Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen iflas davası; kat karşılığı inşaat ve hasılat paylaşımı sözleşmesinden kaynaklanan daire satış geliri uyuşmazlıkları ile adi takibe itirazın kaldırılması ve davalı şirketin iflasını konu alıyor.
Özet: Davacı, arsa satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında davalı şirketin kendisine düşen daire satış bedellerini ödemediğini ve ek protokoldeki taahhütlerine aykırı hareket ettiğini iddia ederek başlattığı iflas yoluyla takibe davalının itiraz etmesi üzerine itirazın kaldırılması ve iflasına karar verilmesini talep etmekte; davalı ise tarafların en son protokol ile ibralaştıklarını, borcun ipotekle teminat altına alındığını, davacının sözleşmedeki pay oranının üzerinde ve haksız bir talepte bulunduğunu, ayrıca takas ve mahsup iddiaları olduğunu belirterek davanın reddini istemektedir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
DAVA;
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında █████/2011 tarihinde düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat yapımı ve hasılat paylaşımı sözleşmesi aktedildiğini, ana sözleşmesinin 3.maddesinde hasılat paylaşım oranı olarak müvekkile ait olacak miktarın satış bedelinin KDV hariç % 46 iken sonrasında taraflar arasında yapılan ek protokol ile müvekkilinin payının KDV hariç % 42,64 olarak kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme gereği taşınmazı sözleşmenin hasılat paylaşımı sözleşmesi olması nedeniyle davalı şirkete devrederek inşaata başladığını, üzerine yalnızca 55.000.000 TL arsa satış bedeli teminat ipoteği konduğunu, inşaatın 2 blok halde planlandığını, B blok ile ilgili taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığını, A Blok olarak tanımlanan blokta 5 katın otel olarak planlandığını, davalı şirketin ekonomik sıkıntıda olması nedeniyle belirli bir dönem için satılan dairelerin bedellerinden müvekkiline düşen kısmı da ödemeyerek satış bedellerinin tamamını kendi uhdesinde tuttuğunu, müvekkilinin bu teklifi 5.maddede belirtilen şartla kabul ettiğini, bir süre sonra satış bedellerini ödemediğini, █████/2022 tarihli tadil sözleşmesi gereğince müvekkiline düşmesi gereken daire bedelinin 118 daire olarak hesaplandığını, kalan 118 adet dairenin rayiç bedeller üzerinden satış gelirinin müvekkiline ait olacağı, satılamayan dairelerin ise en geç █████/2025 tarihine kadar müvekkiline devir tarihindeki rayiç bedelden devrinin yapılacağını, sözleşmeye göre devir masraflarının ½ olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının █████/2022 tarihinde sonra sözleşmeden kalan 118 dairenin tamamının gelirinin müvekkiline ait olduğu belirtilmiş olmasına rağmen davalının asılsız beyanları nedeniyle ihtarname keşide edilerek satıldığını öğrendikleri ancak kendilerine bildirilmeyen 2 adet daire bedelinin ödenmesi talebi reddedildiğinden 4 daire bedeli için iflas yolu ile takip başlatıldığını, Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyası ile iflas takibine konu edilen dairelerin satış bedelleri ve kime satıldığının tespit edildiğini belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP;
Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında en son █████/2022 tarihli protokol tanzim edilerek █████/2022 tarihine kadar yükümlülüklerini yerine getirdiğini beyanla birbirlerinden alacaklarının kalmadığı yönünde ibra ettiklerini, davacı lehine ... Ada 48 parselde kayıtlı arsa üzerine davalının taraflar arasındaki inşaat sözleşmesinden doğan alacağının teminatını teşkil etmek üzere █████/2012 tarihli ipotek tesis edildiğini, takibin iptali için Bakırköy ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esasına kayıtlı olarak dava açtıklarını zira ipotekle teminat altına alınan borç için takip yapılamayacağını, mahkemece davanın reddine karar verildiğini, mahkeme kararının istinaf edildiğini, bu hususun mahkememizce bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, bu hususta İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esasına kayıtlı olarak dava açıldığını, bu davanın bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, davacının işbu dava ile A Blok 267 ve 287 no’lu bağımsız bölüm satışlarının tamamının hasılatını istediğini, sözleşme gereğince davacının hasılatın % 42,67’sini talep edebileceğini, █████/2022 tarihli ibra sonrasında 118 daire dışındaki tüm ipoteklerini kaldırıldığını, 118 daire yönünden borcun ipotek ile teminat altına alındığını, 118 dairenin satışına devam edildiğini, davacının sözleşme hükümlerine rağmen neye dayanarak 2 adet dairenin satış bedelinin tamamının kendisine ait olduğunu iddia etmesinin anlaşılamadığını, taşınmazların mobilya ile döşenmesinin bu sözleşmesinin konusunu teşkil etmediğini, müvekkili tarafından satış yapılırken satış bedeli içerisine dahil edilen ve fakat gerçeğe göre eşya bedeli olarak faturalaştırılan tutarların davacının hasılatı olmadığından bu tutarlardan düşülmesinin gerektiğini, davacıya karşı takas, mahsup ve ödememe defini ileri sürdüklerini, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki kapsamında KDV bedellerinin taşınmaz hasılatından düşeceğinin belirtildiğini, bu tutarların da düşmesinin gerektiğini, bedelin USD cinsinden talep edilmesinin yasal dayanağının olmadığını belirterek davanın reddini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, iflas yolu ile adi takibe itirazın kaldırılması ve iflas istemiyle açılmış olup, davalı tarafça takibe itiraz edildiği, taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın itirazın kaldırılmasının gerekip gerekmediği, iflas koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin █████/2024 tarih, ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; davanın reddine, Karar kesinleştiğinde depo emrine konu miktarın icra dosyasına gönderilmesine, depo emrine konu bedelin nemalandırılmasına karar verilmiştir.
Kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "Mahkemece █████/2024 tarihli celsede "1-Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra takibinde 6.556.827,29 TL’lik kısmına yönelik itirazın kaldırılmasına" karar verilmiş ise de söz konusu tutarın nasıl hesaplandığı denetime elverişli şekilde açıklanmamıştır. Gerekçeli kararda "Davalı taraf █████/2023 tarihinde A Blok 287 no'lu bağımsız bölümü 7.904.862,00 TL bedelle, █████/2023 tarihinde ise A Blok 267 no'lu bağımsız bölümü ise 8.282.312,69 TL bedelle satarak devretmiştir. Satış bedelinden davalının % 42,64 payının ödendiği de iddia ve ispat edilmiş değildir. Taraflar arasında aktedilen sözleşmelere göre satış toplam bedelinin % 42,64 payının davacıya ödenmesi gerekmektedir. Mahkememizce % 1 KDV bedeli düşmek suretiyle hesaplanan miktar itibariyle itirazın kaldırılmasına karar verilmiş" şeklinde açıklamaya yer verilmiş ise de toplam tutar 16.187.174,69 TL'den % 1 KDV düşüldüğünde kalan tutar 16.025.302,94 TL'dir. Bu bedelin %42,64'ü ise 6.833.189,17 TL'dir. Bu durumda hesaplamanın hatalı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece █████/2015 tarihli ara kararla depo kararı verilmiş ise de; depo kararına esas toplam alacağı oluşturan alacak kalemlerinin (ana para, faiz, vekalet ücreti, harç, masraf gibi) ayrı ayrı miktar olarak gösterilmediği, depo kararının usulüne uygun olmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 12.4.maddesinde; "YÜKLENİCİ, satacağı her bir bağımsız bölümden tahsil edeceği satış bedelinden KDV dışındaki hasılatın %46'sı satış bedelinin kendi banka hesaplarına girdiği veya tahsil edildiği tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde, ARSA MALİKİ'nin açacağı banka hesabına yatıracaktır. Bu ödemelerin herhangi birisinin gecikmesi halinde YÜKLENİCİ TCMB Avans Faizi ile birlikte ödemeyi kabul eder." hükmüne göre, davalı tarafında tahsil edilen tutarlardan, davacının payına düşen kısmın tahsil edildiği tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde davacıya ödenecek, gecikme halinde avans faizi uygulanacaktır. Bu durumda bedellerin tahsil tarihleri uyarınca takip öncesi talep edilen faiz yönünden temerrüt tarihi tespit edilerek avans faiz oranı üzerinden faiz hesabı yapılması gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmaması ayrıca takipten sonra işleyen faiz yönünden ise yasal faiz üzerinden hesaplama yapılması hatalıdır. İİK'nın 166.maddesinde yer alan "Daire, ayrıca kararı, karar tarihinde, tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biri ile birlikte iflas edenin muamele merkezinin bulunduğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder." hükmü uyarınca, iflas talebinin tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde Ticaret Sicili Gazetesinde ilanı zorunludur. Mahkemece İİK'nın 166.maddesi uyarınca zorunlu ilanların yapıldığına dair dosya kapsamında kayıt bulunmamaktadır. İİK'nın 158 ve İİK'nın 166.maddesi uyarınca, iflas talebinin tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilip edilmediği tespit edilerek, ilanın yayımlandığı gazete örneklerinin fiziki olarak işbu dosya kapsamına alınması gerekmektedir. " gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce kaldırma kararı doğrultusunda, dosyanın bilirkişiye tevdii öncesinde kaldırma kararında belirtildiği şekliyle hesaplama cihetine gidilmiştir.
Ancak her ne kadar kaldırma kararında taraflar arasındaki protokole atıf yapılarak "ödeme tarihinden itibaren en geç 5 iş günü içinde, arsa maliki'nin açacağı banka hesabına yatıracaktır. bu ödemelerin herhangi birisinin gecikmesi halinde yüklenici tcmb avans faizi ile birlikte ödemeyi kabul eder." maddesi uyarınca hesap yapılması gerektiği belirtilmiş ise de her iki tarafın da kabulünde olan █████/2015 tarihli protokolde, taraflar arasında önceden kararlaştırılan şartların değiştirilmediği ancak "KDV dışındaki hasılatın tahsil edildiği tarihten itibaren en geç 15 iş günü içerisinde arsa malikinin hesabına yatırılacağının" kararlaştırıldığı anlaşılmakla bu doğrultuda hesaplama yapılmıştır.
Bu haliyle davalının hesabına yatırılan miktarların sırasıyla 7.904.862 TL ve 8.282.312,69 TL olduğu sabittir. İş bu bedellerden %1 KDV bedeli düşülerek, protokolde kararlaştırılan %42,64'lük davacıya ait payların hesaplanmasında davacı tarafın talep edebileceği ana para tutarının 7.904.862 TL ödeme yönünden 3.336.926,81 TL olduğu, 8.282.312,69 TL ödeme yönünden ise ana para tutarının 3.496.262,34 TL olduğu görülmektedir.
İşbu ana para tutarlarının hesaplara geçme tarihi nazara alındığında, protokolde yer verilen hükümler gereğince 15 iş gününden sonra TCMB Avans Faizi'nin işletilmesi gerektiği görülmektedir. Bu haliyle 7.904.862 TL ödeme yönünden yapılan hesaplamada 15. İş günü sonrasının █████/2023 tarihine denk geldiği, 8.282.312,69 TL ödeme yönünden ise 15. İş günü sonrasının █████/2023 tarihine denk geldiği görülmektedir.
İşbu vade tarihlerinden itibaren, Mahkememizce yukarıda yer verilen 3.336.926,81 TL ve 3.496.262,34 TL yönünden ayrı ayrı takip tarihi olan █████/2023 tarihine kadar avans faizi işletilmiş, ilgili faiz hesaplamaları yapılırken TCMB tarafından belirlenen farklı tarihlerdeki farklı avans faizi oranları dikkate alınmış ( %10,75- %16,75 ve % 26,75 ) neticeten takip çıkış tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarının 6.833.189,17-TL ana para, 516.794,78-TL takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.349.983,95-TL olduğu kabul edilmiştir.
Bu doğrultuda dosya hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.349.983,95-TL takip çıkış miktarı ile iş bu takip çıkış bedelinin ana para kısmına takip tarihinden █████/2025 tarihine kadar avans faizi işletilerek, kapak hesabının yapılmasıişletilecek avans faiz oranlarının belirlenmesinde TCMB tarafından ilan edilen her bir tarih aralığının ayrı ayrı dikkate alınarak kapak hesabı yapılması istenmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; 11.09.2023 Takip tarihi itibarıyla; 6.833.189,17-TL ana para, 516.794,78-TL takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.349.983,95-TL takip çıkış miktarı ile iş bu takip çıkış bedelinin ana para kısmına takip tarihinden 08.10.2025 tarihine kadar avans faizi işletilerek yapılan dosya hesabının;6.537.677,15-TL işlemiş faiz,269,85-TL başvurma harcı, 86,80-TL tebligat masrafı, 334.424,27-TL tahsil harcı, 624.499,52-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 14.846.941,54-TL olarak tespit edildiği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Alınan rapor doğrultusunda kapak hesabı, daha önce davalı tarafça depo edilen ve nemalandırılan 12.166.432,00 TL düşülerek davalıya tebliğ edilmiştir. Davalı tarafından 7 günlük süre içerisinde depo emrine konu bedelin ödendiği anlaşılmakla davanın reddine ve karar kesinleştiğinde depo emrine konu miktarın icra dosyasına gönderilmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça depo emri kararında, daha önce davalı tarafça yatırılan miktara işlemiş faizin düşülmemesi gerektiğinden bahisle itirazda bulunulmuş ise de Mahkememizce ve bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada duruşma tarihi olan █████/2025 tarihine kadar işlemiş faizin hesap edildiği ve bu doğrultuda depo emrinin düzenlendiği, davacı tarafça ilgili talep yönünden mükerrer faiz talep edilemeyeceği anlaşılmakla davacı tarafın bu yöndeki talepleri yerinde görülmemiş ve aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40-TL harcın, davacı tarafça peşin yatırılan 269,85 TL'den tenzili sonucu bakiye 345,55 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan 539,70 TL ilk açılış giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan davetiye, müzekkere, bilirkişi ücreti ve iflas masrafı 13.515,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansının ve davacı tarafından yatırılan iflas avansının hüküm kesinleştikten sonra talebi halinde ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!