Mahkeme kararıyla ödenmesi yasaklanan senedin bankaca haksız protesto edilmesiyle oluşan itibar kaybının giderilmesi ve sicil kaydının silinmesi davası.
Özet: Davacı şirket, mahkeme kararıyla ödenmesi yasaklanan bir teminat senedi için, davalı bankanın bu ihtiyati tedbir kararını göz ardı ederek haksız yere ödememe protestosu düzenlemesinin ticari itibarını ve kredi notunu olumsuz etkilediğini, akabinde borcu haciz baskısıyla ödemek zorunda kalmasına rağmen protesto kaydının devam ettiğini belirterek, protestonun iptalini ve olumsuz kayıtların silinmesini talep ederken; davalı banka ise ihtiyati tedbir kararının kendilerine tebliğ edilmediğini ve üçüncü kişiler açısından bağlayıcı olmadığını savunarak sorumluluğu reddetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtibarın Yerine Gelmesi
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtibarın Yerine Gelmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılardan ... arasında, temel bir borç ilişkisine istinaden 22.08.2017 tanzim ve 31.12.2018 vade tarihli, 18 seri numaralı, 100.000 TL bedelli bir teminat senedi tanzim edildiğini ancak, senedin vadesi gelmeden evvel, temel borç ilişkisinden kaynaklanan bir uyuşmazlık nedeniyle tarafımızca ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası ikame edildiğini, mahkeme, dosya üzerindeki ilk incelemesinde talebimizin haklılığına kanaat getirerek, 27.12.2018 tarihli tensip tutanağı ile dava konusu senedin icra takibine konu edilmemesi ve keşidecisine ibraz edildiğinde ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verdiğini, bu karar, senedin ödenmesini hukuken imkânsız kılan, tüm taraflar için bağlayıcı nitelikte amir bir hüküm olduğunu, bir senedin mahkeme kararıyla ödenmesi yasaklanmışken, o senedin ödenmediğinden bahisle protesto edilmesi, en temel hukuk mantığına ve hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu, ancak davalı ... Bankası ... Şubesi, bu açık ve bağlayıcı mahkeme kararını hiçe sayarak, sanki ortada hiçbir hukuki engel yokmuşçasına, vadesinde ibraz edilen senedin ödenmediği gerekçesiyle müvekkilim aleyhine ödememe protestosu düzenlemiş olduğunu, bu işlem, bankanın bir "basiretli tacir" olarak hareket etme yükümlülüğünü ağır şekilde ihlal ettiğinin en somut göstergesi olduğunu, Bir mahkeme kararıyla ödenmesi yasaklanan bir borç için "ödememe" protestosu çekmek, hukuki bir garabet olup başlı başına bir haksız fiil teşkil ettiğini, söz konusu protesto, hukuki dayanaktan tamamen yoksun olduğunu, somut olayda, ödenmesi mahkeme kararıyla yasaklanmış bir senedin protesto edilmesi, tipik bir haksız protesto vakasıdır ve davalı bankanın haksız fiil sorumluluğunu doğurmakta olduğunu, kaldı ki, menfi tespit davası devam ederken senet alacaklısı ..., senedi ...'a ciro etmiş ve bu kişi tarafından ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası üzerinden müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkili, ticari hayatının daha fazla sekteye uğramaması adına, haciz baskısı altında bu borcu da ödemiş ve dosyayı infaz ettiğini, yani, protestoya konu senetle ilgili müvekkilinin ne ihtiyati tedbir kararı nedeniyle ne de borcun ödenmiş olması nedeniyle herhangi bir borcu kalmadığını, buna rağmen, davalı bankanın kayıtlarında bu haksız protesto lekesi varlığını sürdürmekte olduğunu, bu haksız protesto kaydı, ...Birliği Risk Merkezi nezdinde müvekkilimin siciline işlenmiş, kredi notunu düşürmüş ve yeni kredi kullanma imkanlarını ortadan kaldırdığını, tüm bu nedenlerle; davanın kabulüne, Davalı ... Bankası ... Şubesi tarafından müvekkilim aleyhine düzenlenen 31.12.2018 vade tarihli, 100.000 TL bedelli senede ilişkin ödememe protestosunun haksız olduğunun tespiti ile iptaline, iptal kararının Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'ne bildirilerek müvekkil adına oluşturulan olumsuz kaydın silinmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bankalarına tahsile verilen senet hakkında yasal düzenlemeler ve ilkeler doğrultusunda gerekli işlemler tesis edildiğini, huzurdaki davaya konu senet de birbirine bağlı ciro silsilesini haiz olduğundan ve müvekkil Bankaya protesto talepli olarak tahsile verildiğinden, davacı tarafından senet bedeli ödenmemesi nedeniyle işbu senet protesto edilmiş olup müvekkil bankanın kusurlu bir eyleminden söz edilebilmesi mümkün olmadığını, bununla birlikte davacının değinmiş olduğu tedbir kararı müvekkil bankaya hitaben iletilmemiş olup söz konusu tedbir kararının kesinleşip kesinleşmediği, uygulanabilir olup olmadığı da müvekkil banka tarafından bilinemez ve bu nedenle uygulanamaz bir karar olduğunu, kaldı ki söz konusu ihtiyati tedbir kararının kesinleşme şerhi ile müvekkil bankaya iletilmesi halinde de söz konusu tedbir kararı sadece ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasının taraflarını bağlayacak olup anılan tedbir kararının 3.şahıslar bakımından geçerli olmamasına yönelik karar verildiğini de belirtmek istediklerini, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından düzenlenen ihtiyati tedbir kararı müvekkil Bankaya hitaben tebliğ edilmediği gibi söz konusu karara ilişkin itiraz edilmiş olabileceği ve tedbir kararının kaldırılmış olabileceği de ihtimaller arasında olduğunu, bu sebeple müvekkil Bankaya hitaben ve müvekkil Bankayı da kapsayıcı kesinleşmiş bir ihtiyati tedbir kararı müvekkil Bankaya mahkeme kanalı ile gönderilmediğini, ayrıca bununla birlikte süreç boyunca müvekkil Banka tarafından mevcut duruma uygun aksiyon alındığını, bu bilgiler ışığında müvekkil Banka tarafından ...’a protesto gönderilmiş, senet ise müvekkil banka kayıtlarına göre ...’a iade edilmiş olduğunu, sonrasında ise davacı tarafından bu hususa ilişkin BDDK kanalı ile müvekkil Bankaya başvuru iletilmiş olup tarafımızca söz konusu başvuruya da cevap verilmiş ve protestonun kaldırılmasına yönelik olarak yönlendirme yapılmış olduğunu, söz konusu yönlendirmede Bankamız tarafından protesto işleminin kaldırılması için hem ... hem de ... olmak üzere iki alacaklının da alacağının kalmadığına yönelik Bankamıza talimat vermesi gerektiği bununla birlikte eğer senede ilişkin bir tedbir kararı var ise bu karar ve karara ilişkin kesinleşme şerhinin de müvekkil Bankaya iletilmesi gerektiği belirttildiğini, ayrıca bu hususlara ek olarak protesto işleminin kaldırılması için senet aslının da müvekkil Bankaya ibraz edilmesi de belirtilmiş olup bu hususların tamamlanması halinde müvekkil Banka tarafından protesto kaldırım talebinin tekrar değerlendirmeye alınacağı da beyan edildiğini, bu hususlara rağmen davacı tarafça müvekkil Banka tarafından gösterilen yollar tüketilmemiş ve huzurdaki dava ikame edilmiş olduğunu, rotestonun haksız olduğunun kabulü ihtimalinde dahi protesto geçerli sayılır, protestoya bağlı hüküm ve sonuçların geçerliliğine halel gelmeyeceğini, bu nedenle itirazları doğrultusunda haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, davalı banka tarafından davacı hakkında haksız ödememe protestosu çekilmesi nedeniyle itibarın iadesi olduğu anlaşılmıştır.
Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ...tarihli ... sayılı kararı uyarınca; 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç
verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri,
Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşlar Hakkında Kanun’dan,
Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;
a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı,
b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı,
c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerler de 6 numaralı,
d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı,
e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı,
f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına,
(Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere;
a) Kayseri’de iki asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 2 numaralı, b) Konya’da dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 4 numaralı,
c) İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı, d) İstanbul Anadolu’da on üç asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 ve 7 numaralı,
e) Ankara’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7 ve 8 numaralı,
f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) karar verilmiştir.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 16.10.2023 tarihli uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin ...-... Esas ve Karar sayılı kararında HSK 1. Dairesinin 1232 sayılı kararında belirtilen asliye ticaret mahkemeleri ile aynı yerde bulunan diğer asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olmayıp iş dağılımı ilişkisi olduğuna, dosya kendisine yanlış tevzi edilen asliye ticaret mahkemesinin gönderme kararı vererek esasını bu şekilde kapatması gerektiğine dair ilamı gözetilerek talebin Bankacılık Kanunundan kaynaklı bankacılık işlemi olması nedeniyle talebin Finans Mahkemelerinin görev alanında kaldığı anlaşılmakla dava konusu talep hakkında karar verilmek üzere dosyanın İstanbul 6,7,8,9 Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Dosyanın görevli İSTANBUL 6,7,8,9 ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİNDEN BİRİNE TEVZİ EDİLMEK ÜZERE İSTANBUL HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ BÜROSUNA GÖNDERİLMESİNE,
Davacı vekilinin yüzüne karşı esas mahkemesinde verilecek karar ile birlikte istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!