İşçinin geçici iş göremezlik hallerinde eksik bildirilen sigorta primlerinin tespitine yönelik hizmet tespiti davasında bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Davacının, 1980-1987 yılları arasında davalı işyerinde çalışırken geçici iş göremezlik hallerinde dahi tam bildirilmesi gereken sosyal güvenlik primlerinin eksik yatırıldığı iddiasıyla açtığı hizmet tespiti davasında, ilk derece mahkemesi tarafından toplam 37 günlük eksik çalışma süresi belirlenmiş, davalı işveren ve feri müdahil kurumun zamanaşımı, ispat yükü ve kurumun sorumluluğu olmadığı yönündeki itirazlarını içeren istinaf başvuruları bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek ilk hüküm onanmış, Yargıtay da temyiz incelemesi sonucunda bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak kesinleştirmiştir.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 20. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 12.02.1980 – 15.07.1987 tarihleri arasında davalı müdürlüğe bağlı olarak toplu iş sözleşmeleri kapsamında çeşitli nedenlerle oluşan geçici iş göremezlik hallerinde dahi gerek ücretlerinin gerekse sosyal güvenlik primlerinin çalışılıyormuş gibi tahakkuk ettirilmesi gerekirken çalışmalarının Kuruma eksik bildirildiğini ileri sürerek, davacının davalı iş yerinden Kuruma eksik bildirilen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, davalı iş yerinden davacının çalışmaları yönünden eksik bildirilen günlerde davacının iş göremezlik durumu hallerinin Kurumdan sorulması gerektiğini, eksik bildirilen günlerinde mazeretsiz işe gelmeme, istirahat izinli olabileceğini, bu hallerde sigorta primlerinin tam değil aktif çalışılan gün kadar bildirilmiş olacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı İETT Genel Müdürlüğüne ait ... sigorta sicil numaralı iş yerlerinden Kuruma bildirilenler dışında; 1982/2 döneminde 4 gün, 1982/3 döneminde 4 gün, 1984/1 döneminde 16 gün, 1987/1 döneminde 5 gün, 1989/2 döneminde 5 gün, 1990/3 döneminde 1 gün, 1991/1 döneminde 1 gün, 1993/3 döneminde 1 gün olmak üzere toplam 37 gün daha sigortalı olarak çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının işyerine asılarak bilgilendirilmesine rağmen süresinde itiraz etmediğine göre (ücretsiz izin, ya da mazeretsiz işe gelmediğini o an için bildiğinden) iddia edildiği üzere yatırılması gerektiği halde yatırılmamış bir sigorta priminin söz konusu olmadığını, davacının işten ayrıldığı tarihte öğrenme ve zamanaşımı süresinin başladığını ve zamanaşımının geçtiğini, primin ücretten farklı olduğunu ispat külfetinin davacı işçiye ait olması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber, davacının eksik primleri ödenmiş olsaydı dahi davacının mevcut durumunda SGK tarafından bağlanan gelir veya aylığında herhangi bir değişiklik gerçekleşmeyeceğini, davaların seri dava olduğu gözetilerek davacı yan lehine hükmedilecek vekalet ücretine seri dosyalarda geçerli indirim oranının uygulanmasını talep ettiklerini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini, davanın hizmetlerinin Kurum kayıtlarında görüldüğü kadar olduğunu, aksinin yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, Kurumun primlerin ödenmesinden herhangi bir sorumluğu bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
C. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!