İş sözleşmesinin feshi sonrası işçinin ikramiye, fazla çalışma, ulusal bayram, genel tatil ve hafta tatili alacakları ile ispat yükümlülüğü üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Yüksek mahkeme, çalışanın ikramiye, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti gibi alacak iddialarıyla ilgili alt mahkeme kararlarını değerlendirerek, işverenin temyiz itirazlarını büyük ölçüde reddetse de, fazla çalışma iddiasının ispat yükümlülüğünün çalışanda olduğunu, imzalı ücret bordrolarının sahteliği ispatlanmadıkça kesin delil sayılacağını, ancak bordroda fazla çalışma görünmüyorsa veya ihtirazi kayıt varsa bu alacağın işyeri kayıtları, giriş-çıkış belgeleri, tanık beyanları ve işin niteliği gibi her türlü delille ispat edilebileceğini vurgulamıştır.
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 8. İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 07.02.2001-12.02.2020 tarihleri arasında en son bölge müdürü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini ve bir kısım ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek ikramiye, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ve asgari geçim indirimi ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazın bulunduklarını, davacının talep ettiği alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının 01.08.2005-12.02.2020 tarihleri arasında çalıştığını, tüm hak ve alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işyeri kayıtlarına, dinlenen tanık anlatımlarına göre davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ve genel tatil günlerinde çalıştığı, bu çalışmalarının karşılığının davalı tarafça ödendiğinin ispatlanamadığı, ikramiye alacağına hak kazandığı, ödenmeyen asgari geçim indirimi alacağının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili ücreti hesabında hata olmadığı, temel ücrete prim miktarı dâhil olmadığından prim miktarı için ayrı bir fazla çalışma ücreti hesaplaması yapılmasının mümkün olmadığı, işyeri uygulaması hâline gelen ikramiye ödemelerinin davacının muvafakati alınarak kaldırıldığı davalı işverence ispat edilememiş olmakla ödenmeyen dönem için bakiye ikramiye alacağı hesabında hata olmadığı, prim ödemelerinin satışa bağlı ödenmesi nedeniyle sabit olarak ödenen ikramiye ödemelerinin yerine geçtiğinin kabul edilemeyeceği gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında hukuki yarar olmadığını, öncelikle bu alacakların usulden reddi gerektiğini,
2. Davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını,
3. Davacı tanık beyanlarının görgüye dayalı ve ispata elverişli olmadığını,
4. Bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlarının dikkate alınmadığını,
5. Davacının ikramiye alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının ikramiye, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ve bu alacakların hesaplanmasına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı hâlde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazı kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Aynı ispat kuralları ulusal bayram ve genel tatil ile hafta ücreti alacakları için de geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde, 29 Ekim, 23 Nisan, 19 Mayıs, 1 Mayıs, 30 Ağustos, Ramazan bayramı arefe günü, Kurban bayramı arefe günü ve 15 Temmuz'da birer gün çalıştığını, karşılığının ödenmediğini ileri sürmüş olup, davacı tanıkları kendilerinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, davacının iş için onları aradığı, raporlama istediği için davacının çalıştığını beyan etmişlerdir. Davacı tanıkları kendileri ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadıklarını beyan etmekle davacının bu günlerde çalıştığına dair beyanlarının somut ve görgüye dayalı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, somut olarak ispatlanamayan ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!