İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde trafik kazasından kaynaklanan maddi hasar tazminatı davasında sigorta şirketinin kusur oranları ve hasar bedeli hesaplamasına ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Bir trafik kazası sonucu oluşan maddi hasarın tazmini talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi sigortalı araç sürücüsünü %75 kusurlu bularak davacıya belirli bir miktar tazminat ödenmesine hükmetmiş; davalı vekili, kusur tespiti, hasar hesabı ve dava şartı eksikliği gibi gerekçelerle kararı istinaf etmiştir, temyiz incelemesi yapan daire ise sigortacıya yazılı başvuru şartının HMK 115/2 maddesi uyarınca tamamlanabilir bir dava şartı olduğunu belirtmektedir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 25.10.2022
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: 13.10.2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: 13.10.2025
İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.10.2022 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili, 01.07.2020 tarihinde müvekkile ait ... plaka sayılı araç ... plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve .... plakalı araç davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS trafik sigortası ile sigortalı olduğu,SBM kayıtlarına göre müvekkil araç sürücüsünün kusurlu olduğu görüleceği,ancak kusur dağılımının hatalı olup ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu,kazaya sebep olan... plakalı araç davalı sigorta şirketine ZMMS trafik sigortası ile sigortalı olup,kaza sonrası sigorta şirketine 18.03.2021 tarihinde yapılan başvuru neticesinde cevap verilmediği,arabuluculuk müesesinden de sonuç alınamadığının,meydana gelen kazada müvekkilin kusursuz olup, müvekkile ait araçtaki hasar bedeli bilirkişi marifetiyle belirleneceği,bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL hasar bedelinin faiziyle davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, Müvekkil şirket nezdinde ... plaka sayılı araç 100000038163090 poliçe numarasıyla 18.06.2020 - 2021 tarih aralığında ZMMS trafik sigortası ile sigortalı olup, poliçe limitinin 41.000,00 TL olduğu ve sigortalı sürücünün kusuru oranında poliçe limiti kadar sorumlu olacağı,sürücü kusurlarının tespiti konusunda uzman bilirkişi atanmasını talep ettikleri, müvekkil sigortalı araç sürücünün kazada kusursuz olduğu, Araçtaki hasar bedeli bilirkişi incelemesi ile belirleneceği ve gerekli kriterlerin dikkate alınması gerektiği,davacı taraf dosyaya fatura ibraz etmediğinden KDV talep edilemeyeceği, yasal faiz talep edilebileceği sebebiyle davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, █████/2020 tarihinde davacı adına kayıtlı ... plaka sayılı araç ile davalı yana ZMMS'li ... plaka sayılı araçlar arasında meydana gelen kazada ... plaka sayılı araç sürücüsünün % 25, ... plaka sayılı araç sürücüsünun ise % 75 oranda kusurlu olduğu, kaza sebebiyle davacı aracında 50.863,76 TL hasar oluşmakla birlikte davalının kusur karşılığı sorumluluğunun 38.147,81 TL olduğunun tespiti ile bu tutarın █████/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı vekili, ilk dereceme mahkemesince kararın gerekçelendirilmeden bilirkişi raporlarına değinilmekle yetinildiği, yapılan itirazların değerlendirilmediği, sigortaya karşı başvuru yapılmasına dair davacı yanın dava şartı noksanlığını gidermediği, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur durumunun yerinde olmadığı ve bu kapsamda ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmadan karar verilmesinin doğru olmayacağı, hasara yönelik hesaplamada kullanılan yöntemin yerinde olmadığı gibi yapılan değerlendirmelerin de yerinde olmadığı, hasara ilişkin değerlendirmede aracın yaşının dikkate alınmadığı yapılsa idi orjinal parça üzerinden değişim yapma zorunluluğunun bulunmadığının anlaşılacağı, aracın önceki kazasına dair inceleme yapılmadığı, bu anlamda bilirkişi eğerlendirmesinin yerinde olmadığı, müvekkilinin KDV'den sorumlu olmadığı, faiz başlangıç tarihinin de hatalı belirlendiği hususla istinaf nedenleri olarak ileri sürülmekle belirtilen yönlerden kararın kaldırılmasının talep edildiği anlaşılmıştır.
GEREKÇE
:Dava, trafik kazasından kaynaklı hasar bedeline yönelik maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvuru yapılmadan dava yoluna gidilmesi hali dahi HMK'nın 115/2. maddesi gereği tamamlanabilir dava şartı olduğuna göre, başvurunun yapıldığı, ancak eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksiklik de yargılama aşamasında tamamlanabilecektir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin █████████ E.- █████████ K. sayılı içtihatı). Somut olayda aksi belirtilmekle birlikte, KTK'nın 97. maddesi uyarınca davacı tarafından davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce █████/2021 tarihinde e-mail yolu ile başvuru yapılmakla birlikte davalı yanca yapılan başvurunun eksik bilgi ve belge ile yapıldığı belirtilmiş ise de başvuru ekine gerekli belgelerin eklendiği, anlaşılmakla anılan maddede düzenlenen başvuru dava şartının gerçekleştiği kabul edilerek, dava şartının gerçekleşmediği yönündeki davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Haksız fiil temelinde açılan iş bu davada davalı yan yönünden sorumluluk atfedilebilmesi için davalı yana ZMMS'li araç sürücüsü ...'in olayda kusurunun bulunması gerektiği bu kapsama tahkikat aşamasında kazandırılan █████/2022 tarihli rapor kapsamında İDM tarafından kazaya etkenlik hallerine yönelik davranışlar sebebiyle adı geçenin kusur oranının % 75 olarak kabul edildiği görülmekle kusura yönelik inceleme ve değerlendirmelerin eksik yapıldığı belirtilmiş ise de SBGM kayıtlarına göre adı geçenin olayda tam kusurlu olduğu yönünde tespit yapılmakla birlikte olayın oluş şekli, iddia ve savunma ile aldırılan bilirkişi raporu göz önüne alındığında İDM tarafından yapılan değerlendirme yerinde görülmekle bu kapsamda ileri sürülen davalı istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kabul edilmiştir.
Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV' yi de zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve █████████ E. - █████████ K. ) Motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlıdır. BK’nun 42. (6102 sayılı Kanun 50. Md.) 6762 sayılı TTK'nın 1283. ( 6102 sayılı TTK'nın 1427 vd ) maddeleri gereğince sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup motorlu aracın neden olduğu zarar nedeniyle meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. ( Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih █████████ E. ██████████ K., 28.03.2016 tarih ██████████ E. █████████ K., 04.04.2016 tarih ██████████ E. █████████ K., 17.03.2014 tarih █████████ E. █████████ K.) Somut olayda aracın tamir edildiği ...Ltd. Şti tamirhanesi ile davalı yan arasında anlaşma olmadığından iskonto uygulanmasına dair yasal şartlar oluşmadığı gibi KDV dahil davacı zararının giderilmesi gerektiğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmediği gibi araçtaki hasarın belirlenmesine dair yöntem ve hesaplamanın yerinde olduğu anlaşılmakla bu yönden ileri sürülen davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı kabul edilmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Eldeki davada, yukarıda da belirtildiği gibi dava tarihinden evvel davalı yana KTK 97 madde uyarınca usulüne uygun başvuru yapılmakla davadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı gözetilerek temerrüt tarihi belirlenip temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinden 8 iş günü ödeme süresi göz önüne alındığında temerrüt faizi uygulanması ile birlikte uygulanan faizin türünün de yasal olarak belirlenmesine yönelik değerlendirme yerinde görülmekle bu yönlerden de davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı kabul edilmiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 2.605,87 TL'den peşin alınan 651,47 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.954,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!