İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde, 01.11.2024 tarihli trafik kazası nedeniyle davacı aracında oluşan değer kaybının haksız fiil sorumluluğu gereğince sigorta şirketinden tazminine ilişkin dava.
Özet: Davacı, %100 kusurlu karşı tarafın sigortalı aracının neden olduğu trafik kazası sonucu ağır hasar alan kendi aracında meydana gelen değer kaybının tazmini için, zorunlu trafik sigortası kapsamında davalı sigorta şirketine karşı dava açmış; uyuşmazlık önce sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk yoluyla çözülememiş, mahkeme sürecinde alınan bilirkişi raporuyla davalı sigortalısının tam kusurlu olduğu ve davacı aracının kaza nedeniyle 25.000 TL reel değer kaybına uğradığı tespit edilmiştir.

T.C.
İZMİR2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; ... plakalı nolu araç, davacı adına kayıtlı... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş ve davacıya ait araç ağır derecede hasar aldığını, söz konusu kazanın oluşumund... plakalı araç sürücüsü %100 şekilde kusurlu olarak tespit edildiğini, davacı kaza sonrası aracını...plakalı nolu aracın sigortası olan daval...Sigorta Anonim Şirketi nin Hasar Dosya No...kapsamında yaptırmış ancak tamir sonrasında araçta oluşan değer kaybı için sigorta şirketine öncelikle müracaat edilmiş ancak tarafımıza herhangi bir değer kaybı tazminatının ödenmediğini, sonrasında dava şartı arabuluculuk kapsamında başvuruda bulunduk ancak bu aşamada da herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı... Sigorta şirketi Zorunlu Trafik Sigortası kapsamında müvekkilinin aracında oluşan değer kaybını tarafımıza ödemesi gerektiğini, Mahkemece atanacak bilirkişi tarafından araçta meydana gelmiş olan değer kaybının hesaplanmasını, değer kaybına ilişkin taleplerinin belirsiz alacak davası olarak açma zarureti hasıl olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hak ve taleplerimiz saklı kalmak kaydıyla aracın değer kaybından kaynaklı olarak şimdilik 1.000,00-TL araç değer kaybı bedelinin (bilirkişilerce yapılacak hesaplamalar sonucu talebimiz arttırılacaktır.) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; Dava dilekçesinde 1.000 TL olarak belirtilen değer kaybı taleplerini, ıslah ederek 24.000,00-TL arttırarak 25.000,00-TL'ye yükseltiklerini, 25.000 TL araç değer kaybı bedelinin kaza tarihi olan 01.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacı araç hasarı içi...sayılı dosya kapsamında 47.580,00 TL hasar ödemesi yapılmış olup, bakiye poliçe limiti yönünden işbu hususun dikkate alınması gerektiğini, davalı şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadan açılan işbu davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, değer kaybı talebinin belirsiz alacak davası olarak öne sürülemeyeceğinin kabulü ile davanın kısmi dava olarak kabulüne, Değer kaybı tespiti için uzman bilirkişiden genel şartlara uygun rapor alınmasına, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınmasına, Bakiye poliçe limiti ile sınırlı olarak hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.Bilirkişi heyetinden alınan █████/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Sn. Mahkemenin... E. sayılı dava dosyasında, yukarıda arz edilen hususlarla,Trafik kuralları ihlali yönünden
:...plaka sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürüc...918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/b ve 56/c maddelerini ihlal ettiği, kazanın oluşunda tamamen Etken Olduğu,... plaka sayılı davacı araç sürücüsü...meydana gelen kazanın oluşmasında etken faktörü ve kural ihlali olmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır.Değer kaybı bedeli yönünden
:...plaka sayılı ... 1.3 ... 2000 model otomobilde 01.11.2024 riziko tarihi itibarıyla dava konusu olaya bağlı olarak piyasa rayiçlerine göre 25.000,00 TL reel değer kaybı meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasarın onarılması sonrasında değer kaybı zararı oluştuğu iddiasına dayalı açılmış maddi tazminat davasıdır.2-Dava konusu uyuşmazlık, davacıya ait ... plaka sayılı araç ile... plaka sayılı araç arasında meydana gelen █████/2024 tarihli trafik kazasında, kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımları, davacıya ait araçta meydana gelen hasarın onarımı sonrasında araçta değer kaybı zararı oluşup oluşmayacağı ve var ise değer kaybı zararının davalıdan tahsili talebi noktalarında toplanmıştır.3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.Dosyaya getirtilen sigorta poliçesine göre davacıya ait araca zarar verdiği ileri sürülen ...plaka sayılı aracın davalı...Sigorta Anonim Şirketi nezdinde kaza tarihini kapsar şekilde █████/2024-█████/2025 tarihleri aralığında vadesi bulunan KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu, kaza tarihi █████/2024 itibariyle davalı şirketin poliçeden dolayı araç başına 200.000,00-TL'ye kadar sorumluluk limiti bulunduğu görülmüştür.5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."6-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,-Fiilin hukuka aykırı olması-Zararın meydana gelmesi,-Kusur,-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.7-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kazanın meydana gelmesindeki kusur dağılımı noktasındadır.Taraflarca dava dilekçesi ve cevap dilekçesinde, kazaya karışan araç sürücüleri tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağında gösterilen kaza oluş şeklinin aksi yönde bir kaza oluş şekli gerçekleştiği ileri sürülmediğinden keşif ve tanık dinlenilmeksizin dosya üzerinden kaza tespit tutanağı dikkate alınarak rapor düzenlenmek üzere dosya adli trafik bilirkişisine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda kazanın gerçekleşmesinde davalının sigortalısı dava dışı araç sürücüsü...nın KTK'nın 52/b ve 56/c maddelerine yönelik kural ihlaliyle kazanın gerçekleşmesine sebebiyet verdiği, davacı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.Rapora karşı kusur yönünden davalı tarafça itirazlar ileri sürülmüş ise de kaza tespit tutanağına göre davalının sigortalısı araç sürücüsünün KTK'nın 52.maddesinde düzenlenen "Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun ge-rektirdiği şartlara uydurmak," ve "Diğer bir aracı izlerken yukarıdaki fıkrada belirlenen durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe bırakmak," kurallarını ihlal ederek kazaya asli ve tam kusuruyla sebebiyet verdiği anlaşıldığından itirazlar yerinde görülmemiş ve davalının %100 kusur oranına göre sorumlu olduğu kabul edilmiştir.8-Davacıya ait araçta meydana gelen hasarın onarımı sonrası değer kaybı zararı oluşup oluşmayacağı hususunda alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda, aracın kaza öncesi değerinin 375.000,00-TL olduğu, hasarın onarılmasının ekonomik olduğu ve kaza nedeniyle araçta 25.000,00-TL değer kaybı zararı oluşacağı yönünde görüş bildirilmiştir.Rapora davalı vekili tarafından aracın modelinin eski olduğu ve hasar kayıt listesinde kaza öncesi başkaca hasarlarının mevcut olduğu ileri sürülerek tespit edilen değer kaybı zararının yüksek olduğu gerekçesiyle itirazlar ileri sürülmüş ise de, aracın eski tarihli hasar kayıtları bulunmasının tek başına değer kaybı zararı oluşmasına engel olmayacağı, aracın SBGM kayıtlarında yer alan █████/2008 ve █████/2008 tarihli hasarlarının park halinde çarpılma hasarı olduğu, aracı ağır hasar kaydının bulunmadığı, hasar kayıt tarihinin üzerinden 17 yılı aşkın zaman geçmesi nedeniyle hasar kaydı ayrıntılarının temin edilemediği, bu haliyle eski hasar kayıtlarının yanında ayrıca yeni oluşan hasar kaydının da bir miktar değer kaybı zararına yol açacağının kabulü gerektiği gözetilerek aracın rayiç değerine göre %10 seviyesinin altında tespit edilen değer kaybı zararının dosya kapsamı ve piyasa rayiçlerine uygun olduğu değerlendirilmiş ve davacıya ait aracın 25.000,00-TL değer kaybına uğradığı kabul edilmiştir.9-Davacı vekilinin █████/2025 tarihli değer artırım dilekçesiyle dava değeri 25.000,00-TL'ye yükseltilmiş ve kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi talep edilmiştir.Davacıya ait aracın bakiye değer kaybı zararı miktarı 25.000,00-TL olarak belirlenmiş olup, davalı sigorta şirketinin kaza tarihindeki poliçe teminatı 200.000,00-TL'dir. Davalı tarafça sunulan ödeme belgelerine göre poliçe kapsamında davalı şirketin dava öncesinde 47.580,00-TL hasar tazminatı yaptığı ve bakiye poliçe limitinin 152.420,00-TL olduğu, davalının bakiye poliçe limitinin davacı talebini karşılayacak düzeyde olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı sigorta şirketinin KTK 97.maddesi gereğince ancak yazılı başvuru sonrasında temerrüde düşeceği, dosya kapsamına göre davacı vekilinin █████/2024 tarihinde e-posta yoluyla yazılı başvuruda bulunduğu ve davalı şirketin 8 iş günü sona ermeden █████/2025 tarihinde temerrüde düştüğü gözetilerek █████/2025 tarihinden itibaren talep doğrultusunda yasal faize hükmedilmiştir.10-Her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de;"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih, █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı)Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2024 tarihli ilamı)Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE, 25.000,00-TL değer kaybı zararından kaynaklanan maddi tazminatın davalının poliçe limitinden kaynaklanan bakiye 152.420,00-TL sorumluluk sınırı aşılmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına temerrüt tarihi █████/2025'ten itibaren yasal faiz işletilmesine,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.707,75-TL harçtan peşin olarak alınan 615,40-TL ile ıslah harcı olarak alınan 410,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 682,35-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 25.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 410,00-TL toplamı 1.025,40-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafça sarf edilen 615,40-TL başvuru harcı, 340,00-TL posta ve tebligat ücreti, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 9.955,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, davalı vekilinin duruşmada yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda hüküm altına alınan dava değerinin miktarı itibariyle kararın kesin nitelikte olduğu açıklanmak suretiyle açık yargılama sonucu karar verildi.█████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim...e-imzalıdır