İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde acentelik sözleşmesinin feshi ve denkleştirme tazminatı talepli alacak davası uyuşmazlığına ilişkin karar.
Özet: Davacı, davalılar tarafından acentelik sözleşmesinin haksız feshedildiğini, üretim hedeflerine ulaşılamamasının davalıların pazar pozisyonundaki gerilemeden kaynaklandığını ve müşteri çevresi ile gelecekteki kazanç kayıpları nedeniyle 5.000 TL denkleştirme tazminatı talep ederken; davalılar, sözleşmenin davacının belirlenen hedeflere uymaması ve üretimi diğer şirketlere yönlendirmesi yüzünden haklı nedenle feshedildiğini, davacının tazminata hak kazanmadığını ve fesihten sonra müşteri portföyünden kendilerine bir fayda sağlanmadığını savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2017
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalılar ile arasında davalının faaliyetleri kapsamında yapılacak sigorta sözleşmelerine aracılık etmesi için █████/2012 yürülük tarihli Acentelik Sözleşmesi imzalandığı, davalılar tarafından sözleşmenin feshine kadar davacının belirli sigorta dallarında davalıların yaptığı sigorta sözleşmelerine aracılık ettiği, sözleşmelerin sayısını artırmak ve devamlılığını sağlamak için her türlü faaliyeti yaptığı, müşteri kazandırdığı ancak davalılar tarafından ... 13. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile █████/2017 tarihinde geçerli olmak üzere sözleşmenin feshedildiğini ve ... 13. Noterliği'nin...tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile azledildiğini, fesih ihtarında herhangi bir sebep gösterilmediği halde azilnamede belirlenen hedeflerin gerçekleştirilmemesine dayanıldığını, ancak taraflar arasında imzalanan █████/2012 tarihli protokolün 2, 3 ve 6. maddeleri ile hedefler öngörüldüğünü, protokolde öngörülen hedefler nazara alındığında gerçek fesih sebebinin hedeflerin tutturulamaması olmadığını, bu nedenle davalıların feshin haklı bir nedene dayandığını ispat yükü altında olduğunu, ülkemizde sigorta hizmetlerinin yaygınlaşması ve zorunlu düzenlemeler getirilmesi nedeniyle sigorta şirketleri arasında ciddi rekabet oluştuğunu, davalıların diğer sigorta şirketlerine nazaran bu rekabette geri kalmalarının ürünlerinin satılmasında sıkıntı yarattığını ve düşüşe neden olduğunu, üretimde bir düşüş varsa esas nedenin davalı olduğunu, çünkü 2012 yılında üretimde 1. sırada olan davalının 2017 yılında 5. sıraya gerilediğini, bu sebeple ürün satışındaki düşüşün kendilerine yüklenemeyeceğini, kendilerinin Güney Anadolu bölgesinde üretim sıralamasında 140. sırada olduklarını, oysa davalıların üretimde kendilerinden daha geride olan acentelerin sözleşmelerini feshetmediğini, bunun da dürüstlükle bağdaşmadığını, rapel uygulamasının 2016 yılında sözleşmenin feshine gidilmesi nedeniyle rapel ödemesi de yapmadığı, devamlı müşteriler ile yapılacak sözleşme yenilemelerinden dolayı elde edeceği ve elde ettiği müşteri çevresinin sağlayacağı yeni müşterilerinden mahrum kaldığı, neticeten denkleştirme tazminatı olarak 5.000,00 TL'nin fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalıların acentesi olarak tayin edildiği;█████/2012 tarihinde imzalanan Acentelik Sözleşmesi'nde belirtilen şartlara, üretim hedeflerine ve davalıların talimatlarına uymamış olması nedeniyle sözleşmenin ... 13. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile █████/2017 tarihinde geçerli olmak üzere feshedildiğini ve ... 13. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile davacının azledildiğini, bunun üzerine davacının denkleştirme tazminatı ile işbu davayı açtığını, davacı üretim hedefini tutturamamasının fesih sebebi olmadığını ve sözleşmeyi haksız fesheden davalıların haksız feshin sonuçlarına katlanması gerektiğini beyan etmiş ise de sözleşmenin iddiaların aksine haklı nedenle feshedildiğini, Acentelik Sözleşmesi'nin amacının karşılıklı kar etmek ve bu nedenle verimli bir çalışma gerçekleştirmek suretiyle üretimi arttırmak olduğu halde bu ilişkiden zarar edildiğini, karlılığın sağlaması için davacının kendisine bildirilen program ve hedeflere bir itirazda bulunmadığını, bildirilen hedeflerin gerçekçi ve ulaşılabilir olduğunu, tüm bunlara rağmen davacı acentenin hedefleri sağlamak için çaba göstermediğini ve üretimini çalıştığı diğer şirketlere kaydırmak suretiyle davalılar ile olan üretiminin düşmesine neden olduğunu, kaldı ki Acentelik Sözleşmesi'nin 22. maddesi ile olağan feshin davalılara bir hak olarak verildiğini, tüm bu sebeplerden sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, talep edilen tazminatın dayanağı bulunmadığını, davacının TTK m.122 ve Sigortacılık Kanunu m.█████'de düzenlenen tazminata hak kazanmadığını, davacının bir an için haklı olduğu kabul edilse bile fesihten sonra devam eden poliçelerin geri dönüş oranının esas alınması gerektiğini, davacı acentenin aracılığıyla yapılan sigorta sözleşmelerindeki müşterilen esasen acentenin değil sigorta şirketinin müşterisi olduğunu, davacı acentenin aracılık ettiği poliçelerin çok büyük bir bölümünün sözleşmenin feshinden sonra yenilenmediğini, bu nedenle davacı acentenin sağladığı müşterilerden sigorta şirketinin menfaat elde etmediğini, davacı acente diğer birçok sigorta şirketinin acenteliğini yaptığından davalı sigorta şirketleri ile yapılan acentelik sözleşmesinin feshinden dolayı bir zarara uğramadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının talep ettiği denkleştirme tazminatının doğru bir şeklide tespit edilmesi gerektiğini ve faizin davadan önce gönderilmiş herhangi bir ihtar olmadığı için dava tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini beyanla cevaben davanın reddine, yargılama masraf ve giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, 6102 sayılı TTK m122'den kaynaklanan denkleştirme (portföy) tazminatıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacı tarafın portföy tazminatının yerinde olup olmadığı,davalı tarafça sözleşmenin haksız olarak fesih edilip edilmediği hususunun ihtilaf konusu olduğu tespit edilmiştir. Ancak davacı acente tarafından sağlanan müşteri çevresi ile denkleştirme tazminatının hesabı hukuk bilgisi dışında özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden HMK m.266 kapsamında talep üzerine veya resen bilirkişi deliline başvurulabilmesi mümkündür.
Mahkememiz █████/2019 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında özetle ''...Tüm dosya kapsamı nazara alındığında davalıların ilk fesih ihbarı ile olağan yolla sözleşmeyi feshettiği ve ancak ikinci fesih ihbarı ile hedeflerin sağlanamadığı nedenini ileri sürdüğü, bu kapsamda fesih iradesinin inşai nitelikte olması da nazara alındığında feshin ilk fesih ihbarı ile gerçekleştiği ve esasen davalıların kullanmış oldukları bu olağan fesih hakkının haklı bir nedene dayandığını ispat etmeleri gerektiği halde ispat edemedikleri görülmektedir. Kaldı ki dosya kapsamıyla davalı taraf hedeflerin tutturulamadığını da ispat edebilmiş değildir. Bir an için bu husus ispat edilmiş olsa bile salt hedeflerin tutturulamamış olması Yargıtay uygulamaları ile de haklı fesih nedeni olarak kabul edilmemektedir.(bkz. Yargıtay 11. HD. █████/2017 tarih - ... Esas ve... Karar)
Tüm dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan davanın kabulü ile; 66.539,64 TL'nin █████/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine, 5.027,03 TL'nin █████/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İşbu karara karşı davalıların istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin █████/2022 tarih... Esas... Karar sayılı ilamında özetle ''...Davaya dayanak acentelik sözleşmesinin "Sözleşmenin Feshi" başlıklı 23. maddesi ile; "Bu sözleşme acentenin isteğine bağlı olarak üç ay önceden ihbar edilmek koşuluyla her zaman feshedilebilir. Bu sözleşme acentenin sözleşme hükümlerine veya ilgili mevzuat ve teammüllere uygun olarak Axa tarafından verilen karar, direktif ve genelgelere uymaması halinde, ihbara gerek kalmaksızın her zaman ... tarafından feshedilebilir" denilerek fesih şekli ve 24. maddesi ile feshin sonuçları düzenlenmiştir.
Davalının sigorta acentesi olması sebebiyle öncelikle uygulanacak 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun █████. maddesi hükmüne göre, sigorta acentesinin denkleştirme tazminatı talep edebilmesi için; "sigorta acenteliği ilişkisinin sona ermesinden sonra sigortacının acentenin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi, hakkaniyetin tazminat verilmesini gerektirmesi, acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmemiş olması yada kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olmaması" gerekir. Buna göre taraflardan birinin üç aylık ihbar süresine riayet ederek sözleşmeyi feshetmesi halinde acentenin denkleştirme tazminatı talep hakkı düşmez ancak sigortacı haklı nedenle sözleşmeyi feshetmiş ve haklı neden teşkil eden durum acentenin kusurundan kaynaklanmış ise, acentenin tazminat talep hakkı düşer. Acentelik sözleşmesinin feshi ve tazminat koşulları ile ilgili olarak 6207 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda ise, 121/1. maddesi ile "Belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir. Sözleşme belirli bir süre için yapılmış olsa bile haklı sebeplerden dolayı her zaman fesih olunabilir." hükmü getirilmiş, 122. maddesinde ise; "sigortacının acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde etmesi, acentenin, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybetmesi ve somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, tazminat ödenmesinin hakkaniyete uygun düşmesi", tazminat şartı olarak kabul edilmiş ve hükmedilecek tazminatın üst sınırı, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalaması olarak belirlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafça davacıya gönderilen █████/2016 tarihli fesih ihbarı ile, acentelik sözleşmesinin iş bu ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 3 ayın sonunda feshedileceği bildirilmiş, herhangi bir fesih gerekçesi gösterilmemiş, █████/2017 tarihli azilnamede ise, davalının kendisine yazılı olarak bildirilen hedefleri gerçekleştiremediği, █████/2016 tarihli uyarılara rağmen iyileşme sağlayamadığından acentelik sözleşmesinin feshedildiği beyan edilmiştir. Yerel mahkemece feshin █████/2016 tarihli ihbarname ile olağan fesih şeklinde yapıldığı kabul edilmiş, davalı taraf ise sözleşmenin 22. maddesi uyarınca sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini beyan etmiş olup, her iki fesih şeklinde de davalı tarafça sözleşmenin haklı nedenle (davacının kusuru nedeniyle) feshedildiğinin ispatı gerekir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında, ... tarafından Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü'ne sorulan hususla ilgili olarak verilen cevap ve taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinde, prim üretim ölçütlerinin ve hedeflenen üretimin altında kalınması halinde yaptırımının ne olacağının belirlenmediği gerekçesi ile, üretim hedeflerinin tutturulamamasının haklı fesih sebebi olarak kabul edilemeyeceği, davacının 5 yıllık faaliyeti sonucu almış olduğu komisyon ve diğer ödemeler toplamının 5 yıllık ortalamasını denkleştirme tazminatı olarak olarak talep edebileceği mütalaa edilerek, her bir davalıdan ayrı ayrı talep edebileceği tazminat miktarları tespit edilmiş, yerel mahkemece de kök ve ek rapor hükme esas alınarak, davalı tarafın üretim hedeflerinin tutturulamadığını ispat edemediği, kaldı ki ispat edilse dahi tek başına bu hususun fesih sebebi olamayacağı, sözleşmenin feshinden sonra davalının sağlanan müşteri çevresinden fiilen menfaat temin edip etmediğinin önemli olmadığı, objektif olarak menfaat temin edebilecek durumda olmasının yeterli olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davalı tarafın aşamalarda beyan ettiği ve dosyaya ibraz ettiği █████/2016 tarihli uyarı yazısında ifade ettiği şekilde davacıya █████/2016 tarihinde bildirilen hedefler olup olmadığı, davacının bu hedefleri ne kadar gerçekleştirdiği hususunda sözleşmenin 22. maddesi kapsamında bir inceleme yapılmamış, denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için yukarıda anılan hükümlerde yer alan diğer koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmediği gibi, davalı tarafın bilirkişi raporuna bu yöndeki itirazları ek raporda karşılanmamış ve ek rapora yapılan itirazlarının karşılanması için de yeniden rapor alınmadan, eksik inceleme, değerlendirme ve yetersiz gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece, HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında, taraflar arasında belirli bir süre için belirlenmiş bir hedef bulunup bulunmadığının tespiti, bilirkişilere yaptırılacak inceleme ile belirlenmiş bir hedef var ise davacının bu kapsamdaki durumu, davacı tarafın dava dilekçesinde beyan ettiği █████/2012 tarihli protokolün dosyaya temini ile birlikte değerlendirilmesi, davacı acentenin, davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, acentenin aracılık ettiği müşteriler dolayısıyla davalının, acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da prim elde etmeye devam edip etmediği, etmiş ise bu sözleşmelerin sayısı, süresi ve sözleşmeler dolayısıyla elde edilen prim miktarına göre önemli menfaat sayılıp sayılmayacağı, denkleştirme tazminatı ödenmesinin adil bir sonuç olup olmayacağı, bu minvalde taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin süresi, acentenin gelir miktarı, acentenin tek firma-çok firma acentesi olup olmadığı, davalının marka etkisi gibi hususlar da tartışılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de her bir davalı yönünden ayrı ayrı değerledirilmesi gerekmektedir..."şeklinde karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası mahkememiz işbu esasını alan davada tensip zaptı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek mali müşavir, denkleştirme uzmanı ve sektör temsilcisinden oluşacak 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi ile taraflar arasında belirli bir süre için belirlenmiş bir hedef bulunup bulunmadığının tespiti, bilirkişilere yaptırılacak inceleme ile belirlenmiş bir hedef var ise davacının bu kapsamdaki durumu, davacı tarafın dava dilekçesinde beyan ettiği █████/2012 tarihli protokolün dosyaya temini ile birlikte değerlendirilmesi, davacı acentenin, davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, acentenin aracılık ettiği müşteriler dolayısıyla davalının, acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da prim elde etmeye devam edip etmediği, etmiş ise bu sözleşmelerin sayısı, süresi ve sözleşmeler dolayısıyla elde edilen prim miktarına göre önemli menfaat sayılıp sayılmayacağı konularında rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda ..., ...ve ...'dan alınan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacı acentenin kendini bağlayıcı, borç niteliğinde, herhangi bir üretim hedefini sağlama yükümlülüğü altında olduğuna yönelik herhangi bir delile rastlanılmadığı, █████/2012 tarihli Protokol'e dosyaya mübrez belgeler arasında bulunmadığı, █████/2012 tarihli Protokol'ün bulunmaması nedeniyle feshin acentenin kusuruna dayanıp dayanmadığı hususunun ayrıca bu Protokol'e göre incelenemediği, Davacı acentenin davalıya bıraktığı portföyün 321 adet olduğu, acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra yenilenmesi gereken toplam 321 adet poliçe olduğu bu poliçelerden toplam 5 adet yenilenen poliçenin olduğu, yenilenen poliçelerin yenilenmesi gereken poliçelere oranlandığında 40.156 olduğu poliçe yenileme oranı göz önüne alındığında bunun denkleştirme istemi hakkı için SK m. 23/f. 16'da aranan önemli menfaat elde etme unsurunun sağlanıp sağlanamadığı hususunun hakimin takdir yetkisinde olduğu, sigorta acentesinin denkleştirme isteminde bulunma hakkının yasal unsurlarının kümülatif niteliği gözetildiğinde, anılan unsurun sağlanamaması hâlinde denkleştirme bedeline kazanılamayacağı tespit edilmiştir.
Mahkememiz █████/2024 tarihli duruşma ara kararı ile kaldırma ilamı sonrası dosyaya rapor sunan heyetin dosyayı geç teslim etmesi nedeniyle daha önceden dosyada görev yapmayan ve resen seçilecek mali müşavir, sektör bilirkişisi ve sigorta hukuku alanında uzman bilirkişi heyetinden dosyaya sunulan █████/2012 tarihli protokolde dikkate alınarak “davalı tarafın aşamalarda beyan ettiği ve dosyaya ibraz ettiği █████/2016 tarihli uyarı yazısında ifade ettiği şekilde davacıya █████/2016 tarihinde bildirilen hedefler olup olmadığı, davacının bu hedefleri ne kadar gerçekleştirdiği hususunda sözleşmenin 22. maddesi kapsamında da inceleme yapılarak denkleştirme tazminatı talep edilip edilemeyeceği; taraflar arasında belirli bir süre için belirlenmiş bir hedef bulunup bulunmadığı; belirlenmiş bir hedef var ise davacının bu kapsamdaki durumu, davacı tarafın dava dilekçesinde beyan ettiği █████/2012 tarihli protokol ile birlikte değerlendirilerek davacı acentenin, davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, acentenin aracılık ettiği müşteriler dolayısıyla davalının, acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da prim elde etmeye devam edip etmediği, etmiş ise bu sözleşmelerin sayısı, süresi ve sözleşmeler dolayısıyla elde edilen prim miktarına göre önemli menfaat sayılıp sayılmayacağı, denkleştirme tazminatı ödenmesinin adil bir sonuç olup olmayacağı, bu minvalde taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin süresi, acentenin gelir miktarı, acentenin tek firma-çok firma acentesi olup olmadığı, davalının marka etkisi gibi hususlar da tartışılmak ve bozma ilamı öncesi alınan raporda yer alan hususlar ile davacı vekilinin iş bu rapora karşı yaptığı itirazları da değerlendirmek suretiyle rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.Bu kapsamda sigorta uzmanı ..., sektör uzmanı ... ve muhasebe finans uzmanı ...'ndan alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, taraflar arasında imzalanan 09.10.2012 tarihli Acentelik Sözleşmesi'nin mevcut olduğu, ... 7. Noterliği'nin ... tarih .. yevmiye numarası ile tasdikli Acentelik Vekaletnamesi bulunduğu, Davalı ... Sigorta A.Ş. ile ... A.Ş. Tarafından keşide edilen ... 13. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı İhtarnamesi ile davacı Acenteye; 09.10.2012 tarihli acentelik sözleşmesinin ihtarname tebliğ tarihinden itibaren üç ayın sonunda fesih olacağının bildirilmiş olduğu, ihtarnamenin davacıya 16.11.2016 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, sözleşme fesih tarihinin 16.02.2017 tarihi olduğu, 08.10.2012 tarihli protokol ile belirlenen, Dask hariç 3 aylık kümül hedefinin 90.000,00TL olduğu, davacı acente tarafından gerçekleştirilen TL, 01.07.2016-30.09.2016 döneminde 83.030,38 TL ve 01.10.2016-31.12.2016 döneminde 33.184,41 TL olduğu ve bu dönemlerde yapılan üretimin 08.10.2012 tarihli protokol ile belirlenen 3 aylık toplam 90.000.- TL üretim hedefinin altında kaldığı, diğer 3 aylık dönemlerde yapılan üretim miktarlarının davacıya verilen hedefin üzerinde gerçekleşmiş olduğu, Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen 15.03.2016 tarihli yazı ile davacı Acenteye bildirilen 2016 Yıllık Prim Hedefleri toplamının 599.104.-TL olduğu, davacı acente tarafından 2016 yılında tanzim edilen poliçelere ait prim miktarı toplamının 324.060,88 TL olarak gerçekleştiği, Davalı şirketin üretim raporlarına göre; Davacı acentenin son beş yılı kapsayan 2012-2016 yılları içerisinde elementer poliçelerden hak ettiği komisyon geliri toplamının 34 1.846,44 TL olduğu, Davacı acentenin son dört yılı kapsayan 2012-2016 yılları içerisinde hayat ve bireysel emeklilik poliçelerinden hak ettiği komisyon geliri toplamının 22.668,27 TL olduğu, son beş yılın ortalaması alınarak yapılan yıllık komisyon geliri ortalaması ve üst sınır belirlenmesinde; 341.846,44 TL/5 yıl = 68.369,29 TL ortalama yıllık komisyon geliri (denkleştirme tazminatı üst sınır) hesaplandığı, son dört yılın ortalaması alınarak yapılan yıllık komisyon geliri ortalaması ve üst sınır belirlenmesinde; 22.668,27 TL/4 yıl = 5.667,07 TL ortalama yıllık komisyon geliri (denkleştirme tazminatı üst sınır) hesaplandığı, Acentelik Sözleşmesinin feshi sebebiyle davacı acente tarafından talep edilen denkleştirme tazminatının, davalı sigorta şirketi tarafından karşılanıp karşılanmayacağı hususunda takdirin Mahkemenize ait olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememiz █████/2024 tarihli duruşma ara kararı ile kaldırma ilamı sonrası alınan heyet raporunda “acentenin aracılık ettiği müşteriler dolayısıyla davalının, acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da prim elde etmeye devam edip etmediği, etmiş ise bu sözleşmelerin sayısı, süresi ve sözleşmeler dolayısıyla elde edilen prim miktarına göre önemli menfaat sayılıp sayılmayacağı” hususun açıklanmadığı ve tespitinin yapılmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarda dikkate alınarak ek rapor alınması için dosyanın kök raporu düzenleyen heyete tevdiine karar verilmiştir.Bilirkişi heyetinden alınan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ile kök raporda; davacı acenteye ait Poliçe Üretim Raporlarında kayıtlı olan yıllar itibarıyla gerçekleşen Prim ve Komisyon tutarları tespit edilmiş olup, 6102 sayılı TTK madde 122/2 ile düzenlenen denkleştirme tazminatı üst sınırı hesaplanmıştır. Kök raporda yapılan hesaplamalarda herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır. Davacının denkleştirme tazminatı talebi hususunda takdir Mahkemenindir. Kök raporda tespit edildiği üzere; taraflar arasındaki Acentelik Sözleşmesi” nin yürürlükte olduğu dönem içerisinde ve sonrasında davacı Acente” nin davalı şirketler dışında acentelik sözleşmeleri bulunduğu, davacının üretim miktarlarına ilişkin 08.10.2012 tarihli protokol ile belirlenen 3 aylık toplam 90.000,00 TL üretim hedefinin 01.04.2015-30.06.2015 döneminde 78.129,87 TL olarak, 01.07.2016-30.09.2016 döneminde 83.030,38 TL olarak ve 01.10.2016-31.12.2016 döneminde 33.184,41TL olarak gerçekleşerek üretim hedefinin altında kalmış olduğu, buna göre; Acentelik Sözleşmesinin 22.maddesi ile belirlenen koşulların ortaya çıktığı, davalı şirket tarafından 15.03.2016 tarihli yazı ile davacıya bildirilen; elementer branş bazında 2016 yılı prim hedefinin toplam 599.104,00 TL olduğu ve 2016 yılında gerçekleşen prim toplamının 324.060,88 TL olduğu, buna göre; davacı acentenin 2016 prim hedefini gerçekleştirememiş olduğu, acentenin aracılık ettiği müşteriler dolayısıyla davalı şirket nezdinde toplam 321 adet poliçe bulunduğu, acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra söz konusu poliçelerden 5 adet poliçenin yenilenmiş olduğu tespit edilmiş olup, yenilenen poliçelerin yenilenmesi gereken poliçelere göre oranı 960,156 olmaktadır. 6102 sayılı TTK madde 122/(1) ve 5684 sayılı SK madde 23/(16) uyarınca; sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra davalı tarafın davacı acentenin portföyü sayesinde önemli menfaat elde edip etmediği hususunda takdirin Mahkemenize ait olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememiz █████/2025 tarihli duruşma ara kararı ile ek raporun hükme elverişli olmadığı, mahkeme ara kararı uyarınca inceleme yapılmadığı anlaşılmakla dosyanın sigorta alanında nitelikli hesap uzmanı ..., ... ve ...’e dosyanın tevdi ile bozma ilamı öncesi ve sonrası alınan bilirkişi raporları da değerlendirilmek suretiyle, dosyaya sunulan █████/2012 tarihli protokolde dikkate alınarak “davalı tarafın aşamalarda beyan ettiği ve dosyaya ibraz ettiği █████/2016 tarihli uyarı yazısında ifade ettiği şekilde davacıya █████/2016 tarihinde bildirilen hedefler olup olmadığı, davacının bu hedefleri ne kadar gerçekleştirdiği hususunda sözleşmenin 22. maddesi kapsamında da inceleme yapılarak denkleştirme tazminatı talep edilip edilemeyeceği; taraflar arasında belirli bir süre için belirlenmiş bir hedef bulunup bulunmadığı; belirlenmiş bir hedef var ise davacının bu kapsamdaki durumu, davacı tarafın dava dilekçesinde beyan ettiği █████/2012 tarihli protokol ile birlikte değerlendirilerek davacı acentenin, davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, acentenin aracılık ettiği müşteriler dolayısıyla davalının, acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da prim elde etmeye devam edip etmediği, etmiş ise bu sözleşmelerin sayısı, süresi ve sözleşmeler dolayısıyla elde edilen prim miktarına göre önemli menfaat sayılıp sayılmayacağı, denkleştirme tazminatı ödenmesinin adil bir sonuç olup olmayacağı, bu minvalde taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin süresi, acentenin gelir miktarı, acentenin tek firma-çok firma acentesi olup olmadığı, davalının marka etkisi gibi hususlar da tartışılmak ve bozma ilamı öncesi alınan raporda yer alan hususlar ile davacı vekilinin iş bu rapora karşı yaptığı itirazları da değerlendirmek suretiyle rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda bilirkişi heyetinden alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, acentelik sözleşmesinin davalı sigorta şirketince feshinin haklı nedene dayanmadığı, davalı sigorta şirketinin sözleşme sona ermesinden sonra önemli menfaat elde etmediği, TTK 122 maddede yer alan şartların oluşmadığı, davacının bu nedenle denkleştirme tazminatı talep etmesinin yerinde görülmediği tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesi kapsamında davacının sözleşmenin konusunun Axa'nın faaliyette bulunduğu ve vekaletname ile belirlenen sigorta dallarında sigorta sözleşmelerine aracılık etmek ve acentenin yapacağı sigorta aracılık işlemlerini düzenlemek olduğu; taraflar arasındaki e mail yazışmalarında davacıya (15.10.2012 tarihinde elementer partajı açılmıştır.) elementer sağlık acentesi kaydı kapatılarak hayat partajı açılmıştır ibaresinin yer aldığı; 17.10.2013 tarihinde BES yetkisi verildiği anlaşılmıştır. Kaldırma ilamı dikkate alındığında, davacı ile davalı arasındaki sözleşme ilişkisi sigorta acenteliği ilişkisidir. Bu nedenle tarafların hak ve yükümlülüklerinin ve davacı acentenin denkleştirme tazminatı talebinin öncelikle özel kanun niteliğindeki 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 23. maddesine göre bu kanunda hüküm bulunmaması halinde m. 23/son hükmünün atfı nedeniyle genel hüküm niteliğindeki 6102 sayılı TTK'da acentelik ilişkisinin düzenlendiği m. 102-123'e göre çözülmesi gerekir.
Davalılar tarafından keşide edilen ... 13. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu fesih ihbarında özetle, taraflar arasında akdedilen █████/2012 tarihli Acentelik Sözleşmesi'nin işbu fesih ihtarnamesinin tebliğinden itibaren 3 ayın sonunda feshedileceği ve fesih ihbarının sözleşmedeki tek yanlı yetkiye dayanılarak tanzim edildiği anlaşılmıştır. İş bu ihtarnamenin █████/2016 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Davalılar tarafından keşide edilen ... 13. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu fesih ihbarında özetle, taraflar arasında imzalanan 09.11.2012 tarihli acentelik sözleşmesi acenteye verilen ve karşılıklı mutabık kalınan hedeflerin gerçekleştirilememesi ve 01.07.2016 tarihli 1117 referans numaralı uyarılara rağmen iyileşme sağlamadığı fesih ihbarının sözleşmedeki tek yanlı yetkiye dayanılarak tanzim edildiği anlaşılmıştır. Davacıya █████/2017 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir.
Davalılar tarafından keşide edilen ... 13. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu azilnamede özetle, Acentelik Sözleşmesi'nin acenteye verilen ve karşılıklı olarak mutabık kalınan hedeflerin gerçekleştirilememesi ve bu konuda şirketimiz tarafından yapılan █████/2016 tarih ve 1117 referans numaralı uyarılara rağmen iyileştirme sağlanamamış olması nedeniyle sözleşmenin feshedildiği, muhatabın şirketin unvan ve logosunu içeren her türlü belge, ekipman ve demirbaşı derhal ve eksiksiz ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içinde teslim etmek zorunda olduğu ... 7. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu vekaletnamesinden azledildiği, azilnamenin tebliğinden itibaren şirketi yükümlülük altına sokacak hiçbir faaliyet ve işlemde bulunamayacağının davacıya █████/2017 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Davacı acentenin 08.10.2012 tarihli protokol kapsamında elementer branşlarda minimum aylık üretim hedefinin dask hariç 30.000 TL; 3 aylık kümülatif üretim hedefinin dask hariç 90.000 TL olduğu, hedeflerin tutturulmaması halinde 3 aylık kümül üretim hedefinin %1'inin hizmet bedeli olarak ...'ya ödeyeceğinin acente tarafından kabul ve taahhüt edildiği anlaşılmıştır. Davacı acentenin sözleşme süresinin 2012-2016 yılları arasında kaldığı; ... müzekkere cevabı dikkate alındığında davacının davalı sigorta şirketlerinden başkaca 2012-2016 yıllarında ve sonrasında devam eden sözleşmelerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı tarafından 01.07.2016 tarihli 1117 referans numaralı uyarıda branş bazında hedeflerin belirlendiği;
davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen 15.03.2016 tarihli yazı ile
davacı Acenteye bildirilen 2016 Yıllık Prim Hedefleri Dask 21.200 TL
;Diğer Kaza 19.550 TL
; Emtea 0 TL ; Kasko 206.282,00 TL
; Mühendislik 0 TL; Oto Sorumluluk 296.117,00 TL; Sağlık 16.229,00 TL ; Tekne 0 TL;Yangın 39.726,00 TL Elementer Toplam:599.104,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
dosyaya ibraz olunan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda açıklaması yer alan tablolarda incelendiğinde davacı acente tarafından yapılan üretim miktarının 01.04.2015-30.06.2015 döneminde toplam 78.129,87 TL,
01.07.2016-30.09.2016 döneminde 83.030,38 TL ve 01.10.2016-31.12.2016 döneminde 33.184,41 TL olduğu ve bu dönemlerde yapılan üretimin 08.10.2012 tarihli protokol ile belirlenen 3 aylık toplam 90.000.- TL üretim
hedefinin altında kalmış olduğu, diğer 3 aylık dönemlerde yapılan üretim miktarlarının davacıya verilen hedefin üzerinde gerçekleşmiş olduğu tespit edildiği anlaşılmıştır. Son 1 yıllık dönemde 4 dönem ortalamasının 78.177,00 TL olduğu bu durumda davacının 90.000 TL hedefinin altında kaldığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin 22. Maddesi dikkate alındığında davacının ... tarafından verilen karar, direktif ve genelgelere uymaması halinde ihbara gerek kalmasızın ... tarafından sözleşmenin her zaman feshedileceğinin belirlendiği anlaşılmakla davacının davalı tarafından 01.07.2016 tarihli uyarıda 15.03.2016 tarihli yazı ile belirlenen hedeflere ulaşılamadığı anlaşılmakla sözleşme feshinde haklı olduğu anlaşılmıştır.
S.K m.█████ hükmüne göre sigorta acentesinin denkleştirme talep edebilmesi için, sigorta acenteliği ilişkisinin sona ermesinden sonra sigortacının acentenin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi hakkaniyetin tazminat verilmesini gerektirmesi, acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmemiş olması yada kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olmaması şarttır. Bu şartlardan birinin mevcut olmaması halinde sigorta acentesi denkleştirme talep edemez.
Yargıtay 11. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamında özetle "...Bölge Adliye Mahkemesi'nce; taraflarca imzalanan █████/2015 tarihli acentelik sözleşmenin portföy geliştirme borcuna ilişkin 12. maddesinde acentenin mevzuata uygun olmak koşulu ile üretimini artırmak ve şirketin vereceği satış hedeflerini gerçekleştirmek zorunda olduğu ve ayrıca acentenin üretimini benzer durumdaki acentelerin normal üretimlerinin altına düşmesi ve şirketçe yapılan ihtara rağmen acentenin üretimini makul bir süre içinde tekrar beklenen/taahhüt edilen düzeye çıkaramamasının acentelik sözleşmesinin feshi bakımından haklı neden oluşturacağının düzenlendiği, davacıya gönderilen uyarı yazısından sonra üretimin yükseltilememesi nedeniyle acentelik sözleşmesinin sigorta şirketince haklı olarak feshedildiğinin kabulü gerektiği, davacı acentenin portföyünde mevcut olup da sonradan başka acenteler tarafından tanzim edilen, davacı acentenin feshinden sonraki bir yıl içinde davacının portföye önceden kazandırdığı müşterilerinden sadece iki tanesi için üç adet poliçe düzenlendiği, bu durumda 6102 sayılı TTK'nın 122/1. ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun █████. maddelerinde yer alan "sigorta şirketinin, sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi" kriterinin gerçekleşmediği, tüm bunların yanı sıra somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, davacıya denkleştirme tazminatı ödenmesinin hakkaniyete uygun olduğunu gösteren dosyada herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir." davacıya gönderilen uyarı yazısından sonra üretimin yükseltilememesi nedeniyle acentelik sözleşmesinin sigorta şirketince haklı olarak feshedildiğinin kabulü gerektiği, davacı acentenin portföyünde mevcut olup da sonradan başka acenteler tarafından tanzim edilen, davacı acentenin feshinden sonra yenilemesi yapılan 5 adet poliçenin; 3 adedinin trafik poliçesi,1 adedinin kasko poliçesi,1 adedinin yangın sigorta poliçesi olduğu, yenilemesi yapılan poliçelerin adedi ve branşları dikkate alındığında; sigorta şirketinin önemli menfaat elde etmediği, TTK 122 maddede yer alan şartların oluşmadığı; davacıya denkleştirme tazminatı ödenmesinin hakkaniyete uygun olduğunu gösteren dosyada herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmıştır.
Kaldırma ilamı öncesi alınan 05.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda ve 08.10.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda sözleşmenin 22. Maddesi değerlendirilmediğinden hükme esas alınmamıştır. █████/2013 tarihli bilirkişi raporunda "Davacı acentenin davalıya bıraktığı portföyün 321 adet olduğu, acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra yenilenmesi gereken toplam 321 adet poliçe olduğu bu poliçelerden toplam 5 adet yenilenen poliçenin olduğu, yenilenen poliçelerin yenilenmesi gereken poliçelere oranlandığında %0.156 olduğu poliçe yenileme oranı göz önüne alındığında bunun denkleştirme istemi hakkı için SK m. 23/f. 16'da aranan önemli menfaat elde etme unsurunun sağlanıp sağlanamadığı hususunun hakimin takdir yetkisinde olduğu," tespit edilmekle iş bu rapor kapsamında 08.10.2012 tarihli protokol dosyada incelenmediğinden hükme esas alınmamıştır.█████/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda ve ek raporunda yukarıda izah olunan gerekçe kapsamında davacı taraf komisyon bedeli hesaplamaları yapıldığından neticeten yapılan hesaplamalar hükme esas alınmamıştır. █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda feshin haksız olduğunun tespiti yönünden nitelendirmenin hatalı olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporlarında yer alan acenteye ilişkin somut veriler yukarıda açıklandığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcının peşin yatırılan 85,39 TL harç ve 1.063,00 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 532,99 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davalılar vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından yapılan 250,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!