İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesindeki munzam zarar davası: Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı devre mülklerin enflasyon ve piyasa değeri artışı nedeniyle oluşan ek zararın tazmini talebi.
Özet: Davacı şirket, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi sonrası, devre mülk projesinden çekilerek tüm haklarını devrettiği davalı şirkete karşı, tüketicilerin cayma haklarını kullanması üzerine yaptığı nominal bedel iadelerinin, gayrimenkul piyasasındaki yüksek enflasyon ve değer artışları nedeniyle reel değerini yansıtmadığını ileri sürerek munzam zarar davası açmıştır; önceki mahkeme kararlarıyla sadece nominal iadelerin tahsil edildiğini, oysa ki davalıya dönen devre mülklerin güncel piyasa değerinin dikkate alınması gerektiğini savunarak, davalının elde ettiği haksız kazanç ve davacının uğradığı ek zarar farkının belirsiz alacak davası kapsamında tahsilini talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Munzam zarar
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Munzam zarar davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında 16.07.2013 tarihli Arsa Payı Karşılığı İnşaat ve Satış Vaadi Sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşme uyarınca ...’te yer alan taşınmaz üzerine devre mülk projesi gerçekleştirildiğini,05.10.2018 tarihli Hisse Devri ve Tasfiye Protokolü ile taraflar arasında yeni bir düzenleme yapılarak, davacı şirket projeden tüm haklarını devrederek çekilmiş ve davalı şirket projeyi tek başına yürütmeye devam ettiğini, söz konusu devrin ardından müvekkil şirketin önceden yaptığı devre mülk satışlarına ilişkin olarak tüketiciler tarafından 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında cayma hakkı kullanılmış ve bedel iadesi talepleri yöneltildiğini, satış sözleşmelerinde alıcı taraf müvekkil şirket olduğu için bu iadeleri yapmak müvekkilin sorumluluğunda kaldığını, bunun üzerine ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. – ...K. sayılı dosyasıyla sebepsiz zenginleşme nedeniyle dava açılmış ve yapılan yargılama sonucunda, müvekkili tarafından tüketicilere ödenen toplam tutarların temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınmasına hükmedildiğini, davalı şirket bu karar gereği ödemelerini yapmışsa da, bu ödeme yalnızca ilk dönemde tüketicilere yapılan nominal iadelerin karşılığı olduğunu, oysa ki, taşınmazlar 2018 yılı sonrasında gayrimenkul piyasasında yaşanan yüksek enflasyon, maliyet artışları ve bölgesel gelişmeler nedeniyle kayda değer bir biçimde değer kazandığını, davalı şirket, 2018 tarihinde protokol gereği mülkiyetine geçen devre mülkleri sonrasında gerek yeniden satarak, gerek kiralama, gerek başka biçimlerde değerlendirme yoluyla önemli bir ekonomik menfaat elde etmiş; buna karşılık, davacıya yalnızca yıllar önce ödenmiş bedellerin güncellenmemiş, reel değerden uzak tutarlarını iade etmekle yetinmiş olduğunu, her ne kadar davalı, cayma hakkını kullanan üyelere yapılan ödemeleri, önceki mahkeme kararı uyarınca davacıya iade etmişse de; taraflar arasında 05.10.2018 tarihli Tasfiye Protokolü gereğince bu devre mülklere ilişkin mülkiyet yapısı yeniden şekillenmiş olduğunu, cayma sonucu davalıya dönen mülklere ilişkin olarak, tasfiye protokolü hükümleri uyarınca mülkiyet yeniden ortaklık yapısına konu hâle geldiğini, bu durumda iade edilmesi gereken bedel, salt yapılan ödeme tutarlarıyla sınırlı kalmayıp, mülkün güncel rayiç değerine göre belirlenmesi gerektiğini, oysa önceki dava neticesinde sadece geçmiş dönemde yapılan nominal ödemelerin iadesine hükmedilmiş, mülkün güncel piyasa değeri üzerinden oluşan zarar ise dikkate alınmadığını, bu nedenle işbu dava ile, iadesi yapılan mülklere ilişkin olarak ortaya çıkan munzam zarar farkına dayalı munzam zararın tazmini talep edilmekte olduğunu, tüm bu nedenlerle; işbu davanın HMK Madde 107 kapsamında belirsiz alacak davası olduğunun kabulüne, şimdilik 1.000,00 TL munzam zararın, 17.11.2020 tarihli ihtarnameye istinaden oluşan temerrüt tarihi olan 20.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte, davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulduğunun kabulüne, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... A.Ş. tarafından müvekkil ...A.Ş. ("... A.Ş.")'ye karşı "29 adet devre mülk satışının iptali sebebiyle sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında 347.984,32-TL tutarındaki asıl alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle" 23.06.2021 tarihinde ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davası ikame edildiğini, davacı ... A.Ş. tarafından müvekkil ... A.Ş.'ye karşı "sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında toplamda 3.000,00-TL tutarındaki alacağın muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle" 29.12.2021 tarihinde ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davası ikame edildiğini, ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.11.2021 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile; "... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine" karar verildiğini, ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.12.2024 tarih, ... Esas ve...Karar sayılı ilamı ile; "1-Davacının ana dosyada açtığı davanın KISMEN KABULÜ ile, 347.984,32 TL alacağın (bunun 12.240,00-TL'si için █████/2020 tarihinden geri kalan kısmı için ise temerrüt tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Birleşen davanın KISMEN KABULÜ ile, 3.000,00 TL'nin █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE" karar verildiğini, ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.12.2024 tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı ilamı 28.01.2025 tarihinde kesinleşmiş olduğunu, davacı ... A.Ş. ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.12.2024 tarih,... Esas ve...Karar sayılı ilamını dayanarak göstererek müvekkil ... A.Ş. aleyhine ... 4. Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası ile ilamlı icra takibi başlatmış, müvekkili şirket icra takibine konu borcu ödemiş ve dosya infaz nedeniyle kapatılmış olduğunu, davacı ... A.Ş.'nin işbu dava konusu talebi; ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.12.2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamına konu asıl davadaki 29 adet devre mülk ile ilgili olduğunu, davacı ... A.Ş. yüksek enflasyon nedeniyle faizi aşan kısım için munzam zarar talebinde bulunmuş olup yerleşik Yargıtay içtihatları da dikkate alınarak haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, munzam zarar davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacının taraflar arasındaki 16.07.2013 tarihli Arsa Payı Karşılığı İnşaat ve Satış Vaadi Sözleşmesi kapsamında ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyasında görülen sebepsiz zenginleşme davası kapsamında davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin taşınmazların güncel piyasa değeri üzerinden yapılmaması nedeniyle davalıdan munzam zarar talep edilip edilemeyeceği; talep edilebiliyorsa miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacının munzam zarar ilişkin talebine ilişkin yapılan incelemede, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 122. maddesi; "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder." düzenlemesini içermektedir. Alacaklının munzam zarar talep edebilmesi için mevcut olan zararın açık ve somut bir biçimde ispatı gerektiği; salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik koşullardaki olumsuzluklar nedeniyle paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, alacaklı yönünden aşkın zarar olarak nitelendirilemeyeceği gibi salt bu olguya dayanılması neticesinde zararın ispatına dair koşulun gerçekleştiği söylenemeyecektir.
Kayseri Bam 6. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamı da dikkate alındığında Davacının iş bu zarar iddiasını 6100 sayılı Kanun'un 194. maddesi kapsamında ispata elverişli bir şekilde somutlaştırılarak, zarar iddiasının ispatı için gerekli tüm deliller ortaya konulmalıdır. (Emsal Yargıtay 3. HD ... Esas ... Karar; ... Esas ... Karar; ...Esas ... Karar; Yargıtay 11. HD...Esas ... Karar; ... Esas ... Karar )
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.03.2022 tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, aşkın (munzam) zararın, para borcunun ifasında borçlunun kusuruyla temerrüde düşmesi nedeniyle alacaklı nezdinde ortaya çıkan zararın temerrüt faiziyle karşılanamaması hâlinde söz konusu olan bir zarardır. Bu zarar, borçlunun temerrüdü ile borcun ödendiği tarih aralığındaki dönemi kapsamakta olup aşkın (munzam) zararın ispatı, bu zararın varlığını iddia eden alacaklıya aittir. Bu bağlamda aşkın (munzam) zarar alacaklısı, TBK’nın 122. maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamakla yükümlüdür.
Davacının taşınmazların 2018 yılı sonrasında gayrimenkul piyasasında yaşanan yüksek enflasyon, maliyet artışları ve bölgesel gelişmeler nedeniyle kayda değer bir biçimde değer kazandığı iddiasının ülkemizde belirli dönemlerde mevcut olan ekonomik olumsuzluklardan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı aşkın zarar talebi, zarar olgusunun delili olarak kabul edilemez. Paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, tek başına davacının temerrüt faizi dışında bir zararının varlığının ispatı değildir. Davacının zararı ispat yükümlülüğünden kurtarmayacağı için ekonomik koşullardaki olumsuzluklar nedeniyle paranın satın alma gücünde meydana gelen azalmanın, tek başına munzam zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, davacının salt ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyasında görülen sebepsiz zenginleşme davası kapsamında davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin taşınmazların güncel piyasa değeri üzerinden yapılmaması nedeniyle munzam zarar talebinde bulunmayacağı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen miktar itibarıyla KESİN nitelikteki karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!