Cezaevindeki sanığın nitelikli dolandırıçılık suçundan mahkumiyetinin, eylemlere katılımın somut delillerle ispatlanmaması nedeniyle bozulması.
Özet: Bir sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin istinaf başvurusunun reddi kararının temyiz edilmesi üzerine, Yüksek Mahkeme, sanığın eylemlerin bir kısmının gerçekleştiği tarihlerde cezaevinde bulunmasına ve bu durumun kayıtlarla sabit olmasına rağmen, dışarıda işlenen veya cezaevindeyken iştirak ettiği ileri sürülen suç eylemlerine nasıl katıldığı, talimat verdiği veya fiilen katkı sağladığına dair somut deliller bulunmaksızın, yalnızca şirketlerin fiili kurucusu olduğu varsayımıyla mahkumiyet hükmü kurulmasını eksik inceleme ve yetersiz gerekçe olarak kabul ederek, istinaf mahkemesinin kararını oy birliğiyle bozmuş ve dava dosyasını yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine iade etmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığıHÜKÜM
: Esastan retTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Esastan retYapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Temyizin kapsamına göre; Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h, 158/3, 43/1, 52/2-4, 53... . maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 12.02.2024 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık ... müdafiinin temyizi; müvekkilinin suç tarihlerinde cezaevinde olduğuna ve bu suçları işlemesinin mümkün bulunmadığına ilişkindir.III. GEREKÇE1.Sanık ...’in 29.05.2017 tarihinden itibaren cezaevinde bulunduğu dosya kapsamı ve UYAP kayıtları ile sabit olduğu halde, 14.03.20 17... .04.2017 tarihli eylemlerde dışarda, sonraki 06.06.2017, 09.06.20 17... .08.2017 tarihli eylemlerde ise cezaevinde olan sanığın dışarıda işlenen eylemlere ne şekilde iştirak ettiği, talimat verdiği veya fiilen katkı sunduğu hususlarında somut delillere dayanılmadan yalnızca şirketlerin fiili kurucusu olduğu kabulüyle mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkûmiyet kararları verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde karar verildi.