Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin, Anayasa Mahkemesinin mülkiyet ve etkili başvuru hakkı ihlali kararı sonrası yeniden incelenen alacak ve şirket ortaklığının tespiti davası.
Özet: Davacı tarafından, davalı şirkete yatırılan paranın karşılığında geçerli bir ortaklık kurulmadığı ve geri ödeme yapılmadığı iddiasıyla açılan alacak ve ortaklığın tespiti davasında, ilk derece mahkemesi davacının 27.500 Euro alacağını dava tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası olarak kısmen kabul etmiş; bu karara karşı davacı yabancı para cinsinden tam kabul ve davalı ise zamanaşımı ile delil yetersizliği iddialarıyla istinaf yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, Anayasa Mahkemesinin mülkiyet hakkı ve etkili başvuru hakkı ihlali kararı ile Yargıtayın bozma ilamı üzerine dairece yeniden yargılama kapsamında incelenmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ █████████ Esas - █████████ Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████TÜRK MİLLETİ ADINAKARARİNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: KONYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2018NUMARASI
: ████████ Esas- ████████ KararDAVA
: AlacakDAVA TARİHİ
: █████/2017KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Taraflar arasındaki şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak (istirdat) istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin █████/2020 tarih ve ████████ Esas █████████ Karar sayılı dosyasında verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin █████/2021 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar onama ilamı üzerine davacının bireysel başvurusu sonucunda Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü ██████████ başvuru numaralı dosyada █████/2024 tarihli karar ile Anayasanın 35. Maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasanın 40.maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Dairemize gönderilmesine karar verilmesi üzerine Dairemizce verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde temyiz kanun yoluna başvurulması sonucunda dosyaya Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda duruşma açılmak suretiyle dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı şirket temsilcisi tarafından ulaşılmış ve parasının tamamını istediği her an geri çekebileceği, karşılığında yüksek oranda faiz verileceği ifade edilerek DM bazında tahsilat yapıldığını, müvekkilinin parasını çekmek istediğinde defalarca şirketlere telefon etmiş ve geri ödeme yapılmadığını, müvekkilinden kanunlara aykırı şekilde tahsil edilen paranın söz verildiği gibi geri ödenmesi amacıyla dava açma zorunluluğu doğduğunu, davalıların malvarlığı üzerine alacak miktarı kadar tedbir konulmasını, davalılar tarafından müvekkiline SPK, TTK, Bankacılık Kanunu ve diğer kanunların ilgili hükümleri doğrultusunda geçerli bir hisse senedi devri yapılmayacağının tespiti, müvekkilinin davalı şirketlerde hukuka uygun surette kurulmuş bir ortaklığının bulunmadığının tespiti ile dava tarihinde 43.459,81 Euro (170.579,75 TL) olan alacağın tahsil tarihindeki döviz kuru ve faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalı ... Holding A.Ş. (Eski Ünvanı
: ... Holding A.Ş.) vekili sunduğu █████/2015 havale tarihli cevap dilekçesiyle; davacı ile davalı şirketler arasında ayrı ayrı bir alacak-borç ilişkisinin ve ortaklık ilişkisinin bulunduğunu, bu durum davalı şirket defterlerinin incelenmesi soncunda açığa çıkacağını, davacının davalı şirketlere ödünç ya da borç para vermediği ve dava dışı üçüncü şahıslardan edindiği şirketlere ait hisse senetleri ile davalı şirketlere ait pay defeterinde, ayrı ayrı ortaklık kaydı bulunduğu ve bu nedenle de TTK 329-405 maddesi gereğince hisse senedi bedelini talep edemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; davalı tarafın hak düşürücü süre ve zaman aşımı def'inin yerinde olmadığı, davadan önce temerrütün gerçekleşmediği, davalı şirketin SPK'ya kendisinin sunduğu CD'ler içeriğine göre davacıdan toplam 28.115,00 Euro tahsil edildiği, bu miktardan █████/2016 tarihli 615 Euro miktarlı davacıya yapılan ödemenin mahsubu ile davacı alacağının 27.500,00 Euro olduğu, 27.500,00 Euro'nun dava tarihindeki TL karşılığının 107.833,00 TL olduğu, davadan önce temerrütün oluşmadığı, davalı tarafça sunulan █████/2000 tarihli 14.085,00 DM miktarlı Baco belgesindeki miktar ile kar payı ödemelerinin davacı alacağından düşülmesinin mümkün olmadığı, gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 107.833,00 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen █████/2017 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tam kabulünün gerektiğini, açılan davanın yabancı para cinsinden olmasına rağmen mahkemece davanın açıldığı tarihteki kur üzerinden TL cinsinden hükmedilmesinin hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece delillerin taktirinde hataya düşüldüğünü, somut delillere dayanmadan zamanaşımı itirazının reddedildiğini, mahkemece verilen kabul kararının sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, müvekkilinin tüm delilleri toplanmadan hüküm kurulduğunu, davacının ödeme ve hile iddiasını ispat ettiğine yönelik mahkeme kabulünün dosya içeriğine ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece SPK'ya sunulan CD ve üst yazı içeriklerinin hatalı değerlendirildiğini, zamanaşımı definin dürüstlük kuralına aykırı bulunduğu gerekçesiyle reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının kendisine yöneltilen yemini eda etmekten kaçındığını, mahkemece hile iddiasına üstünlük tanındığı halde davacının taleplerinin hak düşürücü süre yönünden reddedilmemesinin isabetsiz olduğunu, taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığına yönelik mahkeme kabulünün yerinde olmadığını, yemin delilini kullanma haklarının engellendiğini, isticvap istemlerinin usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini, davacının var ise yedinde bulunduğu iddia edilen hisse senetlerinin davalı şirkete iadesine karar verilmediğini, ıslah ile artırılan miktara ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dosyaya sunulan █████/2000 tarihli 14.085 DM bedelli Baco Assets Inc belgesinin ödeme olarak kabul edilmemesinin de 1996 ve 1997 yıllarında davacıya yapılan 3.616,00 Euro ve 5.960,00 Euro'luk kar payı ödemelerinin hükmedilen alacaktan düşülmemesinin hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİDava; geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve davalıya verildiği iddia edilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesi kararının istinafı üzerine Dairemizce █████/2019 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı karar ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının davasının kısmen kabulüne, davacının davalı ... Holding A.Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 28.890 Euro'nun █████/2000 tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş, söz konusu kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine;Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2020 gün █████████ esas █████████ Karar sayılı bozma ilamında; "Ancak, 07.12.2019 tarih, 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 41. maddesinde 25/3/1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler İle 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 Sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici maddenin eklendiği belirtilmiş olup, işbu geçici 4. maddede ''█████/2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6/███████ tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez. Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır. Bu durum karşısında, mahkemece taraf iddia ve savunmalarının Sermaye Piyasası Kanunu'nun 16. maddesi ve anılan yasal düzenleme kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek üzere kararın re'sen bozulmasına.." gerekçesiyle bozularak dosya Dairemize gönderilmiş olup, Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Dairemizin █████/2020 tarihli ve ████████ E., █████████ K. sayılı kararıyla 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi kapsamında 3332 sayılı Yasanın geçici 4. maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2021 gün █████████ esas █████████ ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.Kararın kesinleşmesi üzerine davacının bireysel başvurusu sonucunda Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü ██████████ başvuru numaralı dosyada █████/2024 tarihli karar ile Anayasanın 35. Maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasanın 40.maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Dairemize gönderilmesine karar verilmiş olmakla dosyanın yeniden incelenmesi sonucu yapılan değerlendirmede Dairemizce █████/2024 tarih █████████ Esas █████████ Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ... Holding AŞ 'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 28.890 Euro'nun █████/2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Dairemiz kararının davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine █████/2025 tarih █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.Bozma ilamı üzerine açılan duruşmada taraf vekillerince bozma ilamına uyulması talep edilmekle Dairemizce de bozma ilamı doğrultusunda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;A)1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ilam harcının peşin alınan 2.914,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.298,6 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,B)1-Davalı ... Holding A.Ş. tarafından istinaf karar harcı olarak alınan 1.844,52 TL harcın talep halinde davalı ... Holding A.Ş.'ne iadesine,2-Davacı tarafından istinaf karar harcı olarak alınan 35,90 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,3-Davalı ... Holding A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin 20,67 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 118,77 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... Holding A.Ş.'ne verilmesine,4-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-İstinaf incelemesi sırasında açılan duruşma bozma ilamı gereği olduğundan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2021 tarih ve 2021/2-96 Esas ████████ Karar sayılı emsal içtihadı da gözetilerek taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-