Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinden, kıymetli evraktan kaynaklanan alacağa itirazın iptali davasında verilen ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, davalının imza ve borca itirazı nedeniyle duran ilamsız icra takibine dayanak teşkil eden, laboratuvar, KDV iadesi, makina parası ve kâr bedellerini içeren borç belgesine yönelik itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkâr tazminatı ödenmesini talep ederken; davalı, belgenin kıymetli evrak veya borç ikrarı niteliğinde olmadığını, bir tespit tutanağı olduğunu, ödeme tarihi ve tarafların sıfatları gibi kısımların sonradan eklendiğini savunarak davanın reddini ve görevsizlik kararı verilmesini istemiştir.

T.C.

GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ..
KARAR NO
: ..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: ..
NUMARASI
: ..
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: ..
YAZIM TARİHİ
: ..
Taraflar arasında görülen davada .. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen .. esas, ..karar sayılı kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
- K A R A R -
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, alacaklı davacı adına.. tanzim ve .. vade tarihli borç belgesine istinaden davalı borçlu aleyhine ... İcra Dairesi'nin.. Esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalı borçlu tarafça ... İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı dosyasına .. tarihli dilekçesi ile hiçbir hukuki gerekçeye dayanılmadan imzaya ve borca itiraz edildiğini, bu itiraz neticesinde icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı borçlu tarafın haksız olan itirazının iptali gerekmekte olduğunu, davalının her ne kadar imza inkarında bulunmuş ise de davaya konu belge açık borç ikrarına haiz olup bizzat davalı tarafından şahitlerin huzurunda imzalandığını takibe dayanak belge, kazanç elde etme amacıyla yapılan işler sonucu davalının müvekkiline ödemesi gereken bedele havi HMK anlamında borç senedi niteliğinde kesin delil olduğunu, davalı... tarihinde tanzim edilen davaya konu belge içeriğinde .. TL laboratuvar parası, .. TL KDV iadesi , .. . (. Doları )Makina parası ve .. TL ..’nın Karı olmak üzere borcunu ... tarihinde müvekkiline ödeyeceğini kabul ve beyan ettiğini, hal böyle iken davalı borçlunun herhangi bir hukuki dayanağı olmadan hiçbir hukuki gerekçe sunmadan söz konusu borç belgesindeki imzaya ve borca itiraz ettiğini belirterek İİK.'nin 257/1 maddesi gereğince davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarda ihtiyaten haczine, borçlunun haksız ve hukuka aykırı olan itirazının şimdilik .. TL’lik kısmının iptaline, .. sayılı takibin şimdilik .. TL’lik kısım üzerinden devamına, davalının söz konusu takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın ..’sinden az olmamak üzere icra inkar ve kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevabında özetle; dava konusu takip tutarının .. TL olup, davanın eksik harç yatırılarak .. TL üzerinden açıldığını, dava değerinin dava konusu takip miktarı üzerinden açılması gerekirken kısmi açılmasının hukuka aykırı olduğunu, . .. İcra Müdürlüğü'nün ..Esas sayılı ilamsız takip dosyasının dayanağı olan belge kıymetli evrak vasıfları taşımamakta ve belge metninde herhangi bir borç ikrarı bulunmamakta olduğunu, takip konusu belgenin üst yazısından ve metnin içeriğinden de anlaşılacağı üzere bir tespit tutanağı olduğunu, belge metninde geçen .. isminin ticari işletme unvanı olup müvekkilinin bir dönem sahip olduğu ve ..tarihinde devrettiği .. vergi numaralı . .. İthalat İhracat Sanayi Ve Limited Şirketi olduğunu, davacı tarafın iş bu ticari işletme ile geçmişten bu güne hiç bir illiyet bağı veya ortaklığı olmadığını, müvekkilinin tacir olup takip konusu belge de ticari işletme ile ilgili tespit tutanağı olduğunu, davacı tarafın, müvekkilinin tacir sıfatıyla veya ticari işletmesi ile ilgili bir iddiası var ise iş bu davanın görev yeri .. Ticaret Mahkemesi olduğunu dolayısıyla görevsizlik kararı verilmesi gerekmekte olduğunu, Belgede 'Ödeme tarihi: ....' ibaresi sonradan eklendiğini belgenin yazım tarzı, satır aralarındaki boşluklar ve fiyatlar (rakamlar) ile sebebi arasındaki boşluklar dikkatle incelendiğinde 'Ödeme tarihi: ..' ibaresinin belge metnin doğasına aykırı olduğu ve sonradan eklendiği açıkça görüleceğini, davacı ...'ın isminin üzerindeki 'şahit' ibaresi sonradan çizilmiş ve 'alacaklı' ibaresi yanına eklenmiş ve buna ilişkin paraf atılmamış muvafakat alınmamış olduğunu, müvekkili ...'nın ismi üzerinde yer alan 'borçlu' ibaresi de sonradan eklendiğini belirterek davanın reddine, davacının icra takip ve dava dosyasındaki, haksız ve kötü niyetli taleplerinden ötürü %.. den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KARAR
: ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas, .. Karar sayılı kararında " ...Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 207. maddesinde; "Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa, inkar halinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir" hükmünün yer aldığı, madde hükmüne göre, mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti ile senetteki düzeltmeler ayrıca tasdik edilmemiş ise inkar halinde yok hükmünde olduğu, bir başka anlatımla senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerektiği, onanmamış çıkıntı, kazıntı veya silintinin tespit edilmesi halinde, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılacağı, davalı yanın cevap dilekçesi ile savunmalarını.. noktada topladığı, bunlardan ilki belge üzerindeki "ödeme tarihi: .." ibaresinin sonradan eklendiği, ikincisi davacı ...'ın üzerindeki şahit ifadesinin çizilerek yanına "alacaklı" ibaresinin eklendiği, üçüncüsü ise davalı ...'nın ise üzerine "borçlu" ibaresinin eklenmiş olduğu, davalı yanın senet altında yer alan imzaya itirazı olmadığından, senede yapıldığını iddia ettiği eklemeler ("ödeme tarihi: .." ibaresi ve davalı ...'nın üzerinde bulunan "borçlu" ibaresi) yönünden ispat yükünü üzerine almış olup, bu kapsamdaki delillerini sunmak üzere davalı yana ihtarlı kesin süre verildiği, davalı yan tarafından bu kapsamda sunulan delillerin, bu ibarelerin sözleşmeye sonradan eklendiğini ispata elverişli olmadığı, taraflar arasındaki hukuki ve ticari münasebetten kaynaklı bir kısım belgelerin ibraz edildiği, öte yandan davaya konu .. tarihli senette davacı ...'ın üzerindeki şahit ifadesi çizilerek yanına "alacaklı" ibaresinin eklenmiş olduğu sabit olup, senedin üzerindeki bu değişiklik, senedi düzenleyenler tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanmadığından ve davalı borçlu tarafından dava dosyasına sunulan cevap dilekçesi ile değişiklik inkar edildiğinden senetteki bu ibare göz önünde tutulamayacağı, yani mevcut senet durumuna göre davacı yan bu senetten kaynaklı olarak "alacaklı" olduğunu ispatlamış olmadığı, eldeki dava değeri bakımından HMK 200. madde kapsamında tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı, iş bu kanaatle tahkikatı bitirmek üzere iken; davalı yan tahkikatın tümü hakkında beyanlarına ilişkin olarak davacının belge tanıklarının dinlenilmesine muvafakat ettiğini beyan ettiği, söz konusu belgede tanık olarak yalnızca ...'ın imzasının bulunduğu, davalı yanın muvafakati doğrultusunda takibe ve davaya konu belge altında şahit olarak imzası bulunan tanık ...'ın beyanının alındığı, tanık ...'ın vermiş olduğu yeminli beyanında her ne kadar tutanakta alacaklı ...'ın alacaklı ibaresinin önüne öncelikle şahit yazılmış ise de; bunun o anki yazım hatasından kaynaklanmakta olup, tutanak düzenlendiği an üzeri paraflanarak düzeltilmiş olduğunu, tutanağa herhangi bir ekleme veya tutanağın üzerinde oynama yapılmadığını beyan ettiği, dinlenen tanık beyanı doğrultusunda senet üzerinde herhangi bir tahrifat veya değişiklik yapılmadığı, senedin bu hali ile tanzim olunarak taraflarca imzalandığının anlaşıldığı, davalının takibe dayanak senet altındaki imzaya itirazı olmadığı, davacı yanın senetten kaynaklı olarak davalıdan alacaklı olduğu, takibin senet üzerinde yazılı borç miktarı üzerinden başlatılmış olduğu, davalının borca itirazının haksız olduğu gerekçesiyle itirazının iptaline, takip konusu alacak miktarının likit (belirlenebilir) nitelikte olduğu dikkate alınarak davalının icra takip dosyasındaki alacak bedelinin %..'si oranında .. TL icra inkar tazminatına çarptırılmasına" karar verilmiş,
İstinaf incelemesi üzerine Dairemizin ... E., ../.. K.sayılı ilamında "Somut olayda, davacı yanca davalı aleyhine .. 1. İcra Müdürlüğünde girişilen genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, davacı ... ve davalı ... tarafından düzenlenen tutanak başlıklı belgeye dayanılmıştır. Takip konusu belge kambiyo senedi vasfını haiz bulunmamaktadır.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde kambiyo senetlerine ilişkin kuralların dolayısıyla Türk Ticaret Kanununa ilişkin hükümlerin tartışılması gerekmeyeceğinden davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu söylenemez. Tarafların tacir oldukları davalı tarafça ve dinlenen tanık beyanlarında ifade edildiği ayrıca aradaki ticari ilişkilerin tarafların işletmelerinden kaynaklandığı, ticari ilişkinin miktarlarından tarafların tacir olduğu kuşkusuzdur.
Açıklanan nedenlerle, öncelikle dava hakkında Asliye Ticaret Mahkemesince esas hakkında karar verilmesi ve Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesine ait kararın kaldırılmasına, dairemizce asliye hukuk mahkemesine doğrudan görevsizlik kararı verilmesine karar vermek gerekmiştir." karar verilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.
Kaldırma ilamımız doğrultusunda yapılan yargılamada mahkemece "...Öte yandan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 207. maddesinde "Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa, inkar halinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir" hükmü yer almaktadır. Madde hükmüne göre, mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti ile senetteki düzeltmeler ayrıca tasdik edilmemiş ise inkar halinde yok hükmündedir. Bir başka anlatımla senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. Onanmamış çıkıntı, kazıntı veya silintinin tespit edilmesi halinde, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır. Davalı taraf cevap dilekçesi ile savunmalarını 3 noktada toplamıştır. Bunlardan ilki belge üzerindeki "ödeme tarihi: .." ibaresinin sonradan eklendiği, ikincisi davacı ...'ın üzerindeki şahit ifadesinin çizilerek yanına "alacaklı" ibaresinin eklendiği, üçüncüsü ise davalı ...'nın ismi üzerine "borçlu" ibaresinin eklenmiş olduğudur. Davalı tarafın belge altında yer alan imzaya itirazı olmadığından belgede yapıldığını iddia ettiği ekleme ve değişiklikler yönünden ispat yükü davalıda olup, bu kapsamdaki delillerini sunmak üzere davalı tarafa ihtarlı kesin süre verilmiştir. Davalı tarafından bu kapsamda sunulan delillerin, bu ibarelerin belgeye sonradan eklendiğini ispata elverişli olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı bir kısım belgelerin ibraz edildiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte davaya konu .. tarihli ''tutanaktır'' başlıklı belgede davacı ... isminin üzerindeki şahit ifadesi çizilerek yanına "alacaklı" ibaresinin eklenmiş olduğu sabit olup, belgede yapılan bu değişiklik belgeyi düzenleyenler tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanmadığından ve davalı borçlu tarafından sunulan cevap dilekçesi ile değişiklik inkar edildiğinden belgedeki bu ibare göz önünde tutulamaz. Yani belgenin eklemeler ve değişiklikler öncesi durumuna göre davacı bu belgeden kaynaklı olarak "alacaklı" olduğunu ispatlamış değildir. Yargıtay uygulamasına göre de belgede yapılan çıkıntı ve silintilerin taraflarca ayrıca imzalanması gerekir aksi takdirde bu değişiklikler yok sayılır. Yapılan değişikliklerin belgenin geçerliliğine aykırı olması halinde belge tamamen geçersiz sayılmaktadır. Dava konusu .. tarihli belgede davacı ...'ın isminin üzerindeki şahit ibaresinin üstünün çizilerek "alacaklı" ibaresinin eklenmiş olduğu açıktır. Belgedeki bu değişiklik paraf yahut imzalanmadığından yok sayılacak olup davacının "alacaklı" ve dolayısıyla davalının "borçlu" olduğuna dair belge metninde herhangi bir ifade yoktur. Kaldı ki söz konusu belgenin tahrifat ve ekleme yapılmış haliyle dahi davacının davalıdan alacaklı olduğuna ilişkin herhangi bir irade beyanı içermediği, bir başka deyişle tahrifat ve eklemeler taraflarca paraflanıp imzalanmış olsaydı dahi salt bu belgeden dolayı davacının davalıdan alacaklı olduğunu ispatlamış olacağının kabulünün mümkün olmayacağı sonucuna varılmıştır. Davalı taraf cevap dilekçesinde ve isticvabında ...'nın isminin üzerine "borçlu" ibaresinin de sonradan eklenmiş olduğunu ileri sürmüştür. Somut olayda dava değeri dikkate alındığında HMK 200.madde uyarınca tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı açık olsa da davalı taraf davacının tanıklarının dinlenilmesine muvafakat ettiğini beyan etmiştir. Davalı tarafın muvafakati doğrultusunda tanıklar ... ve ...'nın beyanları alınmıştır. Tanık ... beyanlarında dava konusu tutanaktır başlıklı belgenin düzenlenme amacının tam olarak ne olduğu, alacak belgesi mi yoksa .. şirketinin tasfiyesine ilişkin bir tespit tutanağı mı olduğu konusunda çelişkili beyanlarda bulunmuş, (tanık ...:Tutanaktır başlıklı belge malın paylaşımına ilişkindir herkesin alacağına ilişkindir, aynı belgeye benzer şekilde benim .. olan alacağım için de bir tutanak düzenlenecekti ancak ben .. sözüne güvendiğim için benim için ayrıca tutanak düzenlenmedi, alacaklı olarak ben ve ... dışında şirketin yukarıda saydığım ortakları daha önce alacaklarını almışlardı bu nedenle onlar için böyle bir tutanak düzenlenmedi,...tutanaktır başlıklı belge alfa trafo şirketteki tüm demirbaşların değerinin tespiti ve ortaklara verilmesi gereken hakları ile bir de ...'ın ...'dan olan alacağının tespitine ilişkindir) tanık ... beyanında tutanakta alacaklı ...'ın alacaklı ibaresinin önüne öncelikle şahit yazılmış ise de bunun o anki yazım hatasından kaynaklanmakta olup tutanak düzenlendiği an üzeri paraflanarak düzeltilmiş olduğunu, tutanağa herhangi bir ekleme veya tutanağın üzerinde oynama yapılmadığını beyan etmiş ise de Mahkememizce tarafların paraf yahut imzası olmayan ekleme ve değişiklikleri içeren dava konusu belgenin tanık beyanlarıyla geçerlilik kazanması hukuken mümkün görülmemiştir. Aksinin kabulü durumunda davalı tarafından paraf atılmamış olmasına ve itirazlı ibarelere rağmen tanık beyanının yazılı delilden daha üstün hukuki değer görmesi anlamına gelir ki bunun kabulü mümkün değildir. HMK'nın senetle ispat kuralına ilişkin düzenlemelerine göre dava konusu alacağın tanıkla ispat olunamayacağı da izahtan varestedir. Açıklanan ve izah edilen nedenlerle davacının davalıdan 11.09.2020 tarihli ''tutanaktır'' başlıklı belgeye dayalı olarak alacaklı olduğunun dosya kapsamında ispatlanamadığı, davacı taraf yemin deliline dayanmamış olduğundan yemin delili konusunda davacı tarafa hatırlatma yapılmamış olup davanın reddine, davacının davalıya karşı icra takibi başlatmasında haksız olduğu kanaatine varılmış ise de kötü niyetli olduğuna ilişkin dosyada bir delil olmadığından İİK 67/2'deki yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM;Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davanın REDDİNE,..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafça herhangi bir tahrifat iddiası ileri sürülmeden sadece belgeye bir takım sonradan eklemeler yapıldığı eklendiği yönünde ki savunmasının HMK 207 kapsamında değerlendirilmesi ve buna göre karar verilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalı cevap dilekçesinde imza inkarında bulunmamış ancak “ belge üzerinde müvekkilimizin bilgisi dışında bazı ibareler eklenmiş ve değiştirilmiştir.” savunmasında bulunarak belgeye eklemeler yapıldığı, gerçeğe aykırı doldurulduğundan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.
Dava, "Tutanaktır" başlıklı .. tarihli belgeye istinaden .. 1.İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden başlatılan icra taki,bine davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
.. Asliye Ticaret Mahkemesi.. K. sayılı ilamıyla davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.
Eldeki itirazın iptali davasında ispat yükümlülüğü davacı üzerinde olup davacı takibe konu edilen miktar kadar alacaklı olduğunu usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekmektedir. Takibe dayanak yapılan "Tutanaktır" isimli .. tarihli belgenin açıkça borç ikrarı bulunmaması, tutanakta "Şahit" kısmının çizilerek alacaklı yazılması, bu hususta borç altına girdiği iddia edilen davalı ...'nın herhangi bir parafının bulunmaması, belgenin HMK'nın 207.maddesindeki "Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa inkar halinde göz önünde tutulmaz." hükmü uyarınca senet metnindeki yapılan düzeltmelerin tasdik edilmemiş olması nedeniyle yok hükmünde olduğundan ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmüştür.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Kafi miktarda harç alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde iadesine,
5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (.) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.█████/2025
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
NOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!