Asıl işveren-alt işveren ilişkisinde, trafo merkezinde çalışan işçinin toplu iş sözleşmesinden doğan ücret farkı, ikramiye ve sosyal yardım alacaklarının bilirkişi raporu eksikliğiyle bozma sonrası temyiz incelemesi.
Özet: Dava, yüklenici firma işçisinin, asıl işverenden toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret farkı, ikramiye ve sosyal yardım alacaklarını talep etmesi üzerine açılmıştır. İlk derece ve istinaf mahkemeleri asıl işverenin sorumlu olduğuna hükmetmiş, ancak Yargıtay, bilirkişi raporunun denetime elverişsizliği ve benzer davalarda alınan kesinleşmiş bilirkişi raporlarının bağlayıcılığı gerekçesiyle kararı bozmuştur. Bozma sonrası ilk derece mahkemesi, önceki davalardaki kesinleşmiş ücret hesaplarını, zamanaşımı defini ve davalı tarafça yapılan ödemeleri dikkate alarak hazırlanan ek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermiş olup, bu karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'ın (...) hizmet satın aldığı dava dışı yüklenici firmaların işçisi olarak davalıya ait trafo merkezinde çalıştığını, davalı işverenin davacının çalışmalarından asıl işveren sıfatıyla sorumlu olduğunu, davacının sendika üyesi olduğunu, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan bir kısım alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek ücret farkı, ikramiye ve sosyal yardım alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı işveren arasında herhangi bir iş sözleşmesi bulunmadığını, davacının yüklenici firma işçisi olduğunu, davalı ...'ın ihale makamı konumunda olup davacının çalışmalarından sorumlu olmadığını, davacının tüm özlük haklarından yüklenici firmanın sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli kararı ile; davacının, dava dışı yüklenici firma işçisi olarak davalıya ait işyerinde çalıştığı, davalı işverenin asıl işveren sıfatıyla davacının çalışmalarından sorumlu olduğu, davacının sendika üyesi olduğu, toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkı bulunduğu, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının ödenmediği, dosyada bulunan bilirkişi raporunda hesaplamaların doğru olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 11.11.2021 tarihli kararı ile; davalı ...'ın hizmet alım sözleşmesi imzaladığı yüklenici firmalardan hizmet satın aldığı, davacının yüklenici firma işçisi olarak davalıya ait trafo merkezinde çalıştığı, yapılan işin yardımcı iş mahiyetinde olduğu, davacının çalışmalarından ve aynı zamanda alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmelerinden davalı işverenin sorumlu olduğu, davacının toplu iş sözleşmesi imzalamaya yetkili sendika üyesi olduğu ve buna ilişkin belgenin dosyada bulunduğu, toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkı bulunan davacının haklarının ödenmediği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların dosya kapsamıyla örtüşür nitelikte olduğu, hesaplamalara karşı davalı tarafın ileri sürdüğü istinaf sebebinin yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre zamanaşımına uğrayan alacak bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.01.2022 tarihli ilâmı ile; temyiz konusu edilen Dairemizin ████████ 34... /133 82... adet seri dosyanın birlikte incelendiği ve aynı gün Dairemiz denetiminden geçtiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı, ayrıca bir kısım davacıların, işbu davalardan önce belli bir döneme ilişkin olarak aynı iddialarla aynı davalıya karşı toplu iş sözleşmesine dayalı alacaklarını talep ederek açtıkları davalarda verilen kararların kesinleştiği, o dosyalarda alınan bilirkişi raporlarının kesin delil niteliği taşıdığı ve eldeki davalar yönünden bağlayıcı olduğu, davacının önceki dönem için dava açıp açmadığı ve açmış ise alınan bilirkişi raporunda ücretinin ne şekilde belirlendiğinin tespit edilmesi, bilirkişi raporundaki kesinleşen ücret hesabı dikkate alınarak bu davada talep ettiği alacakların hesaplanması gerektiği, bu itibarla Mahkemece, davacının dosyasına özgü olarak tereddüte yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı ve açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre davacının talep ettiği alacaklar hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 29.11.2022 tarihli kararı ile; uyulan bozma kararı doğrultusunda, davacı vekilinin beyanının alındığı, ardından bildirilen dava dosyalarındaki raporlar irdelenerek ve davalının zamanaşımı def'ini de kapsayacak şekilde bilirkişi ek raporu alındığı, rapordan sonra davalı tarafça ödeme itirazında bulunulması üzerine ödeme belgeleri nazara alınmak suretiyle tekrar rapor alındığı, raporda davalı tarafça yapılan ödemelerin tenzilinin yapıldığı, bilirkişi raporununun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen bu kararının davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 05.04.2023 tarihli ilâmı ile; davalının sair temyiz itirazlarının yerinde görülmediği belirtilerek, İlk Derece Mahkemesince bozmadan önce hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının yakacak yardımı alacağı 31.03.2018 tarihine kadar 30,00 TL üzerinden hesaplanmasına rağmen, bozmaya uyulduktan sonra hükme esas alınan bilirkişi raporunda 40,00 TL üzerinden hesaplandığı, bozmadan önce verilen İlk Derece Mahkemesi kararının davacı tarafından istinaf edilmediği ve 30,00 TL üzerinden yapılan hesaplama yönünden davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu göz ardı edilerek yakacak yardımı alacağının hüküm altına alınmasının hatalı olduğu gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 11.07.2023 tarihli kararı ile; Yargıtay bozma ilâmına uyularak, yakacak yardımı alacağı hakkında yeniden hüküm kurulmuş, bozma konusu yapılmayan diğer hususlar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen bu kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.09.2023 tarihli ilâmı ile; davalının sair temyiz itirazları incelenmeksizin, İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma ilâmı doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda bozma kapsamı dışında kalan ücret farkı, ikramiye, bayram yardımı talepleri hakkında açıkça hüküm kurulması gerekirken, bozma sebebi yapılmayan bu alacak kalemleri hakkında "hüküm kurulmasına yer olmadığına” şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğu, bozma konusu yapılan yakacak yardımı alacak miktarının ne şekilde hesaplandığının anlaşılamadığı ve bu hâliyle hüküm altına alınan miktarın denetime elverişli olmadığı, ayrıca Mahkemece; "30,00-TL/BRÜT alacağın 100,00 TL.sinin dava tarihinden, bakiye miktarının ise ıslah tarihi" şeklinde hüküm kurulmasının da isabetsiz olduğu, İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulurken vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin, kabul ve reddedilen alacakların tamamına göre hesaplanması gerektiğinin de gözden kaçırılmaması gerektiği gerekçeleriyle bozma kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2024 tarihli kararı ile; Yargıtay bozma ilâmına uyularak, yakacak yardımı alacağı hakkında yeniden hüküm kurulmuş, bozma konusu yapılmayan diğer hususlar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen bu kararının taraf vekillerinin temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.05.2024 tarihli ilâmı ile, bozma gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Teşekkülün ihale makamı olduğunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 3. maddesinin (g) bendine göre fiyat farkının müvekkili teşekkülce ödenmesinin mümkün olmadığını,
2. Toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan işçilik haklarından hizmet alımı yapılan firmaların sorumlu olduğunu,
3. 2020 Haziran ayı ücret farklarının davacılara ödendiğini,
4. Bilirkişi raporunun kabul edilmediğini, yakacak yardımı, ikramiye ve çocuk yardımının hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, bozma gereğinin yerine getirilip getirilmediğine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında temyiz edenin sıfatına göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!