Hatalı bildirilen sigortalılık başlangıç tarihi nedeniyle açılan hizmet tespiti davasının Yargıtay 10. Hukuk Dairesindeki temyiz incelemesi.
Özet: Bir doktorun, askerlik dönüşü çalıştığı hastanedeki gerçek işe başlama tarihinin Sosyal Güvenlik Kurumuna yanlış bildirildiği ve 16.03.2000 ile 15.06.2000 tarihleri arasındaki hizmetinin eksik gösterildiği iddiasıyla açtığı hizmet tespiti davasında, hastane ve feri müdahil Kurumun, davacının imzalı işe giriş bildirgesi, ödemelerin avans niteliğinde olduğu ve zamanaşımı savunmalarına rağmen, yapılan yargılama sonucunda davacının bu tarihler arasında kesintisiz çalıştığına ve işe başlangıç tarihinin 16.03.2000 olduğuna karar verilmiş; bu karar istinaf incelemesinde de onanmıştır.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gaziantep 1. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılardan ... .... Hastanesi'nde doktor olarak çalışırken 15.02.2000 tarihinde askere gitmek üzere iş akdinin fesh edildiğini, akabinde askerlik hizmeti sona erdikten sonra yine aynı hastanede 15.03.2000 tarihinde işe başladığını, bu başlangıçtan sonra davacının söz konusu hastanede 01.03.2011 tarihine kadar çalışmaya devam ettiğini, ancak davacı daha sonra sigorta kayıtları üzerinde yapmış olduğu incelemede, askerden geldikten sonraki işe başlangıcının 15.06.2000 olarak bildirildiğini gördüğünü, davalı hastane tarafından maaş ödemelerinin yapıldığı ekstrelerden de anlaşılacağı üzere 07.06.2000 tarihinde ve devamında davacıya ödeme yapıldığını, çalışmadığı bir döneme ait ödeme yapılması mümkün olmadığına göre, başlangıcının geç bildirildiğinin aşikar olduğunu beyanla davacının 15.03.2000-15.06.2000 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığının tespitini talep etmiştir.II. CEVAP1-Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı hastanede 01.06.1998 tarihinde işe başladığını, 15.02.2000 tarihinde davacının askere gideceğini beyan etmesi ile tüm yasal haklarının ödenmesi ile sonlandığını, askerlik dönüşü davacının işyerinde çalışmak istediğini ve davacının da 05.06.2000 tarihinde imzasının bulunduğu işe giriş bildirgesinin hazırlandığını, karşılıklı kararlaştırıldığı şekilde işe 15.06.2000 tarihinde başladığını, kuruma işe tekrar giriş bildirgesinin davacının bilgisi ve imzası dahilinde verildiğini, davacının imzasını içeren işe giriş bildirgesinin varlığı karşısında kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespit istenilen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde açılması gerekeceğini, davacı, askerden geldiğini ve ödemeleri olduğunu beyan etmesi ve talebi nedeniyle, eski çalışan olması da gözetilerek işe başlamadan önce davacıya avans ödemesi yapıldığını, dava dilekçesinde belirtilen .... Bankası'ndaki ödemenin çalışma sonunda değil avans ödemesi olduğunu, bu konudaki muhasebe kayıtlarının arşiv zorunluluğu olan 10 yıllık sürenin geçmesi nedeniyle dosyaya sunulamadığını, dosyada bulunan dört aylık sigorta primleri bordrosu kayıtlarının iddialarını doğruladığını belirterek davanın reddini istemiştir.2- Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kayıtlarına göre davacının, davalı işverene ait ... sicil sayılı işyerinde 15.06.2000 tarihinde işe başladığını ve muhtelif tarihlerde giriş çıkışlarının görüldüğünü, bu işe giriş nedeniyle yapılan çalışmaların Kuruma bildirildiğini, Kuruma bildirilen günlerin tespitinde hukuki yarar bulunmadığını, Kurum kayıtlarının resmi belge olması nedeniyle davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlamasının ancak aynı güçte deliller ile mümkün olduğunu, bu iddianın tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını, davacının davalı işverene ait işyerinde kuruma bildirilen günler dışında çalıştığını gösterir bir tespit ve belge bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının, Kurumun ... sicil numaralı dosyasında işlem gören davalıya ait iş yerinde 16.03.2000 - 15.06.2000 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz şekilde çalıştığının ve bu iş yerinde işe başlangıç tarihinin 16.03.2000 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğinc esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1- Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 09.05.2000 tarihli işe giriş bildirgesinde davacının imzasının yer almakta olduğunu, Mahkemenin savunmanın genişletilmesi mahiyetindeki sonraki beyanlara hukuka aykırı olarak itibar ettiğini, davacı tarafın iddiasına göre davacının aynı anda hem askerlik hizmetini ifa etmekte, hem de hastanede görev yapmakta olduğunu, delillerin değerlendirilmesinde bu çelişkiler gözardı edildiğini, işe giriş bildirgesinde davacı imzası bulunması karşısında davanın tanık beyanları ispatı mümkün olmadığını, dinlenen tüm tanıkların müvekkilinin sigortasız işçi çalıştırmasının mümkün olmadığını, hatta doktor olan davacının sigortasız çalışmasının yasal olarak ve sağlık sisteminde mümkün olamayacağı konusunu açıklıkla ifade ettiklerini, davacının ödemelerinin olduğunu beyan etmesi ve eski çalışan olması da gözetilerek işe başlamadan önce kendisine avans ödemesi yapıldığını, ... Bankası'ndan yapılan ödemenin maaş ödemesi değil, avans olduğunu, davacının hizmet tespitine yönelik davasında hak düşürücü sürenin, çalışmasının ait olduğu yılı takip eden yılbaşından itibaren (01.01.2001) başladığını ve öngörülen beş yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, özlük dosyalarının saklanmasında 10 yıllık süre kabul edildiğini, bu nedenle kurum arşivlerinde söz konusu tarihlere ulaşmanın mümkün olmadığını beyan etmektedir.2- Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini, tanıkların çelişkili beyanlarına itibar edilerek mahkemenin eksik inceleme ile hatalı karar verdiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının 15.03.2000-15.06.2000 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un █████. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve bu davada dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalıya ait hastane işyerinde 15.03.2000 - 15.06.2000 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin tespitinin talep edildiği, davalı tarafından davacı adına 15.06.2000 - 28.02.2011 tarihleri arasında 43 sicil numaralı işyerinden bildirim yapıldığı, davacının talebinin ise bildirim öncesi dönem olduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda tanık beyanları dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de; sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidilmiştir.Somut uyuşmazlıkta; davacı adına davalı Vakfa ait 43 sicil numaralı işyerinden verilen 15.06.2000 tarihli işe giriş bildirgesi imzalı olup, söz konusu bildirgedeki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, taraflar arasında düzenlenen 28.02.2011 tarihli ibraname ekinde Kıdem ve İhbar Tazminatı bordrolarının sunulduğu, bu bordrolarda davacının işe başlama tarihinin 15.06.2000 tarihi olarak belirtildiği, bu belgelerin de davacı tarafından imzalandığı, imzasının inkar edilip, geçersizliğinin de ileri sürülmediği, söz konusu yazılı belgelerin aksinin soyut tanık beyanları ile ispatlanamayacağının anlaşılması karşısında davanın reddi gerekirken kabulüne dair yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.