Yemek hizmetleri sözleşmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında gıda zehirlenmesi ve haksız fesih iddiaları.
Özet: Taraflar arasındaki ticari yemek hizmetleri sözleşmesinden doğan bu itirazın iptali davasında, davacı müvekkili tarafından sağlanan yemeklerin zehirlenmeye yol açtığı iddialarını reddederek, davalının sözleşmeyi haksız feshettiğini ve başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile alacağın tahsilini talep ederken; davalı ise çalışanlarının davacıdan tedarik edilen bozuk yiyecekler nedeniyle zehirlenmesi sebebiyle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ve dolayısıyla borcun oluşmadığını ileri sürerek icra takibine yaptığı itirazın haklılığını savunmaktadır.

T.C.
İSTANBULASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Hizmet Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: 24.05.2024KARAR TARİHİ
: 10.11.2025Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.10.2022 Başlangıç tarihli Yemek Hizmetleri Sözleşmesini imzalandığını, davalının 13.05.2023 tarihinde müvekkili şirket yetkilisine "..." uygulaması üzerinden bildirimde bulunarak 11.05.2023 tarihinde müvekkil şirketçe üretilen yemek sebebiyle kurumu nezdinde 12 kişinin karın ağrısı ve ishal rahatsızlıklarından bahisle işyerine gelemediğini iddia ettiğini, oluşan rahatsızlıklara dair herhangi bir doktor raporu sunulmadığını, konunun titizlikle araştırıldığını, ana mutfakta üretilen yemeklerin şahit numunelerinin testlere tabi tutulduğunu, ancak yemeklerde zehirlenme iddiasına dair herhangi bir teknik bulgu saptanmadığını, araştırma kapsamında davalı şirkete yapılan ziyarette ise teknik inceleme yapılmasının davalı tarafından engellendiğini, buna rağmen denetim esnasında edinilen sınırlı bilgi kapsamında davalı tarafın kendisine teslim edilen yemekleri, sözleşme çerçevesinde kararlaştırılmış saklama koşullarına uygun muhafaza etmediğinin tespit edildiğini, aynı zamanda sözlü olarak hizmet alımının sonlandırıldığının müvekkili şirkete 13.05.2023 tarihinde bildirildiğini, ... 30. Noterliği' nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bir takım haksız iddialarda bulunularak, mevcut borcun ödenmediği gibi maddi - manevi zarar talep edildiğini, ihtarnameye ... 28. Noterliği' nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi cevap verdiklerini, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine 11.10.2023 tarihinde 93.463,20-TL üzerinden ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya 23.10.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, 24.10.2023 tarihinde takibe, borca ve işlemiş tüm faizlere itiraz edilerek takibin durdurulduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlama sağlanamadığını belirterek, fazlaya dair her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla icra takibine yapılan haksız itirazın iptaliyle, alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla haksız yere borca itiraz etmiş olduğundan, davalının alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra-inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekilinin icra takibinde "reeskont avans" faizi talep ettiği, her iki faiz türünün ve oranlarının farklı olması nedeniyle sadece bir faiz türünün uygulanabileceği anlaşıldığından tensibin (19) nolu ara kararı ile davacı vekiline hangi faiz türünün uygulanmasını istediği hususunda HMK m.31 kapsamında beyanda bulunmak üzere iki hafta süre verilmiş, davacı vekili 03.06.2024 tarihli beyan dilekçesi ile reeskont faizinin uygulanmasını talep ettiklerini bildirmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin vekil ile temsil edildiğini, bu kapsamda dava dilekçesi ve eklerinin vekile tebliğ edilmesi gerekirken usulsüz olarak sadece müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin davacı yandan şirket çalışanları için Yemek Hizmetleri aldığını, bu kapsamda taraflar arasında █████/2022 tarihli Yemek Hizmetleri Sözleşmesini akdettiklerini, yemek hizmetleri aldıkları sırada müvekkili şirket çalışanlarının gönderilen yemeklerden zehirlendiklerini, bu kapsamda davacının yetkilileri ile iletişime geçildiğini, davacının zehirlenmeye ilişkin sorumluluklarını kabul etmediğini, bu sebeple müvekkili şirketin taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi TBK.nun 435.maddesi ile sözleşmesi'nin 6. Maddesi gereğince haklı nedenle feshettiğini, müvekkili şirketin 12 adet çalışanının gönderilen yiyeceklerin bozuk olması sebebiyle zehirlendiğini, iş yerine gelemediklerini, işlerde ciddi anlamda aksama meydana geldiğini, çalışanların yaşanan bu durumdan kaynaklı tedirginlik yaşadıklarını, çalışma ortamına duydukları güvenin azaldığını, yaşanılan bu durum akabinde müvekkili şirketin davacı yana karşı...Cumhuriyet Başsavcılığı'na █████/2023 tarihinde suç duyurusunda bulunduğunu, yapılan incelemeler sonucunda böylesi bir olayın sadece müvekkili şirketin başına gelmediğini, bu gibi birçok olaya sebebiyet verdiğini "..." adresindeki şikayetlerden de anlaşıldığını, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu Analiz Raporlarının da kabul etmediklerini, davacı tarafa ... 30. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiklerini, ihtarname ile müvekkili şirketin çalışanlarının █████/2023 tarihli menüde belirtildiği şekilde "..." olarak gönderilen bozuk yiyeceklerden zehirlenmesinden kaynaklı 12 adet şirket çalışanın █████/2023 tarihinde zehirlenerek o gün ve devamındaki █████/2023 ve █████/2023 tarihlerinde işe gelemediklerini ve iş edimlerini yerine getiremediklerini, işbu kapsamda ayıplı ifa sebebiyle müvekkil şirketin haksız fesihten doğan ve müvekkil şirket çalışanlarının zehirlenmesinden kaynaklı doğan zararların tazmini talep ettiklerini, müvekkil şirkete keşide edilen Mayıs ayına ait son iki faturalarına karşı iade faturası kesildiğinin de davacıya bildirildiğini, ancak davacının kötü niyetli olarak gerekli sorumlulukları üstlenmediğini, müvekkili şirketin zararını karşılamadığını, bununla da yetinmeyerek müvekkilini müşkül duruma düşürmek amacı ile huzurdaki davayı ikame ettiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:Dava; ticari hizmet (Yemek Hizmetleri Sözleşmesi) sözleşmesine dayalı açık hesap borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Davacının ... 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile █████/2023 tarihinde, davalı aleyhine, cari hesaba dayanarak, 93.463,20.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2023 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da █████/2024 tarihinde 93.463,20.-TL asıl/toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir.Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki malları davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;Usuli İtiraz;Her ne kadar davalı vekili dava dilekçesinin vekile tebliğ edilmesi gerektiğini, asile yapılan tebligatın geçersiz olduğunu ileri sürerek usuli itirazda bulunmuş ise de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 03.06.2022 tarih ve ...E....K.sayılı kararı gereğince; icra takibine maruz kalan borçlu, vekil marifetiyle takibe itiraz ettiğinde, itiraz üzerine duran icra takibinin devamını sağlamak için alacaklının açacağı itirazın iptali davasında dava dilekçesinin asıla tebliğ edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle davalı vekilinin usuli itirazı yerinde görülmemiştir.Sözleşme;Taraflar arasında 01.10.2022 tarihli "Yemek Hizmetleri Sözleşmesi" imzanmıştır. Sözleşmenin konusu, davalı şirketin ... adresindeki yemekhanesine davacı tarafından üretilen yemeğin taşınması ve kapıdan teslim edilmesinden ibarettir.İhtarname;Davalı tarafça ... 30 Noterliği aracılığı ile davacıya gönderilen ...tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 11.05.2023 tarihinde sözleşme gereği teslim edilen yemeklerin personeli tarafından tüketilmesinden sonra aynı gün ilgili personelde şiddetli karın ağrısı ve ishal semptomları gözlemlendiğini, zehirlenen personelin aynı gün, 12.05.2023 ve 13.05.2023 tarihlerinde izinli sayıldığını, totalde 12 personel çalışamadığından şirketin operasyonlarında aksama meydana geldiğini, durumun iletilmesine rağmen hiçbir sorumluluğu kabul edilmediğini, daha sonra gelen yetkililer ve elemanlar tarafından 16.05.2023 tarihinde sözleşme ile şirket merkezinde bulunan 1 adet benmari ve 40 adet züccaciye demirbaşın alındığını, sözleşmenin fiilen ve zımnen feshedilmiş olduğunu, sözleşmenin 6. Maddesi sözleşmenin feshedildiğini, Mayıs ayında sözleşmede taahhüt edilen yemek hizmetinin gereği gibi verilmediğinden ... ve ... numaralı faturalara karşı iade faturalarının kesildiğini, ayrıca şirketin haksız fesihten ve personellerinin uğramış olduğu maddi-manevi zarar ve ticari itibar kaybı için şimdilik 150.000,00 TL olduğundan şirket uhdesinde bulunan hak ve alacaklarına hapis hakkı uygulandığını, şirketlerinin tüm zararının tahsil edilmesi gerektiğini, teminat bedeli bu zararları karşılamadığı takdirde, tarafınıza karşı alacak, maddi-manevi tazminat, dava ve icra yoluna başvurulacağını, şirket tarafından ödenen, ödenmesi gereken her türlü meblağ, noter masrafı, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin tarafınızdan tazmin edileceği ihtar edilmiştir.Ceza Soruşturması;Olay ve davalının iddiaları nedeniyle ... CBS'na suç duyurusunda bulunulmuştur. Davalının şikayeti üzerine ceza soruşturması açılmıştır. Şikayetin ... Sor. Sayılı dosyasında yürütüldüğü, dosyanın yetkisizlik kararı ile ... CBS'na gönderildiği, karşı yetkisizlik kararı verilmesi üzerine ... 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin... tarih ve...D.İş sayılı kararı ile ... CBS'nın yetkili olduğuna karar verildiği, ... CBS'nın █████/2024 tarih ve ... Srş. ...K. Sayılı kararı ile "Yapılan soruşturma ve toplanan delillere göre, müştekinin soyut iddiasını doğrular nitelikte, somut delil, teslim edilen yemeğin sağlığa zararlı olduğuna dair analiz raporu, adli rapor yada başkaca somut delil bulunmadığı" gerekçesiyle KYOK kararı verildiği, kararın 19.09.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Mahkememizce alınan 07.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Tarafların ibraz ettiği e-defter ve belgeler incelendiğinde, davacının 2021 - 2022 - 2023, davalının 2023 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların alındığı defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahipleri lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.Davacı yasal defter kayıtları incelendiğinde, davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 93.463,20 TL tutarında alacak bakiyesi bulunduğunun tespit edildiği, davalı yasal defter kayıtları incelendiğinde ise davalının icra takip tarihi itibariyle davacıya 93.463,20 TL borçlu olduğu yönde bakiyesinin bulunduğu tespit edilmiş olup taraf yasal defter kayıtlarının örtüştüğü ve taraf yasal defter kayıtlarında dava konusu alacak yönünden herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, davacı tarafından düzenlenen ve takip konusu edilen faturaların davalıya temel e-fatura formatında düzenlendiği, davalı tarafça 8 günlük yasal sürede herhangi bir noter ihtarı veya iade faturası ile itiraz edilmediğinin görüldüğü, yine taraflarca beyan edilen BA-BS formları incelendiğinde, tarafların 2023 yılına ilişkin karşılıklı birbirlerine düzenlenen faturalarını Vergi Dairelerine doğru ve tutarlı şekilde beyan ettikleri, beyanlarda herhangi bir uyumsuzluğun bulunmadığı, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davalı tarafça davacı adına 2023 yılı içerisinde düzenlenen ve icra takibine konu alacağa dayanak teşkil eden faturaların, davacı tarafından davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ/teslim edildiği; söz konusu faturaların davalının yasal defterlerinde de kayıtlı olduğu, davalı tarafça düzenlenerek gönderilen iade faturalarının ise davacı tarafça kabul edilip yasal defter kayıtlarına işlendiği ve ilgili tutarların alacaktan mahsup edildiği, bu kapsamda, davacı tarafın davalıdan, icra takibinin başlatıldığı tarih itibarıyla talep edebileceği asıl alacak tutarının 93.463,20 TL olduğu tespit edildiği, davalı tarafça icra takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edilmediğinden icra takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanmadığı, davalının ayıp iddiasının da uzmanlık alanıma girmemesi nedeniyle değerlendirilmediği yönünde görüş bildirilmiştir.6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince;Taraflar arasında 01.10.2022 tarihli "Yemek Hizmetleri Sözleşmesi" imzanmıştır. Davalı taraf 11.05.2023 tarihinde teslim edilen yemeklerin bozuk olduğunu ve bu yüzden personelinin zehirlendiğini ileri sürerek ... ve ... numaralı faturalara karşı iade faturaları düzenlemiştir. Davacı taraf bu iade faturalarını kabul ederek defterlerine işlemiştir. Her iki tarafın da ticari defter kayıtları birbirlerini doğrulamaktadır ve uyumludur. Taraflar faturalarını BA/BS formları ile vergi dairelerine bildirmişlerdir. Bu formlardaki bildirimler de birbirini doğrulamaktadır ve uyumludur. Tarafların birbirlerini doğrulayan defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 93.463,20.-TL alacaklı olduğu sabittir. İcra takibi de bu miktar üzerinden açılmıştır. Davalının iddiaları nedeniyle açılan ceza soruşturması takipsizlikle sonuçlanmış olup, yapılan itirazlar da reddedildiğinden kesinleşmiştir. Böylece davalının ayıp iddiasını ispatlayamadığı kabul edilmiştir.Sonuç olarak davanın kabulüne ve likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davanın KABULÜNE,Davacının ... 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE,İcra takibinin aynen DEVAMINA,Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi UYGULANMASINA,İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (93.463,20.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 18.692,64.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 6.384,47-TL olup, peşin alınan 1.128,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.255,67-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 320,00-TL, bilirkişi ücreti 7.000,00-TL'den oluşan 7.320,00-TL yargılama gideri ile 427,60-TL başvuru harcı, 1.128,80-TL peşin harç toplamı 8.876,40-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025KATİP¸e-imzalıdırHAKİM¸e-imzalıdır