Boşanma davasında kadına yüklenen kusurların hatalı değerlendirilmesi, yaş ve doğurganlık gizleme ile affedilen eylemlerin kusur sayılamaması nedeniyle verilen boşanma kararının Yargıtayca bozulması.
Özet: Yüksek Mahkeme, karşılıklı boşanma davasında ilk derece ve istinaf mahkemelerinin kadını evlilik birliğinin temelden sarsılmasında tam kusurlu bularak erkeğin boşanma davasını kabul etmesini hukuka aykırı bulmuştur; zira evlilik öncesi yaş ve çocuk yapma durumu hakkındaki beyanların boşanmada kusur olarak sayılamayacağını, diğer kusurlu davranışların ise evlilik birliği devam ettiği için affedilmiş sayılacağını veya ispat edilemediğini belirtmiş, bu nedenlerle kadının boşanmaya sebep olacak bir kusurunun dosyada kanıtlanamadığına hükmederek erkeğin asıl davasının reddedilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.DAVA TÜRÜ
: Karşılıklı BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ
: Mersin 6. Aile MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı -karşı davacı kadın vekili tarafından asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, karşı davasındaki ıslah talebi hakkında karar verilmemesi, nafakalar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:Taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince davalı-karşı davacı kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda tam kusurlu olduğu gerekçesiyle erkeğin asıl davasının kabulüyle tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, kadının karşı davasının ise reddine karar verilmiştir. Kararın davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kadının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından yukarıda gösterildiği şekilde temyiz edilmiştir.4721 sayılı Kanunun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. İlk Derece Mahkemesince kadının, evlenmeden önce çocuk yapabilecek durumda olduğu ve yaşı konusunda erkeğe yalan söylediği, evlilik birliğinde sürekli huzursuzluk çıkararak erkeğe hakaret ettiği ve kavga ederek eşini evden kovduğu, böylece evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda tam kusurlu olduğu gerekçesiyle erkeğin asıl davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Dosyanın yapılan incelemesi ve toplanan delillerden kadının evlilik öncesi yaşını gizlemesi ve çocuk yapabilecek durumda olduğu yönünde erkeğe beyanda bulunmuş olmasının boşanma davasında kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, zira bu tür vakıaların ancak koşulları var ise evliliğin nispi butlan ile iptali davasına konu olabileceği anlaşılmaktadır. Kadına kusur olarak yüklenen vakıalardan huzursuzluk çıkararak erkeğe hakaret etme vakıası yönünden ise bu olaylardan sonra evlilik birliğinin devam ettiği, kadının bu kusurlu davranışlarının erkek tarafından affedilmiş, en azından hoşgörü ile karşılanmış olduğunun kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle bu vakıanın da kusur belirlemesinde dikkate alınmasının hatalı olduğu anlaşılmaktadır. Kadına kusur olarak yüklenen diğer vakılar yönünden ise dinlenen tanık beyanlarının bir kısmı 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak soyut ve duyuma dayalı izahlardan ibarettir. Gerçekleşen bu durum karşısında davalı -karşı davacı kadının boşanmaya sebebiyet verecek bir kusuru dosya kapsamından kanıtlanamamıştır. Hal böyle iken erkeğin asıl davasının da reddine karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu boşanmaya hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.