Miras taksim sözleşmesine dayalı intifa hakkının murisin ölümüyle sona ermesi ve tapu iptali tescil talebinin Yargıtayca onanması.
Özet: Miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, noterde düzenlenen geçerli miras taksim sözleşmesi uyarınca murisin eşine verilen intifa hakkının ölümüyle sona erdiği ve dava konusu taşınmazlardaki hisselerin diğer mirasçılar adına tescil edilmesi gerektiği yönündeki ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı yapılan temyiz başvurusunda, davalı vekilinin intifa hakkının tescil edilmediği, edimlerin yerine getirilmediği ve delillerin hatalı değerlendirildiği yönündeki itirazlarının yerinde görülmeyerek bölge adliye mahkemesi kararının temyiz mahkemesince onanmasına karar verilmiştir.
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 1047 ada 15 parselde kain teras kat 35 numaralı daire ile zemin kat 37 numaralı dükkanların hissedarı olan ...'in evli ve çocuksuz olarak öldüğünü, mirasçılarının bir araya gelerek ... . Noterliğinde 25.10.2000 tarihli miras taksim sözleşmesi düzenlediğini, bu suretle dava konusu edilen taşınmazlarda muris ...'in eşi ...'in herhangi bir mülkiyet hakkı kalmadığını, sadece intifa hakkı bulunduğunu, bu hakkın ise ölümü ile sona erdiğini ileri sürülerek davaya konu taşınmazlarda davalıya ait hisselerin ayrı ayrı iptali ile davacı- mirasçılar adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu sözleşmenin zamanaşımına uğradığını, intifa hakkı tescil edilmediğinden sona erdiğinin de söylenemeyeceğini, kendi edimini yerine getirmeyen davacıların tescil talebinde bulunamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; geçerli miras taksim sözleşmesi uyarınca davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı 1/6 (8/48) hissenin her iki taşınmaz yönünden de ayrı ayrı iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “miras taksim sözleşmesinin noterde ve resmi şekilde yapıldığı, geçerli miras taksim sözleşmesi gereği ...'in ölümü ile intifa hakkının da sona erdiği” gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, miras taksim sözleşmesi ile tanınan intifa hakkının ölüm ile son bulmayacağını, intifa hakkı ile ilgili bir işlem yapılmadığını, tescil yapılmadığından hakkın hiç doğmadığını, bu nedenle de ölümle sona ermeyeceğini,
2. Sözleşmede belirtilen intifa hakkına ilişkin edim yerine getirilmediğinden davacı tarafın sözleşmeye dayanarak tescil talebinde bulunamayacağını, davalı murisinin hiçbir şekilde taşınmazlardan kira almadığını,
3. Mahkemece delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, 08.04.2023 tarihli belgenin dava dilekçesinde delil olarak belirtilmediğini, hükme esas alınamayacağını, geçerliliğine ve sıhhatine itiraz ettiklerini, tarih dikkate alındığında ... ’in yaşlı ve hasta olduğunu, gerçek iradesini ortaya koymaya elverişli olmadığını, ayrıca bu belgenin feragat olarak da kabul edilemeyeceğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/ 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!