Bir şirketin, isim benzerliği nedeniyle münfesih bir firmanın banka hesabına sehven yaptığı ödemenin iadesi talebiyle davalı bankaya açtığı ticari alacak davası.
Özet: Davacı bankanın, isim benzerliği nedeniyle münfesih hale gelmiş ve tüzel kişiliği sona ermiş bir şirketin banka hesabına sehven 129.918 TL transfer etmesi üzerine, bu tutarın iadesi için davalı bankaya karşı açtığı davada, davacı, davalı bankanın hukuken yok hükmündeki bir hesaba para transferine izin vermesinin hukuka aykırı olduğunu savunurken, davalı banka ise söz konusu paranın vergi dairesi tarafından haczedilerek tahsil edildiğini ve bu nedenle husumet itirazında bulunduğunu ileri sürmektedir.

T.C.

İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2024
Mahkememizde görülen Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili bankanın ticari iş ilişkisinde bulunduğu dava dışı ... Demiryolu Taşımacılık Ltd. Şti. tarafından müvekkili şirket adına “... Demiryolu Nakliye Bedeli” açıklamasıyla 31.05.2023 tarihli 105.138,00 TL'lik ve 05.06.2023 tarihli 24.780,00 TL'lik olmak üzere 2 adette toplam 129.918,00 TL'lik satış faturasının düzenlendiğini, müvekkili şirketin bu 2 adet fatura borcuna istinaden 04.07.2023 tarihinde 105.138,00 TL ve 06.07.2023 tarihinde 24.780,00 TL olmak üzere toplam 129.918,00 TL'yi ... Demiryolu şirketinin İş Bankası nezdindeki hesabına göndermek isterken isim benzerliği sebebiyle sehven ... Denizcilik Lojistik Hizmetleri ve Taşımacılık A.Ş.'nin yine İş Bankası nezdindeki hesabına gönderdiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan inceleme neticesinde; ödemelerin İzmit Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ... sicil numarası ile kayıtlı dava dışı ... Denizcilik şirketinin 20.03.2014 tarihli 8532 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nin ... numaralı sayfasında tescil ve ilan edildiği üzere 2014 yılında münfesih olduğunun ve 10.03.2014 tarihinde ticaret sicilinden resmen silindiğinin, böylece şirketin tüzel kişiliğinin ortadan kalktığının, dolayısıyla davalı banka nezdindeki hesabının da hukuki bakımdan kendiliğinden hükümsüz hale geldiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından faturalar ve dekontlar ibraz edilerek sehven ödenen paranın iadesinin talep edildiğini, buna karşılık davalı bankaca 2014 yılında münfesih hale gelen şirketin hesabının aktf olduğunun ve sehven yatırılan paranın iade edilebilmesi için ... Denizcilik şirketinin yazılı muvafakatinin gerektiğinin söylendiğini, bunun üzerine müvekkil tarafından davalı bankaya hitaben İzmir .... Noterliği'nin 12.07.2023 tarihli ... yevmiye nolu ihtanamesi keşide edilerek sehven ödenen tutarın iadesinin ihtar edildiğini, buna rağmen iade yapılmadığını, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca şirketlerin tüzel kişiliklerinin ticaret siciline tescil ile doğmakta olup, ticaret sicilinden silinmesi ile sona erdiğini, tüzel kişiliği sona eren şirketin ise herhangi bir medeni hakkı kullanmasının, borçlu veya alacaklı kılınmasının mümkün olmadığı gibi tüzel kişiliği sona eren bir şirketin banka hesaplarının aktif bir şekilde tutulmasının ve kullanılmasının mümkün olmadığını, davalı bankanın hukuken “yok” hükmündeki bir banka hesabına para transferi yapılmasına izin vermesinin, bu hesaba sehven gönderilen parayı kabul etmesinin ve gönderilen parayı kendiliğinden münfesih olmuş ve hukuken “yok” hükmündeki hesaba aktarmasının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, müvekkili firmanın uğramış olduğu toplam 129.918,00 TL zararın ödeme tarihleri olan 04.07.2023 ve 06.07.2023 tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili cevap dilekçesinde özetle; davada müvekkili bankanın taraf olmasının mümkün olmadığını, zira davacı tarafından sehven gönderildiği iddia edilen paranın havale alıcısının ... Denizcilik Loj. Hiz. ve Taş. Tic. A.Ş. firmasının ... no.lu hesabına davacı şirket tarafından havale edildiğini, daha sonra da havale alıcısı şirketin söz konusu hesabına Kordon Vergi Dairesi'nin e-haciz blokesi işlendiğini 27.07.2023 tarihinde blokeye konu 129.918,00 TL'nin Kordon Vergi Dairesi'ne gönderildiğini, dolayısıyla söz konusu paranın artık İzmir Kordon Vergi Dairesi'nin uhdesinde olup, davacının bu taleplerini Kordon Vergi Dairesine yöneltmesi gerekirken davada taraf olmayan müvekkili bankaya karşı dava açmasının davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini gerektirdiğini, davacı şirket tarafından davanın hem müvekkili Banka ... Bankası A.Ş.'ye ve yine müvekkili Banka ... Şubesi'ne yöneltildiğini, bilindiği üzere banka şubelerinin ayrı bir tüzel kişiliği bulunmamakta olup, bu anlamda davada davanın müvekkili bankanın ... Şubesi'nin davalı taraf olarak gösterilmesinin mümkün olmadığını, bu anlamda müvekkili banka İzmir Yeni Liman Şubesi'nin taraf ve dava ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle davanın şube açısından husumet yönünden reddinin gerektiğini, 6098 Sayılı TBK'nın 555. maddesinde havalenin tanımı yapılmış olup; MADDE 555- “Havale, havale edenin, kendi hesabına, para, kıymetli evrak ya da diğer bir misli eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlemdir” hükmüne havi olduğunu, madde hükmünden de açıkça anlaşıldığı üzere “havale, üç köşeli bir hukuki ilişki olup, havale veren çifte yetki vermektedir. Bu yetkiler, havale alıcısına verilen kabz (ödemeyi kabul) yetkisi ile havale ödeyicisine verilen ödeme yetkisi olduğunu, havale işleminin, havale konusu meblağın havale ödeyicisi (somut olayda müvekkil banka) tarafından havale alıcısına ödenmesi ile sona erdiğini, davaya konu somut olayda müvekkili bankanın sorumluluğunun havale alıcısına ödenmekle artık sona erdiğini, bundan sonraki kısmın ancak havale alıcısı ve göndericisi arasındaki ilişki olduğunu, bu nedenle iş bu davanın müvekkil bankaya yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu olayda 6098 sayılı TBK'nın 555 vd. maddeleri ile özellikle havale edenin geri alma hakkının düzenlendiği 559. maddenin uygulanmasının gerektiğini,6098 Sayılı TBK'nın geri alma 559 maddesi ; “MADDE 559 - Havale eden, havale alıcısına verdiği yetkiyi her zaman geri alabilir. Ancak, havale alıcısının yararına, özellikle onun alacağını elde etmesi amacıyla verdiği yetkiyi geri alamaz. Havale ödeyicisi, havale alıcısına havaleyi kabul ettiğini açıklamadığı sürece havale eden, ona verdiği yetkiyi geri alabilir.” hükmüne havi olduğunu, TMK md.559'da yer alan geri almanın, havale ödeyicisine verilen, alıcıya ödemede bulunma yetkisini engelleyen bu yetki kullanılmadan onun yetkisine son veren bir irade açıklaması olduğunu, bu yönüyle TBK md.42'deki temsil yetkisinin geri alınmasıyla benzerlik gösterdiğini, ancak temsil yetkisinin geri alınmasının, temsilcinin bu yetkiyi kullanmaya başlamasından önce değil, kullanmaya başladıktan sonraki bir aşamada da söz konusu olabileceğini, havalede ise havale ödeyicisi alıcıya ödemede bulunduktan sonra artık bu yetkinin geri alınmasının söz konusu olmayacağını, anılan 559. maddenin ikinci fıkrasında, havale ödeyicisinin (davalı müvekkil banka) havale alıcısına havaleyi kabul ettiğini açıklamadığı sürece havale edenin ona verdiği yetkiyi geri alabileceğinin öngörüldüğünü, davaya konu somut olayda, davalı müvekkili bankanın, havaleyi kabul ile havale eden tarafından gönderilen parayı havale alıcısının hesabına geçirmiş olmakla, havale konusu para üzerinde tasarruf hakkının havale alıcısına geçmiş olup, havale eden, TBK 559/1.maddesi uyarınca havale alıcısına vermiş olduğu yetkiyi geri alabilirse de, davalı havale ödeyicisi müvekkili bankaya verdiği yetkiyi geri alamayacağından irade fesadına dayalı dahi olsa iade istemini davalı müvekkili bankaya karşı ileri süremeyeceğini, davada, müvekkili bankanın, davacı ile dava dışı ... Demiryolu Taşımacılık Limited Şirketi ile arasındaki hukuki ilişkiyi bilebilecek konumda olmadığını, aralarında gerçekten bir hukuki ilişki olup olmadığını da bilebilecek durumda olmadığı gibi böyle bir yükümlülüğünün de bulunmadığını, müvekkili bankanın konumunun havale işlemini tamamlamaktan ibaret olup, müvekkil bankanın mevzuata uygun işlem ini, yine hesap üzerindeki kısıt nedeni ile havale alıcısının rızası olsa dahi havale tutarının göndericiye iadesinin hukuken mümkün olmadığını, bu hususta müvekkili bankanın yasal mercilerden gelen talep ve talimatlar doğrultusunda hareket etmekle yükümlü olduğundan müvekkili bankanın ancak blokeyi koyan merciden söz konusu havale tutarının iadesinde herhangi bir sakınca bulunmadığına dair bir karar davacı dava dilekçesinde her ne kadar davaya konu olayda müvekkil bankanın sorumlu olduğunu iddia etmişse de bu iddianın hukuki dayanaktan tamamen yoksun ve asılsız bir iddia olduğunu, ayrıca önemli bir diğer hususun ise davacının TTK da belirtilen ticari bir şirket olup basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi davranmayıp, dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde yaptığı işlemin sorumluluk ve kusurunu müvekkili bankaya yüklemeye çalıştığını, EFT yapılırken davacı tarafından şirketin bilgileri, iban numarası vs... bizzat girilmiş ve EFT işleminin bizzat davacı şirket tarafından yapıldığını, davacının tamamen kendi iradesi ile, kendi hakimiyet alanı içerisinde gerçekleştirdiği işlemden müvekkili bankaya sorumluluk atfedilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı, dava dilekçesinde davaya konu 129.918,00.TL'nin aralarında hukuki İlişki bulunan ... Demiryolu Şirketine ödenmesi gerekirken sehven isim benzerliği nedeniyle dava dışı ... Denizcilik Şirketine gönderildiğini iddia ettiğini, oysa ki davacının sehven yapmış olduğu hatayı 1 kez değil 2 kez yaptığını, davacı şirketin 04.07.2023 tarihinde ... Denizcilik şirketine 105.138,00.TL, 06.07.2023 tarihinde de 24.780,00.TL dekontlarda hiçbir açıklama yapılmadan havale işlemi gerçekleştirdiğini, bir ticari şirketin arasında ticari ilişki olduğu başka bir şirkete havale yoluyla ödeme yaparken, ödeme yaptığını mail vs.. İletişim araçları ile bildirerek havalenin teyidini yapması gerekirken bunu yapmayıp üstelik 2 gün sonra yeniden sehven havale yaptığını iddia etmesinin inandırıcı olmaktan uzak olduğu gibi basiretli bir tacirden beklenmeyecek, hayatın olağan akışına aykırı bir iddia olduğunu, davacı, havale alıcısı ... Denizcilik Şirketinin 2014 yılında münfesih olduğunu ve bu nedenle söz konusu şirketin müvekkili Banka nezdindeki hesaplarının da kendiliğinden münfesih ve hukuken yok olduğunu iddia ederek, havale ödeyicisi müvekkili bankanın bu kendiliğinden münfesih hale gelmiş hesaba para transferi yapılmasına müsaade etmesinin hukuka aykırı olduğunu belirttiğini, davacının bu iddialarının kanuni bir dayanağı olmadığını, bir anonim şirketin müfesih olarak tescil edildiği hallerde dahi Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. Maddesi'nin 15. Fıkrasında “ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak (...)(*) mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." düzenlemesi bulunduğunu, hatta anılan madde hükmündeki düzenlemede yer alan "...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı bulunarak oybirliğiyle iptal de edilmiş hükmün bu kısmının, Anayasa Mahkemesi kararının Resmi Gazete'de yayımlandığı 15.09.2023 tarihi itibariyle de yürürlükten kalktığını, anılan düzenleme içeriği ve Anayasa Mahkemesi kararında yer verilen süre kısıtının da Anayasaya aykırı bulunarak iptal edildiği dikkate alındığında, uyuşmazlığa konu dava dışı münfesih şirket de dahil olmak üzere, bir şirketin ticaret sicilinden kaydının silinmesi halinde dahi bu şirketin alacaklıları veya menfaati olanlar tarafından her zaman ihyasının mümkün olduğunu, bu durumda esasen ihyası mümkün olan bir şirketin sırf sicilden kaydının silinmiş olması nedeni ile bir bankadaki hesabının da kapatılmasının mümkün olmadığını savunarak; davada yetkili Mahkemelerin İstanbul Asliye Ticaret mahkemelerinin yetkili olması nedeniyle; davanın Yetkili yer mahkemesinde ikame edilmemesi nedeniyle reddine, dava müvekkili bankaya yöneltilemeyeceğinden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, müvekkili banka İzmir Yeni Liman Şubesinin Tüzel Kişiliği olmadığından taraf ve dava ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle davanın Şube açısından husumet yönünden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın; müvekkili banka yönünden tüm talepler bakımından reddine, yargılama giderinin ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Dosyanın re'sen seçilecek 3 ayrı bankacı bilirkişiye tevdi edilerek taraflar arası temel bankacılık hizmetleri sözleşmesi kapsamında yapılan havale işleminin mahiyeti,dava dışı münfesih şirkete yapılan ödemenin sehven mi yoksa davacı talimatına istinaden mi olduğu, iş bu meblağın sehven ödeme ise bankaca iade ve tazmin mükellefiyeti ile bankanın mevzuat ve tatbikat dairesinde kusurlu hâl ve fiili bulunup bulunmadığı hususlarında alınan bilirkişi heyeti raporunda özetle; inceleme, değerlendirme ve tespitler sonucunda, dava konusu uyuşmazlığın, davacının, müvekkil firmanın uğramış olduğu toplam 129.918,00 TL zararın ödeme tarihleri olan 04.07.2023 ve 06.07.2023 tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesi talebinden kaynaklandığı, raporun “3. Dava Konusu Hususlarla İlgili İnceleme ve Tespitler" başlıklı bölümünde belirtildiği üzere;
Dava konusu işlemlerin gerçekleşmesine dair (genel bankacılık uygulamalarına yönünden) davalı bankanın hatalı bir işleminin tespit edilemediği, belirtilen gerekçelerden dolayı, davacının davalı bankadan iadesini talep edebileceği bir tutarın bulunmadığı görüş ve kanısına varıldığı,
Davacı vekilinin dava dilekçesinde “Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca şirketlerin tüzel kişiliklerinin ticaret siciline tescil ile doğmakta olup, ticaret sicilinden silinmesi ile sona erdiğini, tüzel kişiliği sona eren şirketin ise herhangi bir medeni hakkı kullanmasının, borçlu veya alacaklı kılınmasının mümkün olmadığı gibi tüzel kişiliği sona eren bir şirketin banka hesaplarının aktif bir şekilde tutulmasının ve kullanılmasının mümkün olmadığını, davalı bankanın hukuken “yok” hükmündeki bir banka hesabına para transferi yapılmasına izin vermesinin, bu hesaba sehven gönderilen parayı kabul etmesinin ve gönderilen parayı kendiliğinden münfesih olmuş ve hukuken “yok” hükmündeki hesaba aktarmasının hukuka aykırı olduğunu” iddia ettiği, hukuksal değerlendirme gerektiren bu hususlara ilişkin değerlendirme mahkemenin takdirinde olduğundan bu hususlarda tarafımızca herhangi bir değerlendirme yapılmadığı rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arası temel bankacılık hizmetleri sözleşmesi kapsamında yapılan havale işleminin mahiyeti,dava dışı münfesih şirkete yapılan ödemenin sehven mi yoksa davacı talimatına istinaden mi olduğu, iş bu meblağın sehven ödeme ise bankaca iade ve tazmin mükellefiyeti ile bankanın mevzuat ve tatbikat dairesinde kusurlu hâl ve fiili bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı,
Somut olayda; davacı şirket tarafından dava dışı ... Demiryolu Taşımacılık Limited Şirketi'ne gönderilmesi gerekirken sehven, isim benzerliği sebebiyle 2014 yılında münfesih olarak tüzel kişiliğini kaybeden dava dışı ... Denizcilik Lojistik Hizmetleri ve Taşımacılık Ticaret A.Ş.'nin davalı Banka nezdindeki hesabına gönderilen meblağın davalı banka tarafından tüzel kişiliği bulunmayan münfesih şirketin hesabına aktarılması ve davacı şirkete iade edilmemesinden kaynaklanan alacak davası olduğu,
Toplanan deliller, tarafların beyanları, ayrıntılı ve gerekçeli karar yazmaya yarar bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; dava dışı ... Demiryolu Taşımacılık Ltd. Şti. firmasının davacı ... Denizcilik ve Taşımacılık A.Ş. firmasına hitaben “Konya Mersin Demiryolu Nakliye Bedeli” açıklamalarıyla 31.05.2023 tarihli 105.138,00 TL'lik ve 05.06.2023 tarihli 24.780,00 TL'lik olmak üzere 2 adette toplam 129.918,00 TL'lik fatura düzenlediği, davacı ... Denizcilik ve Taşımacılık A.Ş.'nin ... Bankası nezdindeki ... nolu hesabından dava dışı ... Denizcilik Lojistik Hizmetleri ve Taşımacılık A.Ş.'nin davalı ... Bankası A.Ş. nezdindeki ... nolu hesabına 04.07.2023 tarihinde 105.138,00 TL ve 06.07.2023 tarihinde 24.780,00 TL olmak üzere toplamda 129.918,00 TL'nin gönderildiği, 04.07.2023 ve 06.07.2023 tarihlerinde gerçekleştirilen dava konusu 2 adet EFT işleminin “Otomatik Toplu Havale-EFT" isimli işlem kanalıyla davacı şirket tarafından yapıldığı, 04.07.2023 ve 06.07.2023 tarihlerinde gerçekleştirilen dava konusu 2 adet EFT işleminin davacı tarafça davalı bankaya verilmiş münferit veya genel bir talimata istinaden bizzat davalı banka personelince (banka genel müdürlüğünden veya şube gişesinden) yapılan bir işlem olmadığı,
Özü itibari ile davacı tarafın yapmış olduğu ... Demiryolu yerine ... Denizcilik Firmasına vaki iban no lu havale işleminde davacı tarafın iidası, vakıası ve hukuki gerekçeleri noktasında bizzat belli bir isme ve ünvana yapılan iban işlemi bulunması ciheti ile bankanın başka bir tarafa yanlış para aktarması, yanlış talimat vb bir hâlin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Esasen iban ile gerçekleşen işlemler isim ve iban çakışması, uyumu ile gerçekleşmekte olup davacının sehven yaptığı başka tarafa vaki havalesi kaynaklı hukuki neticelere kendisinin katlanması gerektiği neticesi ortaya çıkmaktadır.
Dava konusu işlemlerin gerçekleşmesine dair (genel bankacılık uygulamalarına yönünden) davalı bankanın hatalı bir işleminin tespit edilemediği ve belirtilen gerekçelerden dolayı, davacının davalı bankadan iadesini talep edebileceği bir tutarın bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcının peşin alınan 2.218,68 TL harçtan mahsubu ile kalan 1.791,08‬ TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,
6-3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
7-Davalının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir ve tayin edilen 20.786,88 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı , davalı vekilinin yüzüne karşı,
Dair karar gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!