Kamulaştırma bedelinin tespiti ve terkin davasında Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunun yaptığı temyiz incelemesi.
Özet: Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu projesi için yapılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve terkinine yönelik davada, ilk derece mahkemesinin kabul kararını takiben istinaf ve temyiz incelemeleri sonucunda dosya birden fazla kez Yargıtaydan bozularak dönmüş; Bölge Adliye Mahkemesi, Yargıtayın ikinci bozma kararına direnerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması ve davanın reddi yönündeki önceki kararında ısrar etmiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ███████ K.ÖZEL DAİRE KARARI
: Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 16.10.2023 tarihli ve████████ Esas, █████████ Karar sayılı BOZMA kararıTaraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve terkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince vekâlet ücreti ve derhal ödeme yönünden kararın düzeltilmesi suretiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına uyularak davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı idare vekilince temyizi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucu tekrar bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.Direnme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde; Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu projesi kapsamında Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi 521 parsel sayılı 3.3 50... yüzölçümlü taşınmazın 2.487, 81... 'lik kısmı ile 3478 parsel sayılı taşınmazın tamamı hakkında kamulaştırma işlemlerine başlandığını, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ D. İş sayılı dosyası ile acele kamulaştırma kararı verildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların bedelinin tespiti ve yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların hakkaniyete uygun gerçek bedelinin tespitini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, 521 parsel sayılı 3.3 50... yüzölçümlü taşınmazın fen bilirkişisi raporunda ve ekli krokide gösterilen 2.487, 81... 'lik kısmının tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine, 3478 parsel sayılı taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine, 521 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılan kısmının bedelinin 71.627,85 TL olarak tespitine, 3478 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin 143.440,00 TL olarak tespitine, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ D. İş sayılı acele kamulaştırma dosyasından yatırılan (141.224,48 TL) bedelin, tespit edilen kamulaştırma bedelinden mahsubu ile bakiye/fark 73.843,37 TL'nin aynı bankada üçer aylık vadeli hesaba yatırılarak nemalandırılması amacıyla ilgili bankaya müzekkere yazılmasına aynı zamanda bu bedelin kararın kesinleşme tarihine kadar bloke altına alınmasına, karar kesinleştiğinde talep hâlinde davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; vekâlet ücreti ve derhal ödeme yönünden kararın düzeltilmesi suretiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 521 parsel sayılı 3.3 50... yüzölçümlü taşınmazın fen bilirkişisi raporunda ve ekli krokide gösterilen 2.487, 81... 'lik kısmının tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine, 3478 parsel sayılı taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine, 521 parsel sayılı 3.3 50... yüzölçümlü taşınmazın kamulaştırılan kısmının bedelinin 71.627,85 TL olarak tespitine, 3478 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin 143.440,00 TL olarak tespitine, dava dört ay içinde sonuçlandırılamadığından ilk derece mahkemesince acele kamulaştırma dosyasında yatan 141.224,48 TL bedelin mahsubu ile üçer aylık vadeli hesaba yatırılan 73.843,30 TL'ye 4 aylık sürenin bitimi olan 25.05.2017'den daire karar tarihi olan 27.05.2020 tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine, ayrıca üçer aylık vadeli hesaptaki bu paranın işlenmiş nema ve faizleriyle davalıya derhal ödenmesine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Birinci Bozma Kararı1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.2. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 21.02.2022 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile;"…Yapılan incelemede, arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11/1-f maddesi uyarınca, gelir metodu esas alınarak ve İlçe Tarım Müdürlüğü'nün 2016 yılı resmi verilerine göre belirlenen m2 birim fiyatına endeksleme yapılmak suretiyle belirlenen m2 birim fiyatı üzerinden kamulaştırma bedelinin tespit edildiği anlaşılmıştır.Arazi niteliğindeki Bursa İli, ... İlçesi, ... Köyü, 5 21... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11/1-f maddesi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibari ile bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;1- 4650 sayılı Yasayla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10.maddesi uyarınca açılan bedel tespit ve tescil davasında aynı Kanunun 15/son maddesine göre dava konusu taşınmaza dava tarihi olan 2017 yılına ilişkin İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri esas alınarak göre değer biçilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden, 2016 yılı resmi verisine göre belirlenen kamulaştırma bedeline ÜFE oranı uygulanmak suretiyle endeksleme yapan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması, doğru görülmediğinden,2-7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanunu'nun 10/8. fıkrası gereğince, bozma sonrası bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedelde artış olması halinde bu kısım için; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiği,..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.B. Bölge Adliye Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen KararBölge Adliye Mahkemesinin 26.10.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; bozma kararına uyulmasına karar verildikten sonra 2017 yılı ilçe tarım verilerine göre rapor alınması için ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazıldığı, kamulaştırma fark bedelinin süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, 521 parselin fen bilirkişisi raporunda ve ekli krokide gösterilen 2.487, 81... 'lik davacı adına verilen tescil kararının iptali ile davalı adına tesciline, 3478 parselin tamamına ilişkin tapunun davacı idare adına yapılan tescilin iptali ile davalı adına tesciline, davacı tarafından bu parseller için işbu davada davalıya ödenmesine karar verilen toplam 73.843,37 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davalıya ödeme yapılmamışsa bankadaki paranın davacıya iadesine) karar verilmiştir.C. İkinci Bozma Kararı1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;“…Tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmemiş ise de, sunulan banka dekontuna göre davacı idarenin istinaf karar tarihinden sonra 20.12.2022 tarihinde depo kararını yerine getirdiği anlaşıldığından, usul ekonomisi gözetilerek davalı tarafın işin esasına girilerek karar verilmesini isteyip istemediği yönünde beyanı da alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, bu husus bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesiyle bozma nedenine göre sair hususlar incelemeksizin karar bozulmuştur.D. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme KararıBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda dava tarihinin 24.01.2017 olduğu, yargılamanın yaklaşık 7 yıla yakın sürdüğü, kamulaştırma bedelinin 6 kez süre verildikten sonra bankaya yatırıldığı, fark bedeli yatırması için davacı tarafa usulüne uygun olarak on beş günlük süre verildiği, bu bedelin depo edilmemesi üzerine ikinci kez on beş günlük kesin süre verildiği, bu kesin sürenin usulüne uygun olduğu ancak davacı idarece on beş günlük kesin süre geçtikten sonra temyiz aşamasında depo kararının yerine getirildiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili; davanın reddinin usul ekonomisi ve bozma kararına aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. UyuşmazlıkDirenme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; kamulaştırma bedelinin tespiti ve terkin istemine ilişkin eldeki davada; kamulaştırma bedelinin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden sonra 20.12.2022 tarihinde depo edilmesi durumunda işin esasının incelenip incelenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.D. Gerekçe1. İlgili Hukuk2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10. maddesi,6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 94. maddesi2. Değerlendirme1. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle ilgili kavram ve yasal düzenlemelerin kısaca açıklanmasında yarar vardır.2. Bilindiği üzere Kamulaştırma Kanunu, kamu yararının gerektirdiği hâllerde gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzel kişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler (2942 sayılı Kanun md. 1).3. 2942 sayılı Kanun’un 10. maddesinin 1 ve 8. fıkraları; "Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 nci maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle 8 inci madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma 3 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini ister.....(Değişik sekizinci fıkra
: 19/4/2018-███████ md.) Tarafların bedelde anlaşamamaları halinde gerektiğinde hâkim tarafından onbeş gün içinde sonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilir ve hâkim, tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder. Mahkemece tespit edilen bu bedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkının kamulaştırılma bedelidir. Tarafların anlaşması halinde kamulaştırma bedeli olarak anlaşılan miktar peşin ve nakit olarak, hak sahibi adına bankaya yatırılır. Tarafların anlaşamaması halinde hâkim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin (…) mahkemece belirlenecek banka hesabına yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Kamulaştırma bu Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise ilk taksitin yine peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, hak sahibi tespit edilememiş ise ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere 10 uncu maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir. İdarece, kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına yatırıldığına, hâkim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin (…) veya hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda ise ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere bloke edildiğine dair makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilir ve bu karar, tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir. Tescil hükmü kesin olup, tarafların bedele ilişkin istinaf veya temyiz hakları saklıdır. İstinaf veya temyiz incelemesi sonucunda kesinleşen kamulaştırma bedeli, hak sahibine peşin ve nakit olarak ödenen tutardan daha az olması durumunda aradaki fark ilgilisinden talep edilir. İdare tarafından hak sahibi adına yapılan ödeme tarihi ile geri ödemeye ilişkin yazının ilgilisine tebliğ edildiği tarih arasındaki süre için faiz alınmaz" şeklinde düzenlenmiştir.4. Özetlemek gerekirse 2942 sayılı Kanun’un 10. maddesi tarafların anlaşamaması hâlinde kamulaştırma bedelinin mahkeme tarafından tespitine ilişkin usul ve esasları içermektedir. Anılan maddenin 8. fıkrasına kadar olan bölümde idarenin taşınmaz mal sahibine karşı asliye hukuk mahkemesinde açtığı dava, bu davada hâkim tarafından tarafların anlaşmaya davet edilmesi, anlaşma durumunda uygulanacak hükümler, anlaşma sağlanmaması durumunda taşınmaz malın değerinin tespiti için mahallinde yapılacak keşif ve bilirkişiler tarafından hazırlanan rapor ile ilgili süreç düzenlenmektedir.5. Anılan maddenin 8. fıkrasının 1. cümlesi ise yapılan keşif ve bilirkişilerin raporlarını mahkemeye sunmalarından sonra tarafların bedelde anlaşamamaları üzerine gerektiğinde başka bir bilirkişi heyetinin oluşturulmasını, hâkimin tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit etmesini öngörmektedir. Anılan fıkranın 2. cümlesinde mahkemece tespit edilen bu bedelin, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkının kamulaştırılma bedeli olduğu, 3. cümlesinde tarafların anlaşması hâlinde kamulaştırma bedeli olarak anlaşılan miktarın peşin ve nakit olarak hak sahibi adına bankaya yatırılacağı, 4. cümlesinde tarafların anlaşamaması hâlinde hâkim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin mahkemece belirlenecek banka hesabına yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye on beş gün süre verileceği, 6. cümlesinde ise gereken hâllerde bu sürenin bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabileceği hüküm altına alınmıştır.6. Aynı Kanun'un 11. maddesinde ise; taşınmazın cins ve nevinin, yüzölçümünün, kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurların, her unsurun ayrı ayrı değerinin, kamulaştırma tarihindeki resmî makamlarca yapılmış kıymet takdirlerinin ve özellikle arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelirinin, ayrıca bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçülerin esas alınarak bedelin takdir edilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.7. Somut olay ve dosya kapsamına göre; ilk derece mahkemesince kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen 521 parsel sayılı taşınmaz yönünden 71.627,85 TL, 3478 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise 143.440,00 TL'nin davalıya ödenmesine ilişkin davanın kabulüne yönelik kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince vekâlet ücreti ve derhal ödeme yönünden düzeltilmek suretiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, 521 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılan kısmının bedelinin 71.627,85 TL, 3478 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin 143.440,00 TL olarak tespitine karar verilmiştir.8. Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda arazi niteliğindeki taşınmazlara 2017 yılına ilişkin İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri esas alınarak göre değer biçilmesi ve 7139 sayılı Kanun'la değişik Kamulaştırma Kanunu'nun 10/8. fıkrası gereğince, bozma sonrası bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedelde artış olması hâlinde bu kısım için 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiği gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.9. Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına uyulmasına karar verilmiş ve yapılan araştırma sonunda 29.06.2022 tarihli celsede, fark bedel olan 4.123,24 TL'nin 15 günlük sürede depo edilerek dekontun sunulmasının istenmesine, davacı vekiline ihtaratlı ve duruşma gününü bildirir davetiye çıkartılmasına, duruşmanın 21.09.2022 tarihine bırakılmasına karar verilmiştir.10. Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2022 tarihli celsesinde; fark bedel olan 4.123,24 TL bedelin yatırılması için davacı tarafa çıkarılan ihtaratlı davetiyenin usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak yasal süre içerisinde fark bedelin yatırılmadığı anlaşıldığından 2942 sayılı Kanun'un 10/8. maddesine göre tensip zaptının davacı tarafa tebliğinden itibaren Vakıfbank ... Şubesinde açılacak hesaba 15 günlük ikinci kez verilen yasal kesin süre içerisinde depo edilip makbuzunun ibrazı için süre verilmesine, ikinci kez verilen bu sürenin kesin süre olması nedeniyle yasal süre içerisinde fark bedelin yatırılmaması hâlinde dosya üzerinden yapılacak inceleme neticesinde oluşacak sonuca göre karar verileceğinin davacı tarafa tebliğ ve ihtarına, duruşmanın 26.10.2022 tarihine bırakılmasına karar verilmiştir.11. Bölge adliye mahkemesinin 26.10.2022 tarihli celsesinde ise davacı idare vekilince kamulaştırma fark bedelinin depo edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.12. Bu noktada somut uyuşmazlığın temelini oluşturan kesin süre kurumu ile yargılamaya etkisinin açıklanması gerekmektedir.13. Süreye ilişkin normların kabulüyle medeni usul hukukunda gerçekleştirilmek istenen amaçlar; adaletin bir an önce sağlanması, keyfiliğin önlenmesi, mahkemenin aynı işle uzun süre meşgul olmasının ve diğer dava ile işlere yeterince zaman ayıramaz duruma düşürülmesinin önlenmesi; uluslar üstü ve ulusal nitelikteki emredici normlar uyarınca davanın makul sürede sonuçlandırılmasının sağlanması, yargılamanın belli bir düzen ve öngörülebilir bir sürede yürütülmesi suretiyle adil şekilde yapılmasının sağlanması olarak özetlenebilir.14. Bu bağlamda kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için, buna ilişkin ara kararın yasaya ve içtihatlara uygun şekilde oluşturulması gerekmektedir. Zira 2942 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 8. fıkrasında tarafların anlaşamaması hâlinde hâkim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin mahkemece belirlenecek banka hesabına yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye on beş gün süre verileceği, gereken hâllerde bu sürenin bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabileceği hüküm altına alınmıştır.15. Yukarıda anlatılanlar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; bölge adliye mahkemesince her ne kadar fark bedel olan 4.123,24 TL'nin depo edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, acele kamulaştırma dosyasında davacı idare tarafından 141.224,48 TL'nin depo edildiği, yine eldeki dosyada davacı idare tarafından 28.06.2017 tarihinde 28.982,60 TL, 28.03.2018 tarihinde 44.860,77 TL, 25.04.2019 tarihinde 28.982,60 TL yatırıldığına ilişkin dekontların sunulduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davacı idare vekili 28.09.2022 tarihli beyan dilekçesi ile 28.06.2017 tarihli dekontla dosyaya 28.982,60 TL yatırılmasına rağmen bunun mahkeme kayıtlarında yer almadığını, bankaya müzekkere yazılarak hesap bakiyesinin sorulmasını talep etmesine karşın bölge adliye mahkemesince dosyada bloke edilen fazla bedel olup olmadığı araştırılmamıştır. Dolayısıyla mahkemece kamulaştırma fark bedelin depo edilmesi hususunda davacı idareye kesin süre verilmeden önce kamulaştırma dosyasına depo edilen bedellerin tereddüte yer vermeyecek şekilde (gerektiğinde bankadan sorulmak suretiyle) belirlenmesi ve sonrasında müteakip yargılama işlemlerinin tamamlanması gerekir. Bu hâliyle bölge adliye mahkemesince fark bedelin depo edilmesi hususunda davacı idareye verilen kesin süre usule uygun değildir.16. Hâl böyle olunca direnme kararının açıklanan bu değişik gerekçe ve nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,Dosyanın 6100 sayılı Kanun’un 373. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.