Danıştay, gözetim belgesi ibraz edilmeksizin ithal edilen eşyalar için tahakkuk eden gümrük ve KDV ile ceza ödeme emrinin kısmen iptali kararını onayan bölge idare mahkemesi hükmüne karşı temyiz istemini reddetti.
Özet: Davacı adına ithal edilen eşyalar için gözetim belgesi ibraz edilmemesi nedeniyle tahakkuk ettirilen ek gümrük ve KDV ile para cezalarına ilişkin ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin önceki bozma kararı sonrası yaptığı esasa ilişkin incelemede ödeme emrinin bazı kısımları hukuka aykırı bulunarak iptal edilirken, bazı kısımları davacının itiraz etmemesi veyahut iddia edilen fark vergilerin gözetim kıymetinden kaynaklanmaması nedeniyle kesinleşmiş kabul edilmiş ve davanın kısmen reddi kararı verilmiş olup, davalı idarenin bu karara karşı yaptığı temyiz başvurusu, bölge idare mahkemesinin hükmün usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle onaması üzerine, Yüksek Mahkemece temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemesi nedeniyle reddedilerek, bölge idare mahkemesinin kararı kesin olarak onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YYEDİNCİ DAİREEsas No
: ███████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
:... Bakanlığı adına ... Gümrük MüdürlüğüVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı adına 2014 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 7 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi üzerinde geçmişe dönük olarak yapılan inceleme sonucunda ithal edilen eşyaların gözetim belgesine tabi olduğu halde bu belge ibraz edilmeksizin ithal edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden hesaplanan para cezalarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: Davacı adına düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davanın süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle reddi yolundaki kararın Danıştay Yedinci Dairesince bozulması üzerine işin esasına yönelik olarak yapılan inceleme sonucunda; ödeme emrine konu ... sayılı ek tahakkuk kararının gözetim kıymetinden; ..., ... sayılı ceza kararlarının ise, gözetim belgesinin ibraz edilmemesinden kaynaklandığı, gözetim belgesi, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde düzenlenen, eşyanın ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesi kapsamında aranacak belgelerden sayılmayacağından, dava konusu ödeme emrinin bu kısımlarının "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği, dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan ... sayılı ek tahakkuk ve ... ceza kararına karşı davacı vekilinin itirazı üzerine düzenlenen işlemin vekilin adresinde tebliğ edildiği, ... sayılı ceza kararına yönelik olarak yapılan itiraz üzerine düzenlenen işlemin ise, davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın, anılan işlemlere karşı yasal süresinde dava açılmaması üzerine kesinleştiği, ... sayılı ek tahakkuk kararına karşı yapılan itiraz üzerine tesis edilen █████/2016 tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada dilekçe ret kararı verilmesine rağmen dava dilekçesinin yenilenmediği anlaşıldığından, söz konusu alacağın kesinleştiği, öte yandan ek tahakkuk kararı gözetim belgesinin ibrazından kaçınıldığından bahisle tesis edilmişse de, fark vergilerin gözetim kıymetinden kaynaklanmadığı bu nedenle ''borcum yoktur'' kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, bu durum, ek tahakkuk ve ceza kararlarına karşı açılacak davalarda ileri sürülebilecek nitelikte olduğundan, dava konusu ödeme emrinin, ..., ..., ..., ... sayılı kararlara ilişkin kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı; ..., ... ve ... kararlara isabet eden kısımlarında ise hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı adına alınan ek tahakkuk ve ceza kararlarının usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin reddine,2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY
:6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödenmeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, aynı Kanun'un 58. maddesinde ise, kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcun olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabilecekleri belirtilmiştir.Dava dosyasının incelenmesinden, davacıya tebliğ edilen ek tahakkuk ve para cezalarına ilişkin kararlara yönelik olarak yapılan itiraz üzerine tesis edilen işlemlere karşı yasal süresinde dava açılmayarak bu işlemlerin kesinleştiği, kesinleşen tahakkuk ve para cezalarının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.Bir vergi borcunun tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için öncelikle söz konusu vergi borcunun usulüne uygun olarak tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemiş olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada ise ödeme emrine konu amme alacaklarının usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiği ve dava konusu edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.Olayda, davacı tarafından kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilen vergi/ceza ihbarnamelerine karşı dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların ise, "borcum yoktur" kapsamında değil ancak, tahakkuk ve ceza kararına karşı yapılacak itirazın reddine dair işleme karşı açılacak bir davada değerlendirilebilecek nitelikte olduğu görülmekle, kesinleşerek vadesinde ödenmeyen kamu alacaklarının tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı dolayısıyla, temyiz istemine konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararına katılmıyorum.