Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi, Kahramanmaraş depreminde yıkılan binanın eser sözleşmesi kaynaklı tazminat davasında görevli mahkemenin tüketici mi ticaret mahkemesi mi olduğuna yönelik istinaf başvurusunu inceliyor.
Özet: Bu istinaf incelemesinde, Kahramanmaraş depreminde ağır hasar görerek yıkılan binalardan kaynaklanan eser sözleşmesinden doğan tazminat talebinde, ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararı vererek davayı usulden reddedip tüketici mahkemesini görevli bulmasına karşı çıkılmaktadır; davalı yüklenici, taraflar arasındaki ilişkinin ticari nitelikte olduğunu, arsa sahibinin amacının arsayı değerlendirmek olup tüketici saikiyle hareket etmediğini ve bu nedenle asliye ticaret mahkemelerinin görevli olması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın ticari mahkemede görülmesini talep etmektedir.

T.C.

G A Z İ A N T E P
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
3. H U K U K D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
Esas No
: ..
Karar No
: ..
Başkan : ..
Üye :..
Üye : ..
Katip :..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ..
TARİHİ
: ..
NUMARASI
:..
DAVACI
: ..
VEKİLİ
: Av...
DAVALI
: ..
VEKİLİ
: Av...
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
TARİHİ
: ..
YAZIM TARİHİ
: ..
Davalı vekili tarafından süresinde verilen dilekçe ile yukarıda tarih ve sayısı gösterilen mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılması talep edildiğinden, istinaf başvuru şartları yönünden ön inceleme yapılıp, üye hakimin inceleme raporu ve açıklamaları dinlendikten sonra, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında eser sözleşmesi akdedildiğini, taşınmazların inşasının .. tarihinde tamamlanarak teslim edildiğini,.. tarihinde Kahramanmaraş'ta meydana gelen deprem sonucunda taşınmazların.. yıllık olmasına rağmen ağır hasar alarak yıkımının gerçekleştirildiğini, davalının yüklenici sıfatı ile inşaa ettiği binada ağır kusuru ile sebebiyet verdiği gizli ayıpların olduğunu, taşınmazların yıkılmasında ağır kusuru bulunan davalının müvekkilinin uğradığı zararlar bakımından sorumluluğunun bulunduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazların yeniden yapım bedeli ve kira kaybı olmak üzere şimdilik ..'şer TL olmak üzere toplam .. TL maddi tazminatın ve .. TL manevi tazminat talebinin.. deprem tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkiline husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, sorumluluklarının müvekkiline ait olmadığını, belirlenen proje kapsamında binanın yapımı için alınması gereken ruhsatın inşaat ruhsatı olduğunu, bu usulün izlenerek belirlenen projeye uygun olarak tamamlanan yapılar için alınan belgesinin ise yapı kullanma izni olarak tanımlanan iskan ruhsatı olduğunu, Kanun'a göre iskan belgesi alabilmek için binanın yapı denetimlerinin tamamlanmış olmasının şart olduğunu, bu belgenin nevi binanın fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapıldığının göstergesi olduğunu, müvekkilinin bahse konu yapıda teknik ve yasal gereklilere uygun beton ve beton demiri kullandığını, müvekkilinin tek yükümlülüğünün kendisine sunulan mimari ve statik projeyi baz alarak bina inşasını gerçekleştirmek olduğunu, bina projesinde asma katların açık olduğu ancak buraya mimari ve statik projeye aykırı olarak sonradan çelik konstrüksiyonla asma kat yapıldığı ve asma katın statiğe aykırı şekilde genişletilerek binaya fazladan yük yüklendiğinin görüldüğünü, kusur belirlemesi yapılması gerektiğini, inşaatın fiilen tesliminden sonra gerçekleşen deprem nedeniyle yüklenici müvekkilinin kira bedellerinden sorumlu tutulamayacağını, davacıya maddi tazminata ilişkin talep sonucunun ve bu bağlamda zarar kalemlerinin kuşkuya mahal vermeyecek şekilde açıklattırılması ve somut hale getirilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "...mahkemenin görevsizliğine, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanunu 114/1-c ve 115/2 uyarınca davanın usulden reddine, görevli mahkemenin Kahramanmaraş Nöbetçi Tüketici Mahkemelerinin olduğunun tespitine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili süresi içerisinde istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eser sözleşmesinin bir tarafı olan davacının hem arsa sahibi sıfatıyla hemde iş yeri niteliğindeki . adet dükkan ile . adet bağımsız bölümün maliki olmasından hareketle tacir gibi hareket ettiğini, müvekkilinin eser sözleşmesinin yüklenicisi olup ticari işletmesini ilgilendiren bir iş kapsamında ve tamamen ticari saiklerle hareket ettiğini, bu bağlamda taraflar arasındaki ilişkinin ticari bir ilişkinin bütün özelliklerini taşıdığını, mahkeme kararında gösterilen görevli mahkemenin doğru olmadığını, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olması ve davaya bakmaya devam etmesi gerektiğini, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahibi açısından güdülen amacın kullanmak için konut edinmek olmadığını, arsanı değerlendirilmesi olduğunu, 6502 sayılı Kanunda tanımlanan tüketicinin saikinden farklı olduğunun gözden kaçırılmaması gerektiğini, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Sonuç
1. Dava, depremde ağır hasar gören bağımsız bölüm malikinin maddi ve manevi zararın tazmini talebine ilişkindir.
2. Dava konusunun 1 adet dükkan ile 6 adet bağımsız bölüm olduğu, bu nedenle davacı yanın ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket ettiğinden sözedilemeyeceği, amacının salt kişisel ihtiyaçları için kullanma, tüketme amacını aştığı ve bu kapsamda davacının Yasa'nın 3/k maddesindeki "tüketici" tanımına uymadığı, her ne kadar davacı yan celp edilen ticaret sicil kayıtlarına göre tacir ise de, dava konusu taşınmazın ticari amaçla edinildiği hususunda herhangi bir delil ileri sürülmediği, bu haliyle de davanın 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari dava veya mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşılmıştır. Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden kaynaklanan ve arsa sahibi ile yüklenici arasında doğan uyuşmazlıkların genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, mahkemece görevsizlik kararı verilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamış, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1. İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE.
2. Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3. İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
4. Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5. Gider avansından harcanmayan kısmın talep halinde yatırana iadesine dair,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oybirliğiyle karar verildi. █████/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
B.Ş.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!