Türk Medenî Kanunu 1007 maddesi uyarınca, tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle orman vasfındaki taşınmaz için açılan tazminat davasının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, 1958de tarla olarak tescilli taşınmazının 1970 ve 1996daki orman kadastro çalışmalarıyla orman sınırları içine alınması ve tapuya orman şerhi düşülmesi sonucu mülkiyet hakkının zedelendiğini ileri sürerek, 4721 sayılı Kanunun 1007. maddesi uyarınca hazineden tazminat ile tapu iptali ve tescil talep etmiş; ilk derece mahkemesi taşınmazdan yararlanma imkanı kalmadığı gerekçesiyle tazminatı kısmen kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi bu kararı esastan reddetmiş olup, davalı Hazine vekili ise davanın zamanaşımına uğradığını, idarenin kusuru bulunmadığını, anayasal güvence altındaki orman vasfındaki taşınmazın mülk edinilemeyeceğini ve belirlenen bedelin fahiş olduğunu belirterek temyiz başvurusu yapmıştır.

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ Esas, ███████ KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Muğla 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Muğla ili, .... ilçesi, ..... Mahallesi 1364 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 1958 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında tarla vasfıyla tapuya tescil edildiğini, Orman Genel Müdürlüğü tarafından 1970 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdit kadastrosuyla taşınmazın tamamının orman sınırları içerisinde bırakıldığını, ardından 2/B madde çalışmasının 1996 yılında ilan edilerek dava konusu taşınmazın tamamının devlet orman sınırları içerisinde kaldığına yönelik tespit ve sınırlama çalışmaları tamamlanarak kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın tapu kaydına ... Orman İşletme Müdürlüğü tarafından, 29.07.2020 tarihli ve 8787 yevmiye no ile "kısmen veya tamamen orman sınırları içerisinde kalmıştır" şerhi konulduğunu belirterek uğradığı zararın tazminini ve dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; talebin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü süre yönünden itiraz ettiklerini, davacının kendi tapusunun iptalini istemekte hukuki menfaatinin bulunmadığını, şerhi kaldırmaya yönelik dava yolları tüketilmeden Maliye Hazinesine kusur atfedilerek dava açılamayacağını, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davaların belirsiz alacak davası niteliğinde olmadığından davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinin şartlarının gerçekleşmediğini, taşınmazın dava tarihi itibarıyla arsa veya arazi niteliğinde olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğini, davaya konu taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalıp kalmadığı yönünde orman bilirkişiden rapor alınması, davalı yerin kısmen veya tamamen kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığının ve arsa niteliğinde bulunduğunun belirlenmesi halinde emsal incelemesi ve kıyaslaması yöntemiyle, arazi niteliğinde olduğunun saptanması halinde ise tarımsal gelir metoduna göre dava tarihindeki gerçek değerinin tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazın üzerindeki orman şerhi nedeniyle davacının mülkiyet hakkının zedelendiği, davacının taşınmazdan yararlanma ve tasarruf imkanı elinden kalktığından bedelinin davacıya verilmesi gerektiği, taşınmazın zemin bedelinin bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 548.250,45 TL olduğu; ancak davacının 29.310,10 TL ağaç bedeli ile birlikte raporda sehven yapılan 548.022,45 TL üzerinden talepte bulunduğundan talepten fazlaya karar verilemeyeceği gibi taşınmaz üzerinde yetişen çam ağaçlarının kendiliğinden yetişen orman emvali olup bu ağaçların bedeline hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince savunmaları ve rapora itiraz dilekçeleri incelenmeksizin karar verildiğini, gerek dava tarihinde gerekse ıslah tarihinde talebin zamanaşımına uğradığını, karara esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen bedelin fahiş olduğunu, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin yüksek hesaplandığını, Anayasa'nın 169 uncu maddesi ile 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca ormanların ne suretle olursa olsun mülk edinilmesi mümkün olmadığından ve 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayalı olarak açılan davada idarenin herhangi bir yolsuz tescil işlemi ve hukuka aykırı bir eylemi bulunmadığından, davacının tazminat isteminin reddi gerektiğini, tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davaların belirsiz alacak davası niteliğinde olmayıp nispi harca tabi davalardan olduğunu, taşınmazın değerinin dava açıldığı tarihte objektif olarak belirlenebilir nitelikte olduğundan davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 'ye göre görülen bir davada iki kere dava değeri belirlemesi yapılamayacağından davacının bedel artırımının hükümsüz olduğunu, bu nedenlerle ve resen rastlanan sair nedenlerden dolayı yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu anlaşıldığından yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünleri olan buğday ve tütün esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden, 2023 yılı Menteşe İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü kuru şartlarda yetiştirilen buğday ve tütün ürünü verileri esas alınarak bilimsel yolla değer biçilmesinde, kapitalizasyon faiz oranının %5 olarak alınmasında, sonuç olarak dava tarihi itibarıyla dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının 92,23 TL olarak tespit edilmesinde, belirlenen taşınmaz bedelinin davalıdan tahsili ile taşınmazın davalı idare lehine tesciline karar verilmesinde, davacı yararına takdir edilen yargılama gideri ve vekâlet ücretinin miktarında, istinaf edenin sıfatına göre bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın asıl dava yönünden bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dosyanın incelenmesinden Muğla ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 1364 ada 11 parsel sayılı 5944,38 m² yüzölçümlü taşınmazın 21.02.1958 tarihinde yapılan kadastro nedeniyle dava dışı şahıs adına tespit ve tescil edildiği, davacının 02.10.2013 tarihinde intikal yoluyla taşınmaza malik olduğu, taşınmazın tapu kaydına kısmen veya tamamen orman sınırları içinde kalmıştır şerhinin konulduğu, eldeki davanın 12.08.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.3. Tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalı Hazineden tahsili ile bedeline hükmedilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile ... adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.