Eksik Sigorta Bildirimi ve İşçilik Alacakları Talepli Hizmet Tespit Davasında Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, Resen Araştırma ve Vakıaları Somutlaştırma Yükümlülüğünü Değerlendiriyor.
Özet: Bir işçinin, işveren nezdinde eksik bildirilen veya bildirilmeyen sürekli çalışma sürelerinin tespitini ve ödenmeyen işçilik alacaklarının tahsilini talep ettiği, davalıların ise zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları ile birlikte çalışmanın kesintisiz olmadığını savunarak davanın reddini istediği uyuşmazlıkta, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı reddetmesine karşın Yüksek Mahkeme, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin niteliği gereği, tarafların sunduğu kanıtlarla yetinilmeyip, mahkemece resen araştırma yapılması ve delil toplanması gerektiğini, ayrıca davacının iddialarını ispata elverişli somut vakıalar ve delillerle açıklama yükümlülüğünü vurgulayarak kararı değerlendirmiştir.

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kayseri 7. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I. DAVADavacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı iş yerinde 15.05.2012 - 30.06.2018 tarihleri arasında tam ve bilfiil çalışmasına rağmen sigorta bildirimlerinin eksik yapıldığını, davalı işverenlikçe sürekli girdi çıktı yapıldığını, 18.05.2012-30.06.2018 tarihleri arasında 6 yıl 1 ay 12 gün sürekli ve kesintisiz çalıştığının tespiti ile ödenmeyen işçilik alacaklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacak kalemleri için zamanaşımı itirazında bulunduklarını, yine dava konusu hakkın 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının çalışmasının kesintisiz ve sürekli olmadığını, davacının bildirilen süreler dışında bir çalışmasının olmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Fer'i müdahil Kurum vekilinin cevap dilekçesinde özetle; öncelikle hizmet tespiti ve alacak taleplerinin birlikte görülemeyeceği, taleplerin tefrik edilmesi gerektiğini, davaya fer’i müdahil sıfatı ile davaya ve duruşmalara katılım ile fer’i müdahil sıfatı nedeni ile hüküm kurulmaması gerektiğini, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının hizmet cetveli ve dönem bordrolarında yer alan çalışmaları dışında bir çalışmasının bulunmadığını, çalışma olgusunun ve ücretin somut ve inandırıcı bilgilere dayalı olarak kanıtlanması gerektiği bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dair karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hem davacı hem davalı hem de Mahkemece re'sen seçilen bordro tanıkları hiç şüpheye mahal bırakmasızın beyanları ile davacının hizmetlerinin aşikar hale getirdiğini, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, talebi doğrultusunda karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.3.6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.HMK m. 31 gereğince, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31... /1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.4. Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.5. İnceleme konusu dosyada davacının talebi; davalı iş yerinde 15.05.2012 - 30.06.2018 tarihleri arasında tam ve bilfiil çalışmasına rağmen sigorta bildirimlerinin eksik yapıldığını, davalı işverenlikçe sürekli girdi çıktı yapıldığını, bu dönemlerde eksiksiz ve kesintisiz çalıştığına ilişkin hizmetlerinin tespitini istemiş, İlk Derece Mahkemesi; davalı iş yerinde ileri sürülen tarih aralıklarında kesintisiz olarak çalıştığı yönünde kuşkuya yer vermeyecek şekilde bir kanaat oluşmadığından, davanın reddine karar vermiştir.İlk Derece Mahkemesince verilen karar eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır. Davacının hizmet cetveli incelendiğinde, davalı iş yerinde 18.05.2012 - 30.06.2018 tarihleri arasında 3 dönem halinde çalışmalarının Kuruma bildirildiği, davacının dava dilekçesinde hiç ara vermeden çalıştığını belirtmesine rağmen mahkeme tarafından, davacının hizmetlerinin kuruma bildirilmeyen dönemde iş yerinde çalıştığı sabit olan bordro tanıkları dinlenmeden karar verildiği anlaşılmış olup, davacının Kuruma bildirilmeyen dönemdeki bordro tanıklarının belirlenip, belirlenen bu tanıklar dinlenmeli, ayrıca hizmetlerin bildirilmediği ara dönemlerde fer'i müdahil Kurumun denetim elemanları tarafından davalı iş yerinde denetimler yapılmış olup, söz konusu denetim tutanaklarında çalıştığı belirtilen tanıklar dinlendikten sonra, buna göre 2013 - 2015 tarihlerindeki denetimlerde davacının ismine rastlanılmadığı gözetilerek, davacının beyanları alınmalı, davacının denetim tutanaklarında isminin neden geçmediği davacıya sorulup açıklığa kavuşturulmalı, dinlenen tanık ...'nın beyanında; '' ...çalıştığımız sıralarda 1 hafta süreyle polisler tarafından davacının götürüldüğünü biliyorum. 1 hafta sonra tekrar gelip işe başladı...'' beyanı ile Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas - ████████ Karar sayılı ceza dosyasından davacının 17.02.2014 tarihinde gözaltına alındığı, 18.02.2014-13.03.2014 tarihleri arasında tutuklu olduğu gözetilerek, ceza dosyasındaki davacı beyanları değerlendirilmeli, ceza dosyasında bulunan bilgi ve belgelerden gözaltı veya tutuklanma sürecinde davacının kolluk kuvvetleri tarafından iş yerinden alınıp alınmadığı, alındı ise hangi tarihte alındığı belirlenmeli, davacının çalışma olgusu tereddütsüz bir şekilde ortaya koyularak bir karar verilmesi gerekir iken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup kararın bozulmasını gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle,1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,3. Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.