Silahla tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı, temyiz süresinde yapılan yanıltma nedeniyle kabul edilen başvuruda, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolmasıyla hükmün bozulup kamu davasının düşmesi.
Özet: İlk derece mahkemesinin hatalı kanun yolu hatırlatması sebebiyle yasal süresi geçmesine rağmen temyiz talebi kabul edilen dosyada, şikayetçiye yönelik silahla tehdit suçundan yargılanan sanık hakkında, suçun işlendiği tarih ile temyiz inceleme tarihi arasında, önceki bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesiyle duran süre de dikkate alınarak 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edildiğinden, mahkûmiyet hükmü bozulmuş ve sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahla tehditHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanığa 20.09.2022 tarihli duruşmada hüküm tefhim edilmesine rağmen 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi uyarınca öngörülen 7 günlük kanuni temyiz süresi geçtikten sonra ve 30.09.2022 tarihinde hükmün sanık tarafından temyiz edildiği, ancak ilk derece mahkemesinin kanun yolu hatırlatma fıkrasında "...kararın tefhim tarihinden itibaren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291. maddesi uyarınca 15 gün içinde..." temyiz edilebileceği belirtilerek sanığın yanıltıldığı anlaşılmakla, yanıltma nedeniyle temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan inceleme sonucunda, gereği düşünüldü:Olay tarihinden 10 gün kadar önce şikâyetçinin, sanığın kendisine ait hayvanların yakınında arkadaşlarıyla bali içerken görerek babasına söylediği, olay tarihinde saat 18.45 sıralarında şikâyetçinin evinin yanında bulunan hayvanlarının yanındayken, sanığın yanında tanık ... ile birlikte oradan geçtiği, sanığın birkaç kere arkasına dönerek şikâyetçiye bakması üzerine şikâyetçinin 'ne bakıyorsun yürü git' diyerek seslendiği, sanığın hızlı adımlarla homurdanarak uzaklaştığı, 100-150 metre kadar uzakta bulunan evine girerek av tüfeğini alarak dışarı çıktığı, şikâyetçinin bulunduğu tarafa doğru dört beş el ateş ettiğinin iddia edildiği olayda;Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine uyan silahla tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 16.11.2012 tarihinden ihbara konu suçun işlendiği 02.09.2014 tarihine kadar geçen durma süresi de göz önüne alındığında, suçun işlendiği 19.11.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz isteği bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında şikâyetçiye yönelik silahla tehdit suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Bergama Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin ████████ sayısına kayıtlı "Markasız, namlusunda ve dipçiğinde 094 seri namarası yazan yivsiz av tüfeği Silah"ın 2521 sayılı Yasa uyarınca gereğinin takdir ve ifası için idareye teslimine,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.