Yargıtay 11. Ceza Dairesi, nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, sanığın son oturumda hazır bulundurulmaması nedeniyle savunma hakkı kısıtlandığı için bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararını, sanığın başka bir suçtan aynı şehirde cezaevinde bulunmasına rağmen esas hakkındaki görüşün bildirildiği ve hükmün açıklandığı son duruşmada hazır edilmemesi veya ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığıyla savunmasının alınmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle bozmuş; bu durumun 5271 sayılı Kanunun 196. maddesine aykırı olduğunu belirtmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Esastan retYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanığın dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin ilam başlığında tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanın istinaf başvurusunun kabulüyle duruşma açılarak anılan hükmün kaldırılmasına ve sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-h, 62, 52... . Maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyizi; eylemlerin hukuki ve ticari ilişkiye dayandığına ve suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.III. GEREKÇEYargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.04.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı uyarınca aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı uyarınca farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu şeklindeki kararları uyarınca; UYAP sisteminden yapılan sorgulamaya göre sanığın hüküm tarihinde İzmir Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğunun anlaşılması karşısında; savunmasında duruşmalardan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin ya da ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığı ile savunması alınmaksızın hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması bozmayı gerektirmiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde karar verildi.