Hisse devri protokolü uyarınca giydirilmiş ücrete göre eksik ödenen fark işten ayrılma tazminatı ile vergi kesintisi alacağında görevsizlik kararı verilen iş uyuşmazlığı.
Özet: Davacı işçi, şirket devri sırasında yapılan protokol gereği, iş akdinin feshiyle ödenen işten ayrılma tazminatının giydirilmiş ücret üzerinden eksik hesaplandığı ve haksız vergi kesintisine tabi tutulduğu gerekçesiyle fark tazminat ve fark vergi kesintisi alacaklarının tahsilini talep etmiş; yerel mahkeme, fark tazminat talebini kısmen kabul ederken, vergi kesintisi alacağı talebini vergi mahkemelerinin görev alanına girdiği gerekçesiyle reddetmiş olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, işten ayrılma tazminatının protokoldeki hükümlere uygun olarak eksiksiz ödenip ödenmediği ve bu ödemenin gelir vergisi kesintisine tabi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA
:Davacı vekili, davacı işçinin fark işten ayrılma tazminatı ve fark vergi kesinti alacağının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:Y A R G I T A Y K A R A R IA) Davacı İsteminin Özeti
:Davacı vekili, davacının uzun süre davalı yanında çalıştığını, davalının eski ortağı bulunan ... ile davalı arasında payların devredilmesi sırasında bir protokol yapıldığını, bu protokol ile 4857 sayılı Kanunda sayılmayan hakların verildiğini, 2009 yılsonu itibariyle devir gerçekleştiğini ve iş akdinin davalı tarafından feshedildiğini, protokol gereği işten ayrılma tazminatının giydirilmiş ücretten ödenmesi gerekirken, normal ücret üzerinde kısmen ödeme yapıldığını ancak bu ödemenin eksik olduğunu, ayrıca ödemelerde vergi kesintisinin fazladan yapıldığını belirterek, fark işten ayrılma tazminatı ve fark vergi kesinti alacağının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.B) Davalı Cevabının Özeti
:Davalı vekili, ... Beton A.Ş.'deki ...grubuna ait hisselerin tamamının 2009 Ocak ayında... grubunca satın alınarak şirket unvanının ... Beton A.Ş. olarak değiştirildiğini, buna paralel olarak organizasyon yapısının yeniden yapılandırılması için çeşitli kararlar alındığını, hisselerin devri süresinde çalışanların mağdur edilmemesi amacıyla bir protokol imzalandığını, bu protokol gereği şirketin yeniden yapılanma süresinin tamamlanmasına kadar olan sürede eski çalışanların istihdamına devam edildiğini, bu süreçte şirketteki bazı kadroların iptal edilerek aralarında davacının da bulunduğu bazı çalışanların istihdam edileceği kadro bulunmadığından, bu çalışanların iş akitleri protokol hükümlerine uygun olarak karşılıklı mutabakat ile fesholunduğunu, iddia edileninin aksine davacıya tüm haklarının eksiksiz olarak hesaplanıp ödendiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
:Mahkemece yapılan yargılama sonunda fark tazminat yönünden hukukçu bilirkişi hesap raporuna, vergi kesintisi yönünden ise alınan mali müşavir raporuna itibar edilerek, taraflar arasında çekişme konusu olan ödenen miktar üzerinde yapılan vergi kesintisi ve gelir vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı, bu kesintinin davacının alacaklarından kesilip kesilmeyeceği yada davacıya yansıyıp yansımayacağı konusunun doğrudan vergi mevzuatını ilgilendiren bir konu olduğu, vergi uyuşmazlıkların ilişkin konuların özel uzmanlık alanı içinde olması sebebiyle ayrıca tahsilde tekerrürü önlemek için vergi mahkemelerinin görev alanına girdiğinden bu ihtilaf yönünden görevsizlik kararı vermek gerektiği, davacının fark işten ayrılma tazminatı bulunduğu gerekçesi ile fark işten ayrılma tazminatının kabulüne, vergi kesintisi yönünden ise vergi mahkemelerinin görevi nedeni ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.D) Temyiz
:Karar taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.E) Gerekçe
:Uyuşmazlık devirden sonra gerçekleşen fesih neden ile devir alan davalı işveren ile devreden dava dışı Lafaerge şirketi arasında imzalanan protokole göre işten ayrılma tazminatının eksik ödenip ödenmediği, bu ödemenin gelir vergisi kesintisine tabii bulunup bulunmadığı ve vergi kesintisinden davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Davacı taraf protokolün işten çıkarma tazminatı başlığı altında düzenlenen hükümlerine göre özellikle yol yardımı ve yıl sonunda ödenmesi gereken primlerin dahil edilmeyerek eksik ödendiğini, ayrıca bu tazminatın damga vergisi hariç herhangi bir kesintiye tabii olmadığını, eksik ödenenden de kesinti yapılmasının yasal olmadığını iddia etmiştir. Davalı ise davacıya protokol gereği son fesih tarihine göre yılın sonuna kadar ödenmesi gereken ücret, ikramiye, yemek yardımı, sağlık ve hayat gibi ödemelerin hesaplanarak giydirilmiş ücretten ödendiğini, bu ödemelerin vergiye tabi olduğunu ve vergi kesintisinin yapılarak davacı adına vergi dairesine ödendiğini savunmuştur.Fark işten ayrılma tazminatının normatif dayanağı olan Protokolün işten çıkarma tazminatları başlığında "Eğer yeni hissedar kapanıştan itibaren 12 ay içinde karar vermesi üzerine şirket çalışanların istihdam sözleşmesini sona erdirirse, çalışanların yasal haklarına ek olarak, kapanıştan sonra çalışılan ay sayısı on iki rakamından çıkarılacağı ve çalışanların geri kalan ay sayısına karşılık gelen toplam maaşının (Şirketten ayrıldıkları tarih itibariyle geçerli maaş üzerinden hesaplanacaktır) Şirket tarafından çalışanlara istihdam sözleşmelerinin sona erdirildiği tarihte ödeneceği, işten çıkarma tazminatlarının ödenmesinin ya da diğer hakların kullanılmasının halihazırdaki düzenli ücret paketlerinin ve diğer sosyal yardımların çalışanlara ödenmesine halel getirmeyeceği” belirtilmiştir. Protokolün bu maddesi işten çıkarma gerçekleşse bile kalan sürenin ücret ve ödenen diğer tüm haklar güvence altına aldığı, dolayısıyla yol parası bizzat ödenmese bile araç tahsis edilmiş ise bunun karşılığı bedeli ve yıl sonunda ödenen prim alacağını da kapsayacağı açıktır.Bu maddi olgulara göre;1. Protokolün açıklanan hükmüne göre bilirkişi tarafından yol ve prim alacağı da dikkate alınarak kalan süre için hesaplanan işten ayrılma tazminatından ödenen tazminatın mahsup edilerek kalan fark işten ayrılma tazminatına karar verilmesi isabetlidir. Bu nedenle davalının bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Davacı vekilinin temyizine gelince;İşçinin vergi kesilmesini gerektiren işçilik alacaklarında vergi yükümlüsü işçidir. Bu tazminat ve alacaklardan kesinti yaparak vergi dairesine işçi adına ödeme yükümlülüğü ise işverene aittir. Vergi Usul Kanunu bu konuda işvereni vergi sorumlusu olarak kabul etmiştir.Diğer taraftan hangi tazminat ve alacaklardan vergi kesintisi yapılamayacağı, kanunlarda açıkça gösterilmiştir. Bunların tipik örneği kıdem ve işe başlatmama tazminatıdır. Bir tazminat veya alacağın vergi kesintisine tabii olup olmadığı, yasal düzenlemelerle bakılarak belirlenir.Öncelikle davacının protokole göre 12 aylık süre içinde fesihten dolayı ücret ve diğer haklarını kapsayan işten ayrılma tazminatından vergi kesintisi yapılmayacağına dair bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Davalının vergi kesintisi yaparak ödenmesinde yasaya aykırı bir yön yoktur. Kaldı ki davalı ... sorumlusu olarak vergi yükümlüsü olan davacı adına kesinti yaptığını ve yatırdığını savunmuş ve belgesini ibraz etmiştir. Kesintiler Vergi Dairesine ödenmiş ise işverenin sorumluluğu ortadan kalkacaktır. Davacı kesinti yapılmaması iddiasında ise davasını işveren karşı değil, idari yargıda kesintiyi kabul eden Vergi Dairesine karşı dava açmalıdır. Ancak görevsizlik kararı verilebilmesi için davanın taraf sıfatı olan Vergi Dairesine karşı açılması gerekir. Somut uyuşmazlıkta vergi sorumlusu olan davalı işveren vergi yatırarak taraf olmaktan çıkmıştır. Bu yönde açılan davanın husumet nedeni ile reddi gerekir.F) Sonuç
:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.