Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunda sanığın askerlik izni ve mağdur beyanları ışığında suç tarihinin tespiti ile suç vasfının belirlenmesine ilişkin Ceza Genel Kurulu kararı.
Özet: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkum edilen sanık hakkında verilen hükmün Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından onanmasının ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, mağdurun çelişkili beyanları, sanığın askerlik dönemi izin kayıtlarının ve suç vasfının belirlenmesine yönelik somut tarih araştırmalarının eksikliği nedeniyle kararın bozulması talebiyle itirazda bulunmuştur; 9. Ceza Dairesinin itirazı yerinde görmeyerek reddetmesi üzerine, Ceza Genel Kurulu, suç tarihinin kesin tespiti eksikliği dolayısıyla eylemin nitelikli istismar mı yoksa reşit olmayanla cinsel ilişki mi olduğu konusundaki uyuşmazlığı çözmekle görevlidir.
Ceza Genel Kurulu         ████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İtirazname No
    : ██████████
    KARARI VEREN
    YARGITAY DAİRESİ
    : 9. Ceza Dairesi
    MAHKEMESİ
    :Ağır Ceza
    SAYISI
    : 35-68
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/2, 103/6, 43/1, 62... . maddeleri uyarınca 14... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.04.2014 tarihli ve 35-68 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 22.09.2021 tarih ve 21752-7926 sayı ile onanmasına karar verilmiştir.
    II. İTİRAZ SEBEPLERİ
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 05.04.2023 tarih ve 29062 sayı ile; "...Sanığın askerlik yaptığı kurumdan, izne çıkmadan önce iznini geçireceği adres olarak bildirdiği adreslerin nereleri olduğu ve izin belgelerinin iznin geçirildiği yerlerde Merkez Komutanlıklarınca onaylanıp onaylanmadığının araştırılması ve sonucuna göre mağdurun çelişkili beyanları dışında hükme esas alınan delillerin neler olduğunun karar yerinde tartışılarak gerekçeye konu edilmesi, eylemler ve eylem tarihleri somutlaştırılarak saptanacak tarihlere göre suç vasfının da değerlendirmeye konu edilip bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 07.06.2023 tarih ve 5017-3981 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    III. UYUŞMAZLIK KONUSU
    Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında TCK’nın 103/2. maddesinde düzenlenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mı yoksa TCK’nın 104. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mı mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğinin tespiti bakımından suç tarihinin belirlenmesine yönelik eksik araştırmayla hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkindir.
    IV. OLAY VE OLGULAR
    İncelenen dosya kapsamından;
    11.07.2013 tarihinde Erciyes Üniversitesince düzenlenen rapora göre; olaydan kaynaklanmış travma sonrası stres bozukluğu tespit edilen katılan mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu,
    Katılan mağdurenin beyanının alınması sırasında hazır bulunan sosyal hizmetler uzmanı bilirkişinin; kendisini rahatlıkla ifade eden katılan mağdurenin yer ve zaman kavramlarıyla detaylı anlatımda bulunduğunu ifade ettiği,
    Milli Savunma Bakanlığı Askerlik Şubesi Başkanlığınca 28.03.2013 tarihinde gönderilen yazı içeriğine göre; sanığın 12.03.2009 tarihinde birliğine katıldığı, 25.11.2009 tarihinde izne ayrılıp 5 gün sonra 30.11.2009 tarihinde birliğine geri döndüğü ve 11.06.2010 tarihinde terhis olduğu,
    Anlaşılmaktadır.
    Katılan mağdure kollukta; yaklaşık üç sene önce tanıştıkları sanık ile arkadaşlıklarının 1-1,5 ay kadar sürdüğünü, 2009 yılının Kasım ayı içerisinde gününü hatırlayamadığı bir zamanda sanığın, kendisini bir eve götürdüğünü, sanığın annesi ile tanışacağı düşüncesi ile bu eve gittiğini ancak evde kimsenin bulunmadığını, burada sanığın kendisine verdiği kolayı içtikten sonra başının dönmeye başladığını, akabinde sanığın onu koltuğa yatırdığını hatırladığını, ertesi gün sabah saatlerinde ranzada çıplak bir vaziyette uyandığını ve çarşafta kan gördüğünü, evde kimsenin olmadığını anladıktan sonra üzerini giyinip evden çıkacağı sırada sanık ve arkadaşı olan tanık ...'nın eve girdiğini, sanığın "Nereye gidiyorsun?" diye sorduğunu, ağlayarak sanığa "Hayvan ne yaptın bana!" diyip vurmaya çalıştığını, bunun üzerine sanığın "Sakinleş bakalım. Yoksa senin sülaleni sinkaf ederim." diyerek kendisini oturma odasına götürdüğünü, tanık ...'yı mutfağa gönderdikten sonra sanığın, "Bu gece olanlar aramızda kalacak. Senin her yerini kameraya kaydettim. Eğer bundan sonra benim dediklerimi yapmazsan çağırdığım zaman gelmezsen elimdeki görüntülere internete koyarım. Seni ve aileni tüm Türkiye'ye rezil ederim." dediğini, bu tarihten itibaren yaklaşık iki yıl boyunca aralıklı olarak 11-12 kez sanık tarafından tehdit edilerek ilişkiye zorlandığını,
    Mahkemede; sanığın evine gittiklerinde sanığın arkadaşı ...'nın da orada olduğunu, bulunduğu odadan ikisinin de dışarı çıkıp konuştuklarını, bu konuşmadan sonra sanığın getirdiği meyve suyunu içtiğini ve sonrasını hatırlayamadığını, sabah uyandığında yattığı çarşafın kan içerisinde olduğunu gördüğünü, bunun üzerine hemen evine döndüğünü ve bu durumu kimseye anlatamadığını, çıplak görüntülerini kayda alan ve bu görüntüleri kendisine gösteren sanığın, "Tekrar buluşmazsak böyle böyle olacak." şeklinde sözlerle tehdit etmesi üzerine onunla üç yıl boyunca ilişkiye girdiğini, sanıkla hangi tarihte tanıştığını bilemediğini ancak dört senedir onu tanıdığını, yine sanığın kendisine tecavüz ettiği tarihi hatırlamadığını, yaz ayı olarak bildiğini, kış mevsiminden çıkıp yaza girdikleri bir vakitte olduğunu düşündüğünü, eylemlerinin üç yıl kadar sürdüğünü ancak tarihini hatırlayamadığını, sanığın askere gidip gitmediğine ilişkin bir bilgisinin bulunmadığını, sanığın benzer şekilde ... ismindeki arkadaşına da bunu gerçekleştirdiğini bildiğini,
    Tanık ... 16.08.2012 tarihinde kollukta; arkadaşı olan sanığın üç yıl kadar önce sonbahar aylarında cep telefonundan mesaj gönderip kendisini eve kahvaltıya davet ettiğini, sanıkla birlikte kahvaltı sofrası hazırlanırken daha önce görmediği 15-16 yaşlarında bir kız çocuğunun da sinirli bir şekilde yanlarına geldiğini, sanıkla bu kız arasında tartışma çıktığını, bunun üzerine kendisinin evden ayrıldığını, sanığın birçok kız arkadaşı olduğunu ve genelde küçük yaştaki kızlarla takıldığını, hatta bu sebeple kendisinin sanığa kızdığını,
    Savcılıkta farklı olarak; katılan mağdureyi bir buçuk yıldır tanıdığını, bir iki defa parkta, bir defa da sanığın evinde sabah saatlerinde gördüğünü, sanığın evine kahvaltı yapmak amacıyla gittiğinde evde sanık ve katılan mağdurenin olduğunu ve katılan mağdurenin normal bir şekilde evden çıktığını, sanığın ne zaman askere gittiğini bilmediğini ancak katılan mağdureyi, sanığın evinde gördüğü tarihin sanığın askerliğinden sonraki bir zamana denk geldiğini,
    Mahkemede; katılan mağdureyle sanığın tanışmasından yaklaşık bir buçuk ay kadar sonra sanığın evine kahvaltı yapmaya gittiğinde katılan mağdureyi bu evden dışarı çıkarken gördüğünü, katılan mağdurenin ağlama veya üzülme şeklinde herhangi bir durumunu görmediğini, evde sanığın annesinin de olduğunu, sanık ve katılan mağdure arasında cinsel ilişkinin yaşayıp yaşanmadığını bilmediğini, sanığın telefonunda ele geçen porno videoların kendisine ait olduğunu, tekrar cezaevine girme korkusuyla kollukta katılan mağdurenin beyanlarını destekler nitelikte beyanda bulunduğunu,
    Tanık ... mahkemede; katılan mağdure ve sanığı tanıdığını, 2011 yılında bir ay süreyle arkadaşlık yaptığı, sanığın kendisine yönelik bir cinsel eyleminin bulunmadığını, yine sanık ve katılan mağdurenin aralarında herhangi bir cinsel ilişkinin bulunup bulunmadığını bilmediğini ancak, 2011 yılından önce sanık ve katılan mağdure arasında bir arkadaşlık ilişkisi olduğunu katılan mağdureden duyduğunu,
    Beyan etmişlerdir.
    Sanık savcılıkta; katılan mağdure ile bir parkta tanıştıklarını, 12.03.2009 tarihinde askere gidip 01.06.2010 tarihinde ise terhis olduğunu, askerde iken 2009 yılı Kasım ayında aldığı beş günlük iznini Tokat'ta bulunan annesinin yanında geçirdiğini, 2012 yılının Nisan veya Mayıs aylarında bir akşam arkadaşı olan tanık ...'nın evinde kaldığını, birlikte dışarıya çıkıp kahvaltılık malzeme aldıktan sonra eve dönerken yolda katılan mağdureyle karşılaştıklarını, katılan mağdurenin kendileriyle birlikte kahvaltı yapmak için gelmek istediğini söylemesi üzerine onu da eve davet ettiklerini, eve geldiklerinde katılan mağdurenin kahvaltı yapmadan "Geç kaldım." diyerek evden ayrıldığını, katılan mağdureyle kesinlikle cinsel ilişkiye girmediğini, katılan mağdure ile 2009 yılı Kasım ayında değil 2012 yılının Nisan veya Mayıs ayında kahvaltı yapmak için eve gittiklerini, suçlamaları kabul etmediğini,
    Mahkemede; katılan mağdureyle 2012 yılı Nisan veya Mayıs aylarında tanıştığını, tanık ... ve katılan mağdureyle birlikte eve kahvaltı yapmaya gittiklerini, annesinin sofrayı hazırladığını ancak katılan mağdurenin kahvaltı yapmadan dışarıya çıktığını, telefonundaki porno görüntülerinin tanık ...'ya ait olduğunu ancak, adı geçen tanığın şartlı tahliyesinin bulunması nedeniyle tekrar cezaevine gireceği düşüncesiyle bunu kabul etmediğini, suçlamaları kesinlikle kabul etmediğini savunmuştur.
    V. GEREKÇE
    A. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar
    Ayrıntıları Yüksek Ceza Genel Kurulunun 18.06.2025 tarihli ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararında açıklandığı üzere;
    Ceza muhakemesinin amacı, maddi gerçeği insan onuruna yaraşır biçimde ortaya çıkarmaktır. Geçmişte yaşanan ya da yaşandığı iddia olunan bu vakıayı/maddi gerçekliği, olay mahkemesi yapacağı öğrenme yargılaması ile, taraflar ve delillerle doğrudan muhatap olup, muhakeme hukukuna ilişkin normlar doğrultusunda, gerektiğinde mantık ilminden ve tecrübe kurallarından da faydalanarak sonradan mahkeme önünde temsil etmeye çalışacak, böylece sezgileriyle değil akıl yoluyla vicdani kanaate ulaşarak (Metin Feyzioğlu, Ceza Muhakemesinde Vicdani Kanaat, Yetkin Yayınevi, s. 139) maddi sorunu çözecektir. Bu yetki münhasıran olay mahkemesine aittir.
    Ceza mahkemesinin öncelikle sanığa isnat olunan fiilin sanık tarafından işlenip işlenmediğini saptaması, yani maddi sorunu çözmesi gerekir. Kural olarak bu sorun çözüldükten sonra olayın hukuk karşısındaki durumu tespit edilecektir. Hukuki sorun; sanık tarafından gerçekleştirilmiş fiilin suç oluşturup oluşturmadığı, suç oluşturmakta ise hangi suçu oluşturduğu, bu suçun kamu adına takip edilebilir ve cezalandırılabilir bir suç olup olmadığı, hangi ölçüde bir cezanın belirlenmesi gerektiği gibi maddi ve yargılama hukukuna ilişkin normlar ile hukukun temel ilkeleri çerçevesinde çözülmesi gereken bir problemdir. Sağlıklı bir hukuki denetimin ön şartı, maddi vakıanın usulüne uygun, tam ve doğru olarak belirlenmiş olmasıdır.
    Maddi sorunun, delil serbestîsi ilkesi doğrultusunda yargılama hâkimi tarafından, hukuka uygun yöntemle elde edilmiş ve usulünce tartışılmış her türlü delille çözülmesi gerektiğinde kuşku yoktur. Maddi gerçeğin açıkça ortaya konulmaya çalışılması, olayın sübutuna, suç teşkil edip etmediğine, suç oluşturuyorsa vasfının tayinine temas eden, sonuca etkili tüm delillerin toplanması ve tartışılması ile mümkündür.
    Doktrin (Yener Ünver, "Ceza Muhakemesinde İspat", Ceza Hukuku Dergisi, 2006/2, s. 125, Erdal Yerdelen, Ceza Muhakemesinde Hükmün Gerekçesi, Adalet Yayınevi, Mart 2015, s. 356) ve uygulamada (YCGK'nın 01.05.2007 tarihli ve 2007/1-43 Esas - ████████ Karar sayılı kararı vb.) istikrarlı biçimde kabul edildiği üzere; eksik soruşturma ve araştırmanın söz konusu olduğu durumlarda mahkûmiyet kararı verilemeyeceği gibi beraat kararı da verilemez.
    B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme
    Katılan mağdurenin ilk ifadesinde eylem tarihini 2009 yılı Kasım ayı içerisinde bir gün olarak belirtmesi, söz konusu ifadenin alınması sırasında hazır bulunan sosyal çalışmacı bilirkişi tarafından katılan mağdurenin olayı yer ve zaman kavramlarıyla detaylarıyla anlatabildiğinin mütalaa edilmesi, sanığın arkadaşı tanık ...'nın da ilk anlatımında olay zamanını katılan mağdurenin belirttiği tarihle uyumlu olacak şekilde dile getirmesi ve Yerel Mahkemenin talebi üzerine Milli Savunma Bakanlığı Askerlik Şubesi Başkanlığınca gönderilen yazıda katılan mağdurenin suç tarihi olarak belirttiği tarihi kapsayacak biçimde sanığın 25.11.20 09... .11.2009 tarihlerinde izinli olduğunun bildirilmesi hususları bir bütün olarak gözetildiğinde; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine hükmedilen sanık hakkında eylem tarihinin tespitine yönelik eksik araştırmayla hüküm kurulmadığı kabul edilmelidir.
    Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine karar verilmelidir.
    Çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu ...; "Gerekçe bölümünde ayrıntılarına yer verilen açıklamalar doğrultusunda oluşturulduğu değerlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ileri sürülen nedenlerin yerinde olduğu anlaşılmakla; Yerel Mahkeme hükmünün, eylem tarihinin belirlenmesine yönelik eksik araştırmayla hüküm kurulması isabetsizliğinden bozulması gerektiğini düşündüğümden Sayın Çoğunluğun görüşüne muhalifim." düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.
    VI. KARAR
    1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,
    2-Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 15.10.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!