlanması, daha sonra dosyanın Dairemize geri gönderilmesini teminen HMK 352. maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE karar verilmiştir.... tarafından ... Gıda İnşaat Turizm San ve Tic Ltd Ştinin bu dava yönünden ihyasına ilişkin Bakırköy 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E .████████ K.sayılı █████/2025 tarihli kesinleşmiş kararının dosyaya sunulduğu, anılan kararda;"1-Davacının davasının KABULÜ İLE, -İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 579603-0 sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... GIDA İNŞAAT TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin 6102 Sayılı TTK'nın 547. maddesi uyarınca; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dava dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, 2-Şirket ortağı ve yetkilisi ... (TCKN: ...)'nın 6102 Sayılı TTK'nın 547/2.maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına,3-Karar kesinleştiğinde keyfiyetin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nce TESCİL VE İLAN EDİLMESİNE, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına" karar verildiği,bu kararla birlikte dosyanın istinaf incelemesi için tekrar Dairemize gönderildiği görülmüştür.Söz konusu karar asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf dilekçesinde; Davacı-birleşen davalının 12 aydan uzun süredir kaçak elektrik kullandığı somut bir şekilde ortada olup işbu somut delillerimize rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda 39 günlük kaçak elektrik kullanımının hesaplanması ve kaçak ek tahakkuk hesabı yapılmaması hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaçak elektrik kullanım başlangıç süresinin 05.08.2022 olarak kabul edilmesi hatalı olup; hatalı tespit ile düzenlenen bilirkişi raporunu hükme dayanak alan mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, hükme dayanak alınan ek raporda, tutanak sonrasındaki Ocak 2023 verisinin 4,72 ve Aralık 2023 verisinin 5,40 değerde olduğu belirtilerek, kaçak elektrik kullanımı tespitinden sonra da demand değerlerinin düştüğü ayların mevcut olduğu, bu sebeple itirazlarımızın yerinde olmadığı yönünde kanaat bildirilmesi kabul edilemez olduğunu beyan ederek kararın kaldırılarak asıl davanın reddine, birleşen haklı davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Asıl dava kaçak tahakkuku nedeniyle menfi tespit,birleşen dava ise yine kaçak tahakkuk bedelinin tahsiline yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... Gıda İnşaat Turizm San ve Tic Ltd Şti ve ... hakkında 68.635,88 TL asıl alacak alacak, 457,57 TL gecikmiş gün faizi, 82,36 TL KDV olmak üzere toplam 69.175,81 TLnın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmıştır.Tasfiye halinde ... Gıda İnşaat Turizm San ve Tic Ltd Şti'nin sicil kaydının █████/2024 tarihinde terkin edildiği anlaşılmakla,birleşen dosya davacı vekili ... tarafından işbu şirketin ihyasına ilişkin kesinleşmiş kararın sunulduğu anlaşılmıştır.30.05.2018 tarihli ''Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği" nde;Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi TüketimiKaçak elektrik enerjisi tüketimi halleriMADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle,eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.KAÇAK ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİM MİKTARININ HESAPLANMASINDA VE FATURALANMASINDA ESAS ALINACAK SÜREMADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.Buna göre KAÇAK ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİM MİKTARININ HESAPLANMASINDA VE FATURALANMASINDA ESAS ALINACAK SÜREMADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.,şeklinde düzenleme içermektedir. Yargılama sırasında alınan █████/2023 tarihli ön raporunda özetle; mevzuat kapsamında davalı kurumun davacıyı 180 gün kaçak + 185 gün kaçak ek tahakkuku olmak üzere 365 gün süre sınırı ile kaçak kullanımdan sorumlu tutabileceğini, davalı kurumun davacıyı iş yerinde yapılan güç tespitine dikkate alarak 180 gün kaçak + 185 gün kaçak ek tahakkuk süresinden sorumlu tutmuş olduğunu, bu hususta kanaat oluşturabilmek için endeks döküm kayıtlarının sunulması, akabinde davacının tutanak öncesi - sonrası tüketimleri kıyaslanarak davacının sorumlu tutulması gereken sürenin (gün) tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğini, dosya kapsamına sunulan belgelerin yetersiz olduğunu, aksi durumun ek rapor gerektirir düşüncesinde olduğunu, bu nedenle davacının kullanımındaki tesisata ait (... marka 74281229 seri nolu sayaç ... hizmet no) davalı kurumca █████/2022 tutanak tarihinden 2 yıl öncesi ve günümüz tarihleri arasını kapsar endeks döküm kayıtlarının sunulması istenilmiştir.Daha sonra bilirkişinin █████/2024 tarihli kök raporunda özetle; ... Kaçak Takip Müdürlüğü Yetkililerince, tutanağa konu Güneşli Mah. Balıkçı Sk. ...Bağcılar adresinde, davacı tarafından ticari faaliyet yürütülen iş yerinde tüketilen elektriğin ölçümünü yapan ... marka 74281229 seri nolu sayacın giriş barasından harici hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı tespiti yapılarak 13.09.2022 tarihinde kayıt altına alınmış olduğunu, akabinde de 49.036,80 TL. kaçak + 19.599,08 TL kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 68.635,88 TL kaçak elektrik tüketim tahakkuku fatura edilmiş olduğunu, yapılan tüketim kıyaslamaları doğrultusunda; █████/2022 tarihi itibariyle davacı tüketiminde BARİZ DÜŞÜŞ OLDUĞU, bu nedenle harici hattın █████/2022 tarihi itibariyle çekilmiş olduğunun tespit edilmiş olduğunu, tutanak tarihinden 1 yıl önceki dava konusu dönemde sayaç tarafından kayıt edilen günlük 32,42 kwh lık tüketimin, davacının █████████/█████████ Eylül dönem tüketimleri ile orantılı olduğundan, kaçak bağlantının sadece tüketimde düşüşün başladığı █████/2022 ile █████/2022 tutanak tarihi arasındaki dönemde kullanıldığı kanaatine varılmış olduğunu, tutanak tarihi itibariyle harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanıldığının sabit olduğunu, sunulan CD kayıtları incelendiğinde harici hattın varlığının açıkça tespit edilebilmekte olduğunu, video kaydının ve sunulan fotoğrafların tutanak içeriği ile örtüşmekte olduğunu, dava konusu kaçak elektrik tespit tutanağı █████/2018 tarihi olup, tutanak tarihi itibariyle █████/2018 tarihi itibariyle █████/2018 tarihli ELEKTRİK PİYASASI TÜKETİCİ HİZMETLERİ YÖNETMELİK hükümlerinin geçerli olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde 42-b hükmü gereği; Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketilmesi kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilebileceğini, mevzuat madde 44-(3) hükmü gereği, tutanak içeriği HARİCİ HAT ÇEKEREK elektrik kullanım içerikli olduğundan kaçak ve kaçak ek tahakkuk hesaplamalarında sadece bu hat (HARİCİ HAT) üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınması gerektiğini, davalı kurumca davacı işletmede Ufo ısıtıcı ve ütü kazanının harici hat ile kullanıldığının tespit edilmiş olduğunu, tüketimde bariz düşüş tespit edilen █████/2022 ile █████/2022 tutanak tarihi arasındaki yaz döneminde hayatın olayan akışı çerçevesinde ısıtıcı kullanılması beklenemeyecek olduğunu, bu nedenle gerek video kaydı gerek █████/2022 tarihi itibariyle davacı tüketiminde bariz düşüş tespit edildiğinden harici hat üzerinde 5000 watt ütü kazanının bulunduğunun kabul edilmiş olduğunu, açıklanan nedenle hesaplamalarda 5000 watt güç değerinin dikkate alınması gerekeceği kanaatine varılmış olduğunu, █████/2022 tarihi itibariyle davacı tüketiminde BARİZ DÜŞÜŞ OLDUĞU, bu nedenle harici hattın █████/2022 tarihi itibariyle çekilmiş olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davalı kurumun, mevzuatça müsaade edilen en uzun süre 180 günün tamamını dikkate alarak kaçak tahakkuk hesaplaması yapmış olduğunu, oysa davalı kurumun görevlilerince tüketimde düşüşün başlatığı yani harici hattın çekilmiş olabileceği tarihin belirlenmesi gerektiğini, açıklanan nedenle kaçak tahakkuku için sayaca müdahale edilen tarih (█████/2022) ile tutanak tarihi (█████/2022) arasındaki 39 günlük sürenin dikkate alınması gerekeceği, sunulan kaçak tahakkuk hesap bülten kayıtlarından, davacı adına dava konusu tutanak tarihinden önce kaçak elektrik tüketim tutanağı düzenlenmiş olduğuna ilişkin belge sunulmadığından, mevzuat madde 46-2 hükmü gereği kaçak tahakkuk hesaplamasında ulusal tarifedeki birim fiyatın 1,5 katı kadar bedel ceza enerji bedeli olarak davalı adına tahakkuk ettirilebileceğini, kaçak tahakkuk hesaplamasının; █████/2022-█████/2022 tarihler arası 39 gün, harici hat üzerinde dikkate alınabilecek gücün= 5000 watt, günlük çalışma süresinin 8 saat/gün şeklinde olduğunu, tutanak muhatabı davacının 1560,00 kwh lık tüketime tekabül eden 6123,03 TL tutarındaki kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği, █████/2022 tarihi itibariyle davacı tüketiminde BARİZ DÜŞÜŞ OLDUĞU, bu nedenle harici hattın █████/2022 tarihi itibariyle çekilmiş olduğunun tespit edilmiş olduğunu, yani davacının 180 günlük kaçak tahakkuk süresi içerisinde kalan süre dışında 185 günlük KAÇAK EK TAHAKKUKUNU GEREKTİRECEK kaçak kullanım yapmamış olduğunu, bu nedenle davacı tarafın 19.599,08 TL tutarındaki kaçak ek tahakkukunun tamamından sorumlu olmadığını , davacının 6123,03 TL kaçak + 00,00 TL kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 6123,03 TL kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği kanaatine varılmış olduğunu, davacı tarafın 62.512,85 TL menfi tespit talebi olabileceğini, BİRLEŞEN DOSYA BAKIMINDAN; takipte alacaklı Bedaş7ın 6.123,03 TL (Asıl Alacak) + 40,82 TL (Gecikmiş gün faizi) + 7,35 TL (faiz KDV si) olmak üzere toplam 6.171,20 TL üzerinden birleşen davada davalı ... Gıda İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.nden alacaklı olduğu belirlenmiştir.İtirazlar sonrası alınan █████/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; "davalı vekilince davacının kaçak tespit tarihi sonrasında demant değerlerinin 2022 Eylül ayında 11,51 kW, 2022 Kasım ayında 10,5 kW, 2023 Şubat ayında ise 13,26 kW olduğuna vurgu yapılmakta ise de, yine tutanak sonrasındaki Ocak 2023 verisi 4,72 olduğunu, Aralık 2023 verisi 5,40 değerde olduğunu, yani tutanak sonrası ihtilafsız dönemde demand değerlerinin düşük olduğu aylarında mevcut olduğunu, bu nedenle davalı vekilinin itirazına konu ettiği, tutanak sonrası demand değerlerin yüksek olması hususunda kök raporundaki kanaat değişmeyecek olduğunu, kök raporda zaten davalının 2018 den itibaren yıllık ortalama tüketimlerinin kıyas edilmiş olduğunu, ek tahakkuk bakımından; davalı kurumca █████/2021-█████/2022 tarih aralığının ek tahakkuka konu edilmiş olduğunu, kök raporunda kaçak elektrik kullanım başlangıç tarihinin █████/2022 olarak tespit edildiğinden, davalı kurumca kaçak ek tahakkukuna konu edilen █████/2021-█████/2022 tarih aralığında kaçak eylemi bulunmadığını, bu nedenle de kaçak ek tahakkuk hesaplaması yapılmasına gerek bulunmadığını, itiraz bakımından kanaatin aynen devam ettiğini, tutanak içeriği davacı tarafça atılan imza ile kabul edilmiş olabileceğini, zaten kanaatinin de davacının kaçak elektrik kullandığı yönünde olduğunu, davalı kurumca yapılan hesaplamanın hatalı olduğu kanaati doğrultusunda kök rapor oluşturulmuş olduğunu, mevzuat hükümlerine bağlı kalarak (kaçak kullanım tarihi net olarak belirlenerek) kaçak tahakkuk hesaplaması yapılmış olup, bu doğrultuda kök raporunun şekillendirilmiş olduğunu, kök raporundaki aynı tespitleri belirtmiştir.Alınan kök ve ek bilirkişi raporu kapsamında; asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısının eyleminin ilgili yönetmeyik 42-b hükmü gereği; Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketilmesi kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu,aynı yönetmelik madde 44-(3) hükmüne göre ise , tutanak içeriği harici hat çekerek elektrik kullanım içerikli olduğundan kaçak ve kaçak ek tahakkuk hesaplamalarında sadece bu hat (harici hat) üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkae alınarak, davalı taraf davacı işletmede Ufo ısıtıcı ve ütü kazanının harici hat ile kullanıldığını tespit ettiğinden, tüketimde bariz düşüş tespit edilen █████/2022 ile █████/2022 tutanak tarihi arasındaki yaz döneminde hayatın olayan akışı çerçevesinde ısıtıcı kullanılamayacağından, harici hat üzerinde 5000 watt ütü kazanının bulunduğu, hesaplamalarda 5000 watt güç değerinin dikkate alınması gerektiği, █████/2022 tarihi itibariyle davacı tüketiminde bariz düşüş olduğu, bu nedenle harici hattın █████/2022 tarihi itibariyle çekilmiş olduğunun tespit edildiği, davalı kurumun, mevzuatça müsaade edilen en uzun süre 180 günün tamamını dikkate alarak kaçak tahakkuk hesaplaması yaptığı,ancak davalı kurumun görevlilerince tüketimde düşüşün başlatığı yani harici hattın çekilmiş olabileceği tarihin belirlenmesi gerektiğini, kaçak tahakkuku için sayaca müdahale edilen tarih (█████/2022) ile tutanak tarihi (█████/2022) arasındaki 39 günlük sürenin değerlendirmeye alınacağı,mükerrer kaçak iddiası ispatlanmadığından yönetmelik 46-2 hükmü gereği kaçak tahakkuk hesaplamasında ulusal tarifedeki birim fiyatın 1,5 katı kadar bedel ceza enerji bedeli tahakkuku yapılabileceği, buna göre kaçak tahakkukunun █████/2022-█████/2022 tarihler arası 39 gün, harici hat üzerinde dikkate alınabilecek gücün= 5000 watt, günlük çalışma süresinin 8 saat/gün şeklinde hesaplandığında tutanak muhatabı davacının 1560,00 kwh lık tüketime tekabül eden 6123,03 TL tutarındaki kaçak tahakkukundan sorumlu olduğu hesaplanmıştır. Ayrıca █████/2022 tarihi itibariyle davacı tüketiminde bariz düşüş olduğu, bu nedenle harici hattın █████/2022 tarihi itibariyle çekilmiş olduğu belirlendiğinden, davacının 180 günlük kaçak tahakkuk süresi içerisinde kalan süre dışında 185 günlük kaçak ek tahakkukunu gerektirecek kaçak kullanım yapmadığından buna yönelik davacı tarafın 19.599,08 TL tutarındaki kaçak ek tahakkukunun tamamından ...'a borçlu olmadığı anlaşılmıştır.Bununla birlikte asıl davada davacının 6123,03 TL kaçak + 00,00 TL kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 6123,03 TL kaçak tahakkukundan ...'a borçlu olduğu,asıl davada davacı tarafın 62.512,85 TL TL dan borçlu olmadığı,birleşen itirazın iptali davasında ise davacı alacaklı ...'ın söz konusu takipte 6.123,03 TL (Asıl Alacak) + 40,82 TL (Gecikmiş gün faizi) + 7,35 TL (faiz KDV si) olmak üzere toplam 6.171,20 TL alacaklı olduuğu,bu tutar yönünden itirazın iptali gerektiği açıklığa kavuşmuştur.Harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanımı nedeniyle bilirkişi tarafından tespit edilen tarihler bazında 39 günlük süre için kaçak tüketim hesabı yapıldığı,kaçak ek tüketim hususunda ise ek tüketim tahakkukunu gerektiren durumların bulunmadığı belirlendiğinden,asıl ve birleşen davada hükme dayanak bilirkişi raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli ,mahkeme kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davada verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre asıl davada davalı-birleşen davada davacı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Asıl dosyada davalı-birleşen dosya davacısı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Asıl dosyada davalıdan alınması gereken 4.270,25 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.067,57 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.202,68 TL'nin asıl dosya davalısından alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)Birleşen dosyada davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin birleşen dosya davacısından alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde / karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!