İşçi alacakları (kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücreti) ile haklı fesih iddialarına ilişkin davada Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygunluğuna karar vererek onadı.
Özet: İş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia eden davacı işçi, kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacakları talebiyle açtığı davada, yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesi tarafından sadece yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığına, diğer taleplerinin ve haklı fesih iddiasının ispatlanamadığına hükmedilmiş olup, davacının temyizi üzerine Yargıtay, bölge adliye mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Karaman 3. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 14.02.2012-25.05.2023 tarihleri arasında davalı Şirkette çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.05.2018 tarihinde çalışmaya başladığını, iş sözleşmesini istifa ederek sona erdirdiğini, alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki belgelere göre, davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalı tarafça ödendiği, ödenmeyen ücret alacağının bulunmadığı ve çalışma koşullarına ilişkin ihtarname ve dava dilekçesinde dayanmış olduğu fesih nedenlerinin ispatlanamadığından davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığı ancak ödenmeyen yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. Gerekçeli kararın davayı aydınlatmaya, yeterli ve denetime elverişli olmadığını,2. Hesaplamada dikkate alınan ücret ve hizmet süresine ilişkin tespitlerin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının karşılanmadığını,3. İş sözleşmesinin birden fazla haklı sebeple feshedildiğini, tanık beyanlarıyla iddialarının ispatlandığını,4. Davacının tüm çalışma dönemi boyunca hesaplama yapılması gerektiğini,5. Fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının reddinin hatalı olduğunu, yıllık ücretli izin alacağının eksik hesaplandığını,6 Yargılama gideri, vekâlet ücreti ve arabuluculuk giderinin müvekkili aleyhine hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı, iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip etmediği ve buna bağlı olarak kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, yıllık ücretli izin alacağının hesaplanması ve hükmedilen yargılama gideri, vekâlet ücreti ve arabuluculuk giderine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.