İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ayıplı havuz porselenleri ve seramikleri nedeniyle ticari satış sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası.
Özet: Davacı, davalıdan satın aldığı havuz porselenleri ve diğer malzemelerin kurulum sonrası çatlama ve kamburlaşma gibi gizli ayıplar göstermesi üzerine, ayıplı ürünler nedeniyle uğradığı zararların tazmini için öncelikli olarak sözleşmeden dönme veya bedelde indirim ile birlikte 370.000 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminat talep ederken, davalı ise bahsi geçen ayıpların ürünlerden değil, davacının hatalı uygulama veya zemin hazırlığından kaynaklandığını iddia etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO
: ███████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: TAZMİNAT (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ALACAK davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 27.05.2021 tarihinde müvekkiline ait ...'ye bağlı bulunan... 'nin içerisindeki havuzun zeminine döşenmek üzere davalı ... Anonim Şirketi'nin imal ettiği havuz porselenleri, seramikler, ızgaralıklar ve yapıştırıcı malzemeleri diğer davalı ... Şirketi'nden satın aldığını, teslim edilen seramiklerde yapılan ilk gözlem ve incelemelerin sonucunda gözle görülebilir bir ayıp görülmediğini, malzemelerin kullanılmasından sonra havuzun zemininde, seramiklerin içlerinde ve dışlarında çatlamalar meydana geldiğini, zeminde kamburlaşmalar oluştuğunu, porselenlerde gizli ayıp bulunduğunun anlaşıldığını, bu durumun uygulamadan kaynaklanmadığını, bu malların ayıplı çıkmasının ardından havuz içi için davalı yandan farklı nitelikte başkaca malzemeler satın alındığını, bu mallarda ayıp bulunmadığını, ancak 260.000,00-TL bedelle satın alınan ilk ürünlerin ayıplı olduğunu, 18.07.2022 tarihinde muhataplara sözlü olarak ihbarda bulunulduğunu, tespit edilen hasarlara ilişkin müvekkilinin sigortalı olduğu ... Sigorta A.Ş.'den sigorta poliçesi kapsamında hasar tespit ve tazminatı istendiğini, davalılara ... 56. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarname ile... tarihinde porselenlerdeki ayıba ilişkin hasarların ve bu kapsamda müvekkilimin uğradığı maddi ve manevi tazminatın giderilmesinin talep edildiğini, ayıplı mallara ilişkin olarak yaklaşık 259.117,86.-TL değerinde harcama yapıldığını, ayıplı malların tamir ve onarımı sürecinde inşaat firmasına yaptırdıkları onarıma ilişkin diğer faturalar ile birlikte fazlaya ilişkin haklar saklı kalması kaydıyla şimdilik -108.888,48- TL değerinde gider ve masraflar yapılmış olduğunu, elektrik-su-doğal gaz masrafı yapıldığını, bunun (genel hatta bağlı olması nedeniyle ayrıca) tespitinin mümkün olmadığını bütün bunların sonucunda bunlara ek olarak müvekkili şirketin bir işletmesi olan ... merkezi'ndeki bu olumsuzlukların müvekkilinin iş dünyası ve çevresindeki itibarını zedelediğini, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını (Emsal; Yargıtay 13. HD.nin 23.5.2019 tarih ve ...E. ... K.ile Yargıtay 14. HD.nin 25.09.2012 tarih ve ...E.K.) belirterek, müvekkilinin davalı yandan satın almış olduğu malzemelerin geri verilmesi suretiyle sözleşmeden dönme taleplerinin kabulüne, aksi halde ayıplı olarak teslim edilen mallar nezdinde ayıp oranında satış bedelinde indirim taleplerinin kabulüne, satın alınan ayıplı malların fatura bedellerinin fatura tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte iadesine, ayıplı mallar dolayısıyla müvekkilin uğramış olduğu doğrudan ve dolaylı fazlaya ilişkin haklarımızın saklı kalması kaydıyla tam ve kesin olarak miktarın belirlendiği anda ıslah edilerek artırılması koşuluyla da 370.000,00- TL Maddi tazminat ile 25.000,00- TL Manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tensibin 20 nolu ara kararı ile davacı vekilinin maddi teminat talebinin anlaşılabilir, açık ve net olmadığı, 370.000,00-TL maddi tazminatın hangi kalemlerden oluştuğunun anlaşılamadığı, neticei talep kısmında (2) nolu bentte ayıplı malların fatura bedelinin (259.117,86-TL ayıplı mal fatura bedeli) iadesinin istendiği, birden çok fatura olduğunu düşündüren fatura bedellerinden bahsedildiği, (3) nolu bentte de ayıplı mallar dolayısıyla 370.000,00-TL maddi zarardan bahsedildiği, bu taleplerin bağımsız talepler mi terditli talep mi olduğu, (3) nolu talepte belirtilen maddi zararın hangi kalemlerden oluştuğu ve miktarlarının dava değerinin buna göre belirlenip açıklanarak varsa eksik harcın yatırılması ve bunlara ilişkin belge ve delillerini sunması için davacı vekiline HMK'nın 31.maddesi gereğince 2 hafta süre verilmiş, davacı vekili 27.02.2023 tarihli beyan dilekçesinde sonuç olarak netice-i talebinin Asli olarak; sözleşmeden dönme taleplerinin kabulüne, Fer'i olarak; (kesin kabul anlamına gelmemesi suretiyle Mahkemenizin sözleşmeden dönme talebimizi kabul etmemesi halinde) ayıp oranında satış bedelinden indirim taleplerinin kabulüne, Her durumda; maddi ve manevi bütün zararlarının tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ayıba ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, zararın yanlış zemin ve işçilikten yani davacıdan kaynaklandığını, müvekkilinin havuz seramiği üreticisi olmayıp ... ve ... standartlarına uygun havuz porseleni imal ettiğini, davacı şirketin havuzun zeminindeki porselenlerde bir çatlama meydana gelmişse, bu durumun havuzun zeminin düzgün inşa edilmemesinden veya porselenlerin düzgün malzeme ve işçilikle döşenmemiş olmasından kaynaklanmış olabileceğini, nitekim döşeme işleminin davacının malları satın aldığı diğer davacıya değil bir başkasına yaptırıldığını, davaya konu olan malzemenin 30.04.2021 tarihinde diğer davalıdan satın aldıktan sonra havuzdaki hasarın sözlü olarak ihbar ettiğini iddia ettiğini, müvekkili şirkete böyle bir ihbarda bulunulmadığı gibi, bilakis müvekkili şirketten 02.09.2022 tarihli fatura ile 65.088,80-TL bedelli yeni ürün satın alındığını, 2021 yılında sevk edilen ürünlerde herhangi bir ayıp mevcut olsaydı, muhatabın 02.09.2022 tarihinde müvekkil şirketten ürün satın almasının söz konusu olmayacağını, TTK.nun 23.maddesi gereğince açıkça tacirler arası satışlarda yaşanan uyşmazlıklara ilişkin olup gizli ayıplarda sadece ve sadece TBK.nun 223/2.maddesine atıf yapıldığını, bu sebeple davaya konu olayda TBK.nun 223/1.marresinin uygulanamayacağını, varsa ayıbın derhal bildirilmesi gerektiğini, TTK.nun 18/3.maddesi gereği ihbarın ne şekilde yapılacağının belirtildiğini, bu kapsamda tanık beyanının geçerli olmayacağını (Emsal; Yargıtay 19. HD.nin 22.12.2015 tarih ve ... E. ... K. İle 09.01.2014 tarih ve ... E. ...K.ile Yargıtay HGK.nun 25.5.2016 tarih ve ... E. ...K.) belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Tic. Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ticari satışlar yönünden ayıp ihbarının hangi sürede yapılması gerektiği TTK.nun 23'.maddesinde düzenlendiğini, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiğini, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içerisinde incelemek ve incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, malın teslimatı sırasında belli olmayan ancak kullanım sonrası ortaya çıkabilecek bir ayıp söz konusu ise ayıbın gizli nitelikte olması ve 8 günlük süre içerisindeki incelemede de tespit edilememesi gibi durumlarda TBK.nun 223.maddesi hükümleri uygulanacak olup alıcı ayıbın ortaya çıktığını hemen (dürüstlük kuralına uygun en kısa sürede) satıcıya bildirmekle yükümlü olduğunu, davacının 27.05.2021 tarihinde davacının havuz porseleni, seramik ve ızgaralık aldığını, 18.07.2022 tarihinde gizli ayıbı fark ettiği, ... 56. Noterliği'nin ... Tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile de meydana gelen hasarı bildirdiğinin görüldüğünü, gizli ayıbı (sözde) yaklaşık 3 ay 14 gün sonra müvekkiline ve diğer davalıya bildirdiğini, kaldı ki bu tarihler arasında da 23.08.2022 tarihinde ...Sigorta A.,Ş.'ye ... numaralı İşyerim Garantide sigorta poliçesi üzerinden, sigortalı kıymetin hasarlandığı gerekçesi ile bildirim de bulunduğunu, sigorta şirketi tarafından 22240249 numaralı hasar dosyası açıldığını, sigorta şirketinin de 18.10.2022 tarihinde davacıya; "... Ekspertiz raporu ve dosyanızdaki belgelerin incelenmesi sonucunda, farklı oturmalar nedeniyle seramiklerin kısmen çatladığı, işçilik/ malzeme hatası nedeniyle seramikler yer yer yapıştığı yüzey arasında boşluklar meydana geldiği, poliçede mevcut teminatlara konu olmaması sebebiyle bahse konu hasar tazminat talebinizin olumlu olarak değerlendirilemeyeceğini bilginize sunarız..." şeklinde cevap verildiğini, bu bildirimden 1 ay 9 gün sonra oluşan hasarın müvekkiline ve diğer davalıya bildirildiğini, Yüksek Mahkemenin yerleşik kararlarına göre derhal ihbardan kastın; TBK.nun 223 (Mülga 818 sayılı BK.nun 198) örf ve adete göre imkan hasıl olur olmaz muayene etmek ve satıcıya derhal ihbar etmekle yükümlü olduğunu, alıcının bunu ihmal ettiği takdirde satılanı ayıplı olarak kabul etmiş sayılacağını (Emsal; Yargıtay HGK.nun 15.06.2022 tarih ve E: ..., K: 926, Yargıtay 13.HD.nin E.... K. ..., T. 19.6.2013 ile 10.10.2017 T. E: ..., K: ... ile 19. HD. 18.03.2014 T. E: ...), ayıp ve gizli ayıp ihbar sürelerine riayet etmediğinden davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacıya teslim edilen havuz porseleni, seramik ve ızgaralıkların havuza müvekkili tarafından döşenmediğini, montaj edilmediğini ve uygulanmadığını, davacı tarafından dava dışı başkaca firmalara yaptırıldığını, davacının ... Sigorta A.,Ş.ne yaptığı başvuru neticesinde expertiz raporu oluşturulduğunu, verilen cevapta; seramiklerin kısmen çatladığı, işçilik/ malzeme hatası nedeniyle seramikler yer yer yapıştığı yüzey arasında boşluklar meydana geldiği..." şeklinde olduğunu (Emsal; YHD 19. , E. ... K. ...T. 15.04.2015, YHD. 13. ... E., ... K., 25.2.2009 T., YHD 13. HD., E. ... K. ...T. 16.9.2019), ayıplı mal durumunda tüketicinin sadece bir defa tercih hakkını kullanabileceğini, iddialar kabul edilse dahi 6502 s. TKHK.nun Tüketicinin seçimlik hakları başlıklı 11.maddesi gereğince "dava dilekçesinin 2. Sayfasında" ikrar edildiği üzere "...davalıların 65.088,80TL ve 22.620,00TL değerinde başkaca porselen ve yapıştırıcı malzemeler satın almıştır..." beyanda bulunulduğunu, TKHK 11/c bendi gereği seçimlik hakkın "ürünün ücretsiz onarılması" tercihini seçtiğini, davacının taleplerinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, taleplerin bağımsız talepler olup terditli olmadığını (Emsal; HGK’nın 27.05.2015 gün, ... E.,... K. Ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu - Karar : ...), belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari mal satım ilişkisine dayalı olarak satın alınan ürünlerin ayıplı olması nedeniyle sözleşmenin iptali ve ödenen bedellerin iadesi, aksi halde satış bedelinden indirim yapılmadı, dolaylı zararların tespiti ve manevi tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının davalılardan satın aldığı malzemelerin kullanıldığı havuzdaki bir takım sızıntı ve sorunların, satın alınan malzemelerin ayıplı olmasından mı yoksa işçilik hatasından mı kaynaklandığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
İhtarnameler;
Davacı ...Ltd. Şti. vekili tarafından davalı ... Şti. İle ... Tic. Ltd. Şti.ne keşide edilen ... 56. Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle; “..... Havuzda meydana gelen hasarla birlikte sauna, hamam, buhar odası, fitness ve masaj salonları vb. müvekkilime ait ... Merkezinin salonlarıyla birlikte Müşterilerine sunulan imkânlar da kullanılamaz hale gelmiştir. Ortaya çıkan hasarın tamir ve onarımının tarafımızca gerçekleştirilmesinin talebiyle birlikte tarafımızca saklı tuttuğumuz tüm haklarımız ile beraber müvekkilimin uğradığı toplam 2.000.000.-TL maddi ve manevi tazminatın işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 hafta süre içerisinde ödenmemesi halinde her türlü yasal yollara başvuracağımızı ihtar ve ihbar ederiz." denildiği anlaşılmıştır.
Davalı ...Tic. A.Ş. vekili tarafından davacı ...Şti” ne keşide edilen ... 16. Noterliği” nin ... tarih ve ... yevmiye numaralıihtarnamede özetle; “.....muhatap şirket satın aldığı havuz döşeme malzemelerinin uygulamasını ... Şti.” ne değil üçüncü bir kişiye yaptırdığını, havuzun inşaatından kaynaklı olarak zemininde sorun mevcut olup, şayet porselenlerde bir çatlama meydana gelmişse, bu durum havuz zemininin düzgün inşa edilmemesinden veya porselenlerin düzgün malzeme ve işçilikle döşenmemiş olmasından kaynaklanmış olabilir. Muhatap hasarın kaynağı ile ilgili olarak herhangi bir tespit yaptırmadığı gibi yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunmamıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle muhatabın mezkür ihtarnamesindeki iddialarının hiçbirini imizi, gerçek dışı bu ithamlar sebebiyle müvekkili şirket markasının zarar görmesi halinde yasal haklarımızı kullanacağımızı ihtar ederiz." denilmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından davacı .... Ltd. Şti. ne keşide edilen ... 19. Noterliği” nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle; "...Bahse konu satış işlemi ile ilgili müvekkil şirket tarafınızın ifade ettiği üzere, söz konusu ayıplı olduğu iddia edilen malzemelerin yalnızca satışından sorumlu olup, döşeme uygulaması tarafımızca yapılmamıştır. Malzemelerin niteliğine ilişkin müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Ürünlerin eksiksiz ve ayıpsız satışı ve tesliminden sonra, ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin hasarın kaynağı ile ilgili olarak herhangi bir tespit yaptırmadığınız gibi yasal süresi içinde de tarafımıza herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmamıştır. Her ne nam altında oluşa olsun müvekkili şirkete karşı dava ve talep hakkınız olmadığı ve dava haklarından feragat edildiği ortadadır. hukuka aykırı taleplerinizin devam etmesi halinde ... . Yasal yollara başvurulacağını ihtar ve ihbar ederiz.” denilmiştir.
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce alınan 12.09.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
Sözleşmesel yönüyle, somut ihtilafta, uyuşmazlık satım sözleşmesinde satıcının ayıba karşı tekeffül borcuna aykırılık iddiasından kaynaklı olduğu, davacı alıcı, davalılardan satıcı şirketin ayıplı malzeme sattığını, satılan bu ayıplı malzemelerden dolayı zararının oluştuğunu ileri sürerek açmış olduğu dava ile satım sözleşmesinden ayıp nedeniyle dönmeyi ve dönme ile birlikte uğramış olduğu zararların giderilmesini talep ettiği, davalı taraflar da davacı alıcının ayıp nedeniyle başvurabilmek için kendisine düşen külfetlerini yerine getirmediği ve iddia edilen ayıbın kendilerinden kaynaklanmadığı savunmasında bulundukları, davacı alıcı, dönme talebine konu ettiği ayıbın gizli bir ayıp olduğunu, ayıp ortaya çıkar çıkmaz da satıcıya bildirimde bulunduğunu iddia ettiği, teknik değerlendirmeler dikkate alındığında, yapılan incelemede, havuz zemininde ve havuz dışında ve ızgaralarda yapılan ürünlerde iddia edilen bozulmalara ilişkin olarak davalı ... A.Ş.’ nden sonradan satın alınan farklı ürünlerin kullanıldığı ve sorunların giderilmiş olduğunun görüldüğü, teknik bilirkişiye gösterilen ve farklı yerlerde muhafaza edilen havuz ve ızgara ürünlerinde (porselen ve seramikler) kırıklar ve çatlaklar olduğunun görüldüğü, kırık ve çatlak görülen ürünlerdeki ayıpların nerden kaynaklandığı yani ürünlerin düzgün olmayan havuz zeminine kaplanmasından mı yoksa satın alınan bu ürünlerin ayıplı olmasından mı kaynaklandığının tespit edilemediği, ancak davalı vekilinin iddia ettiği gibi havuz zemini düzgün değilse, havuz döşemesinde yapılması teknik bir zorunluluk olan tesviye şapı, yalıtım ve koruma şapının sökülerek yeniden tekniğine uygun bir şekilde yapılması ve sonrasında zemine yeniden porselen kaplanması gerektiği, bu işlerin yapılıp yapılmadığının tespiti de, bu imalatları yaptıracak olan davacı ticari defterleri kayıtlarından anlaşılabileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
İtirazlar üzerine yeni bir bilirkişi heyetinden görüş alınmıştır.
Mahkememizce alınan 19.06.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
Teknik Yönden; İlk uygulamanın belirtildiği şekilde yapılıp yapılmadığı, kullanılan porselen-seramik malzemelerinin havuz için uygun vasıfta olup olmadığının bu aşamada belirsiz olması nedeniyle teknik yönden şu veya bu şekilde bir görüş ve kanaat bildirme imkanı bulunulamadığı; ilk malzemelerden farklı alınan ve ikince kez uygulanan malzemelerde sorun olmaması karşısında, ilk alınan malzemelerin hatalı imal edildiği ve hatalı işçilikle uygulandığının düşünülmesi halinde; davacının malzeme üreticisi firmadan satın alıp bedelini ödediği fatura bedeli olan 259.117,86..-TL, 65.088,80 TL ve 22.620,00 TL sair malzeme toplam 346.826,66 TL tutarını ve işçilik bedelini davalılardan talep edebileceği, Davacı asilin, ayıplı olduğunu iddia ettiği havuz ve ızgara ürünlerini farklı yerlerde muhafaza edildiğini beyan ettiği ve bunların gösterildiği, yapılan incelemede, aşağıdaki resimlerde görüleceği üzere, tarafıma gösterilen havuz ve ızgara ürünlerinde (porselen ve seramikler) kırıklar ve çatlaklar bulunduğunun görüldüğü, dağınık halde bulunan seramiklerin sökümden çıkan malzemeler olduğu, seramiklerdeki yapıştırıcı izlerinden anlaşıldığı, Mali Yönden; Davacı şirketin fiziki olarak tuttuğu 2021 ve 2022 yılları envanter defterinin açılış tasdiklerine ilişkin noter onaylarının yasal süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak yaptırıldığı, elektronik olarak tutulan yevmiye ve kebir defterlerinin açılış ve kapanış onayları yerine geçen e-defter beratlarının yasal süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak oluşturulduğu, bu kapsamda, davacı şirketin 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerin delil niteliği taşıması konusunda takdir Mahkemeye ait olmak üzere, bu defterlerin HMK md. 222 uyarınca kendi lehlerine ve aleyhlerine delil teşkil eder nitelikte oldukları, Davacı vekilinin Sayın Mahkemeye sunmuş olduğu bila tarihli dilekçede; dava konusu fayansları ilk seferde de ikinci seferde de döşeyen firmanın aynı olduğu ve bu firmanın da ... Tic. Ltd. Şti. olduğunun bildirildiği, Davacı vekili tarafından fayansları döşeyen firma olarak bildirilen ... Tic. Ltd. Şti. ile ilgili olarak davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler kapsamında; ...Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı şirket adına 08.06.2021 tarihli, toplam tutarı KDV Dahil 108.882,52 TL olan 7 adet faturanın düzenlendiği, 2021 Aralık ayında yapılan muhasebe kayıtlarıyla fayans döşeme işini yapan ...Tic. Ltd. Şti.ne olan borcun kapatıldığı, 31.12.2021 itibariyle davacı şirketin adı geçen şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı, 2022 yılında da ... Tic. Ltd. Şti. ile herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı,... Şti. tarafından davacı şirket adına düzenlenen 7 adet faturanın içerikleri incelendiğinde havuz zemininde işlem yapılıp yapıldığının tespit edilemediği, fatura konusu malların açıklamalarında havuz zemininde işlem yapıldığına ilişkin herhangi bir açıklamanın bulunmadığı,... Ltd. Şti. tarafından davacı şirket adına düzenlenen 08.06.2021 tarihli, toplam tutarı KDV Dahil 108.882,52 TL olan, “İrsaliye Yerine Geçer” 7 adet e-Faturanın işbu rapor ekinde Sayın Mahkemeye sunulduğu, Davacı şirketin ticari defterlerinde yer alan 157 Diğer Stoklar hesabı altında muhasebeleştirilen ... İçin Alınan Malzemeler Hesabının muavin kayıtları ile fayans döşeme işini yapan ...Ltd. Şti. cari hesaplarının incelenmesi neticesinde havuz zemininde işlem yapılıp yapıldığının tespit edilemediği, başka bir ifade davacı şirketin kayıtlarından havuz zemininde işlem yapılıp yapılmadığının tespit edilemediği, Genel Yönden; Somut olayda heyetimiz tarafından, alıcıya karşı satılan şeyde bildirilen niteliklerin mevcut olmaması ve kullanım amacı bakımından değerini veya alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan nitelikteki ürünlerin davacıya teslim edilip edilmediğinin bir diğer deyişle ayıbın maddi şartının varlığının tespit edilemediği, mahkemece olayda iddia edildiği gibi gizli ayıp mevcut olduğu ve davacının malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması anından itibaren, haklarını korumak için durumu uygun süre içinde satıcı/davalıya şifahen ya da ... 56. Noterliği’ nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... tarihinde ihbar ettiği kanaatinde olunması halinde davacının ihbar külfetini yerine getirdiğinin söylenebileceği, davacının dilekçesinde dönme talebinde bulunduğu; Mahkemece ayıba karşı tekeffülün varlığına kanaat getirilmesi halinde; ilk malzemelerden farklı alınan ve ikince kez uygulanan malzemelerde sorun olmaması karşısında, ilk alınan malzemelerin hatalı imal edildiği ve hatalı işçilikle uygulandığının düşünülmesi halinde; davacının malzeme üreticisi firmadan satın alıp bedelini ödediği fatura bedeli olan 259.117,86 TL, 65.088,80 TL ve 22.620,00 TL sair malzeme toplam 346.826,66 TL tutarını ve işçilik bedelini davalılardan talep edebileceğinin hesap edildiği, davacının elindeki malzemeleri davalıya geri vermesi gerektiği, zira sözleşmeden dönme halinde tarafların karşılıklı edimlerini iade ile yükümlü olacakları, Davalı ... A.Ş. yönünden dosyaya mübrez belgelerde davalı kendisinin imalatçı olduğunu iddia ettiğinin müşahede edildiği, ancak dosyaya mübrez belgelerden davalının imalatçı olup olmadığı şüpheden ari bir şekilde anlaşılamadığı, hal böyle iken mahkemece davalının yalnızca imalatçı olduğuna kanaat getirilmesi halinde alıntılanan karar ışığında, somut olay kapsamında sorumluluğuna gidilemeyeceğinin ifade edilebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yukarıdaki açılamalardan sonra somut olaya gelince;
Öncelikle bilirkişi raporundaki davalı ...A.Ş.'nin sorumluluğu yönünden yapılan değerlendirmede bu davalının satış sözleşmesinin tarafı olmadığı kanaatine varılması karşısında satış sözleşmesinin sonucu olarak düzenlenmiş olan ayıba karşı tekeffül borçlarından bu davalının sorumlu tutulamayacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Bu görüşe dayanak olarak da Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 22.20.2015 tarih ve ...E.... K.sayılı kararı gösterilmiştir.
Yargıtay 11.HD 30.06.2021 tarih ve ... E.... K.sayılı kararında "....Yargıtay HGK 27.11.1996 gün ... esas ve ... karar, 13.02.2002 gün... esas ve...karar, 15.04.2011 gün ... esas ve... karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, üretici ile alıcı arasında bir sözleşme ilişkisi yoktur. Ancak öğretide ve uygulamada üretici ile zarar gören arasında böyle bir bağ olmasa bile üreticinin sözleşme dışı sorumlu tutulabileceği, Türk Hukukunda üreticinin sorumluluğuna ilişkin özel bir sorumluluk düzenlenmemişse de (Yasa koyucu bu konudaki yasa boşluğunu görerek 12.03.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu ile üreticinin sorumluluğu hüküm altına alınmış ve bu konudaki yasa boşluğu giderilmiştir.) bu konuda Borçlar Kanunu’nun 41. (6098 sayılı TBK’nın 49.) maddesinin 1. fıkrasındaki hükmün uygulanabileceği kabul edilmiştir. Bu madde hükmü uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Üreticinin buradaki sorumluluğu kusur sorumluluğudur. Üretici bulunduğu faaliyet gereği hukuk düzenince gerekli olan ve kendisinden beklenebilen tüm özeni göstermesi, önleyici tedbirler alması gerekir.
Üreticinin sorumlu tutulabilmesi için taraflar arasında akdi ilişki bulunması da zorunlu değildir. Üretici BK’nun 41. madde hükmü uyarınca meydana gelen haksız fiilden sorumludur. Ürün ile üretici (Üreticinin fiili ile üründeki ayıp nedeniyle meydana gelen zarar.) arasında uygun illiyet bağı bulunduğu takdirde üretici meydana gelen zararı tazminle yükümlüdür.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 16.04.2015 gün, ...esas ve ... karar, 16.03.2011 gün ... esas ve ... karar, 11.10.2016 gün ... esas ve... karar, 11. Hukuk Dairesi’nin 05.03.2014 gün ...esas ve... karar, 23.10.2014 gün... esas ve ... karar, 4 Hukuk Dairesi’nin 11.04.2000 gün, ...esas ve... karar, 27.03.1995 gün ... esas ... karar sayılı kararlarında da üreticinin ayıplı maldan dolayı meydana gelen zarardan sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Tüm bu açıklanan nedenlerle davalı.... firmasının üretici firma olması... piyasaya arz etmesi nedeniyle üretici sıfatı ile meydana gelen zararlardan müteselsilen sorumlu oldukları gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken dosya kapsamındaki delillerin ve tarafların hukuki durum ve sorumluluklarının yanılgılı değerlendirilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." denilmiştir.
Yine Yargıtay 11.HD 20.12.2023 tarih ve ...E. ... K.sayılı kararında " ... üreticinin yada ithalatçının satılan üründe var olan ayıplara ilişkin olarak alıcıya karşı sorumluluğu bakımından alıcının tüm seçimlik haklarını satıcıya karşı kullanacağı, üreticinin sorumlu tutulabilmesi için taraflar arasında akdi ilişki bulunmasının da zorunlu olmadığı, üreticinin 6098 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca meydana gelen haksız fiilden sorumlu olduğu, ürün ile üretici arasında uygun illiyet bağı bulunduğu takdirde üretici meydana gelen zararı tazminle yükümlü olduğu..." yönündeki BAM kararını onamıştır. Bu nedenle davalı ... A.Ş.'nin üretici olması nedeniyle sorumluluğu bulunmadığı yönündeki görüş ve değerlendirme kabul edilmemiştir.
Davalı ...A.Ş.'nin ürettiği, diğer davalı ... Şti. nin 27.05.2021 tarihinde sattığı ve davacının otelinin havuzunda kullanılan porselenlerin dava dışı ... Ltd. Şti.ne döşettirildiği, 18.07.2022 tarihinde havuz zemininde kabarma, çatlama ve kamburlaşma nedeniyle havuzda su kaybı yaşanması üzerine 01.11.2022 tarihinde noter ihtarı çekilmiş, havuz zeminindeki seramikler sökülerek 02.09.2022 tarihinde tekrar davalı ...A.Ş.'nin ürettiği seramikleri diğer davalı ... Ltd. Şti.nden satın almış ve yine dava dışı ... Ltd. Şti.ne döşettirilmiş, bu kez sorun çıkmamıştır.
Bu duruma bakarak davacı taraf ilk aldığı ürünlerin gizli ayıplı olduğuna hükmederek huzurdaki davayı açmıştır.
Davalı taraf ise ayıp iddiasını redderek seramikleri kendilerinin döşemediğini, işçiliğin başkası tarafından yapıldığını, zeminin düzgün olmaması veya işçilik hatası nedeniyle söz konusu durumun yaşandığını savunmaktadır.
Havuzdan sökülen seramikler üzerinde ayıplı olup olmadığının tespiti için 2 kez inceleme yaptırılmış ancak teknik bilirkişiler söz konusu ürünlerin söküm aşamasında çatladığı ve kırıldığı, bu nedenle ayıplı olup olmadığının tespitinin yapılamadığını söylemektedirler.
Havuzdaki zeminde kabarmalar, çatlamalar ve kamburlaşmalar nedeniyle su seviyesinin düştüğünün fark edilmesi üzerine havuz suyunun boşaltılarak zeminde uzman bir kuruluşa veya mahkeme vasıtasıyla oluşturulacak bir heyet refakatinde delil tespiti yoluyla inceleme, analiz yaptırılarak durumun sıcağı sıcağına tespitinin yapılması gerekirken, basiretli bir iş adamından beklendiği şekilde bu yola gidilmemiş, zemin sökülerek ve davalı tarafın ürettiği/sattığı fayansları yeniden alarak dava dışı aynı firmaya tekrar döşettirilmiştir.
Davalı tarafın ürettiği/sattığı ilk ürünlerin ayıplı olması mümkündür. Davacının satın aldığı bu ürünlerin aslında ayıplı olmadığı ancak dava dışı firmanın hatalı işçiliği nedeniyle söz konusu sonuçla karşılaşılmış olması mümkündür. Veya dava dışı firmanın işçiliğinde bir hata yoktur, alınan seramikler ayıplı değildir ancak havuzun zemini kötüdür ve seramiği döşeyen dava dışı firma havuzun zemininin kötü olduğunu fark etmemiş, ihmalkar davranmış ve bu zemin kontrolünü yapmadan seramikleri döşemesi söz konusu duruma yol açmıştır. Dava dışı firma ikinci kez döşeme işini yaparken bu durumu fark etmiş ve bu kez zemin kontrolünü de yaparak daha dikkatli davranmış olması da mümkündür. Görüldüğü üzere ihtimalleri arttırmak mümkündür. Mümkün olmayan tek şey ilk alınan ürünler üzerindeki söküm işlemi nedeniyle artık ayıplı olup olmadıklarının tespitinin mümkün olmadığıdır. Bu tespit yapılsa bile zemin kontrolünü de artık yapmak mümkün değildir. Bu nedenle davacının iddiasını ispatlayamadığı kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın REDDİNE;
1-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacıdan peşin olarak alınan 6.745,77-TL harçtan mahsubu ile 6.130,37 -TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,
2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler uyarınca hesap ve takdir olunan 63.200,00-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALILARA VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davalı ...Şirketi tarafından sarf edilen 38,00-TL gider avansının DAVACIDAN ALINARAK BU DAVALIYA VERİLMESİNE,
4-Davalı ... Şirketi tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA,
5-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE,
6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı ve davalı ... vekillerinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
KATİP - HAKİM -
e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!