01.05.1986 tarihli sigortalılık başlangıcının tespiti davasında, bozma sonrası kararın temyizi üzerine, eylemli çalışmanın somut delillerle kuşkusuz ispatı gerekliliği.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti talebine ilişkin olup, Yargıtayın, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sadece işe giriş bildirgesinin varlığının yeterli olmayıp, aynı zamanda kanunun öngördüğü biçimde eylemli olarak çalışmanın da tereddütsüz bir şekilde ispatlanması gerektiğini, zira bir günlük çalışmanın bile sigortalıya önemli haklar kazandırabileceğini, bu nedenle çalışmanın gerçekliği ve sigortalı niteliği taşıyıp taşımadığının tanık beyanları, komşu iş yeri kayıtları ve tüm belgeler incelenerek hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğine dair değerlendirme ve gerekçesini sunmaktadır.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ...'a ait ... Mobilya iş yerinde 01.05.1986 tarihinde işe başladığını ve iş yeri sicil numarası dosyasının ..... olduğunu, müvekkilinin söz konusu iş yerinde 1 ay çalıştığını, Kuruma bildirilmediğini, davacının hak kaybına uğradığını, emeklilik süresi hesabında fark çıktığını belirterek, davacı müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 01.05.1986 tarihi olarak tespitini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıların üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin doğru olduğunu belirterek, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli kararıyla başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 21.06.2023 tarihli kararı ile "... mahkemece davacının askerlik terhis belgesindeki 36 günlük izninin hangi tarihlerde kullandığı, işe giriş tarihinde askerde izinli olup olmadığının tespiti için davacının göstereceği tanıklar dinlenerek iznini terhis tarihi ile birleştirme durumunu, izin durumunu askerilik yaptığı birlikten sorulmak suretiyle belirlenip, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir .." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanık beyanı ve yazılı belgelere göre gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının, 01.05.1986 tarihinde 154089.06 sicil numaralı ... unvanlı iş yerinde 1 gün asgari ücret ile çalıştığı, bu çalışmasının sigortalı sayılması gerekeceğinin tespiti ile davacının, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.05.1986 tarihi olarak kabul edilmesi gerekeceğinin tespitine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddinin gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 79. ve 108. madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanunun belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████-549-555, ███████-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, bozma sonrası davacı asilin alınan beyanında, Kayseri Hava İndirme Tugayında hem acemi hem de usta birliğini yaptığını, askere gitmeden önce marangoz olduğunu, askere gittiği zaman Ankara'da yaşadığını, 05.11.1984-16.04.1985 tarihleri arasında fiilen askerlik yaptığını, her ne kadar terhis belgesinde 02.05.1986 görünüyorsa da yaklaşık 10 gün önce askerden erken terhis olduğunu, hatırladığı kadarıyla 20 gün izin kullandığını, onların dönemde dağıtım izni bulunmadığını, 2.Tabur Karargah Bölüğünde marangoz olarak görev yaptığını, terhis olduktan sonra dayısı olan ...'ın mobilya atölyesinde çalışmaya başladığını, askerden döndükten 1 hafta sonra bu iş yerinde çalışmaya başladığını, çalıştığı atölyenin giriş katta bulunduğunu beyan ettiği, davacı tanığı olarak davacı ile aynı yerde ve dönemde askerlik yaptığı terhis belgesinden anlaşılan ........ ...... ve ... ile komşu iş yerinde çalıştığını beyan eden ancak çalışma kayıtları ve iş yerinin komşu olup olmadığı hususunda vergi kaydı ve mesafe ölçümlemesi yapılmadığından beyanı denetlenemeyen ... ile ...'nin dinlendiği, iş yerinden dava konusu 1986/2. dönemde bordro verilmediğinin bildirildiği, ancak buna karşın mahkemece komşu iş yeri araştırması yapılmadığı, böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde, dava konusu tarihteki fiili çalışma olgusu tespit edilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4.Buna göre, Mahkemece, dava konusu iş yerine dava konusu dönemdeki komşu iş yeri ve kayda geçmiş çalışanları, emniyet, SGK,vergi dairesi ve belediye aracılığıyla da yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak, sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, komşu iş yeri ve çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, davacı tanığı olarak dinlenen ... ile ...'nin hizmet cetvelleri, dava konusu dönemde çalıştıkları iş yerinin, iş yeri tescil bilgileri, vergi kaydı ve dava konusu iş yerine mesafelerine ilişkin bilgi ve belgeler celbedilerek anılan tanıkların beyanları denetlenmeli, böylelikle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının iş yerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!