Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin, tanık beyanlarına dayalı fazla mesai alacaklarında hakkaniyet indirimi uygulanması ve bu indirim nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmeyeceği yönündeki içtihad değişikliği kararı.
Özet: Bu karar, emekli sonrası yeniden işe giren bir çalışanın haksız fesih sonrası talep ettiği alacaklar arasında yer alan fazla mesai ücretine ilişkin yerel mahkemece hakkaniyet indirimi yapılmamasını hatalı bulmuş; Yargıtay, tanık beyanlarıyla hesaplanan fazla mesai alacaklarında Borçlar Kanunu uyarınca indirim yapılması gerektiğini belirtirken, 2011den itibaren benimsediği yeni içtihadıyla, bu tür indirimlerden kaynaklanan kısmi ret durumunda, işçinin öngöremeyeceği miktarlar nedeniyle adaletsizliği önlemek amacıyla, davalı lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi gerektiği prensibini ortaya koymuştur.

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA
:Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ile ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.Hüküm süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:Y A R G I T A Y K A R A R IA) Davacı İsteminin Özeti
:Davacı, davalıya ait ekmek fırınında şoför olarak çalışırken 15.01.2004 tarihinde emekli olup tekrar çalışmaya devam ettiğini, işverence 22.09.2006'da haksız ve bildirimsiz olarak işten çıkarıldığını belirterek, kıdem-ihbar tazminatı, izin ücreti, ikramiye, fazla çalışma ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.B) Davalı Cevabının Özeti
:Davalı, davacının emekli olup işten ayrıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
:Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının emekli olduktan sonra çalışmaya devam etmesi ve davalının fesihle ilgili belge sunmaması nedeniyle ispat edilemeyen ikramiye alacağı talebinin reddine, diğer taleplerin kabulüne, fazla çalışma ücreti alacağında hakkaniyet indirimi yapılmasına gerek olmadığına karar verilmiştir.D) Temyiz
:Kararı davalılar temyiz etmiştir.E) Gerekçe
:1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.2- Taraflar arasında, kabul edilen fazla çalışma ücreti alacağında hakkaniyet indirimi yapılıp yapılmayacağı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9. HD. 11.2.20 10... /17722 E, █████████ K; Yargıtay 9.HD. 18.7.20 08... /25857 E, ██████████ K). Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.Dairemiz önceki kararlarında; fazla çalışma ücretlerinden yapılan indirim, kabul edilen fazla çalışma süresinden indirim olmakla, davalı tarafın kendisini avukatla temsil ettirmesi durumunda reddedilen kısım için davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmekteydi (Yargıtay 9. HD. 11.02.20 10... /17722 E, █████████ K). Ancak, işçinin davasını açtığı veya ıslah yoluyla dava konusu arttırdığı aşamada, mahkemece ne miktarda indirim yapılacağı işçi tarafından bilenemeyeceğinden, Dairemizce 2011 yılı itibarıyla maktu ve nispi vekâlet ücretlerinin yüksek oluşu da dikkate alınarak konunun yeniden ve etraflıca değerlendirilmesine gidilmiş, bu tür indirimden kaynaklanan ret sebebiyle davalı yararına avukatlık ücretine karar verilmesinin adaletsizliğe yol açtığı sonucuna varılmıştır. Özellikle seri davalarda indirim sebebiyle kısmen reddine karar verilen az bir miktar için dahi her bir dosyada zaman zaman işçinin alacak miktarını da aşan maktu avukatlık ücretleri ödetilmesi durumu ortaya çıkmaktadır. Yine daha önceki kararlarımızda, yukarıda değinildiği üzere fazla çalışma alacağından yapılan indirim sebebiyle ret vekâlet ücretine hükmedilmekle birlikte, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 161/son, 325/son, 43... üncü maddelerine göre, yine 5953 sayılı yasada öngörülen yüzde beş fazla ödemelerden yapılan indirim sebebiyle reddine karar verilen miktar için avukatlık ücretine hükmedilmemekteydi. Bu durum uygulamada hakkaniyete aykırı sonuçlara neden olduğundan ve konuyla ilgili olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde de herhangi bir kurala yer verilmediğinden, Dairemizce eski görüşümüzden dönülmüş ve fazla çalışma alacağından yapılan indirim nedeniyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir.Somut olayda, davacının fazla çalışma ücreti alacağı, takdiri delil niteliğindeki tanık beyanlarına göre hesaplanmıştır. Bu nedenle hükmedilecek fazla çalışma ücretinden 818 sayılı BK.43,44 maddeleri uyarınca hakkaniyete uygun indirim yapılması gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile indirim yapılmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.F) Sonuç
:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.