Temyiz kesinlik sınırı, iş mahkemelerinde de uygulanmakta olup, belirli bir değerin altındaki alacak davalarında faiz ve masraflar hariç tutularak temyiz talepleri reddedilmektedir.
Özet: Temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararların, yalnızca dava konusu esas değeri dikkate alınarak belirlenen ve faiz, vekalet ücreti gibi ek kalemleri içermeyen bu sınırlar dahilinde temyiz edilemeyeceği, kamu düzeniyle ilgili bu ilkenin Yargıtay içtihadı uyarınca iş mahkemelerinde verilen kararlarda da her dosya için ayrı ayrı uygulanması gerektiği ve bu kapsamda kalan miktarlar için yapılan temyiz taleplerinin reddedildiği belirtilmektedir.

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
Y A R G I T A Y K A R A R IMiktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.’un 426/A maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, 5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15. maddesindeki düzenleme gereği HUMK.’un 426/A maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.Dosya içeriğine göre davalı vekili tarafından temyize konu edilen miktar karar tarihi itibari ile 1.690,00 TL kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalı vekilinin temyiz isteminin HUMK.’un 426/A, 432 maddeleri, uyarınca REDDİNE, 21.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.