Davacının tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti, 6111 sayılı kanun kapsamında tevkifat kesintileri, yaş şartları ve kanunların geriye yürümezliği ilkesi değerlendirmesi.
Özet: Dava, davacının belirli bir dönem için 2926 sayılı kanun kapsamında tarım bağ-kur sigortalılığının tespit ve tescili talebiyle açılmış olup, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davacının 01.01.2000-30.06.2000 tarihleri arasındaki tarım bağ-kur sigortalılığını kısmen tespit eden kararları temyiz edilmiştir; Yargıtay ise uyuşmazlığın, 2926 sayılı kanun kapsamında tarım sigortalılığında yaş koşulunun (22den 18e) değişmesi ve bu değişikliğin kanunların geriye yürümezliği ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir.

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Denizli 6. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı dava dilekçesinde özetle; davacının 6111 sayılı Kanun kapsamında davacının yararlanma hakkı saklı kalmak kaydı ilk tevfikat tarihini takip eden ay başından Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespit ve tesciline, davacıdan yapılan %1 oranında tevfikat kesintilerinin davanın kabul edilmesi halinde prim borcundan mahsubuna, yargılama giderlerinin ile vekalet ücretinin davalı Kuruma yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 1998, 2000, 2002, 2003, 2004, 2005, 2004 kesintilerinin yüklendiği, 2001 dönemi kesinti listesinin bulunmadığının belirtildiğini, sigortalının Kurum hesaplarına intikal eden kesintisi bulunmadığından (2001), yapılan işlemler yukarda belirtilen genelgeye istinaden yapıldığından yapılan işlemlerde tereddütün hasıl olmadığını, 1998 yılında yapılan tevkifat kesintisinde 18 yaş altı olduğundan hizmet verilemediğini,olduğunu, tüm bu sebeplerle haksız ve yersiz olarak açılmış olan davanın usulden reddine mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesi talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile:"1-Davanın kısmen kabulü ile;Davacının 01.01.2000- 30.06.2000 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine,Fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, " dair karar verilmiştirIV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ve davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki hususları belirterek, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, anılan Kanun'un yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un geçici 20. maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, sigortalılık açısından davanın yasal dayanağı 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 2, 5, 7, 9, 10, 36. maddeleridir.3.Ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.03.2014 tarihli ███████-620 E. ████████ K. sayılı ilamında belirtildiği gibi “2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. maddesi, Kanun'la ve kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın tarımsal faaliyette bulunan kimselerden, 22 yaşını doldurmuş erkekler, 22 yaşını doldurmuş aile reisi kadınların 2926 sayılı Kanun'a göre sigortalı sayılacağı, aynı Kanun'un 5. maddesinde de Kanun'un 2. maddesi kapsamına girenlerin 22 yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacakları kabul edilmekte iken 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik sonucunda, 2. maddede yer alan 22 yaş koşulu kaldırılmış ayrıca 5 maddede yer alan (Kanunun 2. maddesi kapsamına girenlerin 22 yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar) düzenlemesi ( 2. madde kapsamına girenler, on sekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar) şeklinde değiştirilmiştir.Bu aşamada, değişikliğin yürürlük tarihi konusunun da incelenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.Bilindiği üzere, kanunların geriye yürümesi veya yürümemesi konusunda mevzuatımızda genel bir hüküm yoktur. Ancak, toplum barışının temel dayanağı olan hukuka ve özellikle kanunlara karşı güveni sağlamak ve hatta kanun koyucunun keyfi hareketlerine engel olmak için, öğretide kanunların geriye yürümemesi esası kabul edilmiştir. Buna göre her kanun kural olarak, gerek özel hukuk ve gerekse kamu hukuku alanında, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır; o tarihten önceki zamana rastlayan olaylara ve ilişkilere uygulanmaz. Bu kuralın doğal sonucu da, kanunların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyecekleridir. Değişiklik hükmünün kanunların kabulünden önceki olaylara uygulanması Anayasaya ve kazanılmış haklara aykırıdır.Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralının istisnalarından birini, beklenen (ileride kazanılacağı umulan) haklar oluşturmaktadır. Kamu düzeni ve genel ahlaka ilişkin kurallar yönünden de kanunların geriye yürümesi söz konusudur. Yargılama hukukunu düzenleyen kanunlar da ilke olarak geçmişe etkilidir (Prof. Dr. Necip Bilge, Hukuk Başlangıcı, 14. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2000, sh: 193-194; Prof. Dr. A. ... Gözübüyük, Hukuka Giriş ve Hukukun Temel Kavramları, 18.Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 2003, sh: 73).Ancak, yeni kanunun yürürlük tarihinden önceki olaylara da uygulanacağı yönünde açık hükmün bulunması halinde henüz kesinleşmemiş uyuşmazlıklara da yeni kanun uygulanmalıdır.Nitekim 6270 sayılı Kanun’un 13. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 7 maddesine eklenen 10. fıkra ile “24.7.2003 tarihli ve 4956 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile değişik, mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesi hükmü 02.08.2003 tarihi öncesi için de uygulanır." düzenlemesi getirilmişken, 5. madde hakkında bu konuda bir düzenleme getirilmemesi karşısında, kanun koyucunun iradesinin, 22 yaş koşulunun on sekiz yaşa indirilmesine ilişkin 5. maddedeki değişikliğin geçmişe uygulanmayacağı yönünde olduğunu kabul etmek gerekir.Hukuk Genel Kurulunun 14.06.2006 gün ve ███████-367 E., ████████ K. sayılı; 06.04.2005 gün ve ███████-183 E., ████████ K. sayılı; 13.10.2004 gün ve ███████-528 E., ████████ K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi, yukarıda açıklanan çerçevede değerlendirildiğinde, anılan hükmü değiştiren ve 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin geçmişe etkili olacağına dair, ayrı ve açık bir hüküm bulunmadığı gibi; olayda yukarıda belirtilen istisnalardan biri de söz konusu değildir. Bu nedenle, 4958 sayılı Kanun ile getirilen on sekiz yaşa ilişkin hükmün yürürlükten kaldırılmasının, değişiklik öncesi sürelere uygulanması söz konusu olmayacaktır.3. Davacı davalı Kurumca uygulanmaya başlangıcı 2926 sayılı yasanın 2, 3, 7, 8, 9, 10 ve ilgili diğer madde hükümleri uyarınca aralıksız ve kesintisiz fiilen tarımsal faaliyette bulunmuş olan davacının, 6111 sayılı yasa kapsamında, yararlanma hakkı saklı kalmak kaydı ilk tevfikat tarihini takip eden ay başından Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespit ve tesciline, kendisinden yapılan yapılan %1 oranında tevfikat kesintilerinin davanın kabul edilmesi halinde prim borcundan mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi; davanın kısmen kabulü ile, davacının 01.01.2000-30.06.2000 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar vermiş ise de verilen karar eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır.İnceleme konusu eldeki davada; davacının ilk tevkifatı 10.08.1998 tarihinde olup, 27.02.1981 doğumlu olan davacının 10.08.1998 tevkifat tarihinde 18 yaş koşulunu taşımadığı açıktır. Davacı 18 yaşını, 27.02.1999 tarihinde ikmal etmiş olup, bu tarihten sonra sigortalılık iradesini ortaya koyacak tevkifat tarihinin en erken 13.06.2000 tarihinde olup, mahkemenin tevkifat sigortalılık halini 18 yaşında olduğuna ilişkin değerlendirilmiş olan kararı isabetsizdir.Kaldı ki, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; ''24.07.2003 tarihli ve 4956 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile değişik mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesi hükmü 02.08.2003 tarihi öncesi için de uygulanır." düzenlemesi getirilmişken, 5. madde hakkında bu konuda bir düzenleme getirilmemesi karşısında, kanun koyucunun iradesinin, 22 yaş koşulunun on sekiz yaşa indirilmesine ilişkin 5. maddedeki değişikliğin geçmişe uygulanmayacağı, dolayısı ile sigortalılık yaş koşulu 18 yaşına düşürülüp, geçmişe yürümeyeceği açık olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekir iken yanılgılı değerlendirme ile kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle,1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.