Ticari satıştan kaynaklı alacak davasında, taraflar arası sözleşme ihlali, fesih iddiaları ve ticari defter incelemesiyle alacak tespiti ve zarar tazmini talebi değerlendirilmiştir.
Özet: Taraflar arasındaki klima alım satımı ticari ilişkisinden kaynaklanan alacak davasında davacı, davalının mal teslimi ve ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine sözleşmeyi feshederek alacak talebinde bulunurken, davalı ise davacının haksız fesih yaptığını ve bu nedenle zarara uğradığını iddia etmiştir; dosyadaki inceleme ve bilirkişi raporu sonucunda, davacının ticari defterlerine göre davalının davacıya 10.000 TL borçlu olduğu tespit edilmiş ve davalı tarafça daha önce davacı aleyhine aynı ticari ilişki kapsamında açılan kar payı ve zarar tazminatına ilişkin bir davanın reddedilerek kesinleştiği anlaşılmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
:███████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ------- yılları arasında klima alım satımından kaynaklı ticari ilişki bulunduğunu, davalı ile yapılan ticaretin sene başında o seneye ait olmak üzere gönderilecek mallar ve ödemenin ne şekilde olacağına ilişkin bilgilendirme maili yapılarak mail yolu ve telefon görüşmeleri ile sağlandığını, en son olarak ------- tarafından müvekkili şirketin e-posta adresine gönderilen mailde, ----senesine ilişkin çalışma ve bağlantı şartlarının bilgilendirildiğini, mail bağlantısı ile ödeme kısmı hariç diğer hususlarda mutabık kalındığını, akabinde müvekkili tarafından ödemelerin yapıldığını ve ödemelerin davalı tarafından kabul edildiğini, bu şekilde ----- ayına kadar hiçbir problem olmadan ticaretin devam ettiğini, ancak bu tarihten sonra müvekkiline aksamalı olarak bir kısım daha mal gönderildiğini, gönderilen malların alınan ve ödenen çek bedellerini karşılamadığını, son olarak ---- tarihinde mail yolu ile gönderilmeyen malların talep edilmesine rağmen mal gönderilmediğini, bunun üzerine -----yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ve ---- alacağı iade etmelerinin talep edildiğini, ----- tarihli çekin müvekkili şirkete iade edildiğini, ancak bakiye alacağın ödenmediğini, davalının sözleşmeye aykırı davranmış olmasına rağmen------ esas sayılı dosyası ile sözleşmenin feshedilmiş olması nedeniyle haksız bir şekilde mahrum kalınan kar payı, vade farkı, seyahat gideri alacağından bahisle icra takibi başlatıldığını, ayrıca her ne kadar müvekkili şirketin defterlerin işlenmemiş olsa da davalı tarafın ticari defterlerinde mevcut olan müvekkilinin fazladan yapmış olduğu 10.000,00 TL tutarlı alacağının bulunduğunu, işbu alacağa ilişkin 07.10.2016 tarihli dekontun dilekçe ekinde sunulduğunu, müvekkili şirketin alacağının söz konusu mahkemede 763,85 TL olarak hesap edilmişse de, müvekkili tarafından iade edilen ve yerel mahkemece reddedilen -------- bedelli vade farkı faturasının borç olarak hesap edildiğini, davalının ticari defterlerine ilişkin birlikişi raporunda tespit edilen bakiyenin müvekkili lehine 16.062,07 TL olarak göründüğünü, müvekkilinin işbu alacağına ilişkin fazlaya ilişkin talep ve haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.208,32 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin elde ettiği münhasırlık avantajına rağmen sipariş formu kapsamında yükümlendiği ödemeleri tutar ve vade yönünden yerine getirmediğini, nihayetinde taraflar arasındaki akdi ilişkiyi dayanaksız ve haksız şekilde feshetmek yoluna gittiğini, davacı ile aralarında görülen mahkemedeki kararın hatalı olduğunu, bu nedenle söz konusu davanın istinaf sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı yanın vergi indirimine dayalı zarar iddiasının da mesnetsiz olduğunu beyan ederek, davanın reddine, yargılama giderlerinin ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE
:Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan olan alacağının tahsili ile davacı tarafın davalı taraftan kaynaklı olarak ---- indiriminden yararlanamadığı iddiasıyla uğranılan zararın tahsili talebine ilişkindir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, bilirkişiden rapor aldırılarak sonuca gidilmiştir.----- Karar sayılı dosyası --- üzerinden celp edilmiş olup, yapılan incelemede; Davacı --- davalı ----- aleyhinde taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalı tarafça haksız ve geçerli bir nedene dayanılmaksızın feshedilmesi nedeniyle mahrum kalınan kar payı, fatura ve seyahat giderlerinin davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası sonunda davanın reddine ilişkin karar verildiği, işbu kararın ------tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacının ticari defter ve kayıtları talimat mahkemesi aracılığıyla incelenmiş olup; ---- tarihli mali müşavir bilirkişinin raporunda özetle; Davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süreler içerisinde yapıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte olduğu bu itibarla davacı yan ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı yan ticari defter kayıtlarına göre, davalı yandan dava tarihi itibariyle ---- alacaklı olduğu, davacı yanın ticari defter kayıtlarında yer almayan ancak davacı tarafından dosyaya sunulu 10.000,00 TL tutarındaki havale dekontu bulunduğu, bu durumda davacı yanın 16.208,32 TL alacaklı olacağı, -----tarihleri arasındaki ---oranından sıfıra indirildiği, davacı yanın iddiasında haklı görülmesi halinde ------ arasındaki davalı yan tarafından düzenlenen faturalarda ----- istisnası uygulansa idi, davacı tarafından düzenlenen faturaların ---- ve bu tutar için hesaplanan---- olmak üzere toplam 80.017,50 TL eksik olacağı, davacı ticari defter kayıtlarında, talep edilen --- indirimine ilişkin herhangi bir iade faturası düzenlenmediği yönünde görüş ve rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır.Davalı tarafın defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan ---- tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda özetle; Davacının cari hesap alacağı ile yararlandırılmayan ------- indirim alacağı talebiyle ikame etmiş olduğu davada; davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı bulunmadığı için taraflar arasında mutabakatsızlık sebebi olduğu tespit edilen ----yansıtma faturası ile ----- tutarlı vade farkı içerikli davalı faturalarının davacı şirket aleyhine borç külfeti getirmeyeceği yönünde hüküm kurulması halinde, davacı şirketin davalı şirketten dava tarihi itibarıyla 16.208,32 TL asıl alacağı olacağı, davacı şirket talebinin 6.208,32 TL olduğu, aksi yönde hüküm kurulması halinde, vade farkı talep edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı yönünde hüküm kurulması halinde, davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği bir alacağı olamayacağı yönünde görüş ve rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır.Davacı tarafın ----- taleplerinin değerlendirilmesi bu kapsamda ------ esas sayılı dosyasında verilen kararın dikkate alınması ve değerlendirilmesi, davacının------ alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarının tespiti amacıyla dosyanın vergi alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup; ----- tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı -----tarafından davacı ----- yılında düzenlenen fatura içeriklerinde yer alan ürünler için ----- söz konusu faturalarda davacı lehine --- iadesi/indirimine esas teşkil edecek bir tutar bulunmadığı şeklinde görüş ve rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup; tarafların rapora karşı itirazlarını karşılayacak şekilde mali müşavir bilirkişisinden rapor aldırılmış olup; ----- tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının davalıdan satın aldığı ürünlerin teslim tarihindeki birim fiyatlarını davacının faturaların teslimi ile kabul etmiş olduğu, faturalar incelendiğinde davacının teslim aldığı ürünlerin içerisindeki ---- kendisine maliyet, yanı malın baz teslim fiyatı olarak yansıdığı, bu durumda, fatura üzerinde ---- olmadığı için, yani davacının davalı yana ---- ödemediği için, vergisel olarak ----- iadesi veya indirimi talep etmesinin teknik anlamda mümkün olmadığı, dosya içeriği incelendiğinde, davacının davalı yandan teslim aldığı ürünlerin fiyatına herhangi bir itirazının olmadığı ve/veya daha sonra fiyat farkı iadesi faturası tanzim etmediğinin anlaşıldığı görülmekle; davacının somut olaydaki talebinin belgesel olarak izaha ve ispata muhtaç göründüğü şeklinde görüş ve rapor tanzim edilmiştir.Tarafların iddia ve savunmaları, davacı ve davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi, ------ Esas sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde, davacının ticari defterlerinde yer almayan ve davalının ticari defterlerinde usulüne uygun şekilde kayıtlı bulunan kredi kartı komisyon yansıtması ile vade farkı faturalarından kaynaklanan mutabakat farkı nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olduğuna ilişkin iddiasını ispatlayamadığı, kesinleşen------Karar sayılı dosyasında yapılan defter incelemesinde de; taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinde davacının borçlu durumda bulunduğunun tespit edildiği, ayrıca ------ indirimine ilişkin talep yönünden mahkememizce aldırılan -----tarihli bilirkişi raporlarında davacının davalıya herhangi bir ---- bedeli ödemediği, düzenlenen faturalarda ---hesaplanmadığı, davacının vergisel anlamda bir----- iadesi veya indirimi talep edebilmesinin teknik olarak mümkün bulunmadığının ortaya konulduğu, bu yönüyle davacının---- bağlı zarar iddiasının da dayanaksız kaldığı, sonuç olarak davacı tarafça ileri sürülen alacak ve zarar kalemlerinin mevcut delillerle ispat edilemediği, davacı vekilinin yemin deliline başvurmak istemediklerine ilişkin beyanı da dikkate alınarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE
2-Alınması gerekli 615,40- TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 123,11-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 492,29-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden davalı vekili için takdir olunan 7.208,32-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda KESİN olarak karar verilip usulen okunup anlatıldı.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!