Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, taraflar arasındaki ticari ilişki doğrultusunda avans olarak verilen ancak karşılığı teslim edilmeyen ürünler nedeniyle bedelsiz kalan çeklerin borçlusu olunmadığının tespiti talepli menfi tespit davası.
Özet: Davacı, davalıya ürün karşılığı olarak verdiği ileri vadeli çeklerin, ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığını ve ticari itibarını korumak adına birini ödemek zorunda kaldığını belirterek bu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ederken; davalı, iddiaları reddederek, uzun süreli ticari ilişkileri çerçevesinde kendisinin alacaklı olduğunu ve hatta davacıya taşınmaz devri yaptığını ileri sürerek davanın reddini istemiş, mahkeme ise çeklerin mal karşılığı avans olarak verilip verilmediğini, davalının edimini yerine getirip getirmediğini ve davacının borçlu olup olmadığını değerlendirmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacı tarafından davalı ... faturalar kesildiğini, davalı tarafından ödenmediği, davalı firmaya birtakım ürünlere ilişkin ileri tarihli çeklerin teslim edilmesine karşın; davalı tarafından, ödenen bedellerin karşılığı olan ürünlerin, müvekkile teslim edilmediğini, yine davacı tarafından ticarete ilişkin olarak; müvekkili firma tarafından dökümü verilen ve henüz vadesi gelmeyen müvekkile ait çeklerin, davalıya teslim edildiğini, “ ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... no.lu, 20.05.204 tarihli ve 200.000,-TL bedelli çek, “ ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... no.lu, 30.05.204 tarihli ve 200.000,-TL bedelli çek, görüldüğü üzere, müvekkilinin davalı ile arasındaki ticari ilişkinin kendisine yüklediği edimleri eksiksiz olarak yerine getirmesini ve tüm iyiniyetini koruyarak sözlü ihtarlarla uyarıda bulunduğunu, taleplerinin sonuçsuz kaldığını ve müvekkilinin karşılığının almamış olduğunu, yani bedelsiz kalan keşidecisi olduğunu, çeklerin ödeme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, 05.05.2024 tarihli ve 200.000,-TL bedelli çekin, ticari itibarının bozulmamasını, bankaların nezdinde sicilinin olumsuz yönde etkilenmemesi ve ticari hayatına sağlıklı bir biçimde devam edebilmek için ödemek zorunda kaldığını, bu sebeplerle dava konusu tüm çekler için öncelikle teminatsız, aksi halde minimum teminatla ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve ilgili bankalara üçüncü kişiler de kapsar şekilde ödeme yasağı bildirimi gönderilmesini, söz konusu çeklerin davalı veya kötüniyetli üçüncü kişilerce olası bir icra takibine konu edilmesi ve müvekkilinin bu yolla zarara uğratılmasına engel olmak adına, açılmış/açılacak tüm icra takiplerinin tedbiren durdurulmasını, davalı tarafa elden teslim etmiş oldukları söz konusu çeklerin bedelsiz kaldığının tespiti ile borçlu olmadıklarının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, 2 adet çek bedeli olan 400.000 - TL'nin karşılığının müvekkili firmadan hangi mal veya ne tür bir alacak olduğunu, alacağı konusunda tam bir açıklama yapmadığını, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında yıllardır devam eden ticari ilişkiden kaynaklı olarak müvekkil şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, ticari defterler ve banka kayıtları incelendiğinde müvekkili şirketin alacaklı konumda olduğunu, müvekkili şirketin davacı şirket ile süregelen ticari ilişkiden kaynaklı olarak 10 yakın taşınmazın devrini davacı şirkete cari hesaba istinaden devir ettiğini, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Açılan davanın, İİK’nun 72.maddesi gereğince açılan kambiyo senedinde bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit istemine ve istirdat istemine ilişkin olduğu, uyuşmazlığın; dava konusu çeklerin, davalı tarafa mal karşılığı avans çeki olarak verilip verilmediği, mal karşılığı verilmiş ise davalı tarafından edimlerin ifa edilip edilmediği, davaya konu çekler nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığı ,davacının davalıya ödeme yapıp yapmadığı, yapılmış olması halinde miktarı ile davacıya iadesinin gerekip gerekmediği hususlarından olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Mahkememizce alınan █████/2025 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Davacı Tarafın Ticari Defterlerde Yapılan Tespitler Davacı şirketin ticari defterleri 6762 sayılı ETTK 66 6102 Sayılı Yeni Ticaret Kanunun 64- ve 213 sayılı V.U.K. ilgili hükümleri gereğince yasal ve usulünce tutulmuştur. Ticari defterler TTK 69 ve 213 sayılı kanunun 216.md gereğince açılış tasdikleri süresinde yapılmıştır. ETTK 70/6 md. 72/3 fıkraları ve YTTK 64/3 fıkraları gereğince ticari defterler süresinde kapanış tasdikleri yapılmıştır.1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Gerçek ve Tüzel kişiler için “Elektronik defter tutma sürecinde hesap döneminin ilk ayının beratının alınması açılış onayı, son ayının beratının alınması ise kapanış onayı yerine geçecektir.” hükmü bulunmaktadır. Berat yükleme süresi, ilgili olduğu ayın takip eden üçüncü ayın son gününe kadar odluğundan, bu süreler içerisinde yapılan hesap döneminin ilk ayına ait berat yüklemeleri açılış onayı yerine geçecektir. Aynı tebliğe göre Gerçek ve Tüzel kişiler için “Elektronik defter tutma sürecinde hesap döneminin son ayının beratının alınması kapanış onayı yerine geçecektir.” Hükmü bulunmaktadır. Buna göre davacı şirketin ticari defterlerinin açılış tasdikleri yasal süresinde yaptırılmış olduğu ve usulüne uygun 2022-2023-2024 yılı Ticari defterler ve dayanağı belgeler yardımcı defterlerin birbirini teyit etmesi nedeni ile TTK 85 md ve HMK 222. maddesi gereğince delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuştur. Davacı Tarafın Cari Hesabında Yapılan Tespitler “ Cari hesap, şirketin tedarikçi ve müşterileri ile arasındaki tüm işlemlerin toplandığı hesaptır. Ticaret Kanunu'ndaki tanıma göre; cari hesap, iki kimsenin para, mal, hizmet ve diğer hususlardan dolayı birbirlerindeki alacaklarını ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip, bunları hesap kesim tarihinde ödemek üzere kaydettikleri hesaptır. Devamlı birbirinden mal ya da hizmet alan kişiler, bu işlemlerin her birinde ücret ödemek yerine bunları cari hesap ile takibe alırlar. “Birbirleri ile alacak ve borç ilişkisi kuran iki firma, birbirleri arasında cari hesap oluşturur. Bu iki firma, birbirleriyle ihtiyaçları doğrultusunda mal ya da hizmet alım satımı yapar ancak her seferinde ödeme gerçekleştirmez. Bunun yerine cari hesap yardımı ile alacak ve borç kaydı tutarak cari hesap takiplerini yaparlar. Bu ilişkide, alacaklı ve borçlu taraflar sabit değildir; değişebilir. Davacının ticari defterlerinde, tek Düzen Hesap Planına ve Muhasebe Sistemi Uygulama Tebliğlerine uygun ... GOLDMAR İTH İHR. hesabında kısa vadeli olarak kayıtlı olduğu, yine taraflar arasındaki Ticari İlişkinin 2024 yılında başladığı ve en son 2024 yılında sonlandığı 31.12.2024 Tarihi İtibari ile ise davacı tarafın davalı yandan alacak bakiyesinin 6.386,979,15TL olduğu görülmüştür Davacı Tarafın Davalı ... Düzenlediği Faturaların İncelenmesi Fatura; TTK md 21 ve VUK 229-232 maddelerine konu edilen müşteri ile satıcı arasında meydana gelen ticari ilişkiyi belgelendirmeye yarayan bir araçtır. Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre fatura “Taraflar arasında yapılmış bir satım ya da iş görme sözleşmesinin ifası safhasıyla ilgili bir belgedir” Yargıtay birçok kararında açık fatura ve kapalı fatura kavramı kabul etmiş, açık faturanın bedeli ödenmediğine, kapalı faturanın da bedelin ödendiğine karine teşkil edeceğine dair kararlar vermiştir. VUK'nın “Faturanın Şekli başlıklı” 230. Maddesinde faturada bulunması gereken en az bilgilerin ve “Fatura Nizamı” 231. Maddesinde ise faturanın düzenlenmesinde uyulacak kaideler açıklanmıştır. VUK 231. Md'de faturaların düzenlenmesinde uygulanacak kaideler düzenlenmiştir. VUK 231/4 m ; faturaların baş tarafında iş sahibinin veya namına imzaya mezun olanların imzası bulunur. Dolayısıyla söz konusu fatura ve sevk irsaliyesi düzenlenirken VUK 231/4 md. Göre fatura düzenleme kurallarına uyulmuştur. Davacı Tarafın Belgelerinin Değerlendirilmesi; Davacı şirketin ait Ticari defterleri Ticaret kanunun 64 ve 213 sayılı VUK ilgili hükümleri gereğince yasal ve usulünce tutulmuştur. Davacı şirketin ait Ticari defterleri Ticari defterler TIK 69 ve 213 sayılı kanunun 216. Md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, Davacı şirketin ait Ticari defterleri ve dayanağı belgeler yardımcı defterlerin birbirini teyit etmesi nedeni ile TIK 85md ve HMK 222. Maddesi gereğince delili niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuştur. Detaylıca verilen davacı taraf yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre 2024 yıllarında davalı tarafa 9.995.177,68 TL Ödeme Yapıldığı, Davalı tarafından davacı ... 3.608.198,537L tutarında fatura kestiği tespit edildiği bu Hususta Davacının yanın fazla ödeme yapıldığından dolayı davalıdan kaydı olarak 31.12.2024 Tarihi İtibariyle 6.386.979, 15TL tutarında alacaklı olduğu görülmüştür Davalı Tarafın Belgelerinin Değerlendirilmesi; Davalı şirketin06.02.2025 Tarihli ara kararında; Bilirkişinin ön raporu dikkate alınarak dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, dava konusu çeklerin, davalı tarafa mal karşılığı avans çeki olarak verilip verilmediği, mal karşılığı verilmiş ise davalı tarafından edimlerin ifa edilip edilmediği, davaya konu çekler nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığı ,davacının davalıya ödeme yapıp yapmadığı, yapılmış olması halinde miktarı İle davacıya iadesinin gerekip gerekmediği hususlarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile bilirkişi ön raporunda belirtilen tüm bilgi ve belgelerin bilirkişiye sunulmak Üzere █████/2025 günü saat 10:30'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafın incelemeye katılmadığı bu hususta Ticari defterler ve belgeleri üzerinde inceleme yapılamadığı, Kanaat ve Sonuç Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, Davacı ... Ait İncelenen ticari defteri ile yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Dava Konusunun; Davacı yanın Çekten Dolayı Borçlu Bulunmadığının tespitine ilişkindir. Davacı yan tarafından yapılan itirazın iptali talebi doğrultusunda 16.05.2024 tarihinde T.C. Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı huzurdaki davanın ikame edildiği belirlendiği, Davacı, çek ile yaptığı ödeme karşılığında eksik teslimat yapıldığını belirterek ödediği miktarın iadesini istemiştir. Çek, kural olarak bir ödeme vasıtası olup, satış işleminin peşin yapıldığı konusunda kanuni bir karinenin varlığı kabul edilir. Somut olayda davalı malların tümünün teslim edildiğini savunmuştur. İspat yükü çeklerin ileride teslim edilecek mallara karşılık avans olarak verildiğini ve çek bedelleri kadar mal teslim edilmediğini ileri süren davacıdadır. Davacı davalıdan Seramik ürünleri karşılığında 400.000,00. TL tutarında çekler verdiğini ancak davalının sipariş edilen malların tamamını göndermediğini ileri sürerek, dava konusu her biri 200.000,00 TL ve toplam 400.000,00 TL tutarlı 2 adet çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini istemiş dava konusu çekler ödendiği için dava Menfi Tespit davasına dönüşmüştür. “TBK 207/2 md uyarınca sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça satıcı ve alıcı aynı gün ifa etmekle yüküm Yapılan incelemelerde davacı tarafın çeki iddia ettiği molın teslimine ait fatura tarihinden önce davalı tarafın aldığı, davalı tarafın mal teslimine İlişkin yazılı belge sunmadığı düzenlenen faturalar ile yapılan ödemeler arasında fark olduğu bu hususta davacı tarafın davalı ... borçlu olmadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce alınan █████/2025 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle;
Kanaat ve Sonuç Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, Davacı ... Ait İncelenen ticari defteri ile yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının, taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıt da bulundurması şarttır. Dava konusu ürünlerin satışı nedeniyle ödenen bedellere istinaden teslim edilmeyen ürünler için başlatılan Menfi Tespit istemine ilişkindir. Davacı, satım sözleşmesine konu malların davacıya teslim edilmemesine rağmen ödeme yapıldığını iddia etmiş, davalı ile satım ilişkisinin kurulduğu, fatura konusu malların kendisine teslim edildiğini savunmuştur. Uyuşmazlık, davalı tarafça faturası düzenlenen malların davacıya teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Davacı satıcı ile davalı arasında davaya konu ürünlerin satış ilişkisinin kurulduğu, ancak davacı yanca alınan bu ürün davacıya iletildiği yönünde davalının herhangi bir beyanı veya sunduğu teslim belgesinin bulunmadığı, fatura tek başına alacağın varlığına delil olmaz ve yine davalının da söz konusu faturaların altında yer alan teslim alan kısmında imzası bulunmamaktadır. Bu durumda dava konusu ürünlerin teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK 6. ve HMK. 190 ve 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebili. Dosyaya ibraz edilen faturalar malın teslim edildiğini göstermez. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.” hükmünün düzenlendiği, buna göre bir mal alışverişi yapıldığında malın teslimi ile bedelin ödendiği karine olarak kabul edildiği, bu nedenle malı satıp teslim eden davacının karinenin aksini kanıtlaması gerektiği, teslimin yazılı delille ispat edilebileceği, faturanın sadece davacı satıcının defterinde kayıtlı olması malın teslimine karine teşkil etmediğini, dosya içerisindeki faturalarda teslim edildiği davalı tarafından ispata muhtaç olduğu, ispat edilmesi halinde davacı tarafından dava konusu 2 adet çek iadesi talep edilemeyeceği ispat er emesi halinde da arafından 2 adet gekin iadesi talep edebileceği “TBK 207/2 md uyarınca sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça satıcı ve alıcı aynı gün ifa etmekle yükümlüdür.” Yapılan incelemelerde davacı tarafin çeki iddia ettiği malın teslimine ait fatura tarihinden önce davalı tarafın aldığı, davalı tarafın mal teslimine ilişkin yazılı belge sunmadığı düzenlenen faturalar ile yapılan ödemeler arasında fark olduğu bu hususta davacı tarafın davalı ... borçlu olmadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır. şeklinde rapor düzenlemişlerdir.
TÜM DOSYA KAPSAMI HEP BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLEMESİNDE ;
Dava, İİK'nun 72.maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup, kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir
Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder. Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıdadır (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).
Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır. Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır. Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 687. maddesi anlamında bir kişisel def'îdir. Bedelsizlik bir kişisel def'î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı TBK’nın 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def'îni dermeyan etme hakkını vermektedir.
Dava, bedelsizlik hukuksal nedenine dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup, davacı taraf taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacı tarafından davalı ... faturalar kesildiğini, davalı tarafından ödenmediği, davalı firmaya birtakım ürünlere ilişkin ileri tarihli çeklerin teslim edilmesine karşı davalı tarafından, ödenen bedellerin karşılığı olan ürünlerin, müvekkile teslim edilmediğini, beyan etmiş davalı taraf müvekkili şirket ile davacı şirket arasında yıllardır devam eden ticari ilişkiden kaynaklı olarak müvekkil şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, ticari defterler ve banka kayıtları incelendiğinde müvekkili şirketin alacaklı konumda olduğunu, müvekkili şirketin davacı şirket ile süregelen ticari ilişkiden kaynaklı olarak 10 yakın taşınmazın devrini davacı şirkete cari hesaba istinaden devir ettiğini savunmuştur. Dosya kapsamı ve bilirkişi raporu nazara alındığında dava konusu çek karşılığı malların teslim edilmediği ve davaya konu ... Bankası A.Ş ... Şubesine ait ... nolu █████/2024 tarihli 200.000,00 TL bedelli çek ile ... Bankası A.Ş ... Şubesine ait ... nolu █████/2024 tarihli 200.000,00 TL bedelli çekler yönünden davacı tarafın davalı ... borçlu olmadığı tespit edilmiş olup bu kapsamda dosyada alınan bilirkişi raporu, dava konusu çeklerin ödendiği dikkate alınarak davanın kabulü ile davaya konu ... Bankası A.Ş ... Şubesine ait ... nolu █████/2024 tarihli 200.000,00 TL bedelli çek ile ... Bankası A.Ş ... Şubesine ait ... nolu █████/2024 tarihli 200.000,00 TL bedelli çekler yönünden davacı tarafın davalı ... borçlu olmadığının tespitine, davaya konu ... Bankası A.Ş ... Şubesine ait ... nolu █████/2024 tarihli 200.000,00 TL bedelli çek ile ... Bankası A.Ş ... Şubesine ait ... nolu █████/2024 tarihli 200.000,00 TL bedelli çeklerin bedelleri ödenmiş olmakla toplam 400.000,00 TL'nin 200.000,00 TL'lik kısmının █████/2024, 200.000,00 TL'lik kısmının █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, karar verilmiş ve aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile;
1-Davaya konu ... Bankası A.Ş ... Şubesine ait ... nolu █████/2024 tarihli 200.000,00 TL bedelli çek ile ... Bankası A.Ş ... Şubesine ait ... nolu █████/2024 tarihli 200.000,00 TL bedelli çekler yönünden davacı tarafın davalı ... BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Davaya konu ... Bankası A.Ş ... Şubesine ait ... nolu █████/2024 tarihli 200.000,00 TL bedelli çek ile ... Bankası A.Ş ... Şubesine ait ... nolu █████/2024 tarihli 200.000,00 TL bedelli çeklerin bedelleri ödenmiş olmakla toplam 400.000,00 TL'nin 200.000,00 TL'lik kısmının █████/2024, 200.000,00 TL'lik kısmının █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 27.324,0‬0-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 6.831,00-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 20.493,00‬-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 7.319,40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen tebligat ve müzekkere gideri ile bilirkişi sarf gideri olmak üzere toplam 4.246,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 64.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!