Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari satıştan doğan gizli ayıp iddiasıyla misliyle değişim ve tazminat talepli alacak davasında Borçlar Kanunu hükümleri ve tarafların savunmaları.
Özet: Bu ticari alacak davası, davacının üçüncü bir kişiden satın aldığı, ancak aslen davalı şirket tarafından satılan bir araçta, boya atmaları şeklinde ortaya çıkan gizli bir ayıp nedeniyle, aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya oluşan değer kaybı ile mahrum kalınan kullanım bedeli için tazminat talep etmesi üzerine açılmıştır; davalı ise davacıyla doğrudan akdi bir ilişkinin bulunmadığı (husumet yokluğu), davanın iki yıllık zamanaşımı süresinin üzerinden dokuz yıl geçmesiyle zamanaşımına uğradığı ve aracın ayıplı olmadığı yönünde savunma yaparken, mahkeme ayıplı mal kavramını, gizli ayıp bildirim yükümlülüğünü ve alıcının seçimlik haklarını ilgili kanun hükümleri çerçevesinde değerlendirmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davaya konu ... marka 2014 model ... şasi nolu aracın ilk olarak █████/2014 tarihinde ... plaka sayısı ile dava dışı ... Tekstil Ltd. Şti.'ye satıldığını, müvekkilinin ise Adana .... Noterliğinin █████/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile ... Tekstil Ltd. Şti.'den dava konusu aracı satın aldığını, aracın plakasını ise ... olarak tescil ettirdiğini, dava konusu aracın dış yüzeyinde boya atmaları meydana geldiğini, buna bağlı olarak müvekkilinin otomobilinde hasar ve değer kaybı oluştuğunu, müvekkiline ait araçta gizli ayıp olduğundan aracın misliyle değiştirilmesi gerektiğini, müvekkilinin aracının onarım masrafları ve değer kaybının ödenmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, öncelikle aracın aynı özelliklerine sahip misliyle değişimine, aksi halde değer kaybının ve mahrum kalma tazminatı olan 1.000,00 TL'nin muaccel olduğu tarihten itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;Davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir akdi veyahut hukuki ilişki bulunmadığını, dolayısıyla işbu davanın öncelikle yerleşik Yargıtay içtihatları da dikkate alınarak husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin dava konusu kapsamında herhangi bir sorumluluğunun olduğunu kabul etmemekle beraber yargılama konusu dava süresi içinde açılmamış olduğundan zamanaşımına uğradığını, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasının üzerinden yaklaşık 9 yıl geçtiğini, dava konusu araçta müvekkili şirketin sorumluluğuna neden olacak hiçbir ayıbın mevcut olmadığını, bu nedenlerle müvekkili şirket aleyhine ikame edilen haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, ayıplı mal nedeniyle malın ayıpsız misli ile değişimi ve değer kaybı istemine ilişkindir.Ayıp; sözleşme konusu şeyde bulunması beklenen maddi, hukuki ve ekonomik özelliklerin bulunmaması başka bir ifade ile sözleşme konusu şeyin uygun surette kullanılmasını önemli ölçüde güçleştiren veya ortadan kaldıran ya da kullanım değerini azaltan eksiklikler bulunması durumudur. Ayıbın bir türü olarak gizli ayıp ise, ilk bakışta görülmeyen daha sonrasında ortaya çıkan ayıp türüdür.6098 sayılı TBK.nun 219. maddesinde ayıptan sorumluluk; "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." şeklinde düzenlenmiştir.Alıcının, satılanı satış anında gözden geçirme yükümlülüğü 6098 sayılı TBK.m.223 hükmüne göre "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak,satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."TBK.m.223/2’de “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.” hükmü düzenlenmiş olup, gizli ayıbın öğrenilmesinden itibaren satıcıya bildirim yükümlülüğü doğmaktadır. Kanun koyucu burada bir süre öngörmemiş olup, dürüstlük kuralı gereği makul sürede ihbar edilmelidir. Aksi halde alıcının malı o şekliyle kabul ettiği kabul edilecektir.TBK.m.227'de ayıp durumunda alıcının hakları sıralanmıştır. Buna göre, “Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. "TBK m.231'de zamanaşımı hükümleri düzenlenmiştir. "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz."TÜM DOSYA KAPSAMI HEP BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİNDE ;Davacı taraf her ne kadar davaya konu ... marka 2014 model ... şasi nolu aracın ilk olarak █████/2014 tarihinde ... plaka sayısı ile dava dışı ... Tekstil Ltd. Şti.'ye satıldığını, müvekkilinin ise Adana .... Noterliğinin █████/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile ... Tekstil Ltd. Şti.'den dava konusu aracı satın aldığını, aracın plakasını ise .... olarak tescil ettirdiğiniracın plakasını ise ... olarak tescil ettirdiğini, dava konusu aracın dış yüzeyinde boya atmaları meydana geldiğini, aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı aracın misli ile değişimi ve değer kaybı talebinde bulunmuş ise de taraflar arasındaki uyuşmazlığın TBK'da düzenlenen ayıptan sorumluluğa ilişkin olduğu, zamanaşımını düzenleyen TBK'nın 231. maddesi uyarınca satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin davaların ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, ancak satıcı ağır kusurlu ise bu hükümden yararlanamayacağının ifade edildiği, araç devrinin █████/2015 tarihinde gerçekleştiği, davanın açıldığı tarihin █████/2025 olduğu ve 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunun anlaşıldığı, satıcının ağır kusurlu olduğuna ilişkin davacı tarafından dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı , anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:AÇILAN DAVANIN ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,1-Alınması gereken 615,40-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,3-Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır