Yurt dışı altyapı inşaat sözleşmesi iş bedeli alacağı davasında yüklenicinin iş teslimi ispat yükümlülüğü ve reddedilen davanın temyizi.
Özet: Yüklenici tarafından, alt yapı inşaat işini sözleşmeye uygun olarak tamamladığı halde iş sahibi tarafından eksik ödeme yapıldığı iddiasıyla bakiye iş bedelinin tahsili talebiyle açılan davada; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, işin geçici kabulünün dava tarihinden sonra gerçekleşmesi, yüklenicinin işi sözleşmeye uygun olarak teslim ettiğini, eksiksiz yaptığı ve yapılan ödemelerden fazlasına hak kazandığını ispatlayamaması, sunulan belgelerin ve ilişik kesme belgesinin ispat gücünden yoksunluğu ile sözleşmedeki delil hükümlerine aykırılık nedenleriyle davacının talebini reddetmiştir.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 14.03.2014 tarihinde .... şehri alt yapı inşaatı yapım işi ile ilgili sözleşme imzalandığını, davacının sözleşme ile yükümlülüğünü süresinde ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalı işveren firmanın birim amirleri tarafından düzenlenen ilişik kesme belgesi ile bu durumun sabit olduğunu, işin tamamlandığına ilişkin fotoğrafların sunulduğunu, ancak davalının sözleşme ile belirlenen bedeli eksik ödediğini ileri sürerek ödenmeyen iş bedelinin tespiti ve şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu icmallerin dava konusu iş ile alakası olmadığını, davacının başka şirketlerle de iş yaptığını ve bu işlere ait belgeleri eklediğini, davacının yaptığı işin henüz geçici ve kesin kabulünün yapılmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesine göre işin geçici ve kesin kabulü yapılmadan davacı işi yarım bırakıp gittiğini, davacı tarafından gönderilen bir ihtarname olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle, teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan yüklenicinin (davacı taşeron); eseri iş sahibine (davalı yükleniciye) sözleşmeye uygun olarak teslim ettiğini kanıtlamak zorunda olduğu, eksik işlerin varlığını iş sahibinin, giderildiğini ise yüklenicinin ispatlaması gerektiği, ancak öncesinde eserin teslim edildiğini ispatlama yükümlülüğünün yüklenicide olduğu, ..... Şehir Belediyesi'ne teslim edilen işlerin geçici kabulünün, davadan sonra 09.09.2017 tarihinde yapıldığı, yapılan işlere ilişkin tüm hakedişler, imalât icmalleri ile mutabık kalınan birim fiyat cetvelleri ve diğer bütün evrakların davacı tarafından sunulduğu ancak icmal cetvellerinin bir kısmının imzalı, bir kısmının ise imzasız olduğu, söz konusu belgelerde davacı yanı temsilen her hangi bir kimsenin imzasının bulunmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan imalâtlarla ilgili yapılan işlerin icmali başlıklı belgedeki tutarların (söz konusu imalâtların sözleşmeye konu işlerle ilgili imalâtlar olup olmadığını tespite yarar belge sunulmamış olmakla beraber) 4.414.406,69 USD olduğu, davalı yanca davacıya ödendiği tespit edilen tutarın ise 6.917.774,43 USD olduğu, bununla beraber sunulan belgelere göre kesin nitelikte bir hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı, davacı tarafından işin 04.10.2016 tarihinde teslim edildiğine dair sunulan dava dışı şantiye şefine ait olduğu anlaşılan ilişik kesme belgesi örneğinin ise yazı içeriğine göre davacı tarafından işin sözleşmeye uygun olarak davalıya teslim edildiğini tevsik edici niteliğe haiz olmadığı, davaya konu işin yurt dışında yapılması sebebiyle keşif yapılması mümkün olmadığı, davacı tarafından her ne kadar işin yapıldığına dair tanık deliline de dayanılmış ise de taraflar arasındaki sözleşmenin, işin teslimine dair delil sözleşmesi niteliğindeki 9. maddesi hükmü ile davanın niteliği ve davalının tanık dinletilmesine muvafakatinin olmadığı, davacı tarafından dava tarihi itibariyle işin sözleşmeye uygun olarak tamamlanıp davalıya teslim edildiğinin ve bu bağlamda davalı tarafından yapılan uyuşmazlık konusu olmayan ödemelerin karşılığından daha fazla iş bedeline hak kazandığının usulüne uygun delillerle ispat olunamadığı gibi, davaya konu edilen işe dair geçici kabulün davadan sonra 09.09.2017 tarihinde yapıldığı da anlaşılmakla, iş bedelinin belirlenmesi bakımından gereken kesin hesabın çıkarılması için sözleşmenin 27. maddesinde öngörülen koşulun dahi dava tarihi itibariyle gerçekleşmediği gerekçesi ile davacı tarafından ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacı şirketin işi süresinde 04.10.2016 tarihinde teslim ettiğini, davalı firmanın birim amirleri ve davacı şirket şantiye şefi tarafından imzalanan ilişik kesme belgesinin sunulduğunu,
b. İşin tamamlandığına dair tanık dinletilme talebinin reddinin hakkaniyete uygun olmadığını,
c. Yurt dışında yapılan iş olması nedeni ile davacının belgelere ulaşmakta zorluk çektiğini, hakedişlerin davalı tarafta olmasına rağmen sunulmadığını, HMK'nın 220. maddesi uyarınca sunulmasının zorunlu olduğunu, aksi takdirde davacı tarafından sunulan belgelere itibar edilerek dava hakkında karar verilmesi gerektiğini,
d. Ara hakedişlerin yapılması için geçici kabul yapmasına gerek olmadığını, geçici kabulün 09.09.2017 tarihinde yapıldığını beyan etmektedir.
Davacı vekili ek temyiz dilekçesinde;
a. Türkmenistan ile Türkiye arasında adli yardımlaşma anlaşması olduğunu ve istinabe yolu ile keşif yapılmadan karar verilemeyeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının yapılan ödemeler dışında yaptığı iş miktarını ispat edemediğinin anlaşılmış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!