BOTAŞın yardımcı iş olarak görülen römorkörcülük faaliyetlerinde çalışan gemiadamının işçilik alacakları davasında asıl işveren sorumluluğunun temyizi.
Özet: Bir çalışanın (yağcı/usta gemici), davalılara ait römorkörlerde uzun yıllar çalıştığı iddiasıyla kıdem tazminatı, fazla çalışma ve diğer işçilik alacaklarını talep ettiği davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacının yaptığı kılavuzluk, römorkörcülük ve palamarcılık hizmetlerinin kamu iktisadi teşebbüsü niteliğindeki ana davalı kurumun ana faaliyeti değil, yardımcı işi olduğu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunundaki değişiklikler sonrası personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yapmasının mümkün olduğu ve davalılar arasında muvazaa bulunmadığı gerekçesiyle ana davalı kurum aleyhindeki davanın husumetten reddine, diğer davalı aleyhindeki davanın ise kısmen kabulüne karar vermiş; davacı vekili ise römorkörcülüğün ana davalı kurumun ana faaliyeti olduğunu, müvekkilinin çalıştığı römorkörlerin bu kuruma ait olduğunu, tüm işçilik alacaklarından kurumun sorumlu olması gerektiğini ve alt işveren değişikliklerine rağmen personelin aynı kalmasının muvazaanın kanıtı olduğunu ileri sürerek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Marmaraereğlisi 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılara ait deniz römorkörlerinde 01.09.1986-25.11.2016 tarihleri arasında yağcı (usta gemici) olarak çalıştığını, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğunu, davacının emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, bir kısım alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili, yıllık izin, asgari geçim indirimi, bakiye iaşe bedeli, bakiye ücret ve zam farkı alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacaklardan sorumlu olmadığını, davacının taleplerinin diğer davalıya iletildiğini, talep edilen alacaklardan diğer davalı ... Boru Hatları İle ... AŞ'nin (...) sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kuruluş ... ile diğer davalı ... arasında davacının iddiasının aksine herhangi bir asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin taraf sıfatının olmadığını, davanın ...'ın ihale makamı olması nedeniyle husumetten reddi gerektiğini, davanın esastan da reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; emsal niteliğinde Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 19.09.2024 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere kılavuzluk, römorkorcülük ve palamarcılık hizmetlerinin yalnızca ...'nin depolama tanklarına boşaltım sürecinin başlamasından önce ve tamamlanmasından sonra gerçekleştirilen hizmetler olduğu, bu hizmetlerin tesiste yürütülen boşaltma, depolama, gazlaştırma, geri yükleme işlemlerinin bir parçası olmadığı, hammadde yüklü bir geminin yanaştırılması ve uzaklaştırılmasının ...'ın anılan tesiste yürüttüğü faaliyetin asli parçası olmadığı, sonuç itibarıyla gemiadamı davacının yaptığı işin asıl iş değil, yardımcı iş olduğu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun (4734 sayılı Kanun) 62/1-(e) hükmünde yapılan ve 01.02.2018 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikten sonra da 4734 sayılı Kanun'un 2. maddesi kapsamında kamu iktisadi teşebbüsü olan davalı ...'ın, aynı Kanun'un 62/1-(e) hükmüne göre personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yapabilmesinin mümkün olduğu, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayanmadığı gözetildiğinde ...'ın davacının işçilik alacaklarından sorumlu olmadığı gerekçesiyle bu davalı bakımından davanın husumetten reddine, diğer davalı bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; gemiadamı olan davacının yaptığı işin ...' ın asıl işi değil, yardımcı işi olduğu, 4734 sayılı Kanun'un 62/1-(e) hükmünde yapılan ve 01.02.2018 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikten sonra da 4734 sayılı Kanun'un 2. maddesi kapsamında kamu iktisadi teşebbüsü olan davalı ...'ın, aynı Kanun'un 62/1-(e) hükmüne göre personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yapabilmesinin mümkün olduğu, davacının işçilik alacaklarından sorumlu olmadığından davalı ... yönünden davanın reddine dair kararının sonuç olarak yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İlk Derece Mahkemesi kararının çelişkili olduğunu, bu itirazlarının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından değerlendirilmediğini,
2. Römorkörcülük faaliyetinin liman hizmeti kapsamında ...'ın ana faaliyet konularından biri olduğunu, yapılan işin yardımcı iş olmadığını, 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamında davalı ...'ın işveren olduğunu ve bu kapsamda davacının tüm alacaklarından sorumlu tutulması gerektiğini, müvekkilinin çalışmış olduğu römorkörlerin davalı ...'a ait olduğunu, deniz vasıtalarının kendi adına ve hesabına işletenin de ... olduğunu, ...'ın yalnızca gemiadamlarının ücret ödemelerini ve sigorta ödemelerini ihale ettiğini, çalışan personel üzerinde tüm sorumluluğun ... üzerinde olduğunu, alt işverenler değişse bile çalışanların aynı kalması hususunun muvazaanın en iyi kanıtı olduğunu,
3. Mahkemece yapılan %30 indirimin hakkaniyete aykırı olduğunu, adil olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının yaptığı işin niteliği ile dava konusu işçilik alacaklarından davalı ...'ın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve Mahkemece yapılan indirime ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!