Kamu düzenini ilgilendiren, işçinin davalı şirketteki eksik bildirilen çalışma süreleri ve sosyal güvenlik primlerinin tespitine yönelik temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, davalı işveren nezdinde geçirilen ve kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespitini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, davacının 27.03.2015-10.01.2019 tarihleri arasındaki 1363 günlük çalışmasının bildirilmediğini tespit ederken, daha önceki döneme ilişkin talebini hak düşürücü süre nedeniyle reddetmiş; bu karar istinaf yoluyla bölge adliye mahkemesince onanmış olup, davalı şirket ve feri müdahil kurum, sunulan yazılı belge, tanık beyanları, davacının başka bir işlettiği olduğu ve hak düşürücü süre itirazları gibi delillerin hatalı değerlendirildiğini, bu nedenle davanın kısmen kabulünün hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ
: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Karşıyaka 3. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı şirket vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının, davalı işveren nezdinde 10.12.2007 - 05.10.20 13... .03.2015 - 10.01.2019 tarihleri arasında çalıştığının tespiti ile yatırılmayan sosyal güvenlik destek primlerinin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının müvekkili işveren nezdinde 05.10.2013 - 20.01.20 14... .02.2014 - 27.03.2015 tarihleri arasında işçi hamal olarak çalıştığını, çalışma süresinin eksiksiz olarak Kuruma bildirildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının 10.12.2007 - 05.10.2013 tarihleri arasındaki talebi yönünden hak düşürücü sürenin dolduğunu, resmi Kurum kayıtlarının aksinin kesin delillerle hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne,1- 10.12.2007-05.10.2013 tarihleri arasındaki hizmet tespiti talebinin reddine,2- 2...8 TC. Kimlik nolu davacı ...'ın 27.03.2015 - 10.01.2019 tarihleri arasında ... sicil no.lu, ... İzalasyon İnş. Müh. Nak. Mad. San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde hizmet akdine bağlı olarak asgari ücretle sürekli ve kesintisiz çalıştığının ve 1363 günlük çalışmasının fer'i müdahil Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı şirket vekili özetle,1.SGK vekilinin davaya cevabında; "...davacı tarafça tespiti istenen dönemde, fakirlik ilmuhaberi, yeşilkart vb. sosyal yardımlardan istifade etmesi ve vakıf yardımı alması halinde aynı döneme ilişkin sigortalılık kaydının bulunmasına da olanak bulunmadığından, ...... Kaymakamlığına ve Belediye Başkanlığına yazı yazılarak tahkikat yapılması gerektiğini..." belirttiğini, ancak bu konuda Mahkemece bir araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu,2. 21.05.2015 tarihli belgede "21.05.2015 tarihinden sonra şirketin ihtiyacının doğması halinde çağırdıklarında nakliye işini yapacağımı veya üçüncü kişilere yaptıracağımı beyan ederim." ifadesinin taraflar arasındaki ilişkiyi tüm açıklığı ile ortaya koyduğunu, davacı tarafça belgedeki imzanın inkar edilmediğini, dolayısıyla 21.05.2015 tarihinden sonra davacı ile müvekkili şirket arasında işçi-işveren ilişkisi olmadığının yazılı delille sabit olduğunu,3.Tanık ... ile ...’in beyanlarının SGK kayıtları ve dosyadaki belgelerle uyumlu olduğunu, tanıkların beyanına itibar edilmemesini gerektiren hiçbir sebep bulunmadığını, kaldı ki, davacının talep ettiği dönemlerde kahvehane işlettiğinin de dosyada kanıtlandığını,4.Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının davasını ispat edemediğini, yerel mahkemenin kaldırma sonrası usulen kaldırma kararının gereğini yaptığını ancak esasen önceki kararında nedensiz olarak direndiğini, davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken hatalı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.Fer'i müdahil Kurum vekili özetle,1.Dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarının dava konusu iddiaları ispatlamaktan uzak olduğunu, tanık anlatımlarının davacının, davalı işyerinde kesintisiz çalışıp çalışmadığını ortaya koyma hususunda yetersiz kaldığını,2.10.12.20 07... .10.2013 tarihleri arasındaki çalışmaların tespitinde 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.1.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.2. Eldeki davada, davacının 10.12.2007 - 05.10.20 13... .03.2015 - 10.01.2019 tarihleri arasında davalıya ait işyerindeki hizmetinin tespitini talep ettiği; davacı adına davalıya ait işyerinden 05.10.2013-20.01.20 14... .02.2014- 27.03.2015 tarihlerinde bildirimlerin bulunduğu, davacı ile aynı işyerinde çalışan tanıklar ile komşu işyeri tanıklarının anlatımlarına göre davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya ait işyerinde 27.03.2015 - 10.01.2019 tarihleri arasında 1363 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.Davacının bildirim sonrası, 27.03.2015 - 10.01.2019 tarihleri arasındaki dönem yönünden davanın kabulüne dair verilen karar eksik incelemeye dayalıdır. Davacının davalıya ait işyerinde kömür indirme- yükleme-dağıtma (hamallık) işi yaptığı açık olup, bildirim sonrasında 21.05.2015 tarihli ibranamede, 05.10.2013-20.01.20 14... .02.2014-27.03.2015 tarihleri arasında çalıştığını, işçilik alacaklarını aldığını ve 21.05.2015 tarihi itibariyle hiç bir alacağı kalmadığını belirttiği ve ibranameyi imzaladığı görülmektedir. Davacı tarafından imza inkârında bulunulmamıştır. Dinlenen tanıklar ise davacının dava konusu dönemde kömür indirip dağıttığını belirtmesine rağmen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri ile süresi konusunda net beyanda bulunmamışlardır.Mahkemece yapılacak iş, öncelikle kömür dağıtma işinin mevsimlik olup olmadığı, hangi tarihlerde kömür geldiği, hangi tarihlerde dağıtıldığı, işyeri kayıtları getirtilip dikkate alınmak suretiyle belirlenmelidir. Bunun yanı sıra, davacının başka iş yerlerinde çalışıp çalışmadığı, serbest piyasa hamalı olarak çalışıp çalışmadığı, ilgili meslek odasında kaydı olup olmadığı, vergi kaydı olup olmadığı araştırılmalı, dinlenen tanıklardan bu hususlar ayrıntılı olarak sorulmalı, kısmi çalışma var ise araştırılmalı, çalışmanın süresi tereddütsüz bir şekilde ortaya konulmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.