Kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tescili davasında, ilk derece mahkemesi kararının bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek onanması üzerine yapılan temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan kısmın davacı adına tescili istemiyle açılan davanın seyrini içermektedir. İlk derece mahkemesi, davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin belirlenerek fark bedelin yasal faiziyle ödenmesine ve tescile karar vermiştir. Hem davacı vekilinin kamulaştırma bedelinin yüksek olduğu, hem de davalı vekilinin bedelin düşük olduğu iddiasıyla istinaf başvurularında bulunması üzerine, bölge adliye mahkemesi, yapılan değerlemenin kanuna uygun olduğu gerekçesiyle her iki istinaf başvurusunu da esastan reddetmiştir. Karar sonrasında taraflar, aynı gerekçelerle temyiz yoluna başvurarak uyuşmazlığın yüksek mahkemece incelenmesini talep etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ███████ Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ███████ Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı ... adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., Mahallesi 4567 ada 288 parsel sayılı taşınmazın 3.672,27 m2lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı ... adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; acele el koyma dosyasında tespit edilen bedelin çok düşük olduğunu, taşınmazın kısmi kamulaştırılması nedeniyle arta kalan kısımda meydana gelen değer düşüklüğünün hesaplama yapılırken dikkate alınması gerektiğini savunarak taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden, acele el koyma bedelinin mahsubu suretiyle tespit edilen fark kamulaştırma bedeline davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 30.10.2022 tarihinden karar tarihi olan 18.01.2023 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalıya derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırılan alanların hangi nitelikte kamulaştırılacağının hüküm fıkrasında belirtilmemesinin doğru olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, acele el koyma tarihi itibarıyla taşınmaza değer biçilmesi gerektiğini, net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken ürün verim miktarının yüksek alındığını, somut verilerin hesaplamada dikkate alınmamasının doğru olmadığını, dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olarak değerlendirilemeyeceğini, afaki oranda objektif değer artışı uygulanmasının kabul edilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin düşük olup taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, uygulanan kapitalizasyon faizi ile objektif değer artış oranlarının taşınmazın nitelik ve konumuna uygun düştüğü, değerlendirmeye esas alınan ürün verilerinin resmi verilerle uyumlu ve yörenin münavebe sistemine uygun bulunduğu, kamulaştırmadan arta kalan "A1" ile işaretli bölümün yüzölçümü ve geometrik duruma göre belirlenen değer azalış oranının yerinde olduğu, kamulaştırmadan arta kalan "A2" ile işaretli bölümün yüzölçümü ve geometrik durumuna göre bedeline hükmedilmesinin doğru olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!