Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin, kooperatif üyeliğinin tespiti davasında hisse devri ve fiili durumun "açık kapı" ilkesi kapsamında değerlendirilmesine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı, yıllar önce hisse satın alarak üyesi olduğunu iddia ettiği taksici kooperatifinden haksız çıkarıldığını ileri sürerek üyeliğinin tespitini talep etmiştir. Davalı kooperatifin cevap vermediği davada, ilk derece mahkemesi, davacının hisse satış senedi aslını sunamaması, imza ispat yükünü yerine getirememesi ve kooperatif ana sözleşmesindeki motorlu araç sahipliği şartını taşımaması nedenleriyle üyeliğin tespitine yönelik talebi reddetmiştir. İstinaf mahkemesi ise kooperatif hukukundaki "açık kapı" ilkesi çerçevesinde, aidat ödeme, genel kurullara katılım gibi fiili durumların kooperatif üyeliğinin zımnen kabulü veya sona ermesi üzerindeki etkilerini değerlendirmeye almıştır.

T.C.

GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: ..
NUMARASI
: ..
DAVACI
: ...
VEKİLLERİ
: ..
DAVALI
: ...
DAVANIN KONUSU
: Kooperatif Üyeliğinin Tespiti
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: ..
YAZIM TARİHİ
: ..
Taraflar arasında görülen davada .. Ticaret Mahkemesince verilen .. karar sayılı kararın istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
- K A R A R -
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının .. . kaldığını, huzurevinin imkanlarıyla kıt kanaat geçindiğini, müvekkilinin . . ve . . . bağlı ticaret siciline .. sicil numarası ile kayıtlı davalı ..Nolu .. Taksileri Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifine geçmişte.. yılı aşkın bir süre kooperatifin ortak üyesi olarak taksicilik yaptığını, önceleri basit bir taksi durağı olan davalının belli bir süre sonra kooperatifleştiğini, davacının taksi durağının kooperatifleşmesiyle .. tarihli ..nolu . ... hisse satış senedi ile malen bedeli karşılığında ...'ından bir hisse satın alarak kooperatifin hissedarı olduğunu, müvekkilinin ticari faaliyetine son yıllarda ilgili kooperatif üyelerinin engel olmaya çalıştıklarını, davacının müşteki sıfatıyla yer aldığı .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin.. Karar sayılı kararı ile müvekkilinin darp ve tehdit eden kooperatif üyesi sanıklara kovuşturma yapıldığını, bununla ilgili olarak sanıkların .. aldıklarını, haricen e devlet vatandaş sisteminden öğrendikleri kadarıyla müvekkilinin kooperatif kaydının bulunmadığını, davalı kooperatiften gayriresmi olarak ortaklıktan çıkarıldığını, .. tarihli hisse satış senedinden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin payı devralmak suretiyle kooperatife ortaklığının bulunduğunu, müvekkilinin ...'ndan hisse satın alarak ortak olduğunu, davalı kooperatifçe müvekkilinin hiçbir kurula davet edilmediğini, müvekkilinden aidat talep edilmeyerek müvekkilinin kooperatif üye ve ortağı olmadığı algısının yaratıldığını ileri sürerek adli yardım taleplerinin kabul ile müvekkilinin davalı kooperatifin üye ve ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
KARAR
:... K.sayılı kararında "dava dışı ...'nın.. tarihinde adi yazılı sözleşme ile davalı kooperatif üyeliğini davacı ... . devrettiğine dair anılan sözleşme sureti ibraz edilmiş ise de verilen kesin süreye rağmen sözleşme aslı sunulmamıştır. Bu durumda davaya cevap verilmediğinden davanın külli inkarının sözkonusu olması karşısında; imzaların gerçeğe uygun olup olmadığı hakkında tespit yapılamamıştır. Böylece ispat yükü üzerinde olan davacı taraf sözleşmedeki imzanın hissesini devraldığı kişiye ait olduğunu ispatlayamamıştır. Öte yandan kooperatif ana sözleşmesinin "Ortaklık Şartları" başlıklı 10. maddesinin beşinci bendinde "Kooperatifin amacına uygun motorlu aracı bulunma" şartı yer almaktadır. Davacı duruşmadaki beyanında araç kiralamak suretiyle taksi işletmeciliği yaptığını beyan etmiştir. Dolayısıyla davacının üzerine kayıtlı araç bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacının kooperatif üyelik şartlarını taşımadığı görülmüştür. Davacının .. yılı genel kurul hazirun cetvelinde isminin yer almasının ve celbedilen ... Sayılı dosyadaki beyanların yukarıdaki açıklamalar karşısında davalı kooperatif üyesi olduğunu ispatlayamayacağı, davacının ayrıca yemin deliline dayanmadığı da gözönünde bulundurularak ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiş,
İstinaf incelemesi üzerine Dairemizin .. Karar sayılı ilamında "Kooperatifler Hukukunda “açık kapı” ilkesi mevcuttur. Bu kapsamda kooperatife üyelik için başvuru dilekçesi giriş iradesini yansıtan bir belge olmamasına karşılık fiilen aidat ödeyen yatırdığı aidatlar kooperatifçe kabul edilen, genel kurullara çağırılan üye sıfatı ile hakkında bir takım işlemler yapılan örneğin taksi taşıyıcı kooperatifinde aracı ile sıraya dahil olan ve bilfiil çalışan, genel kurula katılan ve hazırun cetvelinde imzası bulunan bir kişinin kooperatif üyeliğinin mevcut olduğunun zımmen kabul edilmiş sayılabileceği gibi tam aksine, aidat ödeme yükümlülüğüne rağmen hiç aidat ödemeyen, genel kurullara çağrılmayan, ortaklık ilişkisini ortaya koyacak şekilde hiçbir işlem yapmayan, uzunca bir süre eylemli olarak kooperatifle hiçbir ilişki kurmayan üyenin de kooperatif üyeliğinin zımmen sona ereceği kabul edilmektedir.
Davalı kooperatif anasözleşmesi eksiksiz olarak dosyaya getirtilmemiş ancak; ortaklığa kabulün yönetim kurulu kararı ile gerçekleşeceği genel ilke olarak kabil edilmiştir. Kural olarak ortaklığa kabul, bu konuda yönetim kuruluna yapılacak yazılı bir başvuru sonucu yönetim kurulunun alacağı karar ile gerçekleşir ise de kooperatiflerde “Açık kapı ilkesi” geçerli olduğundan anasözleşmede yazılı ortaklık şartlarını taşıyan bir kimsenin kooperatife ödemelerde bulunması, yükümlülüklerini yerine getirmesi ve kooperatif tarafından da yapılan ödemelerin kabul edilerek, o kişinin genel kurullara davet edilmesi, hazirun cetvellerinde isminin gösterilmesi, diğer kooperatif ortaklarının yararlandıkları haklardan yararlandırılması gibi durumların mevcudiyeti halinde de hakkında açıkça ortaklığa kabule ilişkin olarak alınmış bir karar olmasa da bu kişinin ortaklığının kooperatif tarafından kabul edilmiş olduğu, ortak olarak benimsendiği, bu şekilde ortaklığının zımni olarak, eylemli bir şekilde gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerekmekte olup, . . Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması da bu yöndedir.Buna göre somut olaya gelindiğinde, davacının davalı kooperatifin .. yılı olağan genel kurul hazırun cetvelinde hazır bulunduğu sabittir.... Asliye Ceza Mahkemesinin... Karar sayılı kararı ile dosya içeriği incelendiğinde; davadışı.. davacı (müşteki) ile .. . durağında birlikte çalıştıklarına dair tüm dosya kapsamında beyanları bulunmaktadır. Bu durumda, kooperatif alanında uzman bilirkişiler aracılığıyla, kooperatifin defter kayıt ve belgeleri üzerinde araştırma yapılarak, davacının davalı kooperatife aidat ödemesi yapıp yapmadığı, yapılan ödemelerin kooperatif tarafından kabul edilmek suretiyle benimsenip benimsenmediği, kooperatif faaliyetlerinde kullanılıp kullanılmadığı, ayrı bir hesapta bekletilip bekletilmediği, davacının genel kurullara çağrılıp çağrılmadığı, üye sıfatıyla davacı ile herhangi bir yazışma yapılıp yapılmadığı, genel kurullarda davacının hazır bulunup bulunmadığı, hususlarında rapor alınarak, gerekirse davacının fiilen kooperatife ait taksi durağında çalışıp çalışmadığı konusunda tanık dinlenerek davalı kooperatifin, davacıyı zımnen üye olarak benimseyip benimsemediği saptanmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Kaldı ki; davacı tarafından dosyaya sunulan "..Nolu .. Koop. Hisse Satış Senedi" adı altında fotokopi belgesinde; davacının .. .. bir hisse satın aldığı, belgeyi taraflardan başka kooperatif başkanı ...'ın başkan yardımcısı . .., ve başkan yardımcısı ...'in imzaladığı görülmektedir. Belgenin aslı verilen kesin sürede sunulmadığından belge üzerindeki imzaların sıhhati araştırılmamış ve delil olarak kabul edilmemiştir. İlk derece mahkemesi tarafından belge üzerinde imzası bulunan kişilerin halen kooperatif üyesi olup olmadıklarının tespiti ile, imzalarının sıhhati konusunda gerekirse beyanlarının alınarak, belge fotokopi niteliğinde bir belge olsa da yapılacak imza incelemesi sonucu imzaların ilgili kişilere ait olduğunun tespiti halinde belgenin delil başlangıcı olarak kabulünün tartışılması gerekir...
Bununla birlikte; ilk derece mahkemesi tarafından davacının kiralık araç kullandığını duruşma sırasında beyan ettiği, üzerine kayıtlı araç bulunmadığı ve kooperatif ortaklık şartlarını taşımadığı tespiti yapılmıştır. Ortaklık şartlarında tescil şartı zorunlu olmayıp, "kooperatifin amacına uygun motorlu aracı bulunmak" ibaresi bulunmaktadır. Kaldı ki; yukarıda açıklanan ilkeler gereğince; kooperatif üyeliği, kooperatif yetkili organlarının açık kabulü ile gerçekleşebileceği gibi bu hususta açıkça bir karar alınmasa da kooperatifin bu kişi ile üye sıfatıyla yazışmalar yapması, onu genel kurullara çağırması, ödemeleri kabul etmesi gibi olgularla zımnen de gerçekleşebilir. Başka bir anlatımla, bir kişi fiili uygulama ile de ortak olarak benimsenebilir. Üyeliğin zımnen de olsa benimsenmesinden sonra, davacının üyelik gereklerini yerine getirmemesinin ancak ihraç nedeni olabileceği, ihraç edilmedikçe üye kabul edilmesi gerekir ve genel kurula gitmeden de üyelik tespiti davası açılabilir..
Yukarıda açıklanan nedenlerle; kooperatiflerde geçerli "açık kapı ilkesi" değerlendirilip, davalı kooperatifin ana sözleşmesi ve tüm belge ve kayıtları dosyaya getirtilip üzerinde yapılacak inceleme ile ve davacının sunduğu delillerin geçerliliği tartışılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." karar verilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış,
Kaldırma ilamımız doğrultusunda yapılan yargılamada mahkemece "...Toplanan tüm deliler birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı kooperatif bünyesinde dava dışı ... isimli şahıstan hisse satın aldığı, buna ilişkin adi yazılı devir sözleşmesinin dosyada mübrez olduğu, tanık olarak dinlenen ...'nın duruşmada verdiği imzalı ve yeminli beyanı ile sözleşmeyi teyit ettiği, ...'nın davalı kooperatifin üyesi olduğu noktasında herhangi bir tereddüt bulunmadığı, öte yandan davacının da davalı kooperatifin .. yılı olağan genel kurul hazirun cetvelinde 9. Sırada adının bulunduğu ve dinlenen tanık beyanlarının da davacının iddialarını destekler nitelikte olduğu gözetildiğinde davacının devir tarihi olan .. tarihinden itibaren davalı kooperatifin üyesi olduğuna kanaat getirilmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda da sübut bulan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davacının davalı ...'nin .. tarihinden itibaren üyesi olduğunun TESPİTİNE, ..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Karara karşı davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı taraf hissedarı olduğu kooperatife, kooperatif üyeleri tarafından alınmadığını, üyeler tarafından tehdit ve darp edildiğini, hiçbir kurula davet edilmediğini, aidat talep edilmeyerek kooperatif üyesi ve ortağı olmadığı algısı yaratıldığını iddia edildiğini, fakat hakkımızdaki tüm bu iddiaları tamamen gerçekleri çarpıtmaya yönelik soyut iddialardan oluşmakta ve gerçeği kesinlikle yansıtmadığını, bahsedilen hiç bir iddia üyeler tarafından yapılmadığını, yine davacı taraf darp ve tehdit edildiğini de özellikle belirtmiş ama bu iddialarıyla da ilgili hastahane raporu vs. gibi herhangi somut bir delil sunmamış ve bu konuda ne bir soruşturma olmuş nede açılan ceza davası olmuştur, sadece soyut beyanlarıyla hakkımızda gerçeği yansıtmayan ithamlarda bulunduğunu, bu eylemleri gerçekleştirdiğimize yönelik hiçbir maddi vaka yokken, sadece davacı tarafın beyanının esas alınarak aleyhimizde ceza hükmolunduğunu, maalesef yerel mahkeme hukuka aykırı bir karar verdiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.
Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti talebine ilişkindir.
..Asliye Ticaret Mahkemes.. Karar sayılı ilamıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.
Dairemizin..K.sayılı kaldırma ilamımız doğrultusunda yapılan yargılama aşamasında kooperatif defterleri ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davacının Kooperatif Olağan . . . Cetvelinin 9.sırasında adının kayıtlı olması gözetildiğinde davacının kooperatif üyesi olduğu anlaşıldığından mahkemece verilen karar isabetli görülmüştür.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde iadesine,
5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca işbu kararın Dairemizce yanlara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 353/1-b-1, HMK'nın 361/1. ve 362. maddeleri gereğince, kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
NOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!