Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ayıplı dijital tekstil baskı hizmetinden kaynaklanan ticari tazminat davasının değerlendirme özeti.
Özet: Tekstil sektöründe faaliyet gösteren davacı şirket, davalıya teslim ettiği ürünler üzerine hatalı uygulanan dijital baskı işlemi sonucunda ayıplı hale gelen kumaşları ve kullanılamaz hale gelen yan ürünleri nedeniyle tazminat talep etmiş; davalı ise ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını ve davacı tarafından sunulan faturaların uyuşmazlıkla ilgisi olmadığını savunmuştur, bilirkişi raporu ise uyuşmazlık konusu kumaşların aynı olduğunu belirtirken, davacı tarafından talep edilen diğer malzemelerin (etiketler vb.) ayıplı ürünlerle illiyet bağının davacı yetersiz delil sunduğu için tespit edilemediğini ortaya koymuştur.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı, tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müşterilerinden almış olduğu tekstil ürünü siparişlerin, baskı, dikim ve sair işlemlerini, bu işleri yapan fason şirketlere yaptırmakta olduğunu, davacıya ait olan 30/2 kesik elyaf ... Model no.lu ürünler üzerine dijital baskı işlemi uygulanması hususunda taraflar anlaşmaya vardıklarını ve bu amaçla söz konusu ürünler davacı tarafından davalı tarafa teslim edildiğini, bu kumaşlar üzerine "digital baskı işlemi" uygulandığını yapılan uygulama hatalı olduğundan, ürünler ayıplı hale geldiğini, bunun üzerine davalı tarafa Bakırköy ... Noterliğinin 13.09.2019 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi keşide edilerek ayıp ihbarında bulunulduğunu, davalı tarafın ayıplı işlemi neticesinde davacıya ait kumaşta oluşan zararın ve kumaşın yan ürünlerinin kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle oluşan zararın tazminini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu zararlara ilişkin olarak davalının herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde Ayıp ihbarında bulunulduğundan bahsetmişse de yapılan ayıp ihbarı süresinde yapılmadığını, davacı tarafın zarar olarak dava dilekçesinde göstermiş olduğu faturaların hiçbirinın davalıya vermiş olduğu ürün ile alakalı olmadığını, sunulan faturalar gerek tarih itibarıyla gerek faturaların içeriği bakımından ve davacının teslim etmiş olduğu ürün ile hiçbir alakası bulunmadığını bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Dava;Trafik kazası neticesinde davacının aracında ve aracın içerisindeki kontrol cihazlarında meydana gelen zarardan kaynaklı oluşan zarar ve kazaya karışan aracın değer kaybı ve ikame araç bedelinin tazminine ilişkindir.Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.2-Mahkememizce
:a-Bakırköy ... İcra Dairesineb-Bakırköy .... Noterliğinec-Bakırköy ... Noterliğined-İstanbul Ticaret Odası Başkanlığına müzekkereler yazılmıştır.3-Mahkememizce tekstil mühendisi bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda özetle; ''... İplik firmasının faturasında ki kumaş kalitesinin dava konusu kumaş kalitesi ile aynı olması , ayrıca pruva kumaş fatura tarihinin 16.07.2019 , Davalı .... Tekstilin kumaş fatura tarihinin 22.07.2019 olması ve kumaş miktarlarının aynı olması sebebi ile ; her iki faturadaki kumaşların aynı kumaşlar olduğu ( davacının maliyetine dahil ettiği B. .... ATM ... E dosyasına konu kumaşlara ait baskı altı kumaşlar olduğu ); ... E dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda tanımlanan ayıplı kumaşların ( Müşteri talebi doğrultusunda baskı işlemi yapılmış olması ve ayıplı olduğunun tespit edilmiş olması sebebi ile ) , iş bu dosyadaki davacı tarafından başka bir müşterisinin siparişinde kullanma durumunun söz konusu olamayacağı; Kumaşların ancak toptan parti kumaş alıcıları tarafından alımının söz konusu olabileceği ; Davacı tarafından söz konusu kumaşların toptan parti kumaş alıcısına satışının yapılmış olduğunun belirtildiği ve bu sebeple kumaşların tarafımıza incelenmek üzere sunulamadığı Davacı tarafından dosya kapsamına sunulan faturalarda maliyete bahis edilen kalemlerdeki ürünlerin, ayıplı kumaşın kullanılacağı siparişe aidiyetinin tespiti için davacı tarafından dosya kapsamına herhangi bir delilin inceleme günü öncesi, inceleme günü ve inceleme günü sonrasında sunulmadığı ; Bu sebeple davacı tarafından maliyete konu edilen kumaş dışındaki malzemelerin ,tarafımızca ayıplı. kumaşlarla illiyet bağının tespit edilemediği; SAVNST17 SWING TAG / SAVNMLI7 BACK NECK LABEL / SAVNSEAL STRING malzemeleri ile ile ilgili inceleme günü tarafımıza sunulan ürünlerin faturalarda belirtilen etiket kodlarına ait olup olmadığının mevcut veriler ışığında tarafımızca tespit edilemediği; Faturalarda belirtilen miktarların ayıplı kumaşın ait olduğu sipariş miktarı ile uyumlu olup olmadığının tarafımızca tespitinin yapılamadığı; İncelemede tarafımıza sunulan ürün görselleri göz önüne alındığında ancak davalı tarafından aynı müşterinin bu etiketleri kullanmak istediği başka siparişinde kullanılabilineceği; Davacının, bu malzemeleri içeren başka bir siparişinin mevcut olup olmadığının tarafımızca bilinemediği; İnceleme günü tarafımıza sunulan ürünlerin içerisinde beden etiketlerinin de mevcut olduğu ; Ancak faturalarda bu beden etiketini belirten herhangi bir. beden etiketi kalemi koduna rastlanmadığı '' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.4-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu davada; davalı ile aralarında eser sözleşmesi bulunduğunu, eser sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya işlem yapmak üzere teslim edilen kumaşların davalı tarafından yapılan işlemler neticesinde kullanılamaz hale geldiğini, davalı tarafından alacak talebi ile açılan Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında bu hususun tespit edildiğini, ilgili kumaşların davalı tarafından yapılan işlemler neticesinde ayıplı hale gelmesi nedeniyle davacının dava dışı müşterisinin siparişinde kullanılamadığını bu sebeple Kumaş bedeli ile birlikte dava dışı müşterinin siparişi için davacı tarafından alınan Etiketler, Askılar, Ürün torbaları ve Ürün Koli bedeline dair zararlarının davalıdan tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır.Davalı tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde ilk olarak yapılan işin ayıplı olmadığı, ayıp ihbarının süresinde olmadığı gibi savunmalar öne sürülmüş ise de Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., .... K. Sayılı kararında davalının eser sözleşmesi kapsamında yaptığı işin ayıplı olduğunun ve ayıp ihbarının süresinde olduğunun tespit edildiği ve bu kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... E., .... K. Sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmakla davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.Taraflar arasındaki eser sözleşmesinin davalı tarafından ayıplı ifa edildiği ve davalının ayıptan sorumlu olduğu olgusu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... E.,... K. Sayılı kararı ile kesinleştiğinden davacının dava dilekçesinde iddia ettiği zararların incelenmesine geçilmiştir.Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi yaptığı inceleme neticesinde davacının ayıplı kumaşları üçüncü kişiye sattığını, olay tarihi itibariyle Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E., ... K. Sayılı kararında tespit edilen kg başına 6,00-TL satış bedelinin zarar tarihine uygun olduğunu ve kadri maruf olduğunu tespit etmiştir. Buna göre; davacının ilgili kumaşlara ilişkin sunduğu faturaya göre ilgili kumaşları 23.858,14-TL'ye satın aldığı ve zarar tarihi itibariyle Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., ...K. Sayılı kararında ve Mahkememiz bilirkişi incelemesinde söz konusu 731 kg kumaşın kg başına ayıplı olarak 6,00-TL bedel ile piyasada satılabileceği, davacı tarafından ilgili kumaşların piyasada satıldığının beyan edildiği anlaşılmakla 23.858,14-TL'nin davacının zararı olduğu, 731 kg kumaşın kg başı 6,00-TL ile piyasada satıldığı ve kadri maruf olduğu anlaşılmakla 731*6,00-TL=4.386,00-TL'nin 23.858,14-TL davacının aldığı bedelden düşülmesi sonucunda 19.472,14-TL davacının zararı olarak Mahkememizce tespit edilmiştir.Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., ... K. Sayılı dosyasında işbu davanın davalısı yüklenici tarafından eser sahibi işbu davadaki davacıya karşı alacak davası açılmış olup davacı tarafından o davada ayıp sebebiyle takas mahsup hakkının öne sürüldüğü ve davalı yüklenicinin 10.552,13-TL alacağını davacının ayıptan kaynaklı zararının daha fazla olması nedeniyle talep edemeyeceğine karar verildiği anlaşılmakla davacı tarafından Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., ... K. Sayılı dosyasında takas mahsup hakkının kullanılması nedeniyle tespit edilen zarar bedeli olan 19.472,14-TL bedelden daha önce yargılama konusu yapılan ve takas mahsup hakkına konu edilen 10.552,13-TL'nin de düşülmesi gerekmekte olup, bu bedel düşüldüğünde davacının talep edebileceği alacağın 8.920,01-TL olduğu anlaşılmaktadır.Bu sebeple davacının kumaşlardan kaynaklı olarak 8.920,01-TL zararını davalıdan talep edebileceği anlaşılmakta olup, 8.920,01-TL alacağın davalı tarafından ürünlerin davacıya teslim edildiği zarar tarihi ve temerrüt tarihi olan 22.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafından dava dışı müşterinin siparişi için Etiketler, Askılar, Ürün torbaları ve Ürün Kolileri alındığının ve bu ürünlerin de kumaşların ayıplı olduğu için siparişte kullanılamadığı bu nedenle de zararı olduğu iddia edilmiştir.İspat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”. Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur.Bu bağlamda zarar ve illiyet bağı hususunda ispat yükü davacı üzerinde olup, davacının söz konusu ürünlere ilişkin zararını ve illiyet bağını ispatlamak zorundadır.Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından davacının öne sürdüğü zarar kalemlerine konu ürünler üzerinde inceleme yapıltır. İspat yükü üzerine düşen davacı tarafından öncelikli olarak; dava dışı üçüncü kişinin davacıya siparişine ait teknik özelliklerin, dökümanların, üçüncü kişi ile davacı arasındaki sözleşmenin ve sipariş formu gibi bilgi, belge ve delillerin sunulması bu suretle davacı tarafından zarar olarak talep edilen Etiketler, Askılar, Ürün torbaları ve Ürün Kolileri'nin davalı tarafından işlenen kumaşlarda kullanılacağı ve bu kumaşlar ile siparişe özgü olduğunun bu suretle illiyet bağının ispatlanması gerektiği anlaşılmaktadır. Ancak davacı tarafından davacı ile davacıya sipariş veren üçüncü kişi arasındaki ilişkiye dair herhangi bir bilgi, belge veya delil sunulmamış olup, bilirkişi raporunda da bilirkişinin de söz konusu ürünlerin üçüncü kişinin siparişi ile illiyet bağının kurulabilmesi için bu bilgi ve belgeleri istediği (ayıplı kumaşın ilgili olduğu dava dışı müşteri siparişinde geçen etiketler olup olmadığının kontrolü amacı ile dava dışı müşterinin sipariş formu ve teknik bilgileri içeren etiketleme ve paketleme föyleri) ancak davacı tarafından ne yerinde inceleme sırasında ne de sonrasında üçüncü kişinin davacıya siparişine ait bilgi, belge ve delilleri sunmadığı tespit edilmiştir.Nitekim davacı tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de itiraz dilekçesinde de üçüncü kişinin davacıya yönelik siparişine ait bir bilgi, belge veya delil Mahkememize de sunulmamış olup davacı tarafından yalnızca soyut beyanlar çerçevesinde itiraz edilmiş, söz konusu ürünlerin davacı ile sipariş veren üçüncü kişi arasındaki sipariş nedeniyle alındığı ve ilgili kumaşlara özgü olduğuna dair herhangi bir delil davacı tarafından sunulmamıştır.Davacı tarafından ne dava dilekçesinde ne bilirkişi incelemesi sırasında ne de sonrasında zarar iddia edilen Etiketler, Askılar, Ürün torbaları ve Ürün Kolileri'nin üçüncü kişinin siparişi için bu ayıplı işlem yapılan kumaşlara özgü olarak alındığına ve kullanılamadığına dair üçüncü kişi ile davacı arasındaki siparişe ait herhangi bir sözleşme, teknik döküman, talimat, sipariş formu sunulmadığı analaşılmakla davacının zarar iddia ettiği ürünler ile ayıplı işlem yapılan kumaşlar ve davacı ile dava dışı üçüncü kişi arasındaki siparişin mahiyeti, niteliği ve sözleşme şartları arasındaki illiyet bağını ispat edemediği anlaşılmıştır. Nitekim davacı tarafından bir kısım ürünlerin bilirkişi incelemesine de hiç sunulmadığı, inceleme sırasında hazır edilmediği tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından incelemesi yapılan ve incelemeye sunulan bir kısım üründe ise siparişe dair herhangi bir baskılama veya özgüleme olmadığı, üstünde herhangi bir marka vs. Olmadığı başkaca siparişlerde kullanılabileceği ve hangi siparişe ait olduğunun tespit edilemediği sonucuna ulaşılmıştır.Bu bağlamda davacı tarafından zarar talebine konu edilen diğer ürünler olan Etiketler, Askılar, Ürün torbaları ve Ürün Kolileri'nin davacı tarafından davalıya teslim edilen kumaşlar ile illiyet bağı ve aidiyetinin ispat yükü üzerine düşen davacı tarafından ispat edilemediği, ilgili ürünlerin kumaşlar ile ilgisine dair herhangi bir yazılı belge, delil veya üçüncü kişi tarafından davacıya verilen siparişe dair herhangi bir bilgi, belge veya delilin sunulmadığı, işbu davada basit yargılama usulünün uygulandığı ve tüm delillerin dava dilekçesi ile birlikte sunulması gerekmesine rağmen davacı tarafından hiçbir aşamada bu illiyet bağını ispatlar delilin sunulmadığı, davacı tarafından sunulan faturaların ve ürünlerin eşleştirilemediği gibi bunların ayıplı kumaşlar ile de eşleştirilemediği ve kumaşlara yönelik üçüncü kişinin siparişine özgülenmesinin ispatlanamadığı anlaşılmaktadır.Bu bağlamda davacının Etiketler, Askılar, Ürün torbaları ve Ürün Kolileri'ne yönelik zarar bedeli tahsiline yönelik talebinin ilgili ürünlerin ayıplı kumaşlar ile illiyet bağının davacı tarafından ispatlanamadığı gözetilerek reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,-Buna göre; 8.920,01-TL'nin 22.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 170,78-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 445,00-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kabul/ret oranı dikkate alınarak takdiren 1.177,44-TL'sinin davalıdan alınarak, kalan kısmın ise davacı üzerinde bırakılıp alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafça yatırılan 170,78- TL peşin harç ve 59,30-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 231,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafça yapılan 6.300,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 5.620,00-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 8.920,01-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 1.080,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...Hakim ...