Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde, üniversite tarafından diş kliniği aleyhine "..." ibaresinin kullanımı nedeniyle açılan marka tecavüzü, unvan terkini ve tazminat davası incelemesi.
Özet: Davacı üniversite, kendi ağız ve diş sağlığı uygulama ve araştırma merkezinin adıyla benzerlik gösteren bir ticaret unvanını kullanan davalı poliklinik aleyhine, markaya tecavüzün tespiti, davalı unvanındaki benzer ibarenin terkinini, maddi ve manevi tazminat talep ederken; davalı, hizmet sınıfları ve unvanlar arasındaki farklılıklar nedeniyle karıştırılma ihtimali olmadığını, ayırt ediciliği düşük ibarenin tekelleştirilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiş, mahkeme tarafların delillerini toplayıp bilirkişi incelemesi yaptırmıştır.

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Markaya Tecavüzün Tespiti, Unvan Terkini ile Maddi-Manevi TazminatDAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili üniversitenin ağız ve diş sağlığı alanında hizmet veren Diş Hekimliği Fakültesi bünyesinde “... Üniversitesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi” bulunduğunu, davalının ticaret unvanının başında “....” ibaresini kullandığını, bu kullanımın müvekkiline yönelik iltibas teşkil ettiğini, davalının haksız kazanç elde ettiğini, davalının ağız ve diş sağlığı hizmeti verdiğini, davalı adresinin müvekkili üniversiteye iki dakikalık mesafede oldukça yakın bir yerde olduğunu, davalıya ait polikliniğin müvekkiline ait olduğu şeklinde yanlış bir algı oluştuğunu, müvekkilinin kamu tüzel kişisi olduğunu, mevzuat gereği kamu kuruluşu adlarının ticaret unvanlarına ek olarak kullanılamadığını, ismini marka olarak hiç kimsenin tescil ettiremeyeceğini, yalnızca kendi işlettiği işletmeler ve şirketlerde kendi isteğiyle bu ismin kullanılabildiğini, davalının ısrarlı hukuka aykırı davranışları neticesinde müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini iddia ederek, markaya yönelik tecavüzün tespitine, davalının ticaret unvanından “...” ibaresinin terkinine, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı unvanı ile müvekkili şirket unvanının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin marka unvanının davacının iddia ettiği gibi .... Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği değil .... Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği olduğunu, davacının unvanının 41. sınıf içerisinde yer alan “Eğitim ve Öğretim Hizmetleri”ne ilişkin olduğunu, müvekkilinin unvanının 44. sınıfa tabi olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında bir hizmet benzerliği söz konusu olmadığı gibi alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas oluşturacak karıştırılma, yanıltılma tehlikesinin olmadığını, aksi görüşün ayırt ediciliği düşük “....” ibaresinin davacının tekeline bırakılması sonucunu ortaya çıkaracağını, müvekkiline ait polikliniğin mütevazi nitelikte üniversite polikliniği niteliğinde olmadığının herkesçe ayırt edilebilecek nitelikte olduğunu, davacının merkezinden çok uzakta bir yerde olmasının da karıştırılma durumu olmayacağını gösterdiğini ve müvekkilinin kar marjının da düşük olduğunu, bundan kaynaklı bir yararının da bulunmadığı savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
:Dava, markaya tecavüzün tespiti, davalı unvanından "..." ibaresinin terkini, maddi ve manevi tazminat ile hüküm özetinin ilanı taleplidir.Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan ..,..,.... tescil numaralı markaların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.Taraflara ait ticaret sicil kayıtları Ticaret Sicil Gazetesi resmi internet sitesinden çıktı alınarak dosyaya eklenmiştir.6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.6102 Sayılı TTK'nın 50. Maddesi ile, usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkının sadece sahibine ait olduğu ve yine aynı kanunun 52. Maddesi ile, ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Yine 6769 Sayılı SMK'nın 7/3-e maddesi çerçevesinde marka sahibinin, işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasının yasaklanmasını isteyebileceği belirtilmiştir.Taraf vekillerince deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu █████/2024 tarihli raporda sonuç olarak, davalı yan markasının; “....” ibaresini içermesi, aynı alandaki (ağız ve diş sağlığı) faaliyette kullanılması ve ihtiva ettiği şekil unsurunun (davacı markasındaki şekille aynı renktedir) ve diğer ibarelerin iltibas tehlikesini ortadan kaldıracak düzeyde olmaması sebepleriyle, 44. sınıftaki tıbbi hizmetlerin olağan alıcıları nezdinde davacının bu sınıfta tescilli markaları ile iltibasa sebep olur nitelikte olduğu, davalı marka kullanımının davacı marka haklarına tecavüz teşkil edip etmediği konusunda, SMK’da iltibasa dayalı olarak marka hakkına tecavüz iddiasında bulunulabilmesi için, iddiayı ileri sürenin (olayda davacı Üniversite) karşı yandan önceki tarihte tescille koruma altına alınan marka hakkının bulunması gerekmektedir. Davacı Üniversite’nin 44.sınıfta “gelişim” asli ibareli tescilli markaları mevcuttur, ancak davalı yanın aynı sınıftaki marka tescil başvurusu davacı markaları ile aynı gün başvurusu yapılan ve davacı markalarından daha önce numara alan yani kayda daha önce giren bir markadır. Davalı markasının henüz tescil süreci tamamlanmadığı, bu durumda, davacının marka hakkına tecavüze dayalı talebinin takdirin mahkemeye ait olduğu, davalı .... Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinik Hizmetleri Ltd. Şti.’nin ana sözleşmesinin ticaret siciline tescilinin 28.11.... tarihinde TTSG’de ilan edildiği, faaliyet alanının özel sağlık kurumları tarafından sağlanan diş hekimliği uygulama faaliyeti olduğu; davacı ... Üniversitesi bünyesinde .... Üniversitesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin bulunduğu, ayrıca .... Üniversitesi Diş Hastanesi’nin bulunduğu görülmektedir. Davacı Üniversite’nin ağız ve diş sağlığı alanındaki uygulama ve araştırma merkezi ile diş hastanesinin ne zaman kurulduğu, ne zamandan beri faaliyette olduğu hususları dosyadan tespit edilememektedir. Buna dair bilgi bulunmadığı, davalı polikliniğinden önce olması yani öncelik hakkı bulunması durumunda, davalı unvanının aynı (“...”) ayırt edici ibareyi içermesi, aynı hizmette kullanımın söz konusu olması sebebiyle iltibas oluşacağı, dolayısıyla davacının davalı unvanından bu ibarenin terkinine yönelik talebinin yerinde olacağı, davacının maddi tazminata hakkı olduğu Mahkemece kabul edilirse, tercih edilen SMK m.151/2-a bendine göre yapılan hesaplama neticesinde; davacının bildirmiş olduğu 6769 sayılı SMK m. 151/2-a) “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.” tercihine göre, istenebilecek maddi tazminat miktarının 61.978,00 TL olarak hesap edildiği, ancak, davacı üniversitenin bünyesinde kurulmuş olan ... Üniversitesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin muhasebe kayıt düzeni de, davacı üniversitenin muhasebe kayıt düzeni içerisinde tutulmakta olduğundan ve ayrı bir gelir tablosu çıkartılamadığından, karlılık oranının üniversitenin gelir tablosu verilerine göre hesap edildiği, ayrıca, davalının gerçekleştirmiş olduğu cironun tamamının, davacının isim ve marka haklarına tecavüzden kaynaklanmış olamayacağı da düşünülecek olursa, 61.978,00 TL olarak hesap edilmiş olan maddi tazminat miktarının takdirinin Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.Taraf vekillerinin itirazları üzerine dosya itirazları karşılar ek rapor düzenlenmesi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından sunulan █████/2025 tarihli ek rapor ile, .... Üniversitesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin davalı polikliniğinden önce kurulduğu yani öncelik hakkı bulunduğu dosyaya kök rapordan sonra sunulan evraktan anlaşılmış olup, kök raporda bildirildiği gibi, davalı unvanının aynı (“...”) ayırt edici ibareyi içermesi, aynı hizmette kullanımın söz konusu olması sebebiyle iltibas oluşacağı, dolayısıyla davacının davalı unvanından bu ibarenin terkini talebinin yerinde olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Kök raporda yapılan diğer tespit ve değerlendirmelerden dönülmesini gerektiren bir durum da tespit edilemediği belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamı incelenmiş; davacının, davalı tarafça ticaret unvanına ve marka hakkına tecavüzde bulunulduğunu ileri sürerek ticaret unvanın terkini ve tecavüzün tespiti yönünde talepte bulunduğu, davacının Ağız Ve Diş Sağlığı Uygulama Merkezi'nin █████/2020 tarihinde YÖK tarafından uygun görülmesi ve █████/2021 tarihli resmi gazetede yönetmeliğinin yayınlanması ile kurulduğu, davalının bu tarihten sonra olacak şekilde █████/2022 tarihinde ticaret unvanını tescil ettirdiği, tarafların unvanlarındaki/isimlerindeki "..." ibaresinin aynı hizmette kullanılıyor olması ve bu ibarenin zayıf bir ibare olmaması hususları dikkate alındığında iltibas tehlikesi oluştuğu, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davalının bu eyleminin TTK'nın 52.maddesi uyarınca davacının ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiği ve terkin koşullarının oluştuğu anlaşılmış, ticaret unvanını terkini talebinin kabulüne karar verilmiştir. Ancak her ne kadar davacı tarafça marka hakkına davalının tecavüzde bulunduğunu ileri sürmüş ise de dava tarihinde davacının davalının faaliyet alanı ile aynı ya da benzer nitelikte sınıfta tescil edilmiş markasının bulunmadığı, davacının █████/2024 tarihli dilekçesinde ... tescil numaralı marka tesciline dayandırdıklarını beyan etmesi nedeniyle bu markanın █████/2023 tarihinde yani dava tarihine sonra tescil edilmiş olduğu dikkate alındığında bu deliller ışığında SMK'nın 7/4 maddesi uyarınca tecavüz koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılmış, marka hakkına tecavüzün tespitine ilişkin taleplerin ve buna bağlı olarak ileri sürülen maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın kısmen kabulü ile; davalının "... AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI POLİKLİNİK HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ" şeklindeki ticari unvanından "...." ibaresinin terkinine,2-Davacının marka hakkına tecavüzün tespitine ilişkin taleplerin, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL ilam harcının, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen unvan terkini davası nedeniyle 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen tecavüz davası nedeniyle 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi gereğince reddedilen maddi tazminat davası nedeniyle 1.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/3 maddesi gereğince reddedilen manevi tazminat davası nedeniyle 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Davacı tarafından yapılan 492,00 TL tebligat - tezkere masrafı ile 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.492,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul - ret oranına göre hesaplanan 2.623,00 TL'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına,6-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,7-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır