Karşılıklı boşanma davasında, güven sarsıcı davranışın affedilmesi üzerine kadının kusurunun az, erkeğin ağır bulunmasıyla tazminat ve nafaka taleplerinin bozulması.
Özet: Karşılıklı boşanma davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerince yapılan kusur belirlemesi hatalı bulunarak bozulmuştur; zira kadına yüklenen güven sarsıcı davranışın erkek tarafından zımnen affedildiği kabul edilerek, evlilik birliğinin sarsılmasında erkeğin ağır, kadının ise az kusurlu olduğuna kanaat getirilmiş, bu hatalı kusur tespiti nedeniyle kadının reddedilen maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
2. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
DAVA TÜRÜ
: Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Burhaniye Aile Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ile yargılama harç ve giderleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş, hükmün taraflarca istinafı üzerine istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince karar usul ve kanuna uygun bulunarak tarafların istinaf başvurusu ayrı ayrı esastan reddedilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta Mahkemece dinlenen tanık beyanlarına göre kadına kusur olarak yüklenen “güven sarsıcı davranışta bulunma” vakıasının üzerinden uzun zaman geçtiği, tarafların bu olaydan sonra birlikte yaşamaya devam ettiği, dolayısıyla kadının bu davranışının erkek tarafından affedildiği, en azından hoş görü ile karşılandığının kabulü gerektiği anlaşılmaktadır. Bu vakıaya yönelik dosyaya yansıyan başkaca bir delilin de olmadığı dikkate alındığında “güven sarsıcı davranışta bulunma” vakıasının kadına kusur olarak yüklenilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen tarafların diğer kusurlu davranışları uyarınca boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken yanılgılı değerlendirme sonucu kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde isteğin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4.Boşanma yönünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşulu ile geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK, md. 175). Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklanan kusur durumu ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirilerek davacı -davalı kadın yararına 4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakası verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı tespit edildikten sonra yoksulluk nafakası yönünden bir karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde isteğin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, reddedilen maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakası talepleri yönünden davacı-davalı kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, reddedilen maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakası talepleri yönünden davacı-davalı kadın yararına BOZULMASINA,
2.Davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'e yükletilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ..'a geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!