Nitelikli yağma suçundan verilen mahkumiyetin temyizinde hukuki süreç, savunma iddiaları ve TCK 150/1in arkadaşlık ilişkisi bağlamında uygulanmasının değerlendirilmesi.
Özet: Müdafilerin eksik inceleme, yağma kastı oluşmaması ve zaruret hali iddialarına rağmen sanık hakkında nitelikli yağma suçundan verilen mahkumiyet kararında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı tespit edilmiş; bununla birlikte, mahkeme tarafından Yargıtay içtihatları ışığında, hukuki alacak tahsili sırasında arkadaşına eşlik eden kişinin Türk Ceza Kanununun 150/1. maddesindeki "geleneksel yakınlık ilişkileri" kapsamında değerlendirilerek, asıl fail ile yanındaki refakatçinin ceza sorumluluğu arasındaki orantısızlığın giderilmesi ve ağır haksızlıkların önlenmesi amacıyla bu maddenin uygulanabilirliğinin genişletilmesi gerektiği yönünde emsal teşkil edebilecek bir değerlendirme yapılmıştır.
6. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Nitelikli yağma
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafii Av. ...'ın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bozma
Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan verilen kararın o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafilerince istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 21.09.2022 tarihli kararıyla hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
Bozma üzerine Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Bu kararın sanık müdafiileri tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Sanık Müdafii ...'ın Temyiz İstemi
Eksik inceleme ile karar verildiğine, katılan ve tanık arkadaşının beyanları doğrultusunda karar verildiğine, suçun manevi kastının oluşmadığına, en fazla ıztırar hali durumuna göre değerlendirmek gerektiğine, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin gözetilmesi gerektiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık Müdafii ...'ın Temyiz İstemi
Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, katılan ve arkadaşı tanığın beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulduğuna, diğer sanığın daha detaylıca dinlenmesi gerektiğine, müvekkil sanık ile geçmişten gelen hukukunun var olup olmadığına bakılması gerektiğine, sanığın olayı yatıştırmak istediğine, yağma kastının bulunmadığına, ıztırar halinin mevcut olduğuna, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin gözetilmesi gerektiğine, duruşma taleplerinin kabul edilerek sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.05.2017 tarihli ve 2017/6-91 Esas, ████████ Karar sayılı ve 14.01.2020 tarihli ve 2017/6-204 Esas, 2020/5 Karar sayılı kararları, Dairemizin 03.02.2022 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı, 5237 sayılı Kanun'un 150. madde metni ve gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde; aynı Kanun'un 150/1. maddesinden yararlanacak sanıkların hukuki alacağını tahsil amacıyla hareket eden sanığın akrabası, işçisi ve işvereni olmasıyla sınırlı olmadığı, çek senet tahsilatçısı, mafya ve benzeri amaçla hareket edip kendisine menfaat sağlamaya çalışmadığı müddetçe arkadaşın da Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun kararlarında bahsi geçen "geleneksel yakınlık ilişkileri" kapsamında değerlendirilebileceği anlaşılmaktadır. Aksi halin kabulünün ağır haksızlıklara da neden olabileceği açıktır. Mesela; arkadaşı ile yolda gezerken biriyle tesadüfen karşılaştıklarında yanındaki kişinin alacak borç ilişkisi sebebiyle tartışmasına ve akabinde aniden kendisini bir kavganın içinde bulan kişilerden asıl fail alacaklı olduğu için 5237 sayılı Kanun'un 150/1. madde delaletiyle çok az ceza aldığı hatta şikâyete tabi ise ceza bile almadığı (5237 sayılı Kanun 150/1) durumda tesadüfen yanında bulunan arkadaş yağma suçundan yüksek cezalar alabilmektedir.
Somut olaya gelince;
Sanık ... ile inceleme dışı sanık ...’ın, olay öncesinde birlikte çalışmaları nedeniyle arkadaş oldukları anlaşılmaktadır. İnceleme dışı sanık ... hakkında, hukuki bir alacağın tahsili amacıyla silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesi yollamasıyla 106/2-a ve c bentleri uyarınca ve kasten yaralama suçundan aynı Kanun’un 86/2. maddesi gereğince verilen mahkûmiyet kararlarının kesinleştiği tespit edilmiştir.
Dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; inceleme dışı sanık ...’ın, katılandan alacaklı olduğu, katılanın yanında tanık ... bulunduğu hâlde birlikte ...’ın bürosuna gittikleri, burada alacak nedeniyle katılan ile ... arasında tartışma çıktığı, bu tartışma sırasında sanık ... ile ... ’ın katılanı darp ettikleri, ayrıca ... ’ın silah göstererek katılanı tehdit ettiği ve aynı günün akşamında kendisine para gönderilmesini istediği, bu doğrultuda katılan tarafından 1.995,00 TL’nin, tanık ... aracılığıyla "... barış borcu" açıklamasıyla banka üzerinden ... ’a gönderildiği anlaşılmaktadır.
Katılan ve tanık beyanlarından, olayın ilk aşamasında katılan ile ... ’ın alacak meselesini konuşmakta oldukları, bu sırada sanık ... ile tanık ...’in büronun dışında bulundukları, ancak tartışmanın büyümesi ve seslerin yükselmesi üzerine sanık ...’nun içeri girerek olaya müdahil olduğu anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...’nun, arkadaşı olan inceleme dışı sanık ... ’ın alacağını tahsil etmesine yardımcı olmak kastıyla hareket ettiği, kendi nam ve hesabına hareket etmediği, kişisel bir menfaat gözetmeksizin suça iştirak ettiği, bu itibarla eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesi delaletiyle nitelikli tehdit suçu kapsamında kaldığı anlaşılmakla sanık hakkında nitelikli yağma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.09.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!